28 Mayıs 2012 Pazartesi

SAĞLIK HİZMETLERİNDE ETKİNLİK ÖZEL İHTİSAS KOMİSYONU RAPORU


DPT: 2561 – ÖİK: 577
SAĞLIK HİZMETLERİNDE ETKİNLİK
ÖZEL İHTİSAS KOMİSYONU RAPORU
ANKARA 2001
SEKİZİNCİ BEŞ YILLIK
KALKINMA PLANI
Ö N S Ö Z
Devlet Planlama Teşkilatı’nın Kuruluş ve Görevleri Hakkında 540
Sayılı Kanun Hükmünde Kararname, “İktisadi ve sosyal sektörlerde
uzmanlık alanları ile ilgili konularda bilgi toplamak, araştırma yapmak,
tedbirler geliştirmek ve önerilerde bulunmak amacıyla Devlet Planlama

Teşkilatı’na, Kalkınma Planı çalışmalarında yardımcı olmak, Plan
hazırlıklarına daha geniş kesimlerin katkısını sağlamak ve ülkemizin
bütün imkan ve kaynaklarını değerlendirmek” üzere sürekli ve geçici
Özel İhtisas Komisyonlarının kurulacağı hükmünü getirmektedir.
Başbakanlığın 14 Ağustos 1999 tarih ve 1999/7 sayılı Genelgesi
uyarınca kurulan Özel İhtisas Komisyonlarının hazırladığı raporlar, 8.
Beş Yıllık Kalkınma Planı hazırlık çalışmalarına ışık tutacak ve toplumun
çeşitli kesimlerinin görüşlerini Plan’a yansıtacaktır. Özel İhtisas
Komisyonları çalışmalarını, 1999/7 sayılı Başbakanlık Genelgesi,
29.9.1961 tarih ve 5/1722 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe
konulmuş olan tüzük ve Müsteşarlığımızca belirlenen Sekizinci Beş
Yıllık Kalkınma Planı Özel İhtisas Komisyonu Raporu genel çerçeveleri
dikkate alınarak tamamlamışlardır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı ile istikrar içinde büyümenin
sağlanması, sanayileşmenin başarılması, uluslararası ticaretteki payımızın
yükseltilmesi, piyasa ekonomisinin geliştirilmesi, ekonomide toplam
verimliliğin arttırılması, sanayi ve hizmetler ağırlıklı bir istihdam
yapısına ulaşılması, işsizliğin azaltılması, sağlık hizmetlerinde kalitenin
yükseltilmesi, sosyal güvenliğin yaygınlaştırılması, sonuç olarak refah
düzeyinin yükseltilmesi ve yaygınlaştırılması hedeflenmekte, ülkemizin
hedefleri ile uyumlu olarak yeni bin yılda Avrupa Topluluğu ve dünya ile
bütünleşme amaçlanmaktadır.
8. Beş Yıllık Kalkınma Planı çalışmalarına toplumun tüm
kesimlerinin katkısı, her sektörde toplam 98 Özel İhtisas Komisyonu
kurularak sağlanmaya çalışılmıştır. Planların demokratik katılımcı
niteliğini güçlendiren Özel İhtisas Komisyonları çalışmalarının dünya ile
bütünleşen bir Türkiye hedefini gerçekleştireceğine olan inancımızla,
konularında ülkemizin en yetişkin kişileri olan Komisyon Başkan ve
Üyelerine, çalışmalara yaptıkları katkıları nedeniyle teşekkür eder,
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nın ülkemize hayırlı olmasını
dilerim.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
SUNUŞ
60’lı yıllardan itibaren çağdaş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de planlı kalkınma
dönemlerine girilmiştir. Cumhuriyet hükümetlerinin hazırlanan kalkınma planları hedefleri
doğrultusunda yaptıkları çalışmalar ülkemizin çağdaşlık düzeyinin yükseltilmesinde son
derece yararlı olmuştur.
Bu dönemde de önümüzdeki 8. Beş Yıllık Kalkınma Planı çalışmaları için ülkemizin
sağlık alanındaki çeşitli sektör temsilcilerinin katılımlarıyla oluşturulan Sağlık Hizmetlerinde
Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu 6 alt grup oluşturarak yoğun bir çalışma temposuyla,
raporunu bir buçuk ay içerisinde tamamlamıştır.
Devlet Planlama Teşkilatının son derece yerinde bir düşünceyle salt 2001-2005 yılları
arasındaki hedeflerin değil, bunun yanı sıra Türkiye Cumhuriyetinin 100. Kuruluş yıldönümü
olan 2023 yılının hedeflerinin de belirlenmesi kararını alması, komisyonlarımızın
çalışmalarında ayrı bir şevk ve gurur kaynağı vesilesi olmuştur.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 56. maddesinde "Sağlık hizmetlerinin ve çevrenin
korunması" başlığı altında belirtildiği üzere devletin bu konulardaki yükümlülüklerinin neler
olduğunun irdelendiği komisyonlarımızın raporlarında 21. yüzyıla giren Türkiye’nin çağdaş
sağlık normlarına ulaşması konusunda akılcı öneriler sunulmaktadır.
Bir yandan 10-11 Aralık 1999 tarihlerinde Avrupa Konseyinin Helsinki’de yapmış
olduğu toplantıda aldığı karar doğrultusunda Türkiye’nin Avrupa Birliğine aday ülke olarak
kabul edilmesi, diğer yandan Dünya Sağlık Örgütünün "21. Yüzyılda Herkes İçin Sağlık"
hedefleri doğrultusunda ülkemizde de "Ulusal Sağlık 21 Politikası" çalışmalarının başlatılmış
olması 8. Beş Yıllık Kalkınma Planı çalışmalarına ayrı bir önem kazandırmıştır.
65 milyon nüfusa sahip ülkemizde sağlık hizmet sunumunun her basamağında yaşanan
sıkıntılar halen güncelliğini korumaktadır. Avrupa Birliği ile uyum çalışmaları çerçevesinde
bu alanda atılacak adımlar çok önem kazanmaktadır. Emek-yoğun bir sektör olan sağlık
insangücü çalışmaları yine günümüzde çağdaş dünyanın uyguladığı uluslararası normlara
uygun olma koşulunu yerine getirmek zorundadır. Bugün sağlık hizmetlerinin planlanması ve
uygulanması için toplanan veriler ve araştırmalara dayalı olarak hazırlanan bu tip raporlar,
gerek bakanlıklar ve sağlık sektörü gerekse de diğer ilgili sektörler için vazgeçilmez veri
kaynaklarını oluşturmaktadır. Bu tip çalışmalardan beklenen yararları toplumun sağlık
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
düzeyinin geliştirilmesinde karar vericilere yol göstermek, sağlığa kaynak tahsisinde
öncelikleri belirlemek, sağlığın gelişiminde sektörlerarası işbirliğini ve toplumun katılımını
sağlamak şeklinde özetlemek mümkündür.
Yukarıda açıkladığımız nedenlerle hazırlanan Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel
İhtisas Komisyonu raporlarının aynı işlevleri görmesi ortak dileğimizdir.
Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonumuzun çalışmaları sırasında
bizlere her türlü olanağı sağlayan Sosyal Sektörler ve Koordinasyon Genel Müdürü sayın
Savaş YILDIRIM’a, DPT’nin değerli Uzmanları Muharrem VARLIK, Günşen TANTEKİN ve
Sedat ÇETİK’e, raportörümüz Nuray TANRITANIR’a, oluşturulan komisyon raportörlüğünün
redaktörlüğünü titiz bir iş disiplini ve örnek bir görev anlayışı ile gerçekleştiren Dt. Orhan
ÖZKAN’a, sonuç raporunun yazımı aşamasında her türlü olanaklarını bizlerin hizmetine
sunan Sağlık Bakanlığı Sağlık Projesi Koordinatörü sayın Süleyman Can NUMANOĞLU ve
Dr. Toker ERGÜDER, Dr. Serdar ESİN, Uz. Dr. Nuray DİLNUTT, Uz. Kader Cengiz KAYA
ve Eylem TAŞKAN’a en içten teşekkürlerimi sunarım.
Prof. Dr. Semih BASKAN
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://i ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
VIII. BEŞ YILLIK KALKINMA PLANI
SAĞLIK HİZMETLERİNDE ETKİNLİK
ÖZEL İHTİSAS KOMİSYONU
ÜYELERİ LİSTESİ
Başkan : Prof. Dr. Semih BASKAN
(Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi
Anabilim Dalı Öğretim Üyesi)
Raportör : Nuray TANRITANIR
(DPT Sözleşmeli Personel)
Koordinatörler : Muharrem VARLIK
(DPT Uzmanı)
Günşen TANTEKİN
(DPT Uzmanı)
Sedat ÇETİK
(DPT Uzmanı)
Redaktör : Dt. Orhan ÖZKAN
Türk Diş Tabipleri Birliği
Fahri Başkanı
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://ii ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
VIII. BEŞ YILLIK KALKINMA PLANI
SAĞLIK HİZMETLERİNDE ETKİNLİK
ÖZEL İHTİSAS KOMİSYONU
ALT KOMİSYONLARI VE ÜYELERİ
1. SAĞLIKTA ÖNCELİKLER VE HEDEFLER ALT KOMİSYONU
Başkan : Prof. Dr. Murat TUNCER
Raportör : Doç. Dr. Mehtap TATAR
Redaktör : Doç. Dr. Nesrin ÇİLİNGİROĞLU
Üyeler : Prof. Dr. Dilek EROL
Prof. Dr. Zafer ÖZTEK
Doç. Dr. Gül BALTACI
Doç. Dr. Fahreddin TATAR
Dr. Haluk ÖZSARI
Dr.Oğuz ENGİZ
Özlem AŞKIN
2. SAĞLIK ENFORMASYON SİSTEMİ ALT KOMİSYONU
Başkan : Prof. Dr. Kadir SÜMBÜLOĞLU
Raportör : Uzm. Kadri Mahmut ARSLAN
Genel Sağlık Hizmetleri Enformasyonu Çalışma Grubu
Prof. Dr. Kadir SÜMBÜLOĞLU
Yrd. Doç. Dr. Bilal AK
Uzm. Dr. Hatice ŞAHİN
Dr. Suat DURANAY
Murat BARDAK
Uzm. Kadri Mahmut ARSLAN
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://iii ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Hastane Hizmetleri Enformasyonu Çalışma Grubu
Prof. Dr. Metin ÇAKMAK
Doç. Dr. İbrahim ÜNSAL
Doç. Dr. Vildan SÜMBÜLOĞLU
Yrd. Doç. Dr. Bilal AK
Yrd. Doç. Dr. Hülya UÇAR
Dr. Aslan KAPLAN
Arş. Gör. Ali YILMAZ
Uzm. Kadri Mahmut ARSLAN
Faruk BOZKURT
Standardizasyon Çalışma Grubu
Prof. Dr. Yıldır ATAKUT
Doç. Dr. Ayşen SİVRİ
Yrd. Doç. Dr. Hülya UÇAR
Arş. Gör. Ali YILMAZ
Esat Nadir ERYILMAZ
Sıdıka CANDOĞAN
İnternet Çalışma Grubu
Dr. Tolga TURGAY
Dr. Tuncay DELİBAŞI
Dr. Mehmet T. KİTAPÇI
Arş. Gör. Cengiz BAL
Uzm. Bahattin HAMARAT
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://iv ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
3. SAĞLIK HİZMETLERİ SUNUMU ALT KOMISYONU
Başkan : Prof. Dr. Hikmet PEKCAN
Raportör : Yrd. Doç. Dr. Çağrı KALAÇA
Üyeler : Prof.Dr. Sevinç YÜCECAN
Prof.Dr. Nafiz BOZDEMİR
Prof.Dr. Gönül ŞAHİN
Prof.Dr. Perihan ARSLAN
Prof.Dr.Ayşe AKIN
Prof. Dr. Süha AYDIN
Prof. Dr. Ayşen BAYKARA
Prof. Dr. Uğur DİLMEN
Prof.Dr.Filiz ULUSOY
Prof. Dr. Gülden PEKCAN
Prof. Dr. Halis HASÇELİK
Prof. Dr. Mehmet BEYAZOVA
Prof. Dr. Safiye TUNCER
Prof. Dr. Kamil YAZICIOĞLU
Prof. Dr. Nuray KIRDI
Prof. Dr. Hülya ARIKAN
Prof. Dr. Oktay ARPACIOĞLU
Doç.Dr. Mine UYANIK
Doç.Dr. Nazlı DALGIÇ
Doç. Dr. Füsun KÖSEOĞLU
Doç. Dr. Sevim ORKUN
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://v ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Doç. Dr. Belgin KARAOĞLAN
Doç. Dr. Neşe ÖZGİRGİN
Doç. Dr. Hatice BODUR
Doç. Dr. A.Kenan TAN
Doç. Dr. Ayşen Akıcı SIVA
Doç. Dr. Nesrin BÖLÜKBAŞI
Doç. Dr.Filiz CAN
Doç. Dr. Ayşe KÜÇÜKDEVECI
Doç. Dr. Nilgün KARAAĞAOĞLU
Yrd. Doç. Dr. Bilal AK
Yrd. Doç. Dr. Dilaver TENGİLİMOĞLU
Yrd.Doç.Dr. Ö. Rıfkı ÖNDER
Yrd.Doç.Dr.Sibel KALAÇA
Yrd. Doç. Dr. Erdal SARGUTAN
Yrd. Doç. Dr. Mintaze KEREM
Uzm.Dr. I. Pınar ZARAKOLU
Uzm.Dr. Nilgün KARABIÇAK
Uzm.Dr. Aysun ÖZTÜRKMEN
Uzm.Dr. Mehmet Ali BİLİKER
Dr. İbrahim AÇIKALIN
Dr.Yusuf E.ÖZDEMİR
Dr.Şükrü GÜNER
Dr.Canan YÜCESOY
Dr. Verda TÜZER
Dr.Mehmet UNGAN
Dr.Gülfer BEKTAŞ
Dr. Ferda AYDOĞDU
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://vi ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Dr. Z. Rezan YORGANCIOĞLU
Dr. Selma ATASÜ
Dr. Canan ÇELİK
Dr. Mine TEZYÜREK
Dr. Aynur KARAGÖZ
Dr. Canan AYBAZ
Dr. Z. Aydan KURTANA
Dr. Gülseren AK
Dr. Sibel Özbudak DEMİR
Dr. Melek GÜNGÖR
Dr. Deniz DÜLGEROĞLU
Dr. Aytül ÇAKCI
Dr. Gülümser AYDIR
Dr. Yaşar ODACIOĞLU
Ecz.Zehra YENAL
Ecz.Canan KUTSAL
Öğr.Gör. Semra ÇELİKLİ
Yaşar ASLAN
Burhan TÜKEL
Nuray ATAK
Hamiye Fikret GÜNDOĞDU
Ümmühan AHSEN
Devran BOZOK
Seçil AKSAYAN
Fatma KAYA
Seher DERE
Lalezar MÜRŞİTPINAR
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://vii ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Derman BOZTOK
Alpay DEMİREL
Ceyhan GÖKMEN
4. SAĞLIK ALTYAPISI ALT KOMİSYONU
Başkan : Prof. Dr. Nilgün SARP
Raportör : Öğr. Gör. Hülya ÜNALAN
Üyeler : Prof. Dr. Işık TUĞLULAR
Prof. Dr. Gülümser KUBİLAY
Prof. Dr. Yasemin BEYHAN
Prof. Dr. Gönül ŞAHİN
Doç. Dr. Günhan GÜRMAN
Doç. Dr. Önder ARSLAN
Doç. Dr. N. Tuncay EREN
Doç. Dr. Şehsuvar ERTÜRK
Doç. Dr. Sadık ERSÖZ
Doç. Dr. Kemal GÜLEÇ
Yrd. Doç. Dr.Muhittin TAYFUR
Yrd. Doç. Dr.Ömer ÖNDER
Dr. Didem EVCİ
Dr. A.Erkan BALCI
Dr. Yaşar NACİ UZ
Dr. Tahsin ÇANLI
Uzm. Ecz. Öznur Sevim EVRONOSOĞLU
Hamza YILDIZ
Nejla BOZKURT
Ayhan KOÇAK
Atilla EKMEKCİGİL
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://viii ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Mustafa ÇOLAKOĞLU
5. SAĞLIKTA FİNANSMAN VE MALİYET ALT KOMİSYONU
Başkan : Prof. Dr. Sedat ÜNAL
Raportör : Yrd. Doç. Dr. Çetin AKAR
Üyeler : Prof. Dr. Meral BEKSAÇ
Prof. Dr. Fatma UYGUR
Prof. Dr. Kamil YAZICIOĞLU
Doç. Dr. Münevver MENDERES
Yrd. Doç. Dr. Alper CİHAN
Yrd. Doç. Dr. Besim ŞEREF
Yrd. Doç. Dr. Nurullah UÇKUN
Dr. İlker BELEK
Dr. Hüseyin BÜYÜKKAYIKÇI
Dr. Toker ERGÜDER
Dr. Oğuz ENGİZ
Ecz. Merih DİZİCİ
Turan ALKAN
Aydın KOÇER
Erdal ÜRESİN
6. SAĞLIK İNSANGÜCÜ ALT KOMİSYONU
Başkan : Uzm. İdris YAŞAR
Raportör : Prof. Dr. Sevgi OKTAY
Üyeler : Prof. Dr. Candan TÜREYEN
Prof. Dr. Fatma ATALAY
Prof. Dr. Fethiye ERDİL
Prof.Dr. Fitnat DİNÇER
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://ix ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Prof.Dr.Gülay DİNÇER
Prof.Dr. Gülden PEKCAN
Prof.Dr. H. Nurhan AKDEMİR
Prof.Dr. Işık TUĞLULAR
Prof.Dr. Mehmet BEYAZOVA
Prof.Dr. Oktay ARPACIOĞLU
Prof. Dr Remzi AYGÜN
Prof.Dr.Saadet ÜLKER
Prof.Dr. Safiye TUNCER
Prof. Dr. Sabahat TEZCAN
Prof.Dr. Ümit SARIKAYALAR
Prof.Dr. Vesile SEPİCİ
Prof.Dr. Zafer HASÇELİK
Prof.Dr. Süreyya ERGİN
Prof.Dr. Şanda ÇALI
Prof.Dr.Tunç ALP KALYON
Doç. Dr. Füsun KÖSEOĞLU
Doç.Dr. Gül BALTACI
Doç.Dr.Hatice BODUR
Doç Dr. Kemal GÜLEÇ
Doç.Dr. A. Kenan TAN
Doç.Dr.Levent AKIN
Doç.Dr.Nesrin BÖLÜKBAŞI
Doç.Dr. Nihal TAÇ
Doç.Dr Nilgün KARAAĞAOĞLU
Doç.Dr. Sumru ÖZEL
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://x ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Doç.Dr.Fehim KUTLAY
Doç.Dr Ş. Bahar ÖZVARIŞ
Yrd.Doç.Dr.Sibel ERKAL
Yrd.Doç.Dr. Dilaver TENGİLİMOĞLU
Dr. Ayşe SİVRİ AKINCI
Dr. Ferda AYDOĞDU
Dr. M. Fikret DOĞAN
Dr. Füsun SAYEK
Dr.Gülfer BEKTAŞ
Dr. Hüseyin BÜYÜKKAYIKÇI
Dt. Orhan ÖZKAN
Dt. Celal K.YILDIRIM
Uz.Ecz. Öznur Sevim EVRONOSOĞLU
Ecz. Zehra YENAL
Ecz. Akın ÇUBUKÇU
Öğr.Gör. Hülya ÜNALAN
Gönül BUYAN
Adem KESKİN
Ahmet AKSU
Atilla KAYA
Bahar ALKAPAR
Gül ŞENER
Gülnur TARHAN
Hamiye Fikret GÜNDOĞDU
Burçin OKYAR
H.Kamil KOCAPINAR
İrfan MISIRLI
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://xi ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
İsmail ORAL
İsmail KUTLU
Uzm. Kadri Mahmut ARSLAN
Lalezar MÜRŞİTPINAR
H. Ali AKDERE
M.Fethi ŞAHİN
Murat BARDAK
Mustafa AVCI
Ümmühan AHSEN
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://xii ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://xiii ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
İ Ç İ N D E K İ L E R
VIII. BEŞ YILLIK KALKINMA PLANI SAĞLIK HİZMETLERİNDE ETKİNLİK............
ÖZEL İHTİSAS KOMİSYONU ÜYELERİ LİSTESİ ...................................................... I-XI
BÖLÜM - I
SAĞLIKTA ÖNCELİKLER VE HEDEFLER
ALT KOMİSYONU RAPORU
1. GİRİŞ................................................................................................................................. 3
2. MEVCUT DURUM VE SORUNLAR............................................................................. 4
3. VIII. BYKP DÖNEMİNDE ÖNCELİKLER.................................................................. 5
3.1. SAĞLIK POLİTİKASI DÜZEYİNDE ÖNCELİKLER
3.1.1. Sorunlar .................................................................................................................. 5
3.1.2. Öneriler ve Öncelikler............................................................................................ 6
3.2. SAĞLIK STATÜSÜNE İLİŞKİN ÖNCELİKLER
3.2.1. Sorunlar .................................................................................................................. 8
3.2.2. Öneriler ve Öncelikler............................................................................................ 8
3.3. HİZMET SUNUMUNA İLİŞKİN ÖNCELİKLER
3.3.1. Sorunlar ................................................................................................................ 10
3.3.2. Öneriler ve Öncelikler.......................................................................................... 11
3.4. SAĞLIK FİNANSMANINA İLİŞKİN ÖNCELİKLER
3.4.1. Sorunlar ................................................................................................................ 12
3.4.2. Öneriler ve Öncelikler.......................................................................................... 13
3.5. SAĞLIK İNSANGÜCÜNE İLİŞKİN ÖNCELİKLER
3.5.1. Sorunlar ................................................................................................................ 13
3.5.2. Öneriler ve Öncelikler.......................................................................................... 13
3.6. AVRUPA BİRLİĞİNE UYUM İLE İLİŞKİLİ ÖNCELİKLER
3.6.1. Türkiye-Avrupa Birliği İlişkileri.......................................................................... 13
3.6.2. Avrupa Birliğine Uyum ile İlişkili Öncelikler : ................................................... 14
4. SONUÇ ............................................................................................................................. 15
BÖLÜM - II
SAĞLIK ENFORMASYON SİSTEMİ
ALT KOMİSYONU RAPORU
1. GİRİŞ............................................................................................................................... 19
2. SORUNLAR..................................................................................................................... 20
3. HEDEFLER ..................................................................................................................... 22
4. ÖNERİLER...................................................................................................................... 23
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://xiv ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
BÖLÜM - III
SAĞLIK HİZMETLERİ SUNUMU
ALT KOMİSYONU RAPORU
1. GİRİŞ............................................................................................................................... 29
2. MEVCUT DURUM VE SORUNLAR........................................................................... 29
3. GENEL AMAÇ VE İLKELER...................................................................................... 46
4. ULAŞILMAK İSTENEN AMAÇLAR.......................................................................... 48
5. PLANLANAN YATIRIMLAR ...................................................................................... 58
6. GEREKLİ YASAL VE KURUMSAL DÜZENLEMELER........................................ 59
BÖLÜM - IV
SAĞLIK ALTYAPISI
ALT KOMİSYONU RAPORU
1. GİRİŞ............................................................................................................................... 65
2. AR-GE HİZMETLERİ ................................................................................................... 66
2.1. GİRİŞ ................................................................................................................... 66
2.2. MEVCUT DURUM-SORUNLAR ......................................................................67
2.3. ÖNERİLER.......................................................................................................... 68
3. DOKÜMAN YÖNETİMİ VE BİLGİ TEKNOLOJİLERİ........................................ 69
3.1. GİRİŞ ................................................................................................................... 69
3.2. MEVCUT DURUM - SORUNLAR .................................................................... 70
3.3. ÖNERİLER.......................................................................................................... 71
4. İNSANGÜCÜ VE SAĞLIKTA YENİ MESLEK GRUPLARI .................................. 72
4.1. HEMŞİRELİK ALANINDA İNSANGÜCÜ....................................................... 72
4.2. ÖN LİSANS MEZUNU SAĞLIK TEKNİKERLERİNİN DURUMU................ 73
4.3. SAĞLIK YÖNETİMİ - SAĞLIK EĞİTİMİ ALANINDA İNSANGÜCÜ.......... 75
4.4. ECZACILIK EĞİTİMİ ........................................................................................ 76
4.5. TIP EĞİTİMİ........................................................................................................ 77
5. SAĞLIK YATIRIMLARI VE SAĞLIK MİMARİSİ .................................................. 82
5.1. MEVCUT DURUM.............................................................................................82
5.2. ÖNERİLER.......................................................................................................... 83
6. BİYOMEDİKAL MÜHENDİSLİK HİZMETLERİ.................................................... 84
6.1. GİRİŞ ................................................................................................................... 84
6.2. MEVCUT DURUM-SORUNLAR ......................................................................85
6.3. ÖNERİLER.......................................................................................................... 87
7. AMBULANS SİSTEMLERİ .......................................................................................... 89
7.1. GİRİŞ ................................................................................................................... 89
7.2. MEVCUT DURUM-SORUNLAR ......................................................................90
7.3. ÖNERİLER.......................................................................................................... 91
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://xv ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
8. REFİK SAYDAM HIFZISSIHHA MERKEZİ BAŞKANLIĞI.................................. 92
8.1. MEVCUT DURUM - SORUNLAR .................................................................... 92
8.2. ÖNERİLER.......................................................................................................... 92
9. SAĞLIK HİZMETLERİNDE AFET YÖNETİMİ ...................................................... 92
9.1. GİRİŞ ................................................................................................................... 92
9.2. ÖNERİLER.......................................................................................................... 92
10. ÜRETİMDEN TÜKETİME İLAÇ............................................................................. 94
10.1. BİTKİSEL İLAÇ HAMMADDELERİ................................................................ 94
10.2. ÜRETİMDEN TÜKETİME İLAÇ....................................................................... 95
11. TÜRKİYE’NİN GENEL KAN POLİTİKASI VE ORGAN NAKİLLERİ............ 96
11.1. GİRİŞ ................................................................................................................... 96
11.2. MEVCUT DURUM-SORUNLAR ...................................................................... 96
11.3. ÖNERİLER.......................................................................................................... 97
11.4. BÖLGESEL KAN MERKEZLERİNİN SAĞLAYACAĞI YARARLAR ......... 97
11.5. KAN ve KEMİK İLİĞİ TRANSPLANTASYONU ............................................ 98
11.6. KALP, AKCİĞER ve KALP-AKCİĞER NAKİLLERİ .................................... 103
11.7. RENAL TRANSPLANTASYON...................................................................... 104
11.8. KARACİĞER TRANSPLANTASYONU......................................................... 106
12. TOPLU BESLENME HİZMETLERİ...................................................................... 108
12.1. GİRİŞ ................................................................................................................. 108
12.2. MEVCUT DURUM-SORUNLAR .................................................................... 108
12.3. ÖNERİLER........................................................................................................ 109
13. KIRSAL ALANDA SAĞLIK ALTYAPISI ............................................................. 109
13.1. MEVCUT DURUM-SORUNLAR .................................................................... 109
13.2. ÖNERİLER........................................................................................................ 110
14. SAĞLIKTA KALİTE (ÇAĞDAŞ SAĞLIK HİZMETİ) ....................................... 110
14.1. GİRİŞ ................................................................................................................. 110
14.2. ÖNERİLER........................................................................................................ 110
BÖLÜM - V
SAĞLIKTA FİNANSMAN VE MALİYET
ALT KOMİSYONU RAPORU
1. GİRİŞ............................................................................................................................. 115
2. MEVCUT DURUM VE SORUNLAR......................................................................... 118
2.1. MEVCUT DURUM .............................................................................................. 118
2.2. SORUNLAR ......................................................................................................... 126
3. ULAŞILMAK İSTENEN AMAÇLAR........................................................................ 132
3.1. VIII. BEŞ YILLIK KALKINMA DÖNEMİNDE (2001-2005) ........................... 132
3.2. UZUN DÖNEMDE (2001-2023).......................................................................... 141
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://xvi ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
4. ÖNGÖRÜLEN AMAÇLARA ULAŞILABİLMESİ İÇİN YAPILMASI GEREKLİ
YASAL VE KURUMSAL DÜZENLEMELER VE UYGULANACAK
POLİTİKALAR............................................................................................................. 142
BÖLÜM - VI
SAĞLIK İNSANGÜCÜ (SAİG)
ALT KOMİSYONU RAPORU
1. GİRİŞ............................................................................................................................. 147
2. MEVCUT DURUM VE SORUNLAR......................................................................... 148
3. ÖNERİLER.................................................................................................................... 157
ÖNERİLER
GİRİŞ.................................................................................................................................... 167
ACİL TIP VE AMBULANS HİZMETLERİ............................................................... 167
ANA-ÇOCUK SAĞLIĞI VE AİLE PLANLAMASI (AÇSAP) ................................. 168
AMAÇ ve İLKELER ................................................................................................... 169
ARAŞTIRMA - GELİŞTİRME (AR-GE) ................................................................... 170
ARAÇ – GEREÇ.......................................................................................................... 171
AVRUPA BİRLİĞİ...................................................................................................... 172
BESLENME................................................................................................................. 174
DENETİM.................................................................................................................... 175
DOĞAL AFETLER, İŞ VE EV KAZALARI.............................................................. 175
EĞİTİM........................................................................................................................ 177
ENFORMASYON ve DOKÜMANTASYON............................................................. 183
ETİK-DEONTOLOJİ................................................................................................... 185
FİNANSMAN – MALİYET ........................................................................................ 185
FİZİK YAPILAR ......................................................................................................... 187
GERİATRİ ................................................................................................................... 188
ÜREME SAĞLIĞI....................................................................................................... 188
BULAŞICI OLMAYAN HASTALIKLAR................................................................. 189
RUH SAĞLIĞI ............................................................................................................ 190
ÖZÜRLÜLÜK, KAZALAR VE REHABİLİTASYON.............................................. 190
SAĞLIK EĞİTİMİ, SAĞLIĞIN GELİŞTİRİLMESİ VE SAĞLIKLI YAŞAM
BİÇİMLERİ ................................................................................................................. 190
ÇEVRE SAĞLIĞI........................................................................................................ 191
AKILCI İLAÇ KULLANIMI ...................................................................................... 192
KANITA DAYALI TIP VE TEDAVİ PROTOKOLLERİ.......................................... 192
HİZMET SUNUM SİSTEMİ....................................................................................... 193
İŞÇİ SAĞLIĞI ve İŞ GÜVENLİĞİ ............................................................................. 194
KAN, DOKU ve ORGAN NAKLİ .............................................................................. 194
KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ....................................................................... 196
ÖRGÜTLER................................................................................................................. 197
Mesleki Örgütler .......................................................................................................... 197
Tüketici Örgütleri ......................................................................................................... 198
ÖZELLEŞTİRME-ÖZERKLEŞME ............................................................................ 198
ÖZLÜK HAKLARI ..................................................................................................... 199
REHABİLİTASYON................................................................................................... 199
SAĞLIK İNSANGÜCÜ (SAİG).................................................................................. 199
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://xvii ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
HEKIM......................................................................................................................... 200
DIŞ HEKIMI .................................................................................................................. 200
ECZACI ........................................................................................................................ 201
HEMŞIRE-EBE.............................................................................................................. 201
SAĞLIK TEKNIKERLERI................................................................................................ 201
SAĞLIK YÖNETICILERI VE SAĞLIK EĞITICILERI .......................................................... 201
SAĞLIK DEMOGRAFI.................................................................................................... 202
MIKROBIYOLOG, DIYETISYEN, SOSYAL HIZMET UZMANI:.......................................... 202
TIBBI FIZIK UZMANLIĞI .............................................................................................. 202
EV EKONOMISTLERI .................................................................................................... 202
RADYOLOJI VE LABORATUVAR TEKNISYENLERI, NÜKLEER KORUNMA UZMANLIĞI .. 202
SANAYİ....................................................................................................................... 203
SEKTÖRLER ARASI İŞBİRLİĞİ............................................................................... 203
SENDİKALAŞMA ...................................................................................................... 203
SERBEST ÇALIŞMA.................................................................................................. 204
SOSYALİZASYON..................................................................................................... 204
SOSYAL GÜVENLİK................................................................................................. 204
STANDARDİZASYON............................................................................................... 205
TAM SÜRE.................................................................................................................. 205
TEDAVİ HİZMETLERİ .............................................................................................. 205
TEK ELDEN YÖNETİM............................................................................................. 207
TOPLUM EĞİTİMİ ..................................................................................................... 207
TEKNOLOJİ………………………………………………………………………….208
ÜCRETLER ................................................................................................................. 208
YASAL VE KURUMSAL DÜZENLEMELER.......................................................... 208
YENİ HİZMET BİRİMLERİ....................................................................................... 213
YEREL YÖNETİM...................................................................................................... 214
ISBN 975 – 19 – 2632 - 7 (basılı nüsha)
Bu Çalışma Devlet Planlama Teşkilatının görüşlerini yansıtmaz. Sorumluluğu yazarına aittir. Yayın ve referans olarak
kullanılması Devlet Planlama Teşkilatının iznini gerektirmez; İnternet adresi belirtilerek yayın ve referans olarak
kullanılabilir. Bu e-kitap, http://ekutup.dpt.gov.tr/ adresindedir.
Elektronik olarak, 1 adet pdf dosyası üretilmiştir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://1 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
BÖLÜM - I
SAĞLIKTA ÖNCELİKLER VE HEDEFLER
ALT KOMİSYONU RAPORU
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://2 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://3 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
1. GİRİŞ
Sağlık hizmetlerinde öncelik belirlemek, sağlık kazanımlarını artırmak ve sağlık
kaynaklarının dağılımını seçilen kriterlere göre gerçekleştirmek amacıyla ilk önce verilmesi
gereken hizmetlerin seçilmesini içerir. Öncelik belirleme, -kaynakları sunum ve finansman
yöntemleri ne olursa olsun- tüm sağlık sistemlerinin karşı karşıya kaldığı bir olgudur. Tercih
edilen yöntemler ve seçilen öncelikler farklı olmasına karşın, öncelik belirleme evrensel bir
uygulamadır.
Öncelik belirleme gereksiniminin altında yatan temel neden kaynak kıtlığıdır. Nüfusun
yaşlanması, teknolojik gelişmeler ve bunun gibi diğer nedenlerle sağlık hizmetlerine olan
talep ve buna bağlı olarak da kaynaklarla talep arasındaki uçurum giderek açılmaktadır.
Öncelik belirleme, sağlık sistemi içinde çeşitli düzeylerde yapılabilir. Makro düzeyde,
sağlık hizmetlerine ayrılacak kaynak düzeyinin belirlenmesi söz konusudur. Bu aşamada,
sağlık hizmetlerine, diğer hizmetlerle karşılaştırıldığında (eğitim, savunma vs.) verilen
öncelik ortaya çıkar. Bu düzeyde ayrıca, sağlık hizmetlerine ayrılan bütçenin coğrafi alanlar
ve hizmetler arasında dağılımı söz konusudur. İkinci düzeyde, kaynakların hizmet alanları
arasında dağılımı belirlenir. Örneğin 0-1 yaş grubunda ishalli hastalıkların önlenmesine
karşılık polionun eradikasyonuna verilen öncelik gibi. Bu aşamadan sonra, önceliklendirilen
müdahale alanlarına hangi hastaların öncelikli olarak kabul edileceğinin belirlenmesi aşaması
gelmektedir. En son aşamada, hizmeti alması gerektiğine karar verilen tek tek hastalara
yapılacak harcama miktarının belirlenmesi söz konusudur.
Bu analizden de görüleceği üzere, makro ya da sistem düzeyindeki tercihler genellikle
politikacıların müdahale alanıyken, mikro ya da klinik düzeydeki tercihler doktorların ya da
diğer sağlık çalışanlarının olmaktadır. Bu kararların veriliş şekli genellikle kapalı ortamlarda,
ya doktorun muayene odasında ya da politika belirleme ve kaynak tahsisinden sorumlu
komisyon odalarında gerçekleşmektedir. Ancak, son yıllarda çeşitli ülke örnekleri bu
kararların daha açık ve objektif kriterlere dayalı olarak verildiği uygulamaları göstermektedir.
Öncelik belirleme süreci, politik baskılardan yoğun bir biçimde etkilenen ve farklı
grupların çıkar çatışmalarına sahne olan bir süreçtir. Bu sürecin en önemli özelliklerinden biri
de toplumsal değerler ve ilkelerle uyumlu olması gereğidir. Öncelik belirleme sürecinde,
seçilen müdahalelerin en azından aşağıdaki üç teknik kriteri karşılaması beklenir:
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://4 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
• Müdahaleler hastalık yükünü önemli ölçüde azaltacak nitelikte olmalıdır,
• Maliyet etkililik kriterlerini karşılayabilmelidir,
• Toplum tercihlerini tatmin etmelidir.
Türkiye’de her beş yılda bir kalkınma planları hazırlanmaktadır. Bu süreç içinde, her
sektörde ulaşılması arzulanan hedefler ve bunlara ulaşma yolları belirlenmektedir. Sağlık
sektöründe de yapılan yedi plan çerçevesinde makro düzeyde hedefler belirlenmiş, bunların
bir bölümü planlanan süre içinde gerçekleştirilmiş, bir bölümüne ise ulaşılamamıştır. VIII.
Beş Yıllık Kalkınma Planı çalışmaları için oluşturulan diğer beş komisyonun yanında önerilen
bu komisyonun temel amacı, sağlık sektöründe öncelikle ele alınması gereken konuların
ortaya konmasıdır.
2. MEVCUT DURUM VE SORUNLAR
Anayasal bir yükümlülük olarak Devlet tüm vatandaşlarımızın sağlığından sorumlu
olduğunu kabul etmektedir. Ancak, halen ülke nüfusunun bir bölümü hiçbir sağlık
güvencesinden yararlanamadığı gibi, bu imkanlardan yararlananlar da aldığı sağlık
hizmetlerinden memnun değildir. Sağlık sistemimizde en önemli pay tedavi edici hizmetler
tarafından alınmakta ve doktor ağırlıklı bir hizmet sunulmaya çalışılmaktadır. Temel sağlık
hizmetleri teorik olarak önemsenmekte ise de pratikte istenilen yaygınlık ve etkinlikte bir
koruyucu sağlık hizmeti sunulamamaktadır. Özellikle kırsal ve kentsel yörelere, doğu ve batı
bölgesine ilişkin veriler kıyaslandığında standart bir sağlık kalitesini yakalayabildiğimiz
söylenememektedir. Bu sorunlar aşağıdaki başlıklar altında toplanabilir :
2.1. SİYASİ KAYNAKLI SORUNLAR
Sağlık hizmetlerinin ağırlıklı olarak Sağlık Bakanlığı’nda toplanmış olması ve politiksiyasi
etkilerin yoğunluğu, sivil toplum örgütleriyle yeterince işbirliği yapılamaması
nedeniyle çoğu kez sağlık politikaları dönemsel nitelikli olmakta, her iktidar değişikliğinde
Sağlık Bakanlığı’nın temel hedeflerinin gerçekleşmesinde önemli rolleri olması gereken
bürokratik yapı da değişmekte ve uzun vadeli, istikrarlı bir sağlık politikası ve eylemi
oluşturulamamaktadır. Sürekli olarak tedavi edici hizmetler ön plana çıkmaktadır.
Ülkemizdeki sağlık sorunlarının çözümlenmesi için koordinasyonu şart olan kurumlar, siyasi
ve politik istikrarsızlık nedeniyle yeterince koordine olamamaktadır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://5 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
2.2. ORGANİZASYON SORUNLARI
Sağlık sektörü, çok kurumluluk nedeniyle iyi organize edilememektedir.
Organizasyonun daha verimli kullanılamamasının altında merkeziyetçi bir yapı, insan
kaynaklarının yanlış organize edilmesi, görev tanımlarında eksiklikler ve denetimsizlik
yatmaktadır. Organizasyonda ortaya çıkan sorunların altında yatan bir diğer neden de,
enformasyon sorunları nedeni ile yaşanan bilgi eksiklikleridir.
2.3. FİNANS SORUNLARI
Gayri safi milli hasıladan sağlığa yeterince kaynak ayrılamamaktadır. Bina, araç ve
gereç yetersizlikleri ve standardizasyonu-kalibrasyonunda çekilen sıkıntıların en büyük
nedeni finans sıkıntısıdır.
3. VIII. BYKP DÖNEMİNDE ÖNCELİKLER
3.1.SAĞLIK POLİTİKASI DÜZEYİNDE ÖNCELİKLER
3.1.1. Sorunlar
Makro düzeyde sağlık sisteminde mevcut olan sorunlar tüm sağlık sektörünü ve
toplumun sağlık statüsünü olumsuz yönde etkilemektedir. Türk sağlık sisteminin içinde
bulunduğu durum, sağlık sisteminde hizmet sunumundan finansmanına, insangücünden
enformasyon sistemine ve ilgili birçok alanda köklü değişikliklere gidilmesini
gerektirmektedir. Bu konularda hangi alanların öncelikli olduğu aşağıdaki bölümlerde ele
alınmıştır. Ancak sağlık politikası düzeyinde gerekli değişiklikler gerçekleştirilmeden bu
alanlarda başarıya ulaşmak mümkün görünmemektedir. Sağlık politikası düzeyinde temel
sorunlar şu şekilde sıralanabilir:
• Sağlık politikalarının belirlenme süreci bugünkü yapısıyla incelendiğinde, sağlık
politikalarının herhangi bir sistematiğe bağlı olmadan o günkü ekonomik ancak, daha
çok siyasi tercihler çerçevesinde belirlendiği görülmektedir. Sağlık politikalarının
geniş toplum katılımı sağlanmadan, günlük ihtiyaçlara cevap verecek şekilde
belirlenmesi sistemin tutarlılığına ve bütünlüğüne zarar vermektedir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://6 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
• Makro düzeyde en önemli sorunlardan birisi, Sağlık Bakanlığı’nın rol ve
sorumluluklarının yeniden belirlenmesi ve bunlarla uyumlu bir yeniden yapılanma
sürecine girilmesidir.
• Sağlık sisteminin merkeziyetçi yapısı hizmetlerin etkili ve verimli sunumunu
olumsuz yönde etkilemektedir.
• Sağlık politikası düzeyinde ele alınması gereken önemli sorunlardan biri eşitlik
konusudur. Eldeki sınırlı araştırma bulguları Türkiye’de sağlık göstergeleri ile sağlık
hizmetlerinin sunumu ve finansmanında bölgeler ve gruplar arasında önemli
eşitsizliklerin bulunduğunu göstermektedir. Anayasa’nın temel prensiplerinden olan
“sağlığın bir hak olmasından” hareketle eşitlik konusu ele alınmalı ve geliştirilecek
politikalar bu bakış açısıyla hazırlanmalıdır.
• Sağlık politikası düzeyinde önemli sorunlardan biri de, sağlığı etkileyen faktörlerin
sektörler arası olma boyutunun göz ardı edilmesidir. Bilindiği üzere sağlık hizmetleri
bir toplumun sağlık statüsünü etkileyen öğelerden sadece biridir. Sağlık politikaları
belirlenirken diğer sektörlerin sağlık üzerindeki etkisini göz önüne alan bir anlayışın
gelişmesi gerekmektedir.
3.1.2. Öneriler ve Öncelikler
• Sağlık politikası düzeyinde en önemli öncelik Sağlık Bakanlığının rol ve
sorumluluklarının yeniden düzenlenmesidir. Aşağıda önerilen önceliklerle de uyumlu
olarak, Sağlık Bakanlığı hizmet üreten bir kuruluş olmaktan çok, sağlık politikalarını
belirleyen, bunları izleyen ve hizmet kalitesini denetleyip hizmetlerde
standardizasyonu gözeten bir kurum haline dönüştürülmelidir.
• Yukarıdaki öneriyle de bağlantılı olarak, sağlık hizmetlerinde çağdaş
desantralizasyon ilkeleriyle uyumlu bir yeniden yapılanmaya gidilmelidir. Ülkemizde
şu anda dekonsantrasyon ilkeleriyle uyumlu bir örgütlenme mevcuttur.
Desantralizasyonun bu türü birçokları tarafından sadece iş yükünün devri olarak
nitelendirilmektedir. İlk aşamada yapılması gereken, bu sistem içinde en üst düzeyde
yetki ve sorumluluk devrini gerçekleştirmek daha sonra devolüsyona yani yerel
düzeye yönelmektir. Ancak burada unutulmaması gereken, sadece sağlık sektöründe
desantralizasyon ilkelerine yönelmenin istenilen sonuçları veremeyeceğidir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://7 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
• “Sağlıklı kamu politikası”nı geliştirecek mekanizmalar kurulmalıdır. Bilindiği
üzere, toplum sağlığı üzerinde etkisi en çok olacak kararlar genellikle sağlık
sektörünün dışında verilmektedir. Geleneksel olarak herhangi bir kamu politikası
amaç, içerik ve politikanın sınırları ile ilgili olmakta ancak, bu politikanın, örneğin,
sağlık sektörü üzerindeki etkisi göz ardı edilmektedir. Sağlıklı kamu politikası ise bu
geleneksel sınırların dışına çıkmakta ve herhangi bir politikanın amaç ve içeriğini,
politika yapma sürecini ve sağlık üzerine yaptığı etkiyi ele almaktadır. Diğer bir
deyişle, sağlıklı kamu politikası çerçevesinde, diğer sektörlerde alınan kararların
sağlık üzerindeki etkisinin sorgulanması söz konusudur. Bu türde bir uygulamanın
benimsenmesi çağdaş yaklaşımlar içindeki en önemli unsurlardan biri olan “sektörler
arası işbirliği”ni de gündeme getirecektir.
• Sağlık politikası düzeyinde öncelikli olarak ele alınması gereken önemli
konulardan biri, Sağlık Bakanlığı ve ilgili kuruluşların temsil edildiği özerk bir
“Sağlık Üst Kurulu”nun oluşturulmasıdır. Bu kurulun işlevi, sistemin işleyişini
denetlemekten, kalite standartlarının belirlenmesi ve izlenmesine, hasta haklarının
düzenlenmesinden ilaç ve tıbbi malzeme kalitesini denetlemeye kadar geniş bir
yelpaze içinde belirlenebilir. Bu kurulun beş yıl için yapılan plan önerilerini izleme
görevi olmalı ve her yıl toplanarak yıl bazında genel bir değerlendirme yapma yetkisi
olmalıdır. Yüksek Sağlık Şurası’nın görev, yetki ve sorumlulukları bu çerçevede
yeniden gözden geçirilmelidir.
• Temel sağlık hizmetleri önemsenerek, sağlık göstergeleri bu raporda hedeflenen
düzeye getirilmelidir.
• Sağlık sisteminin yapılanmasında devlet ve özel sektör arasındaki görev paylaşımı
belli esaslara bağlanmalıdır. Bu bağlamda aşağıdaki politikalar önerilebilir:
⇒ Sosyal güvenlik kuruluşlarının aynı çatı altında toplanmaları ve tek bir
teminat paketi içinde hizmet sunmaları gerekmektedir,
⇒ Devlet, sağlık sisteminin denetimine, araştırma geliştirme faaliyetlerine
ve eğitime ağırlık vermelidir,
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://8 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
⇒ Planlama, koordinasyon ve denetim görevlerini üstlenmiş kuvvetli bir
Sağlık Bakanlığı oluşturulmalıdır. Daha pahalı bir yatırım gerektiren
hastanecilik işletmeciliğini özel sektör ve vakıflar üstlenmelidir.
• Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne aday ülke konumuna gelmesinden sonra sağlık
sektöründe de Avrupa Birliği’ne uyum çalışmalarının başlaması gerekmektedir.
Bu konuda ele alınması önerilen konular ayrı bir başlık altında incelenecektir.
3.2.SAĞLIK STATÜSÜNE İLİŞKİN ÖNCELİKLER
3.2.1. Sorunlar
Bundan önceki yedi beş yıllık plan dönemi çerçevesinde Türkiye’de sağlık statüsü
göstergelerinde önemli iyileşmeler sağlanmasına karşın ülkenin temel göstergeleri
incelendiğinde, içinde bulunulan ekonomik düzey ile uyumlu bir noktaya ulaşılamadığı
görülmektedir. Bebek ölüm hızı, anne ölüm hızı, beş yaş altı ölüm hızı, doğuşta beklenen
yaşam süresi gibi göstergeler incelendiğinde üyesi olmaya aday olduğumuz Avrupa Birliği
ülkelerinin çok gerisinde olduğumuz görülmektedir. Ancak burada unutulmaması gereken
önemli bir nokta, daha önce de vurgulandığı gibi, tek başına sağlık sektöründe yapılacak
düzenlemelerin bu göstergeleri aşağıya çekmede yeterli olmayacağıdır. Sağlığı etkileyen tüm
sektörlerin hizmetlerinin topluma eşit bir şekilde dağılımı sağlanamadığı, yeterli ve adil bir
gelir düzeyine ve dağılımına ulaşılmadığı sürece sağlık sektöründeki iyileşmeler yeterli
olmayacaktır.
3.2.2. Öneriler ve Öncelikler
• Türkiye’nin önemli sorunlarından biri hızlı nüfus artışıdır. Son yıllarda bu konuda
bazı iyileşmeler sağlansa da özellikle bölgeler ve gruplar arası farklılıklar göz önüne
alındığında bu alanda temel sorunların bulunduğu görülmektedir. Ekonomik
göstergelerin topluma yansıması açısından da nüfus artış hızının düşürülmesi önemli
bir önceliktir.
• Aşıyla önlenebilir hastalıklar halen Türkiye’de önemli sorun olmaya devam
etmektedir. Çocuk felci, kızamık, difteri, tetanos gibi hastalıkların önlenmesi, bu
hastalıklardan ölümlerin azaltılmasına dolayısıyla da bebek ölüm hızının
düşürülmesine katkıda bulunacaktır. Ancak, Türkiye’nin bağışıklama politikalarının
tümüyle gözden geçirilmesi, dikey örgütler ve kampanyalar yerine bağışıklamanın
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://9 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
birinci basamağa entegre edildiği ve sektörler arası işbirliği çerçevesinde
geliştirildiği bir mekanizmanın oluşturulması gerekmektedir. Ulusal aşı programına
güncellik kazandırılmalı, bu bağlamda aşı soğuk zinciri de ele alınmalıdır.
• Bebek Ölüm Hızı binde 15’e çekilmeli, bölgesel farklılıklar azaltılmalıdır. Binde
52.1 olan beş yaş altı ölüm oranı ise yüzde 50 azaltılmalıdır.
• Kuduz hastalığı ve bu hastalıktan ölümler son günlerde Türkiye’nin gündemini
yeniden işgal etmeye başlamıştır. Bu hastalığın önlenmesi özellikle yerel
yönetimlerle sıkı işbirliğini gerektirmektedir.
• Sağlık statüsü açısından Türkiye’nin ele alması gereken önemli hastalıklardan
diğerleri ise sıtma, tüberküloz ve hepatittir. Bu üç hastalığa ilişkin devlet
politikalarının geliştirilmesi gerekmektedir.
• Sağlık statüsü açısından önemli önceliklerden birisi de yaşam tarzına yönelik
politikalardır. Bunlar arasında Türkiye açısından en önemli konulardan biri tütün
kullanımıdır. Özellikle çocukların ve gençlerin henüz tütün kullanma alışkanlığı
edinmeden önce korunmaları için gerekli önlemler alınmalıdır. Yaşam tarzına
yönelik olarak ayrıca alkol, uyuşturucu kullanımı ve cinsel yolla bulaşan hastalıklarla
HIV-AIDS konusunda da politikalar geliştirilmelidir.
• Aşıyla önlenebilir hastalıklar Türkiye’nin öncelikleri arasında olmasına karşın
yaşlanan nüfus ve yaşam tarzındaki bozukluklar nedeniyle kronik hastalıklar da
önemli sorunlar arasındadır. Kanser, kas ve iskelet sistemi hastalıkları,
kardiyovasküler sistem hastalıklarına bağlı ölüm ve işgücü kayıplarının boyutlarının
belirlenmesi ve bunlara yönelik önlemlerin alınması gerekmektedir. Türkiye’nin
yaşlanan nüfus yapısı dikkate alınarak yaşlı sağlığına yönelik politikalar
geliştirilmelidir.
• Devlet İstatistik Enstitüsü’nün verilerine göre, Türkiye’de yaklaşık 7.5 milyon
kişinin özürlü olduğu tahmin edilmekte bu da nüfusun yüzde 11.7’sini
oluşturmaktadır. Bu aşamada ele alınması gereken politikalar, öncelikle özürlü
nüfusun artmaması için alınacak önlemler ve özürlülerin rehabilitasyonuna yönelik
önlemler olmalıdır. Birinci düzeydeki politikalar, gebe ve loğusaların izlenmesini,
doğumların sağlıklı ortamlarda yaptırılmasını, bebek ve çocukların düzenli
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://10 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
kontrollerle sağlık denetimlerinin ve aşılarının izlenmesini gerektirmektedir.
Toplumumuz açısından önemli konulardan birisi riskli gebeliklerin önlenmesi,
özellikle akraba evliliklerinin sakıncalarının topluma anlatılmasıdır. İkinci düzeyde
ise yaşayan özürlünün bağımsız ve verimli olabilmesi için çağdaş hizmet verecek
şekilde örgütlenmiş rehabilitasyon merkezlerine ihtiyaç vardır. Rehabilitasyon
hizmetlerinin gereksinimi olan kişilere verilebilmesi için gerekli ön çalışmaların
yapılması ve istatistiki verilerin toplanması, toplumumuzda engelli bireylerin
bağımsız ve üretken olabilmeleri açısından kaçınılmaz öncelikler arasında yer
almalıdır. Rehabilitasyon merkezleri ve hastanelerde ulaşılabilirlik sorununun
çözümlenebilmesi için mimari engellerin ortadan kaldırılması diğer bir önceliktir.
• Adölesan sağlığına ilişkin olarak aşağıdaki konular önceliklidir:
⇒ İlaç alışkanlıkları, tütün bağımlılığı, alkol kullanımı, davranış bozuklukları,
⇒ Adölesan gebeliklerin önlenmesi (15-19 yaş arasındaki genç kızların yüzde
50’ye yakını çocuk sahibi ve/veya hamiledir).
• Diş sağlığı konusunda aşağıdakiler önceliklidir.
⇒ Toplumun diş sağlığı konusunda eğitimine ve bu konudaki taramalara önem
verilmelidir,
⇒ Diş sağlığında temel sağlık önlemlerine yönelik çalışmalara ağırlık
verilmelidir.
3.3.HİZMET SUNUMUNA İLİŞKİN ÖNCELİKLER
3.3.1. Sorunlar
Türkiye’de sağlık sektöründe hizmet sunumuna ilişkin sorunlar aşağıdaki gibi
sıralanabilir.
• Yedi planda da önemle vurgulanmasına karşın birinci basamak sağlık hizmetlerinin
yeterince güçlendirilmemesi, toplumun tüm kesimlerini kapsayan, ihtiyaca cevap
veren, işleyen bir sevk zinciri mekanizmasına sahip bir sistemin geliştirilememiş
olması en önemli sorunlardandır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://11 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
• Hizmet sunum sisteminin önemli sorunlarından birisi, aynı anda farklı hizmet
gruplarına hizmet veren değişik kurumların bulunması ve bunlar arasında hizmet
standardizasyonunun olmamasıdır. Bu durum, sektör içinde zaten kıt olan
kaynakların rasyonel kullanılmasını engellemekte, sistemin yönetimini de
güçleştirmektedir.
• Birinci basamak hizmetlerin örgütlenmesindeki aksaklıkların yanı sıra ikinci ve
üçüncü basamakta da hizmetlerin etkili ve verimli sunumu önünde ciddi engeller söz
konusudur. Hastanelerde verilen hizmetlerin hem nitelik hem de nicelik açısından
önemli sorunları söz konusudur.
3.3.2. Öneriler ve Öncelikler
• Sağlık hizmetlerinin sunum şekli yeniden, bütüncül bir bakış açısıyla
örgütlenmelidir. Bu çalışmalar çerçevesinde hizmetin sunumu ile finansmanının
birbirinden ayrılması, merkezden taşraya yetki ve sorumluluk devri ilkeleri
benimsenmelidir.
• Çalışmalarına 1990 yılında başlanan ancak politik tercihler nedeniyle halen
uygulamaya konmayan reformların yeniden gözden geçirilerek gündeme getirilmesi
gerekmektedir. Hizmet sunumu ve finansman birlikte düşünülmeli ve toplumun
tümünü kapsayan bir sistem geliştirilmelidir. Bu süreç içinde katılımcı bir yaklaşım
benimsenmeli ve toplumun tüm kesimleri bu çalışmalar içine dahil edilmelidir.
• Reformlar çerçevesinde hastanelerin özerkleşmesi konusu ele alınmalıdır.
• Temel sağlık hizmetleri sunan kurumlar (ana çocuk sağlığı ve aile planlaması
merkezleri, sıtma savaş, verem savaş, kanser savaş merkezleri ve benzeri kurumlar)
hedef grup farklılığı gözetmeksizin, entegrasyon mantığı kapsamında yeniden
yapılandırılmalıdır.
• Devlet içinde sağlıkla ilgili birimler koordine edilmeli, özel sektörle kamu sektörü
koordineli çalışmalıdır.
• Hizmetlerde etkililik-verimlilik ağırlıklı bir yapı geliştirilmeli, hastalık ağırlık sistemi
oluşturulmalıdır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://12 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
• Sağlık ocakları, imkanları daha da geliştirilmiş, toplumda sık görülen hastalıkların
tanısını koyacak ekipmanla donatılmış sağlık merkezleri haline getirilmelidir.
• Kriz dönemlerinde hızlı ve etkili müdahale için önlemler alınmalıdır. Tabii afetlerde
hızla mobilize olabilecek teknik altyapıya sahip ekipler oluşturulmalıdır. Kriz sağlık
ekiplerinin oluşturulmasında farklı sektörler ve disiplinlerin koordinasyonu esas
alınmalıdır.
• Tedavi hizmetlerinde ayaktan tedavi yaklaşımına ağırlık kazandırılmalı, aile
hekimliği’ne öncelik verilmelidir.
3.4.SAĞLIK FİNANSMANINA İLİŞKİN ÖNCELİKLER
3.4.1. Sorunlar
Türkiye’nin sağlık finansmanı açısından önemli sorunları iki başlık altında
toplanabilir:
1. Sağlık hizmetlerine ülke imkanlarından yeterince kaynak ayrılmaması, mevcut
kaynakların da etkili ve verimli kullanılamaması,
2. Toplumun bir kesiminin sağlık güvencesinden yoksun olması.
Sağlığa bütçeden ayrılan pay, ülkenin sorunları ile karşılaştırıldığında büyük bir
uyumsuzluk içindedir. Ancak, burada unutulmaması gereken, halihazırda adil olmayan bir
kaynak dağılım yapısına aktarılan kaynakların bu adaletsizliği daha da artırmaktan başka bir
işe yaramayacağıdır. Bu nedenle, kaynak dağılımının öncelikle sistem içinde
önceliklendirilmiş alanlar lehine olmak üzere yeniden düzenlenmesi, bundan sonra kaynak
artırımına gidilmesi daha makul görünmektedir.
Kaynak dağılımına yönelik sorunlar büyük boyutlara ulaşmıştır. Maliyet etkili sağlık
faaliyetlerine az harcama yapılmakta, kamu kaynaklarında aşırı israf olmakta (atıl kapasite
mevcuttur, ayrıca ihtiyaç olmayan alanlara harcama yapılmaktadır), toplum sağlığına yönelik
programlara gerçek kaynak ihtiyacının hesaplanmamasından dolayı az kaynak ayrılmaktadır.
Finansman açısından ikinci önemli sorun, toplumun bir bölümünün sağlık
güvencesinden yoksun olmasıdır. Sağlık güvencesine sahip olanlar arasında ise kurumlar
arasında hizmetlerin standardize olmaması önemli eşitsizliklere yol açmaktadır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://13 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
3.4.2. Öneriler ve Öncelikler
• VIII. Plan döneminde tüm toplumun sağlık güvencesine kavuşturulması temel amaç
olmalıdır. Bu gerçekleştirilirken sosyal devlet anlayışına uygun, aktüeryal dengeye
dayalı, ödeme gücü olmayanların devlet tarafından desteklendiği, temel ihtiyaçları
benimseyen bir temel teminat paketini içeren düzenlemeler yapılmalıdır. Bu teminat
paketi içinde hangi hastalık ya da grupların öncelik alacağı bilimsel yöntemlerle
sistematik olarak belirlenmelidir.
• Hizmetin finansmanı ulaşılabilirlik ile birlikte düşünülmeli, eksik sigortalılık
olgusunun önlenmesi için hizmetlere ulaşılabilirlik önündeki engeller ortadan
kaldırılmalıdır. Bu kapsamda özel sağlık sigortacılığı teşvik edilerek mükerrer
sigortacılık önlenmelidir.
3.5.SAĞLIK İNSANGÜCÜNE İLİŞKİN ÖNCELİKLER
3.5.1. Sorunlar
Sağlık insangücünde öncelikli olarak ele alınması gereken iki temel alan, sağlık
insangücünün ülkenin şartlarına ve önerilen sağlık sistemine uygun olarak eğitilmesi ve
bunların ülke çapında dengeli dağılımıdır.
3.5.2. Öneriler ve Öncelikler
• Sağlık, hekim merkezli olmaktan çıkarılıp bir ekip hizmetine dönüştürülmelidir.
• Tıp fakülteleri ile birlikte sağlık personeli yetiştiren tüm eğitim birimleri müfredat
programlarını gözden geçirmeli ve çağdaş eğitim teknikleri kullanılmalıdır.
• Sağlık insangücünün ücret politikaları ivedilikle ele alınmalıdır. Bu politikalarda aile
hekimliğini ve öncelikli yöreleri teşvik edici bir bakış açısı benimsenmelidir.
3.6.AVRUPA BİRLİĞİNE UYUM İLE İLİŞKİLİ ÖNCELİKLER
3.6.1. Türkiye-Avrupa Birliği İlişkileri
Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri, 1963 yılında imzalanan ve taraflar arasında ortaklık
yaratan Ankara Anlaşması ile başlamıştır. Daha sonra 1973 yılında Katma Protokolün
yürürlüğe girmesi ve 14 Nisan 1987 tarihinde yapılan tam üyelik başvurusu, taraflar
arasındaki ilişkilerin dönüm noktasını oluşturmuştur. Yapılan başvurudan sonra ilişkiler
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://14 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
yoğunlaşmış, Anlaşmada öngörüldüğü gibi, 1 Ocak 1996 tarihi itibariyle Gümrük Birliği
(GB) taraflar arasında gerçekleştirilmiştir. 10-11 Aralık 1999’da Helsinki’de toplanan Avrupa
Konseyinin almış olduğu karar çerçevesinde ise Türkiye AB’ye aday ülke olarak kabul
edilmiştir. Kazanılan aday ülke statüsü, hem toplulukla olan ilişkilerimizin yoğunlaşacağının,
hem de Türkiye’nin önünde katetmesi gereken uzun ve zorlu bir yol olduğunun göstergesidir.
3.6.2. Avrupa Birliğine Uyum ile İlişkili Öncelikler :
Aşağıda belirtilen öncelikler, Gümrük Birliğinin işleyişini etkileyecek olan ve geçiş
süreci 31.12.2000’de dolacak olan mevzuatın çıkarılmış olduğu varsayılarak belirlenmiştir.
• Sağlık alanında sivil örgütler ve vakıflara destek verilmelidir.
• Birliğe tam üyelik perspektifi göz önünde bulundurularak, Türk mevzuatına
aktarılacak ve yeni bir takım sistemler getirecek olan AB mevzuatı çerçevesinde,
Bakanlığın sorumluluğuna giren alanlarda, yapılanmaları farklı olan, örneğin Tıbbi
Cihaz Ajansı, İlaç Ajansı gibi yeni kurumların oluşturulmasına imkan tanınmalı ve
burada görev alacak personel için gerekli eğitim sağlanmalıdır.
• Proje karşılığı sağlanan mali imkanlardan araştırma kurumlarının, vakıfların,
üniversitelerin, sanayinin, sivil örgütlerin ve diğer ilgili kurum ve kuruluşların
faydalanmasına olanak sağlanmalı, sağlıkta devlet-sanayi ve üniversite işbirliği
desteklenmelidir.
• Türkiye’nin AB ile olan ilişkileri çerçevesinde yükümlülükleri ve imkanları
konusunda sağlık sektörünü oluşturan tarafların etkin bir biçimde bilgilendirilmesi ve
bilinçlendirilmesi sağlanmalıdır.
• Sağlık güvence sisteminde yeterli esneklik, verimlilik ve şeffaflık sağlanmalıdır.
• Birlikle Türkiye arasında sağlık alanında hizmetlerin serbest dolaşımını temin etmek
amacıyla sağlık eğitimi veren kuruluşlarda eğitim programları, Birlik mevzuatına
uyumlu hale getirilmelidir. Serbest dolaşım için mevzuatta gerekli değişikliker
yapılmalıdır.
• Sağlık hizmetleri standardize (alt kalite sınırı olarak ) edilmelidir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://15 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
• Sağlık alanında çeşitli konulardaki (ilaç, kozmetik, gıda gibi) ihtiyaca cevap
verebilecek referans laboratuarları ya da yeni sistemlerin getireceği çeşitli kurumlar
(onaylanmış kurum gibi) kurulmalıdır.
• Tüm sağlık hizmetlerinin etkin bir biçimde sağlanıp yürütülebilmesi için etkin bir
bilgisayar ve enformasyon ağının kurulması gerekebilir.
4. SONUÇ
Yukarıda ayrıntılı olarak ele alınan önceliklerin gerçekleşmesi ile 2023 yılı için sağlık
hedefleri aşağıdaki şekilde belirlenmiştir:
• Doğuşta beklenen yaşam süresi her iki cins için de 75 yıla yükseltilmelidir,
• Beş yaş altı ölüm hızı binde 20’ye düşürülmelidir,
• Bebek ölüm hızı binde 15’e düşürülmelidir.
• Tüberküloz, sıtma, kızamık, kuduz, tetanos, difteri elimine edilmeli, polio eradike
edilmelidir.
• Yeni Hepatit B taşıyıcı insidansı yüzde 80 azaltılmalıdır.
• Hemofilu influenza tip-b insidansı yüz binde 1’in, konjenital sifiliz binde 0.01’in,
konjenital rubella binde 0.01’in altına indirilmelidir.
• Yaşam tarzı ile ilgili olarak; 65 yaş altında kardiyovasküler hastalıklar yüzde 40,
kanserler yüzde 15, akciğer kanseri yüzde 25 azaltılmalıdır.
• Altı yaş sınırındaki çocukların yüzde 80’inde diş çürüğü bulunmamalıdır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://16 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://17 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
BÖLÜM - II
SAĞLIK ENFORMASYON SİSTEMİ
ALT KOMİSYONU RAPORU
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://18 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://19 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
1. GİRİŞ
Devlet Planlama Teşkilatı tarafından VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planı hazırlık
çalışmalarına katkıda bulunmak amacı ile kurulan "Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas
Komisyonu"nun 24 Aralık 1999 tarihinde yapılan ilk toplantısında "Sağlık Enformasyon
Sistemi (SES)" Alt Komisyonu oluşturulmuştur.
Sağlık Enformasyon Sistemi Alt Komisyonu ilk toplantısında;
• VII. Beş Yıllık Kalkınma Planında SES ile ilgili olarak yer verilmiş maddeleri,
• Ulusal Sağlık Kongresi SES çalışma grubu raporunu,
• Ulusal Sağlık Politikası Dökümanı’nın SES ile ilgili bölümlerini,
• 2. Ulusal Sağlık Kongresi SES çalışma grubu raporunu
inceleyerek genel bir tartışma yapmıştır. Bu toplantı sonucunda;
• Genel sağlık hizmetleri enformasyonu
• Hastane hizmetleri enformasyonu
• Standardizasyon
• İnternet
konularını incelemek üzere 4 çalışma grubu oluşturulmasına, bu çalışma gruplarının
hazırlayacakları raporları SES alt komisyonuna sunmasına ve Sağlık Bakanlığı Bilgi İşlem
Daire Başkanlığı’nın ilgili çalışma gruplarına davet edilmesine karar verilmiştir.
Çalışma grupları çeşitli tarihlerde kendi aralarında toplanarak grup raporlarını üretmiş,
bu raporlar Alt Komisyonun genel toplantısında tartışılmıştır.
Alt Komisyon üyeleri tarafından hazırlanan raporların ve varılan kararların bir
bütünlük içinde ele alınması amacıyla bir Redaksiyon Komitesi kurulmuştur. Bu Komite,
Sağlık Enformasyon Sistemi Alt Komisyonu Genel Raporuna son şeklini vermiştir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://20 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Raporun amacı, komisyon toplantılarında görüşülen konularda saptanan sorunları,
hedefleri ve uygulanabilir çözüm önerilerini sistematik bir biçimde DPT Sağlık Hizmetlerinde
Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Başkanlığı’na sunmaktır.
Rapor iki ana bölümden oluşmaktadır : Birinci bölümde ülkemizde SES ile ilgili genel
sorunlar, hedefler ve öneriler kolay anlaşılır bir biçimde maddeler halinde sunulmuştur. Bu
bölüm komisyon üyelerinin oybirliği ile kabul ettiği konu ve görüşleri kapsamaktadır. İkinci
bölümde alt komisyonların hazırladığı raporlar aynen sunulmuştur.
2. SORUNLAR
√ Ülkemizde diğer sektörlerde olduğu gibi, sağlık sektöründe de enformasyona
dayalı bir yönetimin varlığından söz etmek olası değildir.
√ Planlama, uygulama ve karar alma süreci politik nedenlere dayalıdır.
√ Verilerin kalitesinin düşük olduğu bilindiğinden yöneticilerce herhangi bir amaç
için kullanılmamaktadır.
√ Ancak, kalitenin yükseltilmesi için yöneticilerden herhangi bir istek ve öneri de
gelmemektedir.
√ Bazı veriler, örneğin doğum – ölüm verileri hiç toplanamamaktadır.
√ Sağlık Bakanlığı kendisine bağlı sağlık ocakları ve hastaneler dışındaki
birimlerden (üniversiteler, diğer bakanlıklar, işyerleri, özel hekimler vb.) gereği
gibi veri alamamaktadır.
√ Sağlık Bakanlığı ve diğer kurumlara bağlı sağlık kurumlarında sağlıklı bir
enformasyon sistemi yoktur. Belirli ölçülerde bir veri toplama sistemi
(sistemsizliği) vardır.
√ Sağlık Bakanlığınca ve diğer kuruluşlarca mevcut sistem içinde toplanan veriler
çeşit ve sayısal olarak eksik, kapsamı yetersiz ve doğruluğu kuşkuludur.
√ Kalite kontrolü yapacak bir mekanizma yoktur.
√ Toplanan veriler bilgiye dönüşmemektedir. Yetkililerin görev tanım ve iş
analizleri yapılmadığından hangi veriyi kimin kullanacağı da belirli değildir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://21 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
√ Sağlık Bakanlığında 1936 yılından bu yana veri toplama işlemlerini organize eden
ve toplanan verilerin tek sahibi olan Sağlık Propagandası ve Tıbbi İstatistik Genel
Müdürlüğü’nün 1982 yılında kaldırılması sonucunda :
⇒ Sistem sahipsiz kalmıştır. En alt düzeyden en üst düzeye kadar hiç kimse
sisteme sahip çıkamamıştır.
⇒ Bakanlıkta her genel müdürlük birbirinden habersiz veri toplamaya
başlamıştır. Bu durum doğal olarak;
⇒ Her genel müdürlükte bir istatistik biriminin kurulmasını zorunlu kılmış,
⇒ Gereksiz harcamalara, form enflasyonuna, gereksiz eleman istihdamına,
mükerrerliklere neden olmuş,
⇒ Veri toplayan personelde bıkkınlık, duyarsızlık, direnç ve güvensizlik
yaratmış,
⇒ Aynı konuda farklı ve çelişkili değerlendirmelere neden olmuş,
⇒ Bakanlık içi karşılıklı bilgi alış - verişini engellemiştir.
√ Veri toplayan personel topladıkları verilerin ne amaçla ve nasıl kullanılacağını
bilmemekte, veri toplamayı bir yük olarak kabul etmektedir.
√ Personele okulda ve işbaşında yeterli eğitim verilememekte, gerekli motivasyon
sağlanamamaktadır.
√ Görevini yapanlar ödüllendirilmemekte, görevini yapmayanlara hiçbir yaptırım
uygulanmamaktadır.
√ Bakanlık merkez ve taşra teşkilatındaki personel sık sık yer değiştirmektedir.
Bunun sonucunda;
⇒ Üst düzey yöneticiliğe yeni atanan görevli, toplanan verileri bilememekte ve
yönetimde kullanamamaktadır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://22 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
⇒ Alt düzeyde personel değişimi ise veri toplamadaki sürekliliği kesintiye
uğratmakta ve işe başlama - ayrılma arasındaki boşluklar veri kaybına neden
olmaktadır.
√ Değişik kurumların özellikle hastanelerin birbirinden bağımsız olarak büyük
harcamalarla çok sınırlı amaca yönelik kurdukları sistemlerin kurulması düşünülen
genel sistemlere uyarlanması büyük sorunlar yaratacaktır.
√ Çoğu yönetici «ENFORMASYON = BİLGİSAYAR» düşüncesindedir. Bu düşünce,
bilinçsizce bilgisayar alımına ve sonuçta atıl durumda bilgisayar sayısının artmasına
neden olmaktadır.
√ Bakanlık içi birimlerde, kurumlar arasında (DİE, DPT vb.) ve yurt dışı kuruluşlar ile
yeterli düzeyde bilgi alış - verişi olmamaktadır.
√ Tanım, terim, kodlama, fonksiyon, denetim ve değerlendirmede somut standart
kriterlerin olmaması derlenen verilerin ve üretilen enformasyonun değişik kurumlarca
kullanılmasını ve karşılaştırmalar yapılmasını mümkün kılmamaktadır.
3. HEDEFLER
Sağlık hizmetlerinin planlanması, organizasyonu, yönetimi, yeniden düzenlenmesi ve
yapılacak bilimsel araştırmalar için;
⇒ Doğru, güvenilir, yararlı, eksiksiz ve kapsamlı verileri zamanında, süratli ve
ekonomik olarak toplayacak,
⇒ Bu verileri kullanılabilir bilgilere dönüştürerek bir havuzda biriktirecek,
⇒ Havuzdaki bilgilerden kullanıcıların yararlanmasını sağlayacak,
⇒ Gerekli yerde ve düzeyde son teknolojinin olanaklarından yararlanacak,
⇒ Ülke içinde kurumlar arası ve ülkeler arası bilgi alış - verişinde bulunacak,
⇒ Farklı düzeylerde farklı enformasyon gereksinimlerine cevap verebilecek ve
değişen koşullara uyarlanabilecek esnek bir yapıya sahip olacak,
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://23 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
⇒ Tek elden yönetilen fakat tüm kullanıcılarca kolay ulaşılabilen, kolay
kullanılabilen, kolay denetlenebilen,
⇒ Basit fakat fonksiyonel, süratli, eğitici ve dinamik,
⇒ Sağlık personelinin tümünün etkin ve verimli bir şekilde kullanabildiği ve motive
olduğu,
⇒ Veri tabanlarını süratle güncelleştirebilen ve periyodik raporları hazırlayabilen,
⇒ Koordine edilmiş, alttan yukarıya süzülerek, üstten alta geri bildirim olarak akan
bir ENFORMASYON SİSTEMİ’ne sahip olabilmektir.
4. ÖNERİLER
⇒ SES işlemleri çok kapsamlı bir sistematiği, otomasyonu ve bürokratik işlemleri
gerektirmektedir. Bu işlerin ülke çapında organizasyonunda Sağlık Bakanlığı baş
sorumlu olmalı, diğer kamu ve özel kuruluş ve kişiler Bakanlığa yardımcı
olmalıdır. Bu konuda gerekli yasal düzenleme ile bürokratik işlemleri hızlandırıcı
yasal düzenlemeler süratle gerçekleştirilmelidir,
⇒ Ülke çapında örgütlenecek SES teşkilatı, özellikle üst yönetimler düzeyinde uzun
vadeli bir öngörüye sahip teknolojilerle (donanım, yazılım) donatılmalıdır.
Teknoloji alımında ulusal ve uluslararası yeterlik kriterlerine bağlı kalınmalıdır,
⇒ Sağlık Bakanlığı bünyesinde Ses Genel Müdürlüğü süratle kurulmalıdır. Bu Genel
Müdürlük bünyesinde birisi Bakanlık içi, diğeri ülke çapında kurumlar arası
enformasyon ilişkilerini düzenlemek için iki kurul oluşturulmalıdır. Bu ikinci
kurul; DİE, DPT, SSK, üniversiteler, ilgili bakanlık temsilcileri ve diğer ilgililerden
oluşmalıdır. Bu kurullar; SES ile ilgili planlama, organizasyon, denetleme, yeniden
düzenleme görevlerini üstlenmelidir. SES Genel Müdürlüğü gereken miktarda ve
nitelikte eleman, malzeme ve diğer olanaklarla donatılmalıdır. İl, ilçe ve hastane
bazında SES ile koordineyi sağlayacak Hastane Enformasyon Sistemleri (HES) üstkurullar
ının da oluşturulması gereklidir,
⇒ SES kademeli olarak faaliyete geçirilmeli, prototipler geliştirilmeli ve kullanıma
geçmeden önce pilot bölgelerde test edilmelidir. Her kademe faaliyete geçmeden
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://24 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
önce o kademe ile ilgili personel ataması eğitimi yapılmalı ve gerekli malzeme,
araç – gereç vb. sağlanmalıdır. Enformasyon sistemlerinin kurulması uzun vadeli
bir iştir. Enformasyon sistemi yalnız donanım alımı olarak görülmemeli,
sabırsızlıkla sistemlerin bir an önce kurulmasını bekleyen üst düzey yöneticilere bu
tür çalışmaların uzun zaman alacağı, sabır ve özenle devam ettirilebildiği ölçüde
başarıya ulaşılabileceği anlatılmalıdır,
⇒ Sağlık Bakanlığı ve diğer kuruluşlarca toplanan veriler SES Genel Müdürlüğü’ nde
bir havuzda biriktirilmeli ve buradan ilgililere dağıtılmalıdır. Veriler alt kademelere
mutlaka bilgi olarak geri gönderilerek, her düzeyde hizmet değerlendirilmesi ve
planlama yapılması sağlanmalıdır. Bu işlem ayrıca alt kademedeki personele
gönderdikleri verilerin bir şeye yaradığını görmeleri yönünden de yararlıdır,
⇒ SES yaşama geçirilmeden önce tüm personel böyle bir sisteme güçlü ve inançlı
olarak hazırlanmalıdır. Aksi takdirde, personelin dirençle karşı koyması sistemin
kurulmasını, işleyişini ve etkinliğini kötü yönde etkileyebilir. SES ne kadar iyi
tasarlanırsa tasarlansın, eğer personel; SES’in işlemesinde kendisinin ne denli
önemli olduğunu, ne gibi görevleri olduğunu ve SES’in günlük çalışmalarında
kendisine ne tür yararlar sağladığını bilmemesi durumunda SES’in başarılı
olamayacağı kuşkusuzdur,
⇒ SES’in fonksiyonel biçimde çalışmasında en önemli unsur personeldir. Her
düzeydeki personelin eğitimi SES’in istenen düzeyde işlemesi için hayati öneme
sahiptir. Bu nedenle her personel görevi ve pozisyonu da dikkate alınarak etkin
biçimde eğitilmelidir. Eğitim etkinlikleri hem okulda, hem görev başında sürekli
olarak yapılmalıdır,
⇒ Başta tıp fakülteleri olmak üzere sağlık meslek liseleri ile sağlık personeli yetiştiren
ön lisans ve lisans düzeyinde eğitim veren fakülte ve yüksekokulların müfredat
programlarına SES eğitimi eklenmelidir. Ayrıca, SES konusunda lisans ve lisans
üstü eğitim verilmelidir,
⇒ Sağlık Bakanlığı ve Türk Standartları Enstitüsü birlikte çalışarak ülke çapında
uluslararası normlara uygun ve her basamak sağlık örgütü için gerekli standartları
geliştirmeli ve ülke genelinde kullanılmasını sağlamalıdır. Bu amaca yönelik olarak
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://25 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Türk Standartları Enstitüsünde "Sağlık Standartları Uzmanlık Komisyonu"
oluşturulmalıdır,
⇒ Sağlık sektöründe bilgisayar okur - yazarlığının yaygınlaştırılması SES için de
önemli bir faktördür. Bu personel maddi olarak desteklenmeli ve bilgisayar eğitim
düzeylerini yükseltici önlemler alınmalıdır,
⇒ Sağlık düzeyi ve sağlık hizmetlerinin sunumu ile ilgili veriler yanında sağlık
hizmetlerini kullanım, finansman, ulaşılabilirlik, demografik özellikler, sağlık
ekonomisi, insangücü, hizmet maliyeti gibi konularda da veri toplanmalıdır,
⇒ Sağlık hizmetlerinin sunumunda olduğu gibi SES’in etkin olarak işlemesinde de
kilit personel hekimlerdir. Hekimlerin SES eğitimine önemli derecede ağırlık
verilmelidir. Bu nedenle tıp fakültelerine bu konuda önemli görevler düşmektedir.
Tüm tıp fakültelerinde Biyoistatistik Anabilim Dalları kurulmalı ve bu anabilim
dalına bağlı SES Bilim Dalları oluşturulmalıdır. Bu bilim dalları SES konusunda
ders verecek elemanları yetiştirme, SES ile ilgili bilimsel araştırmalar yapma,
SES’e uzman eleman yetiştirme ve eğitim programları geliştirme ve her düzeyde
eğitim görevlerini üstlenmelidir,
⇒ SES’e atanacak her türlü personelin seçiminde titiz davranılmalı ve objektik
kriterler konulmalıdır. Politik baskı ve tercihler tümüyle eradike edilmeli, liyakat
ve başarı ön planda tutulmalıdır. SES’e başarılı hizmet veren personel
ödüllendirilmeli, başarısızlara mutlaka yaptırım uygulanmalıdır. Merkezdeki ve
periferdeki personelin sık sık yer değiştirmesi engellenmeli, hizmette sürekliliği
sağlayabilmek için yerine başka bir görevli gelmeden kimse görevi terk
etmemelidir,
⇒ SES’in hiyerarşisi içerisinde bilgi akışında etik kurallara ve gizlilik ilkesine
uyulmalıdır,
⇒ Sağlık sektöründeki her düzeydeki personelin SES ile ilgili görev, yetki ve
sorumlulukları tanımlanarak yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://26 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://27 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
BÖLÜM - III
SAĞLIK HİZMETLERİ SUNUMU
ALT KOMİSYONU RAPORU
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://28 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://29 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
1. GİRİŞ
Sağlık hizmetlerinin sunumuna ilişkin fikir ve modeller, bilimsel, etik, politik,
ekonomik, toplumsal, kültürel, bireysel, vb. tüm düzeylerde zaman zaman birbirini
destekleyen, zaman zaman birbiriyle çelişen farklı ölçüt ve ilkelerle biçimlenmektedir. Bu
nedenle sağlık hizmetine ilişkin tartışmalar geniş bir katılımla, süreklilik içeren bir yaklaşımla
ele alınmalıdır.
Sağlık Hizmetleri Sunumu Alt Komisyonu, geniş bir katılımcı grubuyla bu amacı
gerçekleştirmek üzere çalışmıştır. Kendi içinde üç ayrı çalışma grubu oluşturmuş, her çalışma
grubu kendi çalışma yöntem ve programını oluşturarak raporlarını hazırlamış; genel oturumla
bu raporları tartışmış ve bu toplantıdan yola çıkarak sonuç raporunu hazırlamıştır.
Burada, daha sonraki dönemlerde dikkate alınmak üzere, çalışmalar üzerinde
kısıtlayıcı olan bir unsuru dile getirmek yararlı olacaktır:
1961 Anayasası ile ülke kalkınmasını beşer yıllık dönemlerle planlayan Türkiye, bu
demokratik planlama modelini hayata geçirebilmek üzere ihtisas komisyonlarını
toplamaktadır. Ancak Yedinci Beş Yıllık Kalkınma Planında sağlığa ilişkin olarak tanımlanan
hedeflerin çok azında anlamlı bir ilerleme sağlandığının tespit edilmiş olması, bu raporların
oluşum süreci ve yeterliliği ya da uygulayıcı otorite(ler)in hazırlanan planlara yönelik talebi
konusunda sağlıklı bir fikir vermemektedir.
Çalışma gruplarının, önceki raporlarda konan hedeflere neden yeterince ulaşılamadığı,
bunda raporların içerik ya da hazırlanış biçimleri bakımından ne gibi eksikliklerinin rol
oynamış olabileceği gibi konularda aydınlatılmamış olması; her plan döneminde önceki
döneme ilişkin çalışmaların yeterince dikkate alınmadan sıfırdan başlatılması; zamanın aşırı
kısıtlı tutulması yapılan çalışmaların alana katkısını sınırlayacaktır.
2. MEVCUT DURUM ve SORUNLAR
2.1. DÜNYADA MEVCUT DURUM
1. Sağlık evrenseldir ve insan hakkıdır. Sağlık hizmeti öncelikle sağlam insana götürülen
bir hizmettir. 21. yüzyıla adım atarken, sağlık alanında hedeflenen en önemli konu;
yalnızca daha uzun bir yaşam değil yaşam kalitesinin de yükseltilmesidir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://30 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
2. Dünya Sağlık Örgütü (D.S.Ö.) 21. yüzyıl Avrupa Bölgesi Hedeflerinde, sağlık
hizmetlerinin planlanması, sunulması ve sonuçlarının değerlendirilmesinde, toplumun
her kesimine, yoksunlukları ve ihtiyaçları dikkate alan bir eşitlik anlayışı ve her
düzeyde katılım ve dayanışma sağlanması ilkeleriyle hareket edilmesi gereği
vurgulanmaktadır.
3. Sağlık Hizmetleri Sunumu ile ilgili 1996 tarihli Lubljana Sözleşmesinde, sağlık hizmet
sunumu sistemleri ile ilgili gereklilikler olarak şunlar sıralanmıştır:
• İnsan onuru, eşitlik, dayanışma ve mesleki etik ilkelerle yönlendirilmesi,
• Sağlığın geliştirilmesi yönünde açık hedefler konması,
• Yurttaşların ihtiyaçlarına yanıt vermesi,
• Bakımın niteliğinde sürekli gelişimin amaçlanması,
• Finansmanın, vatandaşlara tüm sağlık hizmetlerinin ulaşabilmesine olanak
yaratmasının yanısıra, sürdürülebilir nitelikte olmasının güvenceye alınması,
• Birinci basamak yönelimli olması.
4. Varolan sağlık sistemlerinin yatay ve düşey düzlemlerde parçalanma içinde olduğu
tespiti geçerliliğini korumaktadır. D.S.Ö. hizmetlerin hasta geldikçe ve alt uzmanlık
dallarına doğru bölümlenmiş biçimde verildiğini vurgulamaktadır. Bu soruna karşı,
2010 yılı itibarıyla, Avrupa Bölgesi ülkelerinin yüzde 90’ında, etkin, maliyet-etkinliği
yüksek, 2. ve 3. basamaktan geri beslemenin alınabildiği bir sevk sistemine sahip ve
kapsamlı bir birinci basamak hizmeti kurulmuş olmasını öngörmektedir.
5. Yine aynı hedefler kapsamında, ülkelerin yüzde 90’ında birinci basamak sağlık
kuruluşlarında aile (sağlığı) hekim ve hemşirelerinin entegre birinci basamak
hizmetlerinin çekirdeğinde yer aldığı; farklı mesleklerden oluşan ekiplerin sağlık için
birarada çalışacakları ve yerel düzeyde toplum katılımının sağlanacağı bir sistemin
kurulmuş olması da ifade edilmiştir.
6. Sağlık hizmet sunumunun, aile ve toplum merkezli olması, kendi kendine bakım, evde
bakım gibi alanlardaki gereksinimlere yanıt vermesi, ve güçlü bir sevk sistemine sahip
olması hedeflenmektedir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://31 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
7. Sağlık hizmetlerinin sunum standartlarının geliştirilmesi, bekleme sürelerinin
azaltılması, hizmeti sunanların ve yararlananların memnuniyetlerinin artırılması ve
planlama ve değerlendirmede katılımlarının sağlanması önemli hedefler arasındadır.
Bu amaçla, tek tek kurumların yanı sıra genel boyutta da sağlık hizmetlerinde sürekli
kalite gelişimi ilkelerinin uygulanması için çalışmalar yoğunlaşmaktadır.
8. Uluslararası alanda, sağlık hizmetlerinde bilimsel kanıtlara dayandırılan bir
standardizasyonun olmaması önemli bir sorun olarak değerlendirilmektedir. Bu
yöndeki çalışmaların amacı, sağlık hizmet sunumundan sorumlu sağlık çalışanlarına,
alanlarındaki son bilimsel çalışmalarla desteklenen bir hizmet ortamı sağlamak ve bu
hizmetlerden yararlananlar için olanaklı en yüksek nitelikli bir hizmeti güvenceye
almaktır. Bu yolla hizmetlerin etkinliği ve verimliliğinin daha iyi izlenip
değerlendirilebileceği düşünülmektedir.
9. Bugün dünyada doğumda beklenen yaşam süresinin 66 yıldan 73 yıla çıkmasına
rağmen, sağlıkla ilgili sorunlar çözülmüş değildir. Özellikle cinsel yolla bulaşan
hastalıklar, 5 yaş altı çocuk ölümleri ve aşı ile korunulabilir hastalıkların morbiditesi
ve mortalitesi önemini korumaktadır. Bugün 5 yaş altı çocukların her yıl en az 2
milyonu aşı ile korunulabilir hastalıklardan, 8 milyonu malnütrisyon, ishal ve
pnömoniden ölmektedir. Her yıl 20-64 yaş grubundan 15 milyon insan önlenebilir
nedenlerle yaşamını kaybetmektedir. Bunun 3 milyonu etkin bir tedavi stratejisine
rağmen tüberkülozdan, eğitim ve korunma ile önlenebilmesine rağmen HIV/AIDS’ten
ölmektedir. Giderek küreselleşen dünyada bulaşıcı hastalıkların yaygınlaşma riski
hızla artmakta ve hizmet sunumunda koruyucu hizmetler daha da ön plana
çıkmaktadır.
10. D.S.Ö.’nün 21. yüzyılın sağlık hedeflerinin tanımlanması çalışmasının temel metni
olan "Health-21" adlı belgedeki önemli vurgulardan biri, birinci basamak sağlık
hizmetleri ile hastane hizmetlerinin entegre edilmesi konusundadır. Giderek
karmaşıklaşan ve uygun olmayan bir tüketim ortamı koşullarına kapılarak toplum
kesimleri için ekonomik olarak karşılanabilir nitelikte olmaktan uzaklaşan, toplumlara
olumsuz sağlık etkilerinin yanısıra ağır ekonomik yükler de getiren yaklaşımların terk
edilmesi yönünde, evrensel düzeyde yoğun bir çaba bulunmaktadır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://32 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
11. D.S.Ö. 21. Yüzyıl Avrupa Bölgesi sağlık hedeflerinde, sistematik programlarla
eradikasyon, eliminasyon ve kontrol çalışmaları ile bulaşıcı hastalıkların azaltılacağı
öngörülmektedir: Bölgede poliomiyelit bulaşının durduruluşu 2003 yılında her ülke
tarafından belgelendirilmiş; yenidoğan tetanozu 2005 yılından önce elimine edilmiş;
ve 2010 yılından önce bölge içi kaynaklı kızamığın eliminasyonu üye ülkeler
tarafından belgelendirilmiş olacaktır. 2010 yılı itibarıyla Hepatit B taşıyıcılık
insidansının en az yüzde 80 azaltılması; difteri ve hemofilus influenza tip-b
insidansının yüz binde 0.1’in altında kalması gibi hedefler tanımlanmıştır. Konjenital
sifiliz ve konjenital kızamıkcık insidansının her bin canlı doğumda 0.01’in altında
kalması hedeflenmektedir. 2015 yılı itibarıyla sıtma insidansının yüz binde 5’in altında
kalması öngörülmektedir.
12. Kişiyi bulaşıcı olmayan hastalıklara karşı zayıf kılan etkenler, genetik, biyolojik,
davranışsal ve çevreseldir. Genetik yatkınlığın erken saptanması ve tedavi edilmesi
yönünde çalışmalar sürmektedir. Ancak davranışsal ve çevresel risk faktörlerinin
azaltılması ve kontrolü hala en önemli müdahale alanlarından biridir. Sigara, alkol
kullanımları, şişmanlık, yağdan zengin beslenme, yetersiz bedensel aktivite, strese
maruziyet gibi faktörler epidemiyolojik olarak belirli hastalıklarla
ilişkilendirilebilmektedir. Koroner kalp hastalıkları, serebrovasküler hastalıklar,
kanserler, diyabet, kronik obstrüktif akciğer hastalıkları, ağız-diş sağlığı sorunları hala
önde gelen morbidite ve mortalite nedenleridir. D.S.Ö., topluma yüklediği yükler
açısından hastalıklara yönelik hesaplamalarda, en fazla yük getiren hastalıklar arasında
unipolar major depresyonu, iskemik kalp hastalıklarının hemen ardından ikinci olarak
belirtmektedir.
13. D.S.Ö. 21. Yüzyıl Avrupa Bölgesi Sağlık Hedeflerinde, 2020 yılı itibarıyla 65 yaş
altında kardiyovasküler hastalıklara bağlı ölümlerin en azından yüzde 40 azaltılması;
kanserlerde bu oranın ortalama yüzde 15 olması (akciğer kanseri için yüzde 25);
körlük, ampuasyon gibi ağır diyabet komplikasyonlarının en az üçte bir oranında
azaltılması; 6 yaşından küçük çocukların yüzde 80’inde hiç bir diş çürüğü olmaması,
12 yaşından büyüklerde ortalama 1,5 dişten fazla çürük ve kayıp olmaması
öngörülmektedir.
14. Avrupada kazalara bağlı olduğu bildirilen ölümlerin sayısı 1994 yılında 500 000
dolayındadır. 21. Yüzyıl Avrupa Bölgesi hedeflerinde yol ve ev kazaları ile aile içi ya
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://33 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
da organize şiddete bağlı morbidite ve mortalitenin yüzde 25-50 oranında azaltılması
öngörülmüştür.
15. Sağlık ve çevre arasındaki ilişkinin önemi bilinmekle birlikte, ekonomik nedenlerle ve
endüstriyel kalkınma önceliklerinin ağır basması yüzünden bu konu ihmal
edilmektedir. Çevreye ilişkin sağlık riskleri coğrafi ya da toplum kesimleri
bakımından eşit dağılmamaktadır. Eşitsizliklerin giderilmesi ile çevresel koşulların
iyileştirilmesi arasında güçlü bir bağ vardır. Avrupa ülkelerinde 1994 Helsinki
Deklerasyonunu takiben Ulusal Çevre Eylem Planları hazırlanmıştır.
16. Sağlıklı beslenme, uygun bedensel aktivite ve sağlıklı cinsellik gibi konuları
tanımlayan sağlıklı yaşam biçimlerinin desteklenmesi çalışmaları, hizmet sunumunun
önemli bileşenlerinden biri olmaktadır.
17. Alkol, ilaçlar ve tütün kullanımından kaynaklanan sorunların azaltılması, önemli
hedeflerden biri olmaktadır. Düzenli olarak sigara kullanan kişilerin yüzde 50’si
sigaraya bağlı nedenlerden ölmektedir.
2.2. TÜRKİYE’DE MEVCUT DURUM
1. Sağlık hizmeti veren birimler, birinci basamakta sağlık ocakları, ana çocuk sağlığı
merkezleri, verem savaş dispanserleri, kamu hastanesi poliklinikleri, SSK sağlık
istasyonları ve dispanserleri, belediyeler, işyeri hekimleri, özel teşhis tedavi
poliklinikleri, muayenehaneler ve farklı büyüklükte çok çeşitli diğer bakanlık
dispanserleri, vakıf poliklinikleridir. İkinci basamak hizmetler, Sağlık Bakanlığı, SSK,
Ulaştırma, Milli Eğitim gibi bakanlık hastaneleri, belediye hastaneleri, azınlık, vakıf
hastaneleri ve özel hastaneler tarafından verilmektedir. Üçüncü basamak hizmetler ise,
tıp fakülteleri, özel dal hastaneleri, eğitim hastaneleri gibi referans hastanelerinde
verilen hizmetlerdir.
2. Ülkemizde yaklaşık 12500 sağlık evi, 5500 sağlık ocağı, 165000 hasta yatağı ile,
73000 hekim, 75000 ebe, hemşire, sağlık memuru ve sağlık teknisyeni hizmet
vermektedir. Her üç basamak sağlık hizmetleri de çok değişik kuruluşlar tarafından,
eşgüdümden, işbirliğinden ve bütünsellikten uzak biçimde verilmektedir. Hizmetlerin
planlanması ve verilmesinde çok başlılık vardır. Kuruluşlar ve/veya basamaklar arası
bağlantılar yok denecek ölçüde kopuktur.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://34 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
3. Kamu başta olmak üzere, sağlık güvence sistemleri içinde sevk zinciri uygulaması
neredeyse yoktur. Toplum en yalın yakınmasından en karmaşık hastalığına kadar,
geniş ve çok başlı bir sağlık sistemi içinde yalnız bırakılmıştır. Öyle ki, referans
hastaneleri bile çoğu kez ilk basamak tedavi hizmetlerinde verilmesi gereken hizmeti
vermektedir. Hastane polikliniklerinde yığılan ve hizmet kalitesini ve etkinliğini
düşüren ve büyük yakınmalara neden olan kalabalığa ait sorunların çok önemli bir
bölümünün, (yaklaşık yüzde 80-90), birinci basamakta çözümlenebileceği
bilinmektedir. Ancak sevk zinciri uygulamasının olmayışı, hem kaynakların adil
kullanımına engel olmakta, hem de genel olarak sağlık hizmetlerinin kalitesinin
düşmesine neden olmaktadır.
4. Genel olarak kamu sağlık hizmetlerinin her üç basamağında da aşırı bir
merkeziyetçilik hakimdir. Sağlık birimlerinde yönetim sorumluluğu, profesyonel
yöneticiler ya da yönetim konusunda özel eğitim almış meslek sahipleri tarafından
üstlenilmemiştir.
5. Sağlık hizmetlerinin yönetim organizasyonu, yerel ve merkezi düzeyde nüfuzlu
kimselerin kişisel müdahalelerine açıktır.
6. Sağlık hizmetlerinin planlanması, verilmesi, izlenmesi ve değerlendirilmesinde en çok
ihtiyaç duyulan, geleceğe yönelik perspektifi barındıran, geniş kapsamlı ve
sektörlerarası işbirliğine dayanan bir yapılanma yoktur.
7. Verilen hizmetlerin izlenmesi, değerlendirilmesi, denetlenmesi ve saptanan sorunların
geri bildirimi ve düzeltilmesi konusundaki eksiklikler, bütün basamaklarda ağır bir
sorun olarak yaşanmaktadır.
8. Ülkemizde sağlık hizmet sunumuna ilişkin olarak bazı alanlarda mevzuat yetersizliği
vardır; mevzuatın yeterli olduğu alanlarda ise, uygulama aksamaları, denetim
yetersizliği ve mali destek sorunları yaşanmaktadır. Hizmet veren insangücünün
eğitimi ve istihdam politikalarının sürekli değişimi hizmet sunumundaki istikrarı da
olumsuz yönde etkilemektedir.
9. Anayasal sorumluluk olmakla birlikte, devlet kurumları, sağlık alanında sosyal
güvenlik ve hizmet sunumunu özel sektör kurumlarına aktarma uygulamalarına
yönelmiştir. Devletin sağlık politikası değişmekte, fakat özelleştirme ile ilgili olarak
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://35 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
toplumu, çalışanları koruyucu bilinç, mevzuat, kurum ve gelenekler yeterince
bulunmamaktadır.
10. Her üç basamakta da, personel, altyapı, hizmet kriterlerine ilişkin standartlar ve kalite
sorunu gündemdedir.
11. Sağlık hizmetlerinde kimi en gerekli alanlarda ağır bir kaynak sorunu yaşanırken, kimi
alanlarda aşırı savurganlıklara rastlanmaktadır.
12. Hemen hiç bir basamakta randevu sistemi oluşturulamamıştır.
13. Sağlık hizmetlerinde saygı, anlayış ve güler yüz eksiktir. Hasta haklarının varlığından
pek söz edilemez. Sağlık mesleklerinin eğitiminde ve bu mesleklerin uygulanmasında
etik ilke ve standartlara hak ettiği önem verilmemektedir.
14. Tıbbi hizmetlerin sunumunda bilimsel kanıtlara dayandırılan bir standardizasyon
yoktur.
15. Çalışanların iş güvencesi yeterli nitelikte değildir. Mesleki risk ve can güvenliği
açısından, sunulan hizmetlerle doğru orantılı bir güvenceye sahip olunduğu
söylenemez.
16. Sağlık Hizmetlerinin Sosyalleştirilmesi Yasası gereği, l960’ tan bu yana birinci
basamak sağlık hizmetleri, her bireye eşit, entegre, erişilebilir ve koruyucu ağırlıklı
olarak ele alınmaktadır. Ancak yönetimlerin sık sık değişmesi ve gerekli kararlılığın
olmaması birinci basamak sağlık hizmetlerinin istenilen düzeye ulaşmasını
engellemektedir.
17. Demografik yapının değişmesi ve göçler nedeniyle risk grupları da değişmeye
başlamıştır; kırsal alana öncelikli ve yönelimli olarak düşünülen birinci basamak
sağlık hizmetleri, kentsel alanlar için yeniden gözden geçirilmelidir.
18. Koruyucu hizmetler ana ve çocuklara kısmen ulaşabilirken; ergenlere hiç
ulaşamamaktadır. Sağlık hizmetlerinde risk grubu yaklaşımına yeni risk gruplarınının
eklenmesi gereği doğmuştur.
19. VII. Beş Yıllık Kalkınma Plan döneminde ’Sağlık Teşkilatının il ve ilçe düzeyinde
kuruluş, işleyiş, hizmet sunumu ve kullanımı yönünden düzenlenmesi amacıyla
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://36 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
“Birinci Basamak Sağlık Hizmetleri ve Aile Hekimliği hakkında Yasa Tasarısı
Taslağı” hazırlanmış, ancak yasalaşmamıştır.
20. Sağlık insangücü yetiştirilmesi, örgün sağlık eğitimi, sağlık personelinin bilgilerinin
yenilenmesi ve gelişimlerinin sağlanması, hizmetiçi ya da görevbaşı eğitimi, toplumun
sağlık bilgisinin artırılması, sağlıklı davranış alışkanlıklarının kazandırılması ve sağlık
gelişimlerinin sağlanmasını kapsamına alan sağlık eğitimi konusunda, yeterli politika
ve programlar bulunmamaktadır.
21. Toplumun sağlık eğitiminde önemli bir olanak yaratan kitle iletişim araçlarından
yeterince yararlanılmamaktadır. Öte yandan, bu kitle iletişim araçlarıyla yapılan
yayınlarda sağlıkla ilgili yanlış ve/veya yanıltıcı haberlere yönelik yaptırım eksikliği
sorunu vardır.
22. İnsanlar güvenilir, uygun fiyatta, kaliteli, sağlıklı beslenme alışkanlığını geliştirecek
besinleri satın alma ve tüketme hakkına sahiptir. Politikalar oluşturulurken besin ve
sağlık kavramları birlikte ele alınmalıdır. Bu nedenle besin, beslenme plan ve
politikalarının oluşturulması tarım, sağlık, eğitim, ticaret, sanayi kuruluşlarının,
üniversitelerin sivil toplum örgütlerinin işbirliğini gerektirir.
23. Ülke genelini yansıtacak "Beslenme ve Sağlık Araştırması" 26 yıldır yapılamamıştır.
Bu nedenle, yeterli bir veri tabanı bulunmamaktadır. Mevcut durum bölgesel araştırma
verilerine dayalı olarak verilmektedir.
24. Bebeklerin emzirilmesi sıklığı yaygın (yüzde 95.2) görünse de salt anne sütü ile dört
ay beslenen bebeklerin oranı yüzde 9.2’ ye düşmüştür. Ek besinlere erken başlanmakta
(ilk bir ayda yüzde 49.3) ve uygun olmayan ek besinler verilmektedir.
25. Aile yapısında ve ailenin ekonomik durumunda meydana gelen değişimler sonucu
daha çok insan ev dışında beslenmektedir. Bireylerin yaşam şekline bağlı olarak
yemek fabrikaları gibi kaynaklardan toplu beslenmeye veya ayaküstü beslenmeye
yönelmesi, gıda güvenliği ve beslenme sorunlarını ortaya çıkarmaktadır.
26. Genel olarak toplumun düzenli bir fiziksel aktivite/spor yapma alışkanlığı yoktur.
27. Türkiye’de 0-5 yaş grubu çocuklarda büyüme ve gelişme geriliği, kansızlık, raşitizm;
okul çağı çocuk ve gençlerde zayıflık ya da şişmanlık, kansızlık, vitamin
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://37 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
yetersizlikleri, iyot yetersizliğine bağlı hastalıklar, diş çürükleri; yetişkin kadınlarda
zayıflık ya da şişmanlık, kansızlık, iyot yetersizliğine bağlı hastalıklar, vitamin
yetersizlikleri; yaşlılarda beslenmeye bağlı kronik hastalıklar sıklıkla görülmektedir.
28. Kronik enerji yetersizliği: Son 10 yılda görülme sıklığı düşmesine rağmen 0-5 yaş
grubu çocuklarda kronik malnütrisyon göstergesi olan kısa boyluluk oranı yüzde16’dır
(Batı: yüzde 9.9, Doğu: yüzde 30; Kent: yüzde 12.6, Kırsal: yüzde 22).
29. Düşük doğum ağırlığı: 2500 gr.dan düşük ağırlıkla doğan bebeklerin ortalama oranı
yüzde 10’dur.
30. Demir yetersizliği anemisi (kansızlık): 0-5 yaş grubu çocukların ortalama yüzde 50’si,
okul çağı çocukların yüzde 30’u, gebe ve emzikli kadınların yüzde 50’si kansızdır.
31. İyot yetersizliği: 6-12 yaş grubu çocuklarda basit guatr görülme sıklığı yüzde 30.3’ tür.
Çocuklarda önlenebilir zeka geriliğine yol açan hipotiroidinin ülke genelinde boyutları
bilinmemektedir. Sorunun önlenmesinde kesin çözüm olan iyotlu tuzun kullanılma
oranı ise yüzde 24’ tür.
32. Raşitizm görülme oranı yüzde 7-10’ dur.
33. Vitamin yetersizlikleri: 7-17 yaş grubu çocuklarda B1 vitamini (yüzde 20.1), B2
vitamini (yüzde 89.9), vitamin B6 (yüzde 83.4), folik asit (yüzde 23.3), vitamin B12
(yüzde 5.9), vitamin C (yüzde 43), vitamin A (yüzde 11.6), B-karoten (yüzde 3.5),
vitamin E (yüzde 21.8), demir (yüzde 6.1) ve çinko (yüzde 15.7) yetersizlikleri
saptanmıştır. Gebe ve emzikli kadınlarda da B2, B6, B12 ve folik asit vitaminleri ile
demir, çinko, kalsiyum minerallerinin yetersizlikleri bulunmuştur. Ayrıca kadınlarda
önemli oranda kemik kaybı olduğu saptanmıştır.
34. Diş çürükleri: Okul çocuklarında yüzde 43-85 oranında diş çürüğü prevalansı
bulunmuştur. Çürük, kayıp, dolgu oranı 13-19 yaş grubu gençlerde 2.94’ diş olarak
belirlenmiştir.
35. Beslenmeye bağlı kronik hastalıklar: Şişmanlık, kalp-damar hastalıkları,
hipertansiyon, diabet, kanser ve osteoporoz önemli kronik hastalıklardır. Yetişkin
kadınların yüzde 33.4’ü hafif şişman ve yüzde 18.8’i şişmandır. Şişmanlık oranı
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://38 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
yetişkin erkeklerde yüzde 10’dur. Okul öncesi çağda hafif şişmanlık oranı yüzde 19 ve
şişmanlık oranı ise yüzde 7’ dir.
36. Ülkemizde tüm ölümlerin ilk sırasında yüzde 43 oranında kalp-damar hastalıkları yer
almaktadır. Bireylerin yüzde 9’unun kolesterolü (>250 mg/dL), yüzde 17’sinin
trigliserit değerleri (>200 mg/dL) yüksek saptanmıştır. Yüksek olması istenen HDL
düzeyi ise düşüktür.
37. Hipertansiyon görülme oranı yüzde 11-43’dür. Sigara içme halen yaygın bir sorundur.
Ülkemizde 15 yaş üzeri erkeklerin yüzde 63’ü, kadınların yüzde 24’ü sigara
içmektedir.
38. Kanser ülkemizde ikinci sırada ölüm nedenidir. Tüm ölümlerin yüzde 11’ini
oluşturmaktadır.
39. Diabet toplumun yüzde 3.5’ inde görülmektedir. Son 5 yılda erkeklerde yüzde 25,
kadınlarda yüzde 14 oranında artış göstermiştir.
40. Osteoporoz görülme oranı kadınlarda yüzde 10.9, erkeklerde yüzde 0.6 dır.
41. Enfeksiyon hastalıkları ve ishal çocuk hastalıklarının ve ölümlerinin başlıca nedenleri
olmaya devam etmektedir. İshal prevalansı yüzde 29.7’dir. Son beş yılda ishal
insidansında yüzde 5 artış olmuştur. Üst solunum yolu hastalıklarının insidansı
çocuklarda yüzde 12’dir.
42. Yetişkinlerde kronik solunum yolu hastalıkları görülme oranı yüzde 2.5’ tir.
43. Koruyucu ve tedavi edici ağız ve diş sağlığı hekimlik hizmetleri yeterince
önemsenmemekte ve hizmet sunumunda yeterli ağırlıkta yer almamaktadır.
44. Gıda Kontrol Sistemi: Gıda kontrol sisteminde yetersizlikler vardır. Buna bağlı olarak
sağlıksız besin arzı söz konusu olabilmektedir. Yasal düzenlemelerde özellikle ürün
bazında büyük eksiklikler bulunmaktadır. Ayrıca, mevcut yasal düzenlemelerin
Avrupa Birliği ile uyumlaştırılması çalışmaları tamamlanmamıştır. Tüketicilerin besin
kirliliği ile ilgili bilgi düzeyi düşüktür.
45. Beslenme Bilgi (Eğitim) Düzeyi: Ülke genelinde halkın sağlıklı beslenme
konusundaki bilgi düzeyi düşüktür ve hatalı uygulamaları mevcuttur.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://39 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
46. Okul sağlığı çalışmaları tüm dünyada 1800’lü yıllarda başlamasına rağmen,
ülkemizdeki çalışmalar 1970’ li yıllarda başlamıştır. Türkiye’de okul sağlığı
çalışmaları yok denecek kadar azdır. Kısa sürede okul sağlığına ilişkin çalışmaların
başlatılması gereklidir. Konuyla ilgili her düzeyde bilgi ve duyarlılığa gereksinim
bulunmaktadır.
47. Ülke çapında ergenlere yönelik üreme sağlığı hizmeti sunulmamaktadır. Sosyal ve
toplumsal baskı, yaşın getirdiği çekingenlik, başvurulabilecek sağlık kurumlarını
bilmeme, sağlık kurumlarında adolesanlara danışmanlık verebilecek birimlerin
bulunmaması, var olan sağlık kuruluşlarında bu konuda özel eğitilmiş personelin
olmaması, adolesanların ulaşabileceği noktalarda hizmet verilmemesi, ailelerinin
desteği olmadan gerek kontraseptif malzeme, gerek üreme sağlığı hizmeti alabilecek
maddi imkanlara sahip olmamaları, örgün eğitimde üreme sağlığına yeterli yer
verilmemesi, eğiticilerin bu konudaki yeterliliğinin sınırlı olması, adolesanlara yönelik
hazırlanmış olan "bilgi-eğitim-iletişim" materyallerinin kapsam bakımından dar, az
sayıda ve yeterince yaygın olarak dağıtılamaması, görsel işitsel medyanın kimi zaman
bu konuda yanlış bilgiler vermesi, ergenlere yönelik hizmet yetersizliklerini
sergilemektedir.
Rutin bilgi toplama sistemi içinde adolesan ve gençlerin üreme sağlığına
ilişkin bilgi toplanmamaktadır. Bu nedenle, adolesanlara verilen hizmetlerin analizi
yapılamamaktadır.
Kırsal kesimde, erken yaşta evlilikler hala yaygındır; öte yandan özellikle
kentsel kesimde evlilik dışı cinsel ilişki yaşının küçüldüğüne ilişkin ipuçları vardır.
48. Ana sağlığı ve ölümleri konusunda bazı ilerlemeler sağlanmış olmakla birlikte
yapılması gereken çok şey vardır. Eğitimi ve sosyo-ekonomik düzeyi düşük olan
kadınlar arasında riskli gebeliklerin yaygınlığına karşın, doğum öncesi bakım ve
doğum hizmetlerinden yararlanma düzeyi düşüktür (yüzde 44.4). Bölgesel ve yerleşim
yerlerine göre farklılıklar halen ciddiyetini korumaktadır. Doğum öncesi bakım
hizmetleri ülke genelinde bütün birinci basamak sağlık kuruluşlarında
verilememektedir, bu kuruluşların teknik donanımı ve insangücünün niteliği hizmet
kalitesi için yeterli değildir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://40 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Sezaryenle doğum ve düşük doğum ağırlıklı bebek oranı yüksektir (sırasıyla
yüzde 21.9, yüzde 12); komplikasyonlu doğum sıklığı (yüzde 56) yüksektir. Neonatal
bebek ölümleri yüksek düzeyde olup perinatal sağlık sorunlarının kontrolüne ihtiyaç
vardır.
Sağlık kuruluşlarında doğum hizmetleri kalitesinin izlenmesini sağlayacak
kayıt sistemi kurulamamıştır.
Doğum ya da düşük sonrası kontraseptif uygulanma oranı çok düşüktür,
erkeğin katılımını sağlayacak danışmanlık hizmeti çok yetersizdir.
49. Aile planlaması sorunlarına stratejik plan yaklaşımıyla eğilinmemekte, hazırlanmış
olan Kadın Sağlığı ve Aile Planlaması Ulusal Stratejik Eylem Planı tüm boyutlarıyla
uygulamaya konulamamıştır. Kadın sağlığı ve aile planlaması (KS/AP) hizmet
kalitesinin yükseltilmesi, hizmetlerin yaygınlaştırılması ve yerleşim yerleri ile bölgeler
arası farklılıkların giderilmesinde yetersizlikler bulunmaktadır. KS/AP hizmetleri,
ilgili tüm sağlık kuruluşlarının hizmetlerine yeterince entegre edilememiş ve
kurumsallaştırılmamıştır.
Aile planlaması yöntemi kullananlar arasında etkili yöntemlerin kullanım
oranları düşüktür. KS/AP konusunda toplumun bilinçlendirilerek hizmetlerden
yararlanmasının artırılması ve sürekliliğinin sağlanması için bilgilendirme, eğitim ve
iletişim çalışmaları yeterince güçlendirilememiş ve yaygınlaştırılamamıştır.
KS /AP Hizmetlerinin kaliteli ve yaygın olarak sunulabilmesi için örgütlenme,
fiziki yapı, insangücü, mevzuat, yönetim, bilgi sistemi, koordinasyon ve işbirliği
konularında gereken düzeye ulaşılamamıştır.
KS/AP hizmetlerinin kaliteli ve yaygın biçimde verilebilmesi için hekim, ebe,
hemşire ve diğer ilgili personele, hizmet öncesi ve hizmet süresince yeterli bilgi ve
becerilerin kazandırılması yeterli düzeyde değildir.
AP hizmetlerinde kontraseptif malzeme gereksinimlerinin kamu ya da özel
sektör eliyle sağlanabilmesi için kendi kendine yeterli kaynak sağlayacak bir ulusal
finansman sistemine ihtiyaç vardır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://41 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
50. Cinsellikle ilgili akademik bilgilerin eksikliği, bireylerin ve toplumun cinselliği
genellikle üreme işi ve organlarıyla ilgili biyolojik bir eylem olarak dar bir odaktan
görmelerine neden olmuştur. Bunun sonucu olarak, toplumca cinsel eğitimden
korkulmaktadır. Ülkemizde gerek örgün gerek yaygın eğitimde, hatta sağlık
personelinin meslek eğitimlerinde de cinsel sağlık bilgileri eğitimi yapılmamakta,
kimlik gelişimi üzerine olumsuz etkileri olan bu durum riskli cinsel davranışlar
konusunda da bilgilenme ve bilgilendirme olanağını sınırlamaktadır.
Cinsel yolla bulaşan hastalıklar (CYBH) dünyada yaygın görülen önemli bir
sağlık sorunudur. Cinsel yolla bulaşan hastalıkların oluşumunda rol oynayan biyolojik
ve sosyal faktörler ve klinik ve laboratuar tanılarında yaşanan güçlükler hastalıkların
önleme ve kontrol programlarını zorlaştırmakta ve enfeksiyonlar gizli bir şekilde
giderek yaygınlaşmaktadır. Ülkemiz uluslararası göçlerin olduğu, sosyal ve ekonomik
yeni değerlerin oluştuğu komşu ülkeler arasında kalarak bölgedeki karmaşa ve nüfus
hareketlerinden etkilenmekte, riskli davranışları artıran bu özellikler ise CYBH’ ların
kontrolünü de zorlaştırarak, hastalıkların yayılmasına neden olmaktadır.
Güvenli cinsel davranışların özellikleri toplum tarafından yaygın olarak
bilinmemekte, bu nedenle riskli cinsel davranışlar süregelmektedir.
CYBH / HIV-AİDS’in yalnızca “başkalarının” sorunu olduğu düşünülmekte,
bu yaklaşım korunma, tanı ve tedavi fırsatlarını sınırlandırmaktadır. Türkiye’de
CYBH kavramı ve kontrol özellikleri ne toplumun geneli, ne de hekim ve hekim dışı
sağlık personeli tarafından yeterince bilinmemektedir. Yasal zemin olduğu halde
cinsel sağlık, CYBH / HIV-AİDS hakkında bilgilendirme ve tanı-tedavi hizmetleri
temel sağlık hizmetlerine gerektiği biçimde entegre edilmiş değildir.
Sağlık hizmetlerinin kalitesi cinsel sağlık ve CYBH gibi duyarlı konularda
hizmet vermek için yeterli değildir. Gerek karşılama, gerek tanı ve tedavi yaklaşımları,
gerekse gizlilik ilkesiyle birlikte kayıt ve bildirim uygulamaları yerine
getirilememekte, bu nedenlerle bireylerin hizmet almak için talep ve ulaşma olanakları
sınırlanmakta, etkin kontrol yapılamamakta ve sorunların boyutları bilinememektedir.
Yaşlılara yönelik üreme sağlığı hizmetleri temel sağlık hizmetleri bütününe
entegre edilememiştir. Birinci ve ikinci basamak sağlık kuruluşlarında yaşlıların
üreme sağlığını hedef alan koruyucu ve erken tanı için rutin olarak uygulanan
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://42 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
programlar (kanser, osteoporoz ve kardiyovasküler riskler için tarama testleri) mevcut
değildir. Ülkemizdeki 60 yaş üzerindeki yaşlıların yüzde 85 inin en az bir kronik
hastalığı vardır.
Sağlık personelinin, toplumun (birey ve ailelerin) konuyla ilgili, bilgi ve bilinci
yetersizdir; güvenilir araştırma ve bilgiler mevcut değildir.
Yaşlılara yönelik sağlık hizmetleri altyapısının geliştirilmesi, özel bakım
birimlerinin artırılması ve sağlık personelinin nitelik ve nicelik bakımından
yetiştirilmesi zorunludur.
51. Bugün Türkiye’de 7,5 milyon özürlünün yaşadığı tahmin edilmektedir. İş kazaları ve
meslek hastalıkları, trafik kazaları, ev kazaları özürlülük nedenlerinde ilk sıraları
almakta, bunlara doğal afetlerin etkileri eklenmektedir. Özürlülük konusundaki
geleneksel anlayıştan, özürlülerin toplumsal yaşamın her düzeyinde yer alabilecek,
toplumun önemli bir parçası olduğu anlayışına geçilmelidir.
52. Bağışıklama hizmetlerinin, yaşanan tüm olumsuzluklara karşın büyük emeklerle
yürütülen aşılama hizmetlerinin, kampanyalar yerine sistematik ve yaygın olarak
sürdürülmesi gerekmektedir. Aşı kampanyalarının pek çok farklı nedenlerle genel aşı
uygulamalarını olumsuz olarak etkilediği gösterilmiştir.
53. Bulaşıcı hastalıkların bildirimi Umumi Hıfzıssıhha Kanununun (UHK) 57. maddesine
göre yapılmak durumundadır. Ancak, gerek birinci basamak, gerek ikinci basamaktan
yapılan bildirimler yetersiz kalmakta ve ülke genelini yansıtmamaktadır.
54. Kuduz, bruselloz, kist hidatik, toksoplazmoz, tüberküloz ve şarbon gibi zoonozlar,
ülkemizde hala önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam etmektedir. Özellikle son
zamanlarda artış gösteren kontrolsüz hayvan girişi, teşhis edilemeyen bazı hastalıkları
da beraberinde getirecektir. Zoonozlarla mücadelede Sağlık Bakanlığı, Tarım ve
Köyişleri Bakanlığı, belediyeler gibi birden fazla kuruluş sorumludur.
55. Türkiye, gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında birinci basamak ruh sağlığı hizmetlerinin
sunumunda geri kalmıştır. VII. Beş Yıllık Kalkınma Planında birinci basamak sağlık
hizmetlerine ilişkin az sayıda özel programların başlatıldığı ancak,
yaygınlaştırılamadığı belirtilmektedir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://43 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
56. Dünya nüfusunun giderek yaşlandığı bilinmektedir. Yaşlı nüfus ülkemiz için de uzak
olmayan bir gelecekte gündeme gelecektir. Bir yandan doğurganlığın düşmesi, öte
yandan kronik hastalıkların örneğin kardiyovasküler hastalıkların erken tanı ve tedavi
olanaklarının artması ve sonuç olarak doğumda beklenen yaşam süresinin uzaması
gibi faktörlerin etkisiyle, genel nüfusumuz içindeki yaşlı nüfus oranının 30 yıl içinde
2-3 kat artacağı öngörülmektedir. Bu nedenle yaşlı sağlığı giderek önem
kazanmaktadır.
57. İş sağlığı açısından yaşanan sorunlar arasında küçük ölçekli işyerlerinde sağlık
hizmetlerinin yetersizliği önde gelmektedir. Hizmetlerde standardizasyon sorunu
vardır. Risklere göre yürütülecek hizmetlerin neler olduğunun belirlenmesi ve
hizmetlerin yürütülmesi açısından da denetiminin yapılması gerekmektedir. işyeri
hemşiresi, iş hijyenisti, iş psikoloğu, iş sağlığı meslek hastalıkları uzmanları gibi, iş
sağlığı ve güvenliği alanında eğitilmiş insangücü sıkıntısı yaşanmaktadır.
58. Ulusal Çevre Sağlığı Eylem Planı çalışmalarında yeterli koordinasyon ve etkinlik
sağlananamamıştır. Ulusal mevzuatımıza göre; çevre kirleticilerin konsantrasyonlarına
yönelik sınır değerler Dünya Sağlık Teşkilatı ve AB tarafından öngörülen rehber
değerlerinin çok üzerindedir. Mevcut altyapı, insan sağlığını tehdit eden önemli çevre
kirleticilerinin tamamının izlenmesi için yetersiz kalmaktadır. Çevre kirliliğinin sağlık
etkilerini belirlemek için yeterli veri tabanı mevcut değildir. Tedavi ve tanısal
amaçlarla kullanılan yoğunlaştırılmış radyasyon uygulamalarında nicelik ve nitelik
bakımından var olan durum, ortaya çıkan sorunlar konusunda bilgi ve duyarlılık
eksikliği vardır. Bu konularda ulusal politikalar, bunların bileşeni olarak veri ve
standartlar eksiktir.
59. Gerçek izleme ve değerlendirme için çevresel ve biyolojik izleme çalışmalarının
birarada sürdürülmesi gerekmektedir. Ancak ülkemizde çevresel ve biyolojik
değerlendirmelerin birbirinden kopukluğu, gereken koruyucu tedbirlerin
alınabilmesini engellemektedir. İnsanın kendi doğal çevresinde yaptığı faaliyetler
sonucu, çevre kirliliğine bağlı sağlık risklerinin boyutlarını belirlemek amacıyla
tasarlanmış olan epidemiyolojik çalışmalar çok yetersizdir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://44 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
60. Bundan önceki beş yıllık kalkınma planlarında çevre duyarlılığının, henüz bütün
ekonomik ve sosyal kararlara ya da hukuksal-örgütsel düzenlemelere dahil edilmediği
saptanmıştır.
61. Gayrısıhhi müesseselerle ilgili denetim ve ruhsatlandırma çalışmalarını düzenleyen
mevzuat oldukça yeterlidir. Konuyla ilgili denetim etkindir. Ancak çevre
emisyonlarının sürekli izlenmesini sağlayacak teknolojik altyapı ve personel standardı
eksiktir.
62. Hastane öncesi acil sağlık hizmetleri ölümlerin önlenmesinde ve sakatlıkların
azalmasında büyük bir öneme sahiptir. Bu durum hizmetin sağlık alanında ayrı bir
disiplin olarak ele alınıp sunulmasını gerekli kılmıştır. Bu hizmetin her yerde ve her
bireye anında ulaşacak şekilde yapılandırılması tek elde yürütülen merkezi bir
organizasyonla mümkündür. Ülkemizde 1997 yılında kurulan Acil Sağlık Hizmetleri
Koordinasyon Kurulu, il düzeyindeki hizmetlerin etkili ve verimli yürütülmesini
sağlamaktan sorumludur; ancak, bu alandaki sorunların çözümünden uzak olunduğu
bir gerçektir.
63. Ambulans sayısı (özellikle hava, deniz) yetersizdir. Ambulans tipleri ve donanım
standartları yasal olarak belirlenmemiş durumdadır. Eğitilmiş personel ve yasal yetki
ve sorumlulukları belirlenmemiştir. Gerçekçi bir düzenleme, iş akışı ve kapasite
kullanımı ile eldeki olanaklar daha verimli kullanılabilir. Ambulansların nitelikleri ve
kurumlar arası dağılımı uygun değildir. Atıl ambulansların sayısı fazladır. Ambulans
ve tıbbi malzemelerde standart ve kalite düşüktür.
64. Hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde uygun teknoloji kullanımı gerekmektedir.
Özellikle bilgisayar kullanımı (komuta merkezi, acil çağrı sistemi, iletişim için)
gereklidir. Ülkemizdeki 112 telefon sistemi Telekom tarafından teknolojik olarak
uygun kurulmamıştır; hatalı telefon düşmesi sık olmaktadır. Telekomun bu alanda
yeni yatırım yapması gereklidir. Telsiz sistemi ve GPS (yön tayini) geliştirilmelidir.
65. Tedavi edici sağlık hizmetleri, birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerinde
verilmektedir. Bu hizmetlerin başarılı, yeterli, etkili ve verimli olabilmesi için birinci
basamak hizmetlerin uygun ve yeterli nitelikte verilmesi ve bu yönde desteklenmesi,
güçlendirilmesi ve geliştirilmesi gereklidir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://45 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
66. Hastanelerin ülke düzeyinde dağılımı dengesiz, toplam sayısı ve yatak kapasiteleri
ihtiyacın gerisindedir. Ulaşım ve refakatçıların barınma sorunu olan yerlere kurulmuş
olan hastaneler ya tam kapasite ile kullanılamamakta, ya da hastalara maddi külfet
oluşturmaktadır. Hasta yatağı kullanım kapasitesi yüzde 55 civarındadır.
Hastanelerimizde hasta sirkülasyonu da yavaştır.
67. İleri teknoloji isteyen özel tanı merkezleri kuruluşlarında aşırı bir arz vardır. Bu arz
kendi talebini yaratma doğrultusunda sağlık sistemi üzerinde ağır ve bozucu bir baskı
yaratmaktadır.
68. Tedavi edici sağlık hizmetlerinde aşırı bir ilaç savurganlığı vardır.
69. İlaç ve zehir danışma merkezlerinin hizmetleri yeterli ölçüde geliştirilip
yaygınlaştırılamamıştır.
70. Tedavi edici sağlık hizmetlerinde yer alan eczacıların aldıkları eğitimden, hizmetteki
fonksiyonlarından ve kamu kadrolarından kaynaklanan sorunları vardır.
71. Reçete ile satılması gereken ilaçlar halen serbestçe reçetesiz olarak satın
alınabilmektedir.
72. Hayati öneme haiz ilaç, serum, aşı ve tıbbi malzemelerin ulusal üretimi açısından
herhangi bir teşvik söz konusu değildir.
73. İlaç, mama ve tıbbi ürünlerin promosyonlarında yeterli denetim yoktur.
74. İlaç ruhsatlandırmada Sağlık Bakanlığı ile birlikte Tarım Bakanlığından da onay
alınabilmektedir. Bu durum ise etkin denetimi zayıflatmaktadır.
75. Tedavi edici sağlık hizmetlerinde öncelikler, premature, adölesan, geriatri sağlık
merkezleri, organ nakli, çocuk ve genç ruh sağlığı, özürlüler sağlığı gibi alanlar için
yeterli değildir.
76. Türkiye, dünyada rehabilitasyon hizmetlerinin organizasyonunu henüz tamamlamamış
ülkeler arasındadır. Nitelik ve nicelik yetersizlikleri (merkez sayısı, hasta yatak sayısı,
yetişmiş eleman ve istihdam) bulunmaktadır. Ülke düzeyinde dağılım dengeli değildir
ve kullanım kapasitesinde yetersizlikler mevcuttur.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://46 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
77. Bir konuda uzmanlaşmış rehabilitasyon merkezleri veya birimleri (kafa travması,
spinal yaralanmalar, ortopedik rehabilitasyon merkezleri vb) halen bulunmamaktadır.
78. Tıbbi rehabilitasyon alanında yerli üretim sınırlıdır.
79. Rehabilitasyon alanında teknolojik ve klinik araştırma merkezleri yoktur.
80. Rehabilitasyon hizmetlerinin sunumunda hastaneler ön plandadır. Tıbbi rehabilitasyon
hizmetleri dışında mesleki ve sosyal rehabilitasyon hizmetleri yetersizdir. Sosyalkoruyucu
rehabilitasyon alanında hizmetler kamu hizmetleri içinde yeterince tanımlı
ve organize değildir. Kişilerin ve kurumların yeterince kullanmadığı ilgili mevzuat ve
haklar bulunmaktadır. Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel
Müdürlüğü, belediyeler, sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları (mülki ve idari
amirliklerin yetki ve sorumluluğunda hizmet veren) bünyesinde sınırlı hizmetler
verilmektedir.
81. Mesleki rehabilitasyon hizmetleri Milli Eğitim Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı, İş ve
İşçi Bulma Kurumu, bazı rehabilitasyon merkezleri ve vakıflarca sayısal olarak az ve
yetersiz olarak sunulmaktadır.
82. Rehabilitasyon ekibinin hizmet sunumunda çalışan meslek gruplarının hastaya, sosyal
güvenlik kurumlarına, çalıştıkları kuruma, meslek örgütlerine yönelik yetki ve
sorumlulukları, birbirleriyle ilişki hiyerarşileri, denetim ve cezai yaptırımlar
konularında çeşitli tartışmalar ve talepler vardır. Halen hasta hizmetinin tüm
sorumluluğu hekimindir. Çevre mühendisleri ve mimarların rehabilitasyon alanına
ilgisi yeterli ölçüde çekilememiştir. Ayrıca rehabilitasyon mühendisliği eğitimi
ülkemizde mevcut değildir.
3. GENEL AMAÇ ve İLKELER
I.
1. Her bireyin olanaklı en yüksek standartlardaki sağlık hizmetine ulaşabilmesi temel
insan haklarından biridir.
2. Sağlık hakkının hayata geçirilişi, insan onuruna yaraşır biçimde, eşit haklar, eşit
ödevler ve paylaşılmış sorumluluklar esasına göre düzenlenmelidir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://47 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
II.
1. Toplumsal ve ekonomik kalkınmanın esas amacı insan sağlığı ve iyilik halinin
geliştirilmesidir.
2. Stratejilerin oluşturulmasında eşitlik, dayanışma ve toplumsal adalet ile ilgili etik
kavram ve yaklaşımlara bağlı kalınmalıdır.
3. Stratejilerin ayrıntılandırılmasında cinsiyet perspektifi dikkate alınmalıdır.
4. Sağlık kalkınmasında, toplumsal ve ekonomik eşitsizliklerin azaltılmasının önemi
göz ardı edilmemelidir. Bu nedenle, sağlık hizmetlerinin planlanması ve
uygulanmasında, en çok ihtiyaç duyanlara, sağlıklarının kötü olması nedeniyle ağır
yükler altında kalanlara, yetersiz sağlık hizmeti alanlara, ve yoksulluktan
etkilenenlere öncelik verilmelidir.
5. Sağlığın geliştirilmesi, sağlıklı tutum ve davranışların desteklenebilmesi için,
yalnızca hastalıklar üzerinde değil, sağlığın temel belirleyicileri ve öncülleri
konularında da çalışılmalıdır.
6. Sağlık alanında yaşanan hızlı gelişmeler, ülkemiz coğrafyasının genişliliği ve
bölgesel koşullardaki farklılıklar, 21. yüzyıl sağlık politikalarının, yerel düzeylerde
de planlanmasını ve uygulamaların ayrıntılandırılmasını gerekli kılmaktadır.
III.
1. Sağlık hizmeti sunum sistemimiz aşağıdaki ilkeler doğrultusunda geliştirilmelidir:
• Sağlık hizmetlerine evrensel nitelikte ulaşılabilirlik sağlayan, aile ve toplum
yönelimli, altyapı, personel ve hizmet sunum standartları bakımından
güçlendirilmiş birinci basamak sağlık hizmetlerinin sistemin merkezinde yer
alması;
• Birinci basamak hizmetlerin, esnek, ihtiyaçlara yanıt veren bir hastane sistemi
tarafından desteklenmesi,
• Hizmet sunum basamakları arasında entegrasyonun sağlanması,
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://48 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
• Çağdaş koşullara uygun ve basamaklar arası geri bildirim sistemi içeren sevk
zincirinin hayata geçirilmesi,
• Sağlık hizmetlerinin her aşamada bilimsel kanıtlara dayalı olarak yürütülmesi,
• İyi kalitede ve maddi olarak karşılanabilir bir biçimde sunulması,
• Uygun bir teknoloji ve enformasyon sistemine sahip olması,
• Sağlık hizmetlerinin sürdürülebilir nitelikte finansmana sahip olması,
• Hazırlanacak yeni politikalar içinde Alma Ata Deklerasyonunda tanımlanan
temel sağlık hizmetlerinin sağlanması ve geliştirilmesi gereklidir.
• Var olan ve öngörülen sağlık koşullarına, sosyoekonomik durumlara,
insanların ve toplumların ihtiyaçlarına, uygun biçimde yönetilen kamu ve özel
yatırımlar yoluyla daha iyi yanıt verecek bir çerçevede, sağlık hizmet sunumu
sistemlerinin geliştirilmesi yönündeki çalışmalar sürdürülmelidir.
IV.
1. Sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi, iyileştirilmesi tek yönlü bir çalışma değildir:
sağlık alanındaki tüm kurum ve kuruluşlar; toplumlar, aileler ve bireyler birbirine
bağlıdır. Ulusal ve uluslararası olarak, sağlığa yönelik tehditlere karşı birlikte
davranılmalı ve evrensel iyilik halinin geliştirilmesine katkıda bulunulmalıdır.
4. ULAŞILMAK İSTENEN AMAÇLAR
4.1. BULAŞICI HASTALIKLAR VE BAĞIŞIKLAMA
1. 2003 yılında ülkenin poliomyelitten arındırılmış ülke ilan edilmesini sağlamak,
2. 2005 sonrası dönemde poliomyelitin eradikasyonu,
3. Akut flask paralizi (AFP) sürveyansında ülke genelinde istenen düzeye ulaşmak,
4. Kızamık vaka ve ölümlerinde yüzde 50 azalma sağlamak,
5. Yerli difteri vakalarını elimine etmek,
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://49 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
6. Tetanozu elimine etmek,
7. 5 yaş altı çocuklarda hepatit B virüs taşıyıcılık prevalansını mevcut duruma göre
yüzde 60 azaltmak,
8. Genel bağışıklama prevelansının hedefi olan her antijende en az yüzde 90 aşılama
oranına ulaşmak, bu oranların il düzeyinde en az yüzde 80 oranına ulaşmasını
sağlamak,
9. Aşı ile korunabilir hastalıkların ve sık görülen bulaşıcı hastalıkların azaltılması için
ilgili kurumlarda hizmet-içi eğitim programlarının ve halk eğitim programlarının
düzenlenmesi,
10. Aşılama hizmetlerinin ulusal düzeyde sistematik ve yaygın bir biçimde yapılması,
gerekli yeni aşıların programa dahil edilmesi, ulusal üretim programlarının
başlatılması,
11. CYBH-HIV/AIDS sıklığının azaltılması,
12. CYBH-HIV/AIDS konularına yönelik il düzeyinde aktivite planlarının düzenlenmesi
ve faaliyete geçirilmesi,
13. Verem Savaş Dispanserleri ile 1. basamak sağlık hizmetlerinin entegrasyonunun
sağlanarak artış göstermekte olan tüberküloz sıklığının azaltılması,
14. Hastalıkların UHK’nun 57. maddesine göre yapılan bildirimlerinin hizmetiçi
eğitimlerle artırılmasının sağlanması,
15. Hayvan ve et ithallerinin kontrolü, hayvan hareketlerinin sınırlandırılması, hayvan
nakillerinde aşılama ve sağlık sertifikası düzenlenmesi,
16. Özellikle kuduz hastalığı için başıboş köpek popülasyonunun kontrol altına
alınması,
17. Hayvan kesimlerinin kesinlikle veteriner hekim kontrolünde yapılması,
kesimhanelerin standartlara uygun olması,
18. Diğer ülkelerde gürülen bulaşıcı hastalıkların Türkiye’ye girişinin önlenmesi için
sınır kapılarındaki sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://50 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
4.2. ÜREME SAĞLIĞI
19. Üreme sağlığı hizmetlerinin, adolesanlar, üreme dönemi yaş grupları, ileri yaş
dönemi gibi tüm yaşam dönemleri dikkate alınarak temel sağlık hizmetlerine
entegre edilmesi,
20. Kadın sağlığı ve aile planlaması stratejilerinin ve eylem planının güncelleştirilerek
uygulanması ve uygulamaların kurumsallaştırılması,
21. Bölge ve yerleşim yerlerine göre üreme sağlığı temel göstergelerindeki (doğum
öncesi bakım alma, sağlıklı doğum, neonatal ölüm hızı, vb.) farklılıkların yüzde 50
azaltılması,
22. Doğumla ilgili hizmetlerin güvenli annelik yaklaşımı ile verilmesi,
23. Obstetrik (gebelik, doğum, doğum sonrası) komplikasyonların, anne ve neonatal
ölümlerinin azaltılması için “Acil Obstetrik Bakım Sistemi” oluşturulması ve sevk
sisteminin uygulamaya konulması,
24. Yenidoğan bakım ünitelerinin, doğum yapılan hastanelerde yaygınlaştırılması,
25. Sağlık personeli yardımı almadan gerçekleşen doğum oranının ülke düzeyinde en
az yüzde 50 azaltılması,
26. Tüm üreme sağlığı hizmetlerine (aile planlaması dahil) gereksinim duyan tüm yaş
gruplarının ve her iki cinsiyetin ulaşabileceği “danışmanlık” hizmetlerinin temel
sağlık hizmetleri birimlerinde yaygın olarak verilmesi,
27. Anne ölümleri ve üreme sağlığının diğer göstergeleri ile ilgili kayıtlarının düzenli
olarak toplanmasının ve bildiriminin sağlanması,
28. Adolesan gebelik sıklığının azaltılması,
29. Doğum ve düşük sonrası aile planlaması danışmanlığının ve kontraseptif yöntemler
konusunda klinik hizmet sunumunun yaygınlaştırılması,
30. Herhangi bir yöntem kullanan çiftlerin oranının yüzde 70’ e çıkarılması, yöntem
kullananlar arasında modern yöntem kullanma payının yüzde 70’ e çıkarılması,
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://51 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
31. Birinci basamak sağlık birimlerinin yüzde 80’inde en az üç tür geri dönüşümlü
kontraseptif yöntem uygulanabilmesi için gerekli donanımın sağlanması,
32. Sosyal güvencesi ve ekonomik alım gücü olmayanlara kontraseptif hizmetlerin
temel sağlık hizmetleri birimlerinde ve hastanelerde ücretsiz verilmesi,
33. Halk sağlığı labaratuvarlarının tümünün CYBH tanı olanakları ile donatılması,
34. Üreme sağlığı hizmetlerinin uygulanmasını, olumlu ve olumsuz sonuçlarının
izlenip değerlendirildiği bir ulusal mekanizmanın kurumsallaştırılması,
35. Üreme sağlığı hizmetlerinin izlenmesi, değerlendirilmesi ve yönlendirilmesi için
kayıt ve bildirim sisteminin fonksiyonel hale getirilmesi, gerekli hallerde ihtiyaç
duyulan bilgilerin ülke genelinde uygulanacak “bilimsel araştırmalar” ile
sağlanması.
4.3. BESLENME
36. 2001-2005 yılı içerisinde "Ulusal Beslenme ve Sağlık Araştırması" yapılması,
beslenme ve sağlık bilgi sistemi kurulması,
37. 2005 yılına kadar kronik malnütrisyon, raşitizm, beslenme anemileri, şişmanlık
sorununun yüzde 50 oranında azaltılması, iyot yetersizliğine bağlı hastalıkların
tümüyle ortadan kaldırılması, beslenmeye bağlı kronik hastalıkların morbiditesinin
en az yüzde 10 oranında azaltılması,
38. Temel besin maddeleri olan tahıl ve ürünleri ile süt ve ürünlerinin yetersizliği
görülen besin öğeleri (demir, çinko, B2, B6, folik asit, D vitamini) ile
zenginleştirilmesi,
39. Okul öncesi çocuklar, okul çağı çocuklar ile gebe ve emzikli kadınlarda, yaşlılarda
besin öğelerinin yetersizliğinin (demir, folik asit, iyotlu tuzun ulaşamadığı
bölgelerde iyotlu tuz) önlenmesinde destek sağlanması,
40. Ulusal bir program olarak uygulanmakta olan iyotlu tuzun üretim-tüketim
zincirindeki tüm aşamalarda iyot içeriği yönünden izlenmesi ve denetlenmesi.
İzlemeyi yapacak referans laboratuvarların kurulması, yenidoğanda hipotiroidi
taramasının ulusal program olarak yaygınlaştırılması,
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://52 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
41. Anne sütü ile beslemenin teşvik edilmesi, bebek dostu hastane sayısının
artırılması,
42. Türkiye’deki suların flor içeriğinin saptanması, yetersizliği saptanan yerleşim
bölgelerinde çocuklara flor (NaF tablet, jel vb.) uygulaması yapılması,
43. Patojenler, yöresel değişiklikler ve kültürel alışkanlıklara bağlı olarak ortaya
çıkabilen gıda kaynaklı hastalıkların dağılım haritaları oluşturulması,
44. Gıda güvenliğinin sağlanmasında etkin bir sistem olan “Tehlike Analizleri Kritik
Kontrol Noktaları” (HACCP - Hazard Analysis Critical Control Points) sisteminin
öncelikle hayvansal ürünler (et, süt, balık ve diğer su ürünleri) üreten büyük ölçekli
üretim yerlerinden başlatılarak, yaygınlaştırılması; bu amaçla, gerekli eğitimin,
üretim ve denetim elemanlarınca sağlanması (üniversiteler ve meslek kuruluşları ile
işbirliği yapılarak hazırlanacak sertifika programları ile) ve gıda müfettişliği
sisteminin kurulması.
4.4. OKUL SAĞLIĞI
45. Okul sağlığı, okul ve sağlık personelinin işbirliği yaptığı ortak bir etkinlik alanı
olarak tanıtılmalı, bu konudaki bilgi ve duyarlılık düzeyi merkezi ve yerel
düzeylerde yükseltilmelidir.
4.5. BULAŞICI OLMAYAN HASTALIKLAR
46. Bulaşıcı olmayan hastalıkların önlenmesi ve erken tanınması yönünde toplum
sağlık eğitimi etkinliklerinin yoğunlaştırılması,
47. Her yaş grubu için bulaşıcı olmayan hastalıkların risk faktörlerinin belirlenerek,
bunlara dayalı erken tanı programlarının yürütülmesi,
48. 65 yaş altında kalp damar hastalıklarına bağlı ölümlerde azalma sağlanması,
49. 65 yaş altında kansere, özellikle akciğer kanserine bağlı ölümlerde azalma
sağlanması,
50. Çocuk ve erişkin diabet hastalarının insülin gereksinimlerinin tam olarak
karşılanması,
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://53 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
51. Diyabete bağlı ağır komplikasyon insidansında düşüş sağlanması,
52. Diş çürükleri ve periodontal hastalıkların azaltılması ve 12 yaş çocuklarda çürük,
kayıp veya dolgu diş sayısının 2’yi geçmemesi,
53. Birinci basamak sağlık hizmetlerinde koruyucu ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin
yaygınlaştırılması.
4.6. RUH SAĞLIĞI
54. Birinci basamakta çocuk ve gençlere yönelik ruh sağlığı hizmetlerinin
geliştirilebilmesi için pilot çalışmalar yapılması,
55. Ruh sağlığı hizmetlerinin temel sağlık hizmetleri çerçevesinde de ele alınması,
56. Planlama, standart belirleme, izleme-değerlendirme, kurumlar ve sektörler arası
eşgüdüm sağlanması, bu amaçla var olan kurulların, üniversite, Sağlık, Milli
Eğitim ve Çalışma Bakanlıkları ve ilgili meslek derneklerinden uygun sayıda
temsilcilerle güçlendirilmesi,
57. Ruhsal bozuklukların sağaltımı ve uyumlandırılması için birinci basamak sağlık
kuruluşlarına yönelik hizmetiçi eğitim ve entegrasyonun sağlanması,
58. Çocuk ve ergen ruh sağlığı uzman hekimlerinin, devlet hastanelerinde ve ana
çocuk sağlığı merkezlerinde görev almasının sağlanması.
4.7. ÖZÜRLÜLÜK, KAZALAR VE REHABİLİTASYON
59. Doğum öncesi veya doğum sırasında meydana gelen özürlülüğün önlenmesi
amacıyla toplumun bilinçlendirilmesi ve duyarlılığın artırılması için gerekli
faaliyetlerin gerçekleştirilmesi,
60. Yaşlı, düşkün ve özürlüye yönelik toplum katılımlı rehabilitasyon hizmetlerinin
geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması, bakım merkezlerinin planlanması,
61. Ev kazaları, meslek hastalıkları, iş kazaları ve diğer tüm kazalar sonucunda
meydana gelen özürlülüğün azaltılması,
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://54 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
62. Birinci basamakta 65 yaş üzeri nüfusun uygun bir sağlık ekibi tarafından ev
ziyaretleriyle izlenmesi,
63. Sağlık Bakanlığı bünyesinde, DPT, Özürlüler İdaresi Başkanlığı, YÖK ve TTB ile
işbirliği yaparak ülkenin rehabilitasyon politikalarının planlanması, organizasyonu,
uygulanması, geliştirilmesi, izlenmesi ve denetlenmesinden sorumlu ve yetkili
olmak üzere “Rehabilitasyon Bilimsel Danışma Kurulu” kurulması,
64. Özel sektörce işletilen rehabilitasyon ve eğitim merkezlerinin açılış ve işleyiş
süreçleri için bilimsel standardizasyonunun ve tıbbi denetiminin sağlanması.
4.8. SAĞLIK EĞİTİMİ, SAĞLIĞIN GELİŞTİRİLMESİ VE SAĞLIKLI YAŞAM
BİÇİMLERİ
65. Eğitim sağlık ocaklarının kurulması, yaygınlaştırılması ve uygun donanıma
kavuşturulması,
66. Birinci basamak sağlık kuruluşlarında sağlık eğitimi konusunda nitelikli personelin
görevlendirilmesi,
67. Sigara, alkol kullanımı, madde bağımlılığının azaltılması,
68. "Sağlıklı yaşam için herkese spor" ve "boş zamanların etkin değerlendirilmesi"
anlayışının toplumun tüm kesiminde yaygınlaştırılması,
69. Sağlıklı cinsel yaşam konusunda toplumsal düzeyde bilgi, eğitim ve iletişim
çalışmalarının yapılması.
4.9. ÇEVRE SAĞLIĞI
70. Ulusal Çevre Sağlığı Eylem Planı çalışmalarının geliştirilmesi,
71. Ulusal ve yerel düzeyde çevre sağlığı göstergelerinin belirlenmesi ve çevre sağlığı
istatistiklerinin oluşturulması, çevre sağlığı araştırmalarının desteklenmesi,
72. İnsan ve çevre sağlığı açısından önem taşıyan kirlilik boyutlarını belirlemek
amacıyla ölçüt ve değişkenlerin izlenmesi ve sonuçların değerlendirilmesi,
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://55 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
73. İzleme sonuçlarının doğru, kesin ve tekrarlanabilir olmasını temin etmek üzere,
kalite kontrol ve kalite güvenilirliği sisteminin kurulması,
74. Dış ortam ve kapalı ortama ait hava kalitesi, gürültü seviyesi, sağlıklı su temini,
katı ve sıvı atıklar, insan ve hayvan atıkları, toksik ve tehlikeli maddeler,
radyasyon gibi çevre sağlığını etkileyebilecek faktörlerin sürekli izlenmesi,
75. Dünya Sağlık Teşkilatı’nın Sağlıklı Şehirler Projesi verilerinden yararlanılarak,
“Ulusal Çevre Sağlığı Eylem Planı”nın oluşturulması,
76. Ulusal hava kalitesi standartlarının, Dünya Sağlık Teşkilatı’nın rehber değerleri ve
AB sınır değerleri düzeyine getirilmesi için yeniden düzenlenmesi,
77. Toksik hava kirleticileri gibi insan sağlığına zararlı olan bazı kirletici
emisyonlarına ait özel sınır değerler getirilmesi,
78. Hava kirliliğinin sebepleri, etkileri, kapsamı, korunması ve kontroluna yönelik
programlar oluşturulması, kirleticilerin, insan sağlığına kısa ve uzun dönem
etkilerinin araştırılması,
79. Stratosferdeki değişimlerin, özellikle ozon tabakasındaki tahribatın, halk sağlığına
doğrudan veya dolaylı olabilecek etkilerin araştırılması,
80. Hava kirleticilerinin insan sağlığı üzerinde davranışla ilgili, psikolojik,
toksikolojik ve biyokimyasal yönden olumsuz etkilerine yönelik bilgilerin
arttırılması,
81. Yer altı ve yüzey sularının ve su kaynaklarının korunması amacıyla özellikle
kanalizasyon ve atıksu arıtımına yönelik yatırımların artırılması ve evsel,
endüstriyel ve tarımsal atık suların yönetimi ile ilgili politikaların oluşturulması,
82. Kentsel ve kırsal alanlarda, çöplerden kaynaklanan çevre kirliliğinin önüne
geçmek üzere; yakma, kompostlama veya geri dönüşümle, atıkların en az seviyeye
indirilmesi için teknolojilerin geliştirilmesi,
83. Yoğunlaştırılmış radyasyon uygulamaları konularında izleme değerlendirme,
denetim ve kalite ölçüt ve standartlarının geliştirilmesi; bu alanda kullanılmış ve
ömrünü tamamlamış makinelerin ülkemize sokulmasının önlenmesi.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://56 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
4.10. İŞ SAĞLIĞI
84. 50’den az işçi çalıştıran işyerlerinde sağlık birimi kurma veya bir ortak işyeri
sağlık birimine katılmanın zorunlu hale getirilmesi,
85. İş Sağlığı ve Güvenliği Merkezi’nin insangücünün artırılması, binalarının uygun
hale getirilmesi, cihaz ve malzeme donanımı yönünden güçlendirilmesi,
86. İş Sağlığı ve Güvenliği Merkezi’nin de içinde olacağı bilgi üretecek, standart
geliştirecek, gereksinimleri saptayacak, çözüm önerecek, müdahale edecek "İş ve
Çevre Sağlığı Enstitüsü" kurulması.
4.11. İLK YARDIM VE ACİL BAKIM
87 Özellikle hava ve deniz olmak üzere ambulans sayısının artırılması,
88 Acil hizmetlerde komuta merkezi, acil çağrı sistemi, telekominikasyon için
bilgisayar sistemine geçilmesi, telsiz sistemi ve GPS’nin (yön tayini) geliştirilmesi,
112 telefon sisteminin etkin kullanımı için Türk Telekomun teknolojik yatırım
yapması,
89 Hastane öncesi acil hizmetleri vermek üzere kalifiye eleman yetiştirilmesine
öncelik ve önem verilmesi, yetiştirilenlerin uygun istihdamının sağlanması.
4.12. AKILCI İLAÇ KULLANIMI
90. İlaç savurganlığının önüne geçilmesi, akılcı ilaç kullanımı programının
başlatılması ve yaygınlaştırılması.
4.13. KANITA DAYALI TIP VE TEDAVİ PROTOKOLLERİ
91. Birinci basamakta koruyucu ve tedavi edici hizmetler için bilimsel kanıtlara dayalı
rehberlerin geliştirilebilmesi ve belirli sürelerle yeniden gözden geçirilebilmesi
için, ulusal nitelikte ve özellikle üniversiteler, Türk Tabipleri Birliği, uzmanlık
dernekleri ve alandan gelen temsilcilerin birlikte çalışabileceği, Sağlık Bakanlığı
çatısı altında, geniş tabanlı ve özerk nitelikte, “Birinci Basamakta Klinik
Protokoller Bilimsel Danışma Kurulu”nun kurulması,
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://57 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
92. Bilimsel kanıtlara dayalı ulusal nitelikte hazırlanan erken tanı izlem
protokollerinin, birinci basamak sağlık kuruluşlarında, her yaş grubu için ve risk
değerlendirilmesi esasına göre yaygın olarak yapılabilmesinin sağlanması.
4.14. HİZMET SUNUM SİSTEMİ
93. Sağlık hizmetlerinin bilimsel ve profesyonel yönetime kavuşturulması, çok
başlılıktan kurtarılması; hastanede kullanılan malzeme ve ilaçlar için uygun bir
yönetim sisteminin geliştirilmesi ve uygulanması; sağlık hizmetlerinde
çalışmanın tam gün esasına göre yeniden düzenlenmesi,
94. Yatak başına düşmesi gereken nüfus sayısı, hastane açılırken dikkate alınması
gereken kriterler gibi ölçütlerin saptanması; sağlık hizmetleri için izlemedeğerlendirme
ve denetim mekanizmalarının, bilimsel ve gerçekçi ölçütlere
dayandırılarak kurulması; personel ve altyapı olanaklarına, kullanılan sarf
malzemelerine denetim ve standardizasyon getirilmesi gibi konularda ulusal
düzeyde kriter, standart ve tanım getirmek üzere, multidisipliner bir bilimsel bir
danışma kurulunun oluşturulması,
95. Halen açılmış olan ve herhangi bir nedenle etkin olarak hizmet veremeyen il ya da
ilçe hastanelerinin, bölgelerinde en etkin biçimde ve ihtiyaçlara yanıt vermek
üzere, eğitim ve hizmet amacıyla kullanılabilmesi için uygun düzenlemelerin
yapılması,
96. Birinci basamakta aile hekimlerinin görevlendirilmeleri, varolan pratisyen
hekimlerin de aile hekimliği eğitimlerini tamamlayabileceği gerçekçi bir geçiş
dönemi eğitim programının uygulamaya sokulmasıyla, birinci basamakta
görevlendirilen hekimlerin eğitim ve hizmet sunum niteliklerinin geliştirilmesi,
97. Aile hekimlerinin sağlık ocakları başta olmak üzere birinci basamak sağlık
kuruluşlarında görevlendirilebilmeleri için, standart kadro ile ilgili yasal
düzenlemelerde gerekli değişikliklerin yapılması; sağlık çalışanlarının
yeterliliklerinin değerlendirilmesinde nesnel ölçütlerin kullanılacağı bir sistemin
uygulamaya sokulması; iş yükü analizlerinin yapılarak standart kadroların
güncelleştirilmesi,
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://58 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
98. İkinci ve üçüncü basamak tedavi hizmetlerinde başlatılmak üzere, sağlık hizmet
sunumunda randevu uygulamasına geçilmesi, sağlık hizmetlerinde hasta sevk
zinciri kurulması ve basamaklar arasında bilgi dönüşümünün sağlanması,
99. Sağlık hizmetlerinde yer alan farklı disiplin ve mesleklerden gelen sağlık
personellerinin görev tanımının yapılması, yetki ve sorumlulukların saptanması,
100. Kendi kendine bakım ve evde bakım gibi kavramların topluma ve sağlık meslek
gruplarına tanıtılması,
101. Sağlık hizmetlerinden yararlananların memnuniyetlerinin ve hasta haklarının
sağlık hizmetlerinin sunumunda merkezi bir role sahip olmasının sağlanması,
102. Özel Sağlık Kuruluşları Yasasının güncelleştirilmesi; ileri teknolojili tanı
merkezleri ve özel tedavi kuruluşlarının kurulmasının, ulusal nitelikteki kısıtlı
kaynakların adaletli kullanılması ilkesi doğrultusunda, belirli ölçüt ve standartlara
bağlanması, sağlık sektörü için uygun olmayan ticari tutum ve motivasyonların
tanımlanması ve önlenmesi,
5. PLANLANAN YATIRIMLAR
1. Ülkenin gereksinim duyduğu aşıların Türkiye’de üretilmesi ve devamlı
bulundurulması için gerekli tesis ve altyapının oluşturulması için yatırım
yapılması,
2. Sosyal güvencesi ve ekonomik alım gücü olmayanlara kontraseptif hizmetlerin
temel sağlık hizmetleri birimlerinde ve hastanelerde ücretsiz verilmesi,
3. Halk sağlığı laboratuarlarının tümünün CYBH tanı olanakları ile donatılması,
4. Yaşlı, düşkün ve özürlüye yönelik bakım merkezlerinin planlanması,
5. Eğitim sağlık ocaklarının kurulması, yaygınlaştırılması ve uygun donanıma
kavuşturulması,
6. Aile hekimlerinin de görev yapacağı sağlık ocaklarının, birinci basamak tanı,
tedavi ve rehabilitasyon hizmeti verecek biçimde yeniden yapılandırılması ve
gerekli bina ve ekipman konusunda yatırım yapılması; eğitim ve hizmet
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://59 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
bakımından birinci basamakla ilişkilendirilecek hastanelerin belirlenmesi ve bu
amaçlar doğrultusunda hizmet verecek biçimde yeniden organizasyonu,
7. Çevre sağlığı izleme sonuçlarının doğru, kesin ve tekrarlanabilir olmasını temin
etmek üzere, kalite kontrol ve kalite güvenilirliği sisteminin kurulması, kentsel ve
kırsal alanlarda, çöplerden kaynaklanan çevre kirliliğini önlemek üzere yakma,
kompostlama ve/veya geri dönüşümle, atıkların en az seviyeye indirilmesine
ilişkin teknolojilerin geliştirilmesi,
8. İş Sağlığı ve Güvenliği Merkezi’nin (İSGÜM’ün) insangücünün artırılması,
binalarının uygun hale getirilmesi, cihaz ve malzeme donanımın güçlendirilmesi,
9. Özellikle hava ve deniz olmak üzere ambulans sayısının artırılması; acil
hizmetlerde komuta merkezi, acil çağrı sistemi, telekominikasyon için bilgisayar
sistemine geçilmesi, telsiz sistemi ve GPS’nin (yön tayini) geliştirilmesi,
10. 112 telefon sisteminin etkin kullanımı için Türk Telekomun teknolojik yatırım
yapması.
6. GEREKLİ YASAL VE KURUMSAL DÜZENLEMELER
1. Ülkemizde sağlık hizmetleri sunumunun yasal çerçevesini belirleyen Umumi
Hıfzıssıhha Kanunu, Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, Özel Sağlık Kuruluşları
Yasası, 224 Sayılı Yasa gibi sağlıkla ilgili temel yasaların Alma Ata Bildirgesi,
Avrupa Birliği müktesebatı ve 2000’li yılların çağdaş anlayışı çerçevesinde çok
sektörlü bir çalışma ile tekrar incelenmesi, birinci basamak sağlık hizmetleri ve
aile hekimliği konusundaki yasanın bu doğrultuda ele alınarak çıkarılması,
2. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün -en az spor kadar- gençlere yönelik
faaliyetleri düzenleyen yasaları uygulanır duruma getirmesi,
3. Adölesan gebeliğin önlenmesi için evlenme yaşının yükseltilmesine ilişkin
mevzuatın çıkarılması,
4. MEB’ in okul sağlığı ile ilgili yasal düzenlemeler yapması (okula hekim- hemşire
kadrosunun verilmesi, tam gün eğitime geçilmesi, beslenme programlarının ilgili
bakanlık tarafından sağlanması),
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://60 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
5. Planlama, koordinasyon, uygulama, denetleme ve izleme işlevlerini yerine
getirecek "Ulusal Besin ve Beslenme Örgütü"nün kurulması,
6. Besin zenginleştirmeye yönelik yasal düzenlemelerin yapılması,
7. 9 Temmuz 1998 tarih ve 23397 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Türk Gıda
Kodeksi Yemeklik Tuz Tebliğinde (98/11) yayınlanan "Tüm Yemeklik Tuzların
İyotla Zenginleştirilmesi Tebliği"nin uygulanmasına işlerlik kazandırılması,
denetim ve kontrollerinin yapılması,
8. İthal edilen canlı hayvan, et ve et ürünleri ile ilgili yasaların günün şartlarına göre
düzenlenmesi ve zoonoz hastalıkların bulaşmasına engel olunması için gerekli
önlemlerin alınması,
9. Çeşitli bakanlık, kurum ve kuruluşlara dağılması sebebiyle sistemsiz ve etkin
olmayan çevre sağlığı ve gıda güvenliğine yönelik izleme ve denetim
hizmetlerinin, hizmet sunumunda kaliteyi sağlayacak şekilde tek elde
birleştirilmesi amacıyla Başbakanlığa bağlı Çevre Sağlığı ve Gıda Güvenliği
Başkanlığının kurulması,
10. Pet hayvanlarının ülkemize girişi ile ilgili gerekli yasal düzenlemeler yapılması,
11. “Birinci Basamakta Klinik Protokoller Bilimsel Danışma Kurulu”nun kurulması;
(tanımı Hedefler bölümünde),
12. “Rehabilitasyon Bilimsel Danışma Kurulu” kurulması; (tanımı Hedefler
bölümünde),
13. "İş ve Çevre Sağlığı Enstitüsü" kurulması; (tanımı Hedefler bölümünde),
14. Birinci basamak ruh sağlığı hizmetlerinin planlanmasını, uygulanmasını ve
sürdürülmesini takip etmek amacıyla il bazında kamu kurumları, yerel yönetim ve
üniversitelerin işbirliği ile yürütülecek, üniversitelerin bünyesinde ruh sağlığı
merkezlerinin kurulması,
15. Doğum öncesi veya doğum esnasında meydana gelen özürlülüğün önlenmesinde
koruyucu önlemler ve özellikle prenatal tanı konularında ailelerin
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://61 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
bilgilendirilmesi, yönlendirilmesi ve tıbbi bakımdan eşitliğin sağlanabilmesi için
yasalara yeni hükümler eklenmesi,
16. Özürlülükle ilgili araştırma, eğitim gibi görevleri, yerel yönetimler bünyesinde,
ilgili diğer kurum ve kuruluşlarla işbirliği içinde görev yapmak üzere "özürlü
danışma merkezleri"nin kurulması,
17. Genetik hastalıklardan korunmak amacıyla sağlık personeli ve halkın eğitimi için
"genetik danışma merkezleri"nin kurulması,
18. Kazalar nedeniyle meydana gelen özürlülüğün önlenmesi için sürücülere
psikoteknik değerlendirme zorunluluğu getirilmesi,
19. Ambulansların donanım standartlarının yasal olarak belirlenmesi ve kadrolarının
verilmesi,
20. Paramedik ve diğer eğitilmiş personelin yasal yetki ve sorumluluklarının
belirlenmesi,
21. Acil hizmetlerin düzenlenişi, kapasite kullanımı ve iş akışı ile ilgili standartların
belirlenmesi,
22. 112 numaralı telefonun ülke çapında acil sağlık hizmetlerinin ortak numarası
olacak şekilde yasal olarak belirlenmesi,
23. 112 ve acil servislerin de sigorta sistemine bağlanması,
24. Sağlık Bakanlığı Kuruluş Yasasının dönem içinde hazırlanıp yasalaşması,
25. Yataklı Tedavi Kurumları Yönetimi Yasa Tasarısının hazırlanarak, dönem içinde
yasalaşması,
26. Standart Kadro Yönetmeliğinin güncelleştirilerek yürürlüğe girmesi,
27. Tam Süre Çalışma ve Tazminat Yasa Tasarısının hazırlanıp yasalaşması,
28. Tababet Uzmanlık Tüzüğünün güncelleştirilerek yeniden hazırlanması,
29. Yüksek Teknolojili Tanı Merkezlerinin Açılması Şartlarına Dair Yönetmeliğin
çıkarılması,
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://62 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
30. Yüksek Sağlık Şurasında her sağlık meslek grubunun temsilcisi olması için gerekli
düzenlemeler yapılması,
31. Yatak başına düşmesi gereken nüfus sayısı, hastane açılırken dikkate alınması
gereken kriterler gibi ölçütlerin saptanması, sağlık hizmetleri için izlemedeğerlendirme
ve denetim mekanizmalarının, bilimsel ve gerçekçi ölçütlere
dayandırılarak kurulması, personel ve altyapı olanaklarına, kullanılan sarf
malzemelerine denetim ve standart getirilmesi gibi konularda ulusal düzeyde
kriter, standart ve tanım getirmek üzere multidisipliner bilimsel danışma
kurulunun oluşturulması.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://63 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
BÖLÜM - IV
SAĞLIK ALTYAPISI
ALT KOMİSYONU RAPORU
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://64 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://65 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
1. GİRİŞ
Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar ülkemizde sağlık hizmetleri
örgütlenmesi değişimlere uğramıştır. Çoğu zaman altyapı hizmetleri ihmal edilerek, tedavi
edici hizmetlere ağırlık veren bir örgütlenme modeli sürdürülmüştür. Hatta, sağlık
sistemimizde kısa vadeli, günlük ve populist politikalar halen aynı şekilde uygulanmaktadır.
Oysa altyapı tesis edilmeden sunulan diğer hizmetlerin başarıya ulaşması mümkün değildir.
Altyapı eksiklikleri, bölgeler arası farklılıkları daha da belirginleştirmektedir.
Geçmiş planlarda yer alan hedefler oldukça yararlı ve kullanılabilir olmasına karşın,
altyapı eksiklikleri plan hedeflerine ulaşmayı engellemiştir.
Bu nedenle 8. BYKP’ de yapılacak ilk iş mevcut durumun analizidir. Bu analizde :
• sağlıkta insangücü,
• fiziki altyapı ( bina, donanım, donatım vb) tespiti,
• eğitim
yer almalıdır. Bu çerçevede hazırlanan mevcut durumun analizinden sonra ortaya konulacak
öncelikli hedefler, bu hedeflere ulaştıracak kısa-orta-uzun vadeli stratejiler belirlenmelidir.
Belirlenen stratejilerle ilgili uygulamalarda;
1- Ulusal Sağlık Politikasına göre, hizmet biriminin gerektirdiği binaların inşası,
mevcutların iyileştirilmesi,
2- Çağın ve ülkemizin gereklerine uygun yeterli sayı ve kalitede sağlık insangücünün
yetiştirilmesi, mevcut insangücünün verimini artırmaya yönelik eğitim sisteminin
geliştirilmesi,
3- AR-GE hizmetlerine yönelik çalışmaların desteklenmesi ve geliştirilmesi,
4- Sağlık hizmetlerinin hızlı ve doğru biçimde sunulabilmesi için Sağlık
Enformasyon Sisteminin kurulması,
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://66 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
5- Sağlıkta yeni insangücüne yönelik önerilen meslek gruplarının görev, yetki ve
sorumluluklarının yasal düzenlemelerle belirlenmesi, istihdam sorunlarının
çözümlenmesi,
6- Acil Tıp Hizmetlerinin planlanması,
7- Sağlık hizmetlerinde afet yönetimi ve eğitiminin başlatılması,
8- İlaç AR-GE ve üretim çalışmalarına hız kazandırılması,
9- Akılcı ilaç tüketimi için gerekli önlemlerin alınması,
10- Kan, doku ve organ nakilleri ile ilgili bölgesel merkezlerin yaygınlaştırılması,
11- Toplu beslenme hizmetlerinin iyileştirilmesi ve yaygınlaştırılması,
12- Toplum beslenmesinin iyileştirilmesine yönelik çalışmaların yapılması,
13- İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Merkezlerinin (İSGÜM) geliştirilmesi ve ilgili kurum
ve kuruluşlarda koordinasyonun sağlanması,
14- Toplumun değişen ihtiyaçları doğrultusunda yeni hizmet birimlerinin(geriatri,
adölesan, fizik tedavi, engelli vb. bireylere yönelik merkezlerin) oluşturulması ve
var olanların geliştirilmesi,
15- Sağlık kuruluşlarının reorganizasyonu ile çok başlılıktan arındırılarak, sağlıkla ilgili
sorumlu tek kurum Sağlık Bakanlığı olacak şekilde yapılanmaya gidilmesi,
16- Ulusal Sağlık Politikasının belirlenmesi, sağlık hizmetlerinin çevreden merkeze mi
yoksa, merkezden çevreye doğru mu olacağı kararının verilmesi, önerilmektedir.
2. AR-GE HİZMETLERİ
2.1. GİRİŞ
Bilgi açısından başkalarına bağlı kalmamak için kurum veya kişilerin kendi bilgilerini
kendilerinin üretmesine AR-GE denilmektedir. Amaç, üretilen bilgilerin buluşlara dönüşmesi
ve buluşlarında uygulamaya sokulabilmesidir. Çünkü uygarlığın temeli araştırma, geliştirme
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://67 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
ve uygulamadır. Bilime yatırım ile kalkınmanın birbirini destekleyerek geliştiği kabul
edildiğine göre :
• Temel yapısal değişim projelerinin oluşturulması,
• Varolan güncel teorik bilgilerin uygulama alanı bulması,
• Çağdaş AR-GE etkinlikleri için gerekli altyapının hazırlanması,
• Yüksek teknolojiye yönelik bilimsel AR-GE’ nin teşvik edilmesi
• Bilgiyi yaratıcı biçimde kullanabilen insangücünün yetiştirilmesi kalkınmanın
temel unsurları olmaktadır.
Yeni bin yılın belirleyicisi olan bilim ve teknolojiden tam olarak yararlanabilmek için,
kurumsal yapıda ve her seviyedeki organizasyon yapılarında önemli değişikliklerin yapılması
gerekmektedir. Böylece geçen dönemde gerçekleştirilemeyen ekonomik sistemlerle jenerik
teknolojileri bütünleştirme faaliyetleri de kolaylaştırılmış olacaktır.
2.2. MEVCUT DURUM-SORUNLAR
Bilim ve teknoloji politikaları, ülkelerin vazgeçilmez politikaları olup, tüm sektörlerde
toplumun bilim toplumu haline gelmesine, sanayileşmede ve hizmet üretiminde kilit girdi
haline dönüşmesine sebep olmaktadır. Bu nedenle AR-GE harcamaları sanayi sektöründe
yoğunlaştırılmış, ileri teknoloji alanı olarak birçok sanayi üretimi sağlıkta kullanılmaya
başlanmıştır. AB ülkelerinde en önemli AR-GE kaynakları sağlık -yaşam kalitesinin
yükseltilmesinde kullanılmaktadır. Türkiye’nin bilim ve teknoloji göstergeleri itibariyle
durumu yetersizdir. Altıncı ve Yedinci Beş Yıllık Kalkınma Planlarına bu konuda konulan
hedefler, ülkenin bu sektöre ayırdığı kaynağın yetersizliği ve konunun öneminin tam
manasıyla anlaşılamamasından dolayı sanayide, sağlıkta ve eğitimde rekabet gücü elde
edilememektedir.
AR-GE projeleri ya yeterince finansman ve zaman yönünden desteklenmemekte ya da
desteklenen projelerden yeterince yararlanılmamaktadır. Tahakkuk eden ödemeler TÜBİTAK
ile Hazine Müsteşarlığı arasında yetki kargaşası yüzünden zamanında ödenememektedir. Bu
konudaki bürokrasi ve gerekliliği tartışılabilir yüzlerce bilgi ve doküman hazırlığı istenmesi,
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://68 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
özellikle KOBİ’leri isyan noktasına getirmiştir. Bu dönemde sanayide kapasite kullanım
oranları düşmüş ve stoklar eritilmeye başlanmıştır.
2.3. ÖNERİLER
Ülkemizde "Risk Sermayesi Mevzuatı" geliştirilerek ileri teknoloji alanlarında yapılacak
olan araştırmaların desteklenmesi ve bunlardan üretime intikali uygun görülenlerin riskinin
paylaşılması konusunda desteklemeler tam olarak anlaşılamamıştır. Bu kapsamda ileri
teknoloji yatırımlarının ve tıbbi alanlarda üniversite-sanayi işbirliği çerçevesinde geliştirilen
projelerin yatırım dönemi itibariyle desteklenmesi için yeni bir risk sermayesi kavramının
oluşturulması önemli görülmektedir.
1-Üniversitelerimizin modern çağın teknolojik gelişmeleri ışığında eğitim ve öğretim
faaliyetlerinde bulunmaları yanında insan hak ve özgürlüklerinin geliştirilmesi
konusunda öncülük etmeleri,
2-Üniversitelerin mali, idari ve bilimsel yönden özerk hale getirilmeleri,
3-AR-GE faaliyetlerinde bulunan kamu kurum ve kuruluşları ile üniversitelerimizin
bilim ve teknoloji altyapılarının ileri teknolojilerle modernize edilmesi,
4-Üniversitelerimizin sanayi kuruluşları ile müştereken çalışmaları konusunda her
türlü tedbirlerin alınması, bölge kalkınmasında ve illerin yatırım ihtiyaçlarının
karşılanmasında üniversitelerimizden yararlanılması,
5-Kamu araştırma kurumlarının ve bakanlıklara bağlı araştırma birimlerinin amaçları
doğrultusunda çalışmaları için yasal düzenlemelere gidilmesi,
6-Böylece Türkiye’nin bilim ve teknolojide atılım yapması ve bilgi toplumu
niteliklerini yakalayıcı doğrultuda gelişmesi için üstün bir gayret sarf edilmesi önemli
politikalar olarak görülmektedir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://69 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
3. DOKÜMAN YÖNETİMİ VE BİLGİ TEKNOLOJİLERİ
3.1. GİRİŞ
Üretilen bilgi miktarı ve bu bilgiye duyulan gereksinimin artışı, gerekli bilgilere daha
sağlıklı ve doğru biçimde en kısa sürede ulaşılmasını zorunlu kılmaktadır. Bilginin
sonsuzluğu nedeniyle sürekli yenilenmesi gerekir. Bilgilerin güncellenmesi, belli aralıklarla
gözden geçirilmesini ve yeni eklentiler yapılmasını yani doküman yönetimi önem
kazanmaktadır. Elektronik Doküman Yönetimi çeşitli kaynaklardan oluşturulan bilgilerin
saklanması ve arşivlenmesiyle beraber, bu bilgilerin alınması, doküman seviyesinde
güvenliğin sağlanabilmesi ve revizyonların kontrol edilebilmesi olarak tanımlanabilir. Bunun
da iş akış sistemleri ile birlikte düşünülmesi gerekir.
Teknolojik gelişmelerin odağında internet denilen bilgisayar ağları bulunmaktadır.
Bilişim, aslında bilgi ve iletişimin bileşiminden oluşmuş bir sözcük değildir, bilgisayarlar
arası iletişim kurulması olayını tanımlar. Bilgisayar ağları ile bilginin paylaşılmasında
internetin sağladığı yararlar asla yadsınamaz.
Enformasyon altyapılarının oluşturulması ve bilgi toplumu yapılanmasının
sağlanması, bilgi çağı toplumları arasında yerini almayı hedefleyen Türkiye için
kaçınılmazdır.
Yeni kurumsal yapılanmada enformatik teknolojilerin kullanılabilir hale gelmesi ve
diğer kamu kuruluşlarıyla bilgi teknolojisi kullanımında eşgüdümün sağlanması ile sağlık
sektöründe hizmet verenlerin işlevsel bir ulusal enformasyon ağına bağlanması, çalışanların
deneyimlerini paylaşabilecekleri ortamların yaratılarak bu kişilerin etkin kullanıcılar haline
getirilmesi, kaynakların etkin bir şekilde kullanılması, veri tabanlarının oluşturulması, tele-tıp
ve tele-uzmanlık gibi uygulamaların başlatılması çok yararlı sonuçlar doğuracaktır.
Oluştuğu zaman dilimi içinde yaşanılan olaylar hakkında bize bilgi veren her türlü
malzemeye (hasta kaydı, bilgisayar diski, BT, MR, cihaz, yayın, vb.) tıbbi doküman
denilmektedir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://70 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
3.2. MEVCUT DURUM - SORUNLAR
Günümüzde hastanelerimizin pek çoğunda hasta dosyası anlamında kullanılan bu
terim, aslında yukarıda sıralanan anlamları da içine alan bir bilimsel disipline
kavuşturulmalıdır.
Üniversite hastanelerinde telli veya askılı sistemlerle tutulan hasta dosyaları pek çok
devlet hastanelerimizde aynı ad altında ancak zarf kullanılmak suretiyle uygulanmakta ve
hatta bu zarfların içerisine röntgen filmleri dahi konulmaktadır.
Tamamıyla tıbbi kayıtlardan oluşan hasta dosyalarının düzenlenme amacı genel olarak
adli konulara karşı bir savunma aracı olması özelliği maalesef ön planda tutularak
gerçekleştirilmektedir. Bilimsellik, bilime hizmet genelde gözardı edilmektedir.
Hasta dosyasında yer alan sekonder ve geçici evrak (hemşire gözlem kağıdı, röntgen
ve laboratuar istek kağıtları mayi kontrol kağıtları) başka bir ortama kaydedilip imha edilerek
arşivden yer kazanılmış olsa bile ,bu zamanla birinci öncelikli evrakın çoğalmasına mani
değildir.
Dosyada yer alan epikrizlerin incelenmesi düşünüldüğünde; on sekiz epikrizli
dosyalara rastlanmıştır, her birisinin incelenmesi en az bir dakika sürse toplam 18-20 dakika
eder ki muayene sırasındaki hastaların, muayene edecek doktorların ve araştırmacıların buna
tahammülü yoktur.
Amacı ne olursa olsun tutulan bu kayıtlar belirli standartlara sahip değilse veya bu
standartlar ölçüsünde toplanmamış, saklanmamış, korunmamış ve tasnif edilmemiş yani
arşivlenmemiş ise, ulaşılamıyor ya da geri alınamıyorsa yukarıdaki tüm çalışma zincirinin
hiçbir önemi kalmayacaktır.
Oysa, standartlara uygun olarak tüm fonksiyonları ile çalışan bir Tıbbi
Dokümantasyon Merkezi hem hastanın mağdur olmasını önleyecek hem de araştırmacılara
istediği bilgiye istediği anda erişebilme imkanını sağlayacaktır. Ancak, hasta sağlık hizmeti
aldıkça kabarıklaşan hasta dosyalarının incelenmesiyle, hasta hakkında geniş bilgiye
erişilmesi fiilen mümkün olamamaktadır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://71 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
3.3. ÖNERİLER
1- Hasta dosyalarında yer alan tüm epikrizlerin özetlerinin de bulunduğu, hastanın
sosyal ve tıbbi bilgilerini de içeren bir veya iki sayfayı geçmeyecek bilgisayar ekranında
kolayca görülebilecek Hasta Dosya Özeti çıkarılmalıdır. Ayrıca bu sistem ile çeşitli
sorgulamalar yapılmak suretiyle yerli ve yabancı araştırmacıların hizmetine bilgi
sunulabilir. Hasta dosyası kontrollü olarak – hasta hakları saklı tutulmak şartıyla –
hastanın dosyasının bulunduğu hastaneden yurtiçi veya yurtdışı herhangi bir tıbbi
kuruluşa transfer edilebilir.
2- Hastanelerimizin teşkilat yapıları tıbbi arşivlerin tam kapasiteli hizmet sunumları
için yeterli olamamaktadır. Tıbbi arşivler büyüyen bir yapıya sahiptir, sürekli olarak raf,
oda, salon, bina ve arazi istemektedir. Sadece küçük çaplı hastaneler değil, maksimum
kapasite ile çalışan üniversite hastaneleri bile bu ilerleyişe cevap verebilecek kapasitede
değildir. Profesyonel arşiv politikaları ile çalışan, işlevi yalnızca bu olan hastanelerde
üretilen tıbbi dokümanlarının bir uzmanlık disiplini içerisinde arşivlenmesini sağlayacak il
sağlık müdürlüklerinde taşra arşivi ile Başbakanlık veya Sağlık Bakanlığı bünyesinde
merkezi bir Milli Tıp Arşivi kurulmasına ihtiyaç vardır.
3- Kişilere verilecek il kodu, posta kodu, nüfus kütük numarası ve ailedeki kaçıncı
birey olduğunu gösteren bir sayı grubundan oluşan numara bloğu o kişinin kayıt numarası
olarak Türkiye’nin her yerinde kullanılabilmelidir. Bu numara sağlık için de geçerli
olmalıdır.
4-Yöresel ve kalıtsal hastalıkların tespitinde, otomatik kayıt yöntemiyle o kişi hangi
ilde geçici olarak bulunursa bulunsun haberdar edilebileceği özellikle şuuru yitik
hastalarda, alışkanlıklarının, alerjilerinin, kronik hastalıklarının, aşılarının, kan grubunun
uygulanacak tedaviye cevap verme veya geciktirme sorunlarını ortadan kaldıracak olan bu
sistemde İris Kontrolünün sağlanması ile dosya tanıtım kartı saklama sıkıntısı da son
bulabilir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://72 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
4. İNSANGÜCÜ VE SAĞLIKTA YENİ MESLEK GRUPLARI :
4.1. HEMŞİRELİK ALANINDA İNSANGÜCÜ
4.1.1. Giriş
Yüzyılımızda DSÖ temel hedefini "HERKES İÇİN SAĞLIK" olarak belirlemiştir. Bu
hedefe ulaşmak için tüm dünya ülkeleri toplumda yaşayan bireylerin,
• Yaşamı boyunca sağlığını geliştirme ve koruma,
• Hastalıklardan ve yaralanmalardan oluşan olumsuzlukları en aza indirme,
• Sağlığı bozucu durumu tedavi etme,
• En kısa zamanda sağlığını kazanmasını sağlama,
• Arta kalan gücünü en iyi şekilde kullanmasını sağlama olarak belirlemiştir.
Bu temel hedef ve alt hedeflere ulaşmak için sağlık ekibinde etkin bir konumda
bulunan hemşirelerin sayısı ve nitelikleri son derece önem kazanmaktadır.
4.1.2. Mevcut Durum-Sorunlar
Tüm sağlık hizmetlerinde olduğu gibi hemşire sayısının önemli bir kısmı tedavi edici
hizmetlerde çalışmaktadır.
• İnsangücü ve sağlık altyapısının yurt düzeyine dengesiz dağılımı nedeniyle belirli
bölgelerde hemşire sayısındaki eksiklik önemini korumaktadır.
• İkinci basamak sağlık hizmeti vermesi gereken büyük sağlık kuruluşlarında hasta
yığılmaları önlenememektedir.
• Birinci basamak sağlık hizmetlerinde önemli altyapı yetersizlikleri ve nitelikli
personel açığı olduğundan verilmesi gereken sağlık hizmetleri verilememekte bu
da ikinci basamak sağlık hizmeti veren kurumların yükünü olumsuz yönde
artırmaktadır.
• Birinci basamakta sağlık personeli ve diğer yetersizlikler nedeni ile sağlığın
geliştirilmesi ve sürdürülmesi hizmetleri istenilen düzeyde verilememektedir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://73 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
4.1.3. Öneriler
1- Birinci basamak sağlık hizmetleri örgütlenmesinde temel örgüt birimi sağlık
ocağıdır. Bu modelde sağlık hizmetlerinin yaklaşımı dar alanda geniş kapsamlı hizmet
ilkesine dayanmaktadır. Kırsal alanda her 5-10 bin (kentsel bölgede her 50 bin) nüfusa bir
sağlık ekibi kurulması hedeflenmiştir. Sağlık ocağının temel personeli: hekim, halk sağlığı
hemşiresi, sağlık memuru veya çevre sağlığı teknisyeni, ebe/hemşire, diyetisyen, eczacı vd.,
sekreter, hizmetli, şofördür. Nüfusa göre ekip üyelerinin meslekleri ve sayıları
değişebilmektedir. Bu sağlık örgütlenmesi ile, toplumda yaşayan her bireye, gereksindiği tüm
sağlık hizmetleri sunulabilmelidir. Bu hizmet grupları aşağıdaki biçimde sınıflandırılmalıdır :
• Çocuk sağlığı hizmetleri,
• Ana sağlığı hizmetleri ,
• Erkek sağlığı hizmetleri,
• Çalışan sağlığı hizmetleri,
• Yaşlı sağlığı hizmetleri,
• Sokakta çalışan ve yaşayanların sağlık hizmetleri.
2- Annelere, doğumdan itibaren sağlık ocağı tarafından gerekli hizmetler sunulmakta,
gereksinim halinde üst basamaklara sevk edilmektedirler. Dönüşte tekrar gerekli bakımları
verilerek en kısa zamanda sağlıklarının kazandırılması sağlanabilmelidir.
3- Birinci basamakta hizmet sunacak sağlık ekibinin iyi yetişmiş, konusunda eğitilmiş
olması, fiziksel ortamın ve araç-gerecin ihtiyaca göre tamamlanmış olması hizmetin etkinliği
yönünden son derece önemlidir.
4.2. ÖN LİSANS MEZUNU SAĞLIK TEKNİKERLERİNİN DURUMU
4.2.1. Giriş
Sağlıkta ara insangücü gereksinimini sağlamak üzere ön lisans düzeyinde çeşitli
meslek yüksek okullarında çeşitli programlar (ambulans ve acil bakım teknikerliği, tıbbi
dokümantasyon ve sekreterlik, tıbbi laboratuar, anestezi, radyoloji, radyoterapi, hemodializ,
vb.) başlatılmıştır. Ancak sorunları azaltmak üzere açılan bu programlar sorunlarla dolu
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://74 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
mezunlar vermiş ve vermektedir. Çoğu programların, konusuna hakim öğretim elemanları
olmadığından, gerekli eğitim yapılamamaktadır, yine birçok programda eğitim malzeme ve
kaynak kitap eksikliği söz konusudur. Staj yeri ve eğitici sayısı planlanmadan okullara fazla
sayıda öğrenci alınmaktadır. Mezun olanlar ise mesleki tanımları yapılmadığından, görev
yetki ve sorumlulukları belirlenmediğinden ve kadro verilmediğinden kamu kurumlarında
gereksinim duyulduğu halde çalışamamakta; özel kuruluşlar ise yasal sorumluluklar nedeniyle
gereksinim duydukları ve işe almak istedikleri personeli çalıştıramamaktadırlar.
4.2.2. Mevcut Durum - Sorunlar
Ambulans ve Acil Bakım Teknikerlerinin Dünyadaki ve Türkiye’deki Durumu :
Özellikle insan sağlığının önem kazandığı ülkelerde (Avrupa, ABD ve Balkan ülkelerinde)
ambulans ve acil bakım teknikerleri (AABT) ambulans sisteminin başarılı bir şekilde
yürütülmesinde yıllardır etkin görev almaktadırlar. Oysa ülkemizde beş yıldan beri verilen
mezunlara rağmen Sağlık Bakanlığı 112 ambulanslarında özel eğitimi olmayan doktor,
hemşire ve sağlık memuru çalışmaktadır. Eğitimi olmayan bu kişiler istenilen düzeyde bakım
verememekte, zaman zaman hizmet içi eğitimle yetiştirilen kişiler ise bir süre sonra başka
yerlere(örneğin doktorların TUS sınavını kazanmaları gibi) gittiğinden hastaya verilmesi
gereken hizmet olumsuz yönde etkilenmektedir. Ambulans ve acil bakım teknikerleri hem
hastaya bakım vermekten hem de ambulansın kullanılmasından sorumlu olduklarından, daha
verimli ve ekonomik yapılacak hizmet hemşire, doktor, şoför olmak üzere üç kişi ile verimsiz
ve ekonomik olmayan bir şekilde yürütülmektedir. Aynı durum diğer meslek grupları için de
geçerlidir. Bunlar;
1. Sağlık meslek yüksek okulu mezunlarının meslek tanımları yoktur,
2. Yetki ve sorumlulukları belirlenmemiştir ,
3. Daha önceki BYKP ’larında söz edilmemiştir,
4. Kadroları yoktur,
5. Eğitim aşamalarında çeşitli sorunları vardır: Kısa sürede çok yoğun bir eğitim
almaktadırlar,
6. Gelişmiş ülkelerde meslek eğitimi, 18 yaşını doldurduktan sonraki devreye
rastlayan dönemlerde olacak şekilde, eğitim sistemi düzenlenmiştir. Oysa ülkemizde sağlık
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://75 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
meslek liselerinin kapatılan hemşirelik bölümleri yerine İlkyardım ve acil bakım teknisyeni
bölümleri açılmıştır. Henüz kendi gelişim süreçlerini tamamlamamış olan adölesan çağındaki
gençlere meslek sorumluluğu yüklenilmeye çalışılmaktadır.
4.2.3. Öneriler
1- Ambulans ve acil bakım teknikerliği programları malzeme, kaynak ve konusuna
hakim öğretim elemanlarınca desteklenmeli, mesleki tanımları yapılarak, yetki ve
sorumlulukları belirlenmeli böylece hastane öncesi acil bakım sistemi güçlendirilmelidir.
2- Yasal ve kurumsal düzenlemeler yapılmalıdır. Kaliteli bir ambulans sistemi, kaliteli
– ekonomik acil bakım ve hasta memnuniyeti için gereklidir. O nedenle önlisans mezunu
meslek grupları 8. BYKP’nda mutlaka yeralmalıdır.
3- Acil tıp uzmanlığı da Türkiye’de oldukça yeni ve gereksinim duyulan bir uzmanlık
alanıdır. Acil servislerde görev alması beklenen, acil servislerde yaşanan olumsuzlukların
giderilmesinde katkıda bulunabilecek acil tıp uzmanlarının da henüz yasaları
oluşturulmamıştır ve acil servislerde kadroları yoktur.
4.3. SAĞLIK YÖNETİMİ - SAĞLIK EĞİTİMİ ALANINDA İNSANGÜCÜ
Sağlık Eğitim Fakültesi, 1996-1997 eğitim-öğretim yılında faaliyete başlamıştır.
Amacı ülkemizdeki sağlık hizmetlerinin daha verimli olarak yürütülmesinde sağlık yönetimi
ve eğitimi alanında gereksinim duyulan insangücünü yetiştirmektir.
SAĞLIK YÖNETİCİLERİ; Türkiye’nin sağlık altyapısının tanımlanması ve
geliştirilmesine yönelik ulusal ve/veya uluslararası çalışmaları ve araştırmaları
planlama,yürütme ve değerlendirme konularında nitelikli ve profesyonel sağlık insangücüdür.
Sağlık yöneticileri, koruyucu ve tedavi edici her türlü sağlık kurum ve kuruluşunun yönetimi,
işletilmesi, planlanması ve denetlenmesinin yanı sıra, öğretmenlik formasyonu alarak
öğretmenlik de yapabilirler.
SAĞLIK EĞİTİMCİLERİ; sağlık sorunları,hastalıklardan korunma ve sağlığı
geliştirme ile ilgili olarak halkı bilgilendirmek ve toplumun sağlık bilincinin yükselmesine
katkıda bulunmak amacıyla kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapar. Ayrıca MEB’e bağlı
orta öğretim kurumlarında okutulan “sağlık bilgisi” dersini verirler.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://76 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
4.3.1. Öneriler
1- Ülkemizde birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurumlarına “sağlık eğitimcisi”
ve “sağlık yöneticisi” kadroları tahsis edilmelidir.
2- Sağlık eğitimi üniteleri kurulmalı ve buralarda sağlık eğitimcisi kadrosuyla personel
istihdamı yapılmalıdır. Yine bu sağlık kurumlarının yönetimi, profesyonel eğitim almış sağlık
yöneticilerine bırakılmalıdır.
4.4. ECZACILIK EĞİTİMİ
Yaşadığımız yüzyıl, her konuda olduğu gibi ilaç ve eczacılık sektöründe de köklü
değişimlere sahne olmaktadır. Bu bağlamda, insana yapılan yatırım demek olan eğitim, daha
da ön plana çıkmış bulunmaktadır.
Mesleklerin 21.yüzyılda da yaşamını sürdürüp sürdüremeyeceği, bu gerçeği algılama,
kavrama ve uygulamalara yansıtabilme becerileriyle yakından ilgilidir.
Ülkemizde insanların layık oldukları ilaç ve eczacılık hizmetini alabilmesi yolundaki
çabalar, Avrupa Birliğiyle bütünleşme süreciyle birlikte ivme kazanmış bulunmaktadır. Artık ,
yalnızca ilaç üretimi ve sunumuyla sınırlandırılamayan eczacılık, ilaç bilgisi ve danışmanlık
hizmeti de vermektedir.
Doğaldır ki, bu yapısal işlevsel dönüşüm, her kademedeki eczacılık eğitiminin gözden
geçirilmesini gündeme getirmektedir. Bu amaçla :
• Eczacılık mesleğinin, 21. yüzyıldaki çehresine yönelik eğitim modellerini her
kademede oluşturmak ve geliştirmek,
• Eczacılık eğitimi kalitesinin sürekli iyileştirilmesine ilişkin araçları biçimlendirmek,
• Bu hedeflere dönük altyapı unsurlarını uygulamaya aktarmak
gibi hedefler üzerine yoğunlaşılmalıdır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://77 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
4.5. TIP EĞİTİMİ
4.5.1. Mezuniyet Öncesi Tıp Eğitimi
4.5.1.1. Giriş
Tıp ve ilgili bilim dallarındaki bilgi birikimi her geçen gün artmaktadır. Genel tıp
bilgisinin verilmesi gereken süre ise aynı, hatta "intern" doktorluk uygulamasının altı yıl içine
alınması ile daha da kısalmıştır. Uzmanlık sahaları ile ilgili ayrıntılı bilgiler her ne kadar
gereksiz kabul edilebilse de, bazal bilgilerin miktarı oldukça fazladır. Tıp eğitimini diğer
mesleki eğitimlerden ayıran bazı özellikler vardır. Meslek sahasının önemi, hata affetmemesi,
her türlü bilgiyi öğrenme mecburiyetini getirir. Tıp okulları sadece bilginin değil, aynı
zamanda hekimlik sanatına ilişkin beceri ve uygulamaların verildiği yerlerdir. Tıp doktoru
ünvanına ise ancak bu kadar bilginin pratikte uygulanması becerisinin elde edilmesi ve bunun
objektif ve çok yönlü olarak test edilmesi ile ulaşılabilecektir.
4.5.1.2. Mevcut Durum-Sorunlar
Ülkemizde tıp eğitimi ile ilgili kabul edilmiş ve uygulanan ortak ilke ve özellikler yok gibidir.
Küreselleşmenin kaçınılmaz olduğu zamanımızda, ülkemiz koşullarına ve özelliklerine
uygun, evrensel nitelikli hekimler yetiştirilmesi zorunludur. Özellikle kökleşmiş ve büyük
üniversitelerimizin kendi geleneklerinin yansıması sonucu farklılıklar olabilse de, ülke
çapında tıp eğitimi ilkelerinin tespitinin pek çok yararı vardır.
4.5.1.3. Öneriler
1. Teknolojiden azami ölçüde faydalanılması ve yaşam boyu bilgi artırımı öğretilmelidir.
Buna, tıp literatürünü takip edebilmeyi sağlayacak yabancı bir dilin öğretimine destek
de dahildir.
2. Temel bilimler ve klinik bilimler entegre bir programla sunulmalıdır.
3. İnsan vücudu ile ilgili bilgilerin verilmeye başladığı andan itibaren hasta başı eğitim için
zaman ayrılmalıdır. Öğrenci, eğitimi içerisinde mümkün olduğunca erken bir zamanda
hasta ile karşılaşmalıdır.
4. Özellikle pratik eğitimlerde belli bir süre için, fakülte dışı genel hasta hizmeti veren,
akademisyen olmayan hekimlerden faydalanılması organize edilmelidir. Bu durum
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://78 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
öğrencinin toplumla ve yardımcı sağlık personeli ile karşılaşmasını da sağlamanın
ötesinde söz konusu hekimlerin de mezuniyet sonrası eğitimine katkıda bulunup,
hizmetin kalitesini yükseltebilecektir.
5. Teorik ağırlıklı dersler temel ve klinik bilim dallarının organizasyonu ile sadeleştirilmeli
ve entegre edilmelidir. Teorik dersler bilginin dikte ettirildiği değil, bilgiye ulaşma
yollarının ve tecrübenin aktarıldığı nitelikte olmalıdır. Spesifik tıbbi sorunların,
multidisipliner planlama ile belirlenip çözümlenmesi teknikleri öğretilmelidir.
6. Ulaşma yolları öğretilen ve rehberlik edilen teorik bilginin bazal düzeyi, bilimsel
tekniklerle hazırlanmış soru bankasından faydalanılan yazılı sınavlarda objektif bir
şekilde ölçülmelidir. Bu sınavların ulusal bazlı olması yararlı olacaktır.
7. Teorik bilginin hemen hastaya uygulanması ve sentez yeteneğinin geliştirilmesi için
küçük gruplar halinde pratik eğitim verilmelidir.
8. Bu eğitim saatleri standardize edilmeli, amaçları ayrıntılı olarak belirlenmeli ve bir
müfredata dayandırılmalıdır. Vaka örneği üzerinde sentez esasına dayanan bu tarz
eğitimde öğrenci ve öğretmen için her ders saatine yönelik ayrıntılı kılavuzlar
hazırlanmalıdır.
9. Her eğitim birimi için esansiyel pratik beceri konuları tespit edilmeli ve sorumlu
öğretim üyesinin, gözetimindeki öğrenciler için dolduracağı ve yeterlilik tayini özelliği
taşıyan formlar düzenlenmelidir. Beceri laboratuvarları bu sisteme eklenebilir.
10. Öğretim elemanlarının öğretme teknikleri ile ilgili eğitimi sağlanmalıdır.
11. Çocuk sağlığı ve hastalıkları, dahiliye, cerrahi ve kadın-doğum gibi ana branşlarla
ilgili çekirdek müfredat, yukarıdaki ilkeler doğrultusunda hazırlanmalıdır.
12. Çekirdek müfredat dışında, ilgi alanlarına göre bilgi genişletilmesi ve araştırma
yöntemlerine yönelik eğitimin verilmesini sağlayan “seçmeli ders” imkanları organize
edilmelidir.
13. İleri sınıflardaki öğrencilerin ilk sınıflardaki öğrencilerin pratik eğitiminde rol
alabilmelerini sağlayacak organizasyonlar yapılarak, “öğretirken öğrenme” eğitimine
imkan verilmelidir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://79 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
14. Özellikle ileri sınıflarda artan bir biçimde, hastane içindeki ve dışındaki stajlarda ekip
çalışmasına öğrenciler entegre edilmelidirler. Böylece sağlık örgütlenmesindeki
hekimlik rolü ve sağlık yönetimi eğitimi de sağlanacaktır.
15. İnsan vücudunun yapısını ve hasta bakımını multidisipliner entegrasyon ve hasta ile
karşılaşarak öğrenmenin yanı sıra insan sağlığının korunması ve hastalıkların önlenmesi
ile ilgili eğitim de dengeli bir şekilde ve toplumun sağlık gereksinimleri göz önünde
tutularak verilmelidir.
16. Evrensel standartlarda bir hekim yetiştirilmesine yönelik eğitimin içinde, ülkeye özgü
sağlık sorunları yeterince vurgulanmalıdır.
17. Davranış bilimleri ve deontoloji tüm tıp eğitimi boyunca her safhada eğitime
katılmalıdır. Mesleki tutum ve etik kavramının tıbbın her aşamasında yerleşmesi
sağlanmalıdır. Evrensel hasta ve hekim hakları ile ülkemizde ve Avrupa topluluğunda
hekimleri ilgilendiren hukuk kuralları işlenerek öğretilmelidir.
18. Maliyet-yarar ilişkisi ve sağlık ekonomisi eğitimin içinde önemli bir kavram olarak
verilmelidir.
19. Fakülte kütüphaneleri konvansiyonel depo hizmeti dışında, teknolojinin, bilgiye
ulaşımı sağlayacak tüm unsurlarını yeterli ölçüde içermeli ve 24 saat hizmet vermelidir.
20. Eğitimin her aşaması, eğitim bilimlerindeki gelişmeleri aktaracak şekilde gerekli
modifikasyonları veya rasyonel değişiklikleri yaptırabilecek biçimde Tıp Eğitimi Ana
Bilim Dalı’nın gözetim ve kontrolünde olmalıdır.
21. Tıp eğitimi veren kişilerin bağımsızlığı sağlanmalı; teorik sınav, pratik takip ve senteze
yönelik tıp nosyonunu değerlendiren pratik sınavlar sonucu yeterli görülmeyen
öğrencilerin eliminasyonuna imkan verilmelidir.
22. Rehber öğretim üyeliği müessesesinin etkinliği artırılmalıdır.
23. Kısa da olsa bir zaman dilimi, karşılıklı eğitim programları organizasyonları ile yabancı
tıp fakültelerinde geçirilmelidir.
24. Tıp okulu bitirildikten sonra birinci basamak bağımsız hekimlik uygulaması
yeterliliğine ulaşmak için en az bir yıl süreyle gözetimli klinik uygulama yaptırılmalıdır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://80 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Bu programda acil tıp uzmanlığı eğitimi mutlaka ve yeterince verilmelidir. Bu konudaki
bilim dallarının kadro sorunlarına çözüm bulunmalı, tüm fakültelerde kurulmaları ve
ülke çapında organize olmaları sağlanmalıdır.
25. Mezuniyet sonrası eğitim ile burada tespit edilen ilkelerin yaşam boyu sürekliliği
sağlanmalıdır.
26. Basamaklı sağlık hizmeti iyi organize edilerek “tıp doktorluğu” özendirilmeli,
uzmanlaşma mecburiyeti ortadan kalkmalı, ihtiyaca göre uzman yetiştirilmelidir.
27. Basamaklı hizmetin esas olduğu toplumsal sağlık örgütlenmesine uygun olarak hekim
ihtiyacı gerçekçi bir şekilde tespit edilmeli, tıp fakültelerinin yeterlilikleri tespit edilmeli
ve bunlara göre öğrenci sayıları ve dağılımı belirlenmelidir(bakınız rapor ekinde
sunulan; 1. Ulusal Tıp Eğitimi Kongresi, Sonuç Bildirgesi, madde 1 ve 2; A.Ü. Tıp
Fakültesi, 12-15 Kasım 1998).
28. Öğretim üyelerinin bu standart ve kalitedeki eğitimi verip, eğitim hastanelerinin hizmet
ve işletme çarkını da üst düzeyde tutabilmelerini sağlamak için özlük hakları
iyileştirilmelidir. Döner sermaye uygulamaları hizmet, eğitim ve araştırmayı özendirici
şekilde yapılmalıdır.
4.5.2. Tıpta Uzmanlık Eğitimi İle İlgili Öneriler
1- Tıp eğitiminin temel amacı ; “ toplumun gereksinimlerini dikkate alarak uluslararası
nitelikte hekim yetiştirmek " olduğuna göre, gerek mezuniyet öncesi gerek sürekli tıp
eğitiminde olduğu gibi, mezuniyet sonrası tıp eğitiminde de niteliğin sağlanabilmesi ancak bu
eğitimin her kademesinin, uluslararası normlarda olması ile olasıdır.
2- Mezuniyet öncesi tıp eğitiminin, ülke çapında bu eğitimi veren kuruluşların
ülkemiz gerçeklerini dikkate almış bir standardizasyonunun bulunmaması, mezun olan
hekimlerin genel pratisyenlikten uzmanlığa doğru yönelişine neden olmakta hatta bunu teşvik
etmektedir.
Bu standardizasyonun sağlanamaması ve sağlıkta insangücü planlamasının yeterince
yapılmamış olması, bazı dallarda uzman eksikliğine bazı alanlarda ise ülke gereksiniminden
fazla sayıda uzman hekim yetiştirilmesine neden olmakta ve bu da ciddi istihdam sorunlarını
gündeme getirmektedir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://81 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
3- Uzmanlık Eğitiminin tüm kademelerinde eğitim standartlarının mesleksel düzeyde,
siyasi müdahalelerden etkilenmeyen özerk ve ulusal bir kurum tarafından belirlenmesi uygun
olacaktır.
Tıpta Uzmanlık Eğitiminin standardizasyonunda, eğitim görenlerin değerlendirilmesi
ve yeterliliklerinin ölçülmesi kadar, eğiticilerin yeterliliklerinin ve bireysel performanslarının
da uygun yöntem ve ölçütler çerçevesinde değerlendirilmesi için gerekli düzenlemeler
yapılmalıdır. Bu açıdan " Tababet Uzmanlık Tüzüğü Tasarısı " bir an evvel Sağlık Bakanlığı
tarafından güncelleştirilerek yasalaştırılmalı ve Avrupa örneğinde olduğu gibi "Türk Tabipleri
Birliği " özerk ve sivil toplum örgütü olarak bu konuda yasa ile yetkilendirilmelidir.
Böylelikle bu standardizasyondan sorumlu “ Avrupa Tıp Uzmanları Birliği (UEMS) ”
ile ülkemizdeki uzmanlık eğitiminin harmonizasyonunun sağlanması mümkün olacaktır.
4.5.3. Sürekli Tıp Eğitimi İle İlgili Öneriler
1- Günümüz tıbbı sürekli değişim ve gelişim içinde olduğundan, gerek pratisyen gerek
uzman hekimlerin mezuniyetten sonra bu değişim ve gelişimlerden uzak kalmadan
mesleklerini icra edebilmeleri gerekmektedir.
Bunun için dünyada genellikle uygulanan " Kredilendirme Sistemi " uygun bir yol
olarak görülmektedir. Aynı düşünce içinde "Avrupa Tıp Uzmanları Birliği (UEMS)" de bu
tür kredilendirmeyi kabul etmiştir. Böyle bir kredilendirme sisteminin bağımsız ve ulusal bir
kuruluş olarak Türk Tabipler Birliği tarafından gerçekleştirilmesi her yıl için hekimlik
lisansının yenilenmesini olası kılacaktır. Bu kredilendirmenin, eğitim etkinliklerine katılımı
özendirmek ve kalite denetimini sağlamak gibi yararları da olacaktır.
Bu birlik ile bağların güçlendirilip yaygınlaştırılması Avrupa Birliğine uyum
çerçevesinde ortak bir kredi sistemine girmemizi de kolaylaştıracaktır.
2- Bugün için bazı sağlık kuruluşlarınca gönüllülük temelinde yürütülen bu girişime
Türk Tabipler Birliği, Ankara Eczacı Odası katılımı ile ATONET adı altında, Sürekli Tıp
Eğitimi mesleki eğitim ve mesleki danışmanlık hizmeti vererek destek olmakla birlikte bunun
yasal zorunluluk çerçevesine oturtulması uygun olacaktır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://82 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Türk Tabipler Birliği, Ankara Eczacı Odası katılımı ile ATONET adı altında Sürekli
Tıp Eğitimi mesleki eğitim ve mesleki danışmanlık hizmeti vermeyi hedeflemektedir. Alınan
eğitim sonrası uygun yazılım ile kredi puanı verilmektedir.
• ATONET bünyesinde medline hizmeti verilmektedir.
• ATONET Hacettepe Üniversitesi kütüphanesi ile beraberce yürüttüğü proje ile
hekimlere literatür bilgisi sağlamaktadır.
• Vademecum ATONET ile ilaç hakkında ayrıntılı bilgi edinilebilen sözlük hizmeti
sunulmaktadır.
• ATONET dünyada belli hastalıkların tedavisine ilişkin her yıl önerilen tedavilerin yer
aldığı Tedavi Kılavuzları ile de hizmet vermektedir.
• ATONET bireysel ve kurumsal e–posta hizmeti de sağlamaktadır.
5. SAĞLIK YATIRIMLARI VE SAĞLIK MİMARİSİ
5.1. MEVCUT DURUM
• Sağlık tesislerinin etüt-proje hizmetleri için yeterli kaynak ayrılmadığından çoğu zaman
tip proje kullanılmaktadır. Bu uygulama ile arazinin jeolojik, jeoteknik etütleri, topografik
yapısı, coğrafik ve çevresel özellikleri göz ardı edilmektedir.
• Yatırımların zemin etütleri için gerekli ödenek ayrılmadığından, uygulama ve zemin
emniyet değerleri kapsamlı bir etüde dayandırılmadan yaklaşık değerler olarak yapılmakta
ve ülkemizin deprem gerçeği ihmal edilmektedir.
⇒ Bina yatırımları rasyonel kriterler çerçevesinde belirlenmemektedir. Siyasi
nedenler sonucunda büyüyen proje paketi nedeniyle uzun yıllara sari planlanan
projelerin ekonomikliği ortadan kalkmaktadır.
⇒ Kalkınma planlarında bina hedefleri, yalnızca sayısal gerçekleşme oranlarına
dayandırılmakta, nitelik ve hizmete uygunluk anlamında bir değerlendirme
yapılmamaktadır.
• Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca yılda bir kez ilan edilen ve para değer kaybı oranında
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://83 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
artırılmayan birim fiyatlarla istenilen nitelikte sağlık tesisi yapılamamaktadır.
• Sanayileşmekte olan ve nüfusu hızla artan ülkemizde giderek artan çeşitli iş ve trafik
kazaları sonucu ortaya çıkan sakat ve özürlü insanların tedavileri için açılan fizik tedavi ve
rehabilitasyon merkezleri çağın hastalığı olarak bilinen kanser hastalarının teşhis ve
tedavileri için açılan onkoloji merkezleri ile kronik böbrek hastalarının tedavisi için
gerekli diyaliz merkezlerinin mevcut sayıları yetersizdir. Ayrıca ülkemizdeki yaşlı ve
bakıma muhtaç nüfusun tedavisi ve günlük yaşama adaptasyonlarının sağlanacağı türden
açılmış merkezler bulunmamaktadır.
• Mevcut sağlık tesislerinin iyi yönetilmemesi, yatak kullanım kapasitesinin düşük
seviyelerde kalması, hizmet maliyetinin gereksiz yere artmasına neden olmakta diğer
taraftan mevcutların bakım, onarım ve iyileştirilmeleri için kaynak sıkıntısı doğmaktadır.
• Şehir planları ile arsa kullanımcıları arasında gerekli işbirliğinin sağlanamaması veya
planların ileriye dönük değil günün ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanması sonucunda
mevcut sağlık tesislerinin geliştirilmesi, büyütülmesi imkanı bulunmamaktadır.
• Diğer taraftan yıllardan bu yana arsa kamulaştırılması veya satın alınmasına Başbakanlık
tasarruf tedbirleri genelgesi ile getirilen sınırlama sebebiyle, uygun olsun veya olmasın
yerleşim alanlarından uzak ulaşım, altyapı hizmetleri çözümlenmemiş, kayalık ve orman
Hazine arazileri üzerine yatırım yapmak zorunluluğu getirilmektedir. Ancak, uygulamada
arsadan elde edilen bu tasarrufun çok üstünde inşaat ve altyapı maliyeti yükselmektedir.
5.2. ÖNERİLER
1- Sağlık tesislerinin etüt- proje hizmetleri için yeterli kaynak ayrılarak, arazinin
topografik coğrafik ve zemin etütlerine dayalı her proje için ayrı mühendislik ve mimarlık
hizmeti yaptırılmalı, ayrıca ülkemizin deprem gerçeği göz önüne alınarak her yatırım için
zemin etüd ödeneği tahsis edilmelidir.
2- Bina yatırımları rasyonel kriterler çerçevesinde belirlenmeli, uzun yıllara sari (10-
15 yıl) planlamadan kaçınılarak daha makul sürelerde tamamlanmasına yönelik çalışmalar
yapılmalıdır.
3- Kalkınma planında bina hedefleri yalnızca sayısal gerçekleşme oranlarına
dayandırılmamalı, nitelikli ve hizmete uygunluk anlamındaki değerlendirilmelere de planda
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://84 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
yer verilmelidir.
4- Bayındırlık ve İskan Bakanlığı birim fiyatları ile yapılan ihale yönteminin sağlık
mimarisine olumsuzluğu dikkate alınarak ,yataklı tedavi kurumuna ait proje karakteristiğinin
etüt proje+inşaat+ tıbbi donanım+donatım şeklinde belirlenerek, anahtar teslimi ihale usulüne
geçilmesi sağlanmalıdır.
5- Sayıları gittikçe artan sakat ve özürlü hastalar, kanser hastaları, kronik böbrek
hastalarının tedavileri için gerekli merkezlerin artırılarak yurt geneline yaygınlaştırılmasına
çalışılmalı, yaşlı ve bakıma muhtaç kimselerin bakım ve tedavilerinin yapılacağı geriatri
hastaneleri açılmalıdır.
6- Mevcut sağlık tesislerinin iyi yönetimi sağlanarak yatak kullanım kapasitesinin
artırılması, düşük kapasiteli veya işletilemeyen tesislerin gözden geçirilerek kaynak israfına
son verilmesi sağlanmalıdır. Bu şekilde yapılacak reorganizasyon ile çalışan hastanelere
kaynak aktarılabilecektir.
7- İmar planında sağlık tesisleri için ayrılan alanların günübirlik değil ileriye dönük
ihtiyaçlar dikkate alınarak hazırlanmasına çalışılmalı, mevcut planlarda bu imkan
bulunmuyorsa arsa seçimi ile ilgili genel kuralların ve fizibilite etütlerinin hazırlanmasına
imkan sağlanmalıdır.
8- Sağlık mimarisi ve uygulamasında çalışan teknik grubun nitelik ve nicelik
yönünden güçlendirilmesi; özellikle sağlık mimarisi konusunda lisansüstü eğitime geçilmesi
sağlanmalıdır.
6. BİYOMEDİKAL MÜHENDİSLİK HİZMETLERİ
6.1. GİRİŞ
Bilindiği gibi, sağlık hizmetleri, kuruluş, donanım ve işletme yönlerinden yüksek
maliyeti olan kuruluşlardır. Özellikle sağlık sektöründe yataklı tedavi kurumları maliyetin en
fazla olduğu hizmet birimleridir.
Bütün ülkelerde ve memleketimizde sağlık hizmetlerinin maliyeti artmakta ve en
gelişmiş ülkeler dahi bu yükselişi azaltıcı, fakat hizmeti daha etkin kılıcı sistemler üzerinde
çalışmalarını sürdürmektedirler.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://85 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Ülkelerin hayat standardı arttığı için, insanlar daha iyi hizmet istemekte ve teşhis ile
tedavinin en kısa sürede gerçekleşmesini beklemektedirler. Sağlık personeli de halkın
beklentisini karşılayabilmek için, yüksek teknolojinin getirdiği, fakat oldukça pahalı olan tıbbi
cihazları ve teknolojiyi kullanmak arzusundadır.
Sağlık teknolojisinin hızlı gelişimi sonucunda; başarılı bir sağlık hizmetinin
verilebilmesi için en önemli ön şart, bu teknolojinin ürünü olan tıbbi cihaz ve metodları sağlık
kuruluşlarında kullanabilmektir. Ülkemizde her yıl yüz milyarlarla ifade edilen harcamalar
yapılarak, tıbbi cihaz ithal edilmekte veya iç piyasadan temin edilmektedir. Ancak, esas sorun
öncelikle tıbbi teknolojinin temin gerekliliğinin tespitinde yatmaktadır.
6.2. MEVCUT DURUM-SORUNLAR
Başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere özellikle devlet teşekküllerinde teknoloji temini;
⇒ Kullanıcı ve idari yapıdaki hekimler tarafından,
⇒ Merkezden proje olarak tahsis ile,
⇒ Siyasetçilerimizin talebi ile,
⇒ Firmaların reklam ve çalışmaları ile,
⇒ Yurt dışına giden uzmanlarımızın yeni teknolojileri talebi ile sağlanabilmektedir.
Günümüzde ihtiyacın belirlenmesi ile seçimi büyük oranda kullanıcı hekimlerin
insiyatifinde olmaktadır. Kullanıcı hekim vereceği hizmet için gerekli gördüğü cihaz ve
malzeme ihtiyacını belirtmekte ve büyük oranda bunun seçimini de kendisi yapmaktadır.
Ancak bu seçimde keyfi davranılması ve hekimden hekime bu tercihlerin farklılıklar
göstermesi nedeniyle verilen hizmet aynı olduğu halde aynı statüde bulunan hastanelerimizin
donanım profilleri büyük farklılıklar gösterebilmektedir. Bazı hastanelerimizde cihaz ve
malzeme eksiği varken diğerinde ihtiyaç fazlası olabilmektedir.
Bugün hastanelerimizin içerisinde bulunduğu en büyük sorun donanım ihtiyacı ile
birlikte donanım fazlasının da olmasıdır. İyi bir fizibilite hazırlanmadan ve yatırımdan
beklenen sonuçlar belirlenmeden yapılan yatırımlar nedeniyle büyük bir israf ve tıbbi cihaz
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://86 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
mezarlığı oluşturulmaktadır. Yeni teknoloji maliyetlerinin yüksek oluşu nedeniyle yatırım
öncesi yapılacak hazırlıklar büyük önem kazanmaktadır.
Gelişmiş teknolojinin kullanımı ne kadar gerekli ise bu teknolojinin gerekliliği ve
uygun teknolojinin seçimi de o oranda önemli olmaktadır. Gereksiz ve yanlış yapılan
yatırımlar yeni teknolojinin maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle büyük israfa yol
açmaktadır. Bu nedenle teknolojik yatırım öncesinde iyi bir fizibilite ile yatırımdan beklenen
sonuçlar ile bunun sosyal ve ekonomik faydaları, kısacası yatırımın verimli olup olmadığı çok
iyi araştırılmalıdır. Bu araştırmanın doğru bir şekilde yapılması ve buna uygun teknolojinin
temini en ekonomik yatırım olacaktır.
Teknoloji değerlendirmesi şu temel elemanları içermelidir;
• Eldeki mevcut teknolojilerin maliyet, güvenirlilik, dağılım ve kullanma özelliklerine
göre gözden geçirilmesi,
• Klinik görüşün açıklanması,
• Teknolojiye ne derecede ihtiyaç olduğunun belirlenmesi ve geniş uygulama alanlarının
tanımlanması,
• Elde edilecek teknolojinin insan hayatını geliştirme konusundaki görüşler,
• Teknolojinin elde edilme şartları ve gelişme basamakları,
• Teknolojinin maliyetinin kapsamlı olarak açıklanması ve alternatif tedavi yöntemleri
ile karşılaştırılması,
• Tüm parametreler ve güvenirliliği de dahil olmak üzere teknolojinin avantajlarının tam
olarak araştırılması,
• Teknolojinin teminini ilgilendiren hukuki faktörlerin değerlendirilmesi,
• Teknolojinin kullanılması ile ilgili etik ve yasal faktörlerin tanımlanması
gerekmektedir.
Bu parametrelerin doğru seçilip ve uygulanması hem kaynağın etkin ve verimli
kullanımını sağlayacak hem de hizmeti olumlu yönde etkileyecektir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://87 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Sağlık Bakanlığı, MSB, SSK ve Üniversite temsilcilerinin katılımı ile oluşturulan
Tıbbi Cihaz Daimi Özel İhtisas Komisyonu, tüm kamu kuruluşları için cihaz fiyatının 40.000
ABD Dolarını geçmesi halinde planlanan yatırımı bu kriterler çerçevesinde incelemekte ve
yatırım gerekli ise izin vermektedir. Bu sayede gereksiz yatırım ve israfın önüne geçilmeye
çalışılmaktadır.
Bilindiği gibi tıbbi cihazlar içerdikleri hassas ve yeni teknoloji nedeniyle işletme
esnasında sürekli bakıma ihtiyaç gösterirler. Ülkemizde satış sonrası servis sağlama
konusunda iyi servis hizmeti veren firmalar bulunmakla birlikte bu konuda çok yetersiz
firmalar da bulunmaktadır. Satış sonrası teknik servis hizmetlerinin yetersizliği nedeniyle
ülkemizde ciddi anlamda bir tıbbi cihaz mezarlığı oluşmaktadır. Bu çerçevede özellikle
yüksek teknoloji içeren cihazları pazarlayan firmaların satış sonrası servis imkanları
günümüzde çok büyük önem kazanmıştır. Bu sebeple; hastanelerimizde mevcut cihazların
sürekli faal tutulması, yeni alınacak cihazların seçimi, (satınalınacak cihazların teknik
şartnamelerini ve teknik esaslarını belirlemek), kullanıcı personelin eğitiminin sağlanması, en
iyi ve en verimli teknolojiyi temin etmek ve temin edilen cihazların en verimli şekilde
kullanmak biyomedikal mühendislik hizmetlerinin desteği ile mümkündür.
6.3. ÖNERİLER
1- Bu konuda yetişmiş insangücünün etkin bir şekilde değerlendirilmesi ve bu alanda
eğitim almak isteyen insanlarımızın cesaretlendirilmesi için kamunun ihtiyacı olan kadroların
tesbit edilerek en kısa sürede kadro imkanlarının yaratılması ile görev tanımları ve
kurumlarda biyomedikal mühendislik hizmetleri birimlerinin oluşturulması gerekmektedir.
2- Biyomedikal mühendislik hizmetlerinin desteklenerek daha etkin bir biçimde
kullanılması ile, sağlık hizmetlerinin kalitesine önemli ölçüde tesir eden tıbbi cihazların
kontrolü konusunda bir otorite olması gereken Sağlık Bakanlığı, bu alanda süregelen
zafiyetini gidermiş olacaktır. Bu konuda halen çalışmaları devam eden Tıbbi Cihaz
Yönetmeliğinin yürürlüğe girmesiyle oluşturulacak denetim mekanizmasının etkinliği de
biyomedikal mühendislik konusunda yeterli bilgi birikimine sahip personelin varlığı ile
mümkün olabilecektir.
3- Ülkemiz insanının kaliteli sağlık hizmeti alabilmesi, sağlığının korunması ile
özellikle kullanılan cihaz veya tıbbi üründen zarar görmemesi için bu ürünlerin ülkemize
girişi ile ülkemiz içinde üretilmesinin ciddi bir şekilde denetlenmesi büyük bir önem arz
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://88 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
etmektedir. Tıbbi cihazlar ile diğer tıbbi ürünlerin üretiminde, günümüzde çok olumlu
gelişmeler yaşanmakla birlikte, bu alandaki denetimsizlik kötü sonuçlar da doğurabilmektedir.
4- Günümüzde kullanılan tıbbi cihaz ve ürünlerin çeşitliliği göz önüne alındığında
halen ithalatta denetlenebilen ürünlerin tıbbi cihazları hiç kapsamadığı, ilaç ve kozmetikler
dışında diğer ürünlerin ise çok küçük bir kısmını kapsadığı görülmektedir.
5- Ülkemizin tıbbi cihaz ve ürünler konusundaki zaafı hem çok büyük bir sağlık riski
oluşturmakta hem de denetimsizlik nedeniyle ülkemize giren kalitesiz ve sertifikasız cihazlar
büyük döviz kaybına neden olmaktadır. Aynı zamanda ülkemizde üretilen cihaz ve ürünlerin
insan sağlığına uygunluğunun sertifiye edilememesi yerli üreticilerimizin ihracat imkanlarını
da büyük ölçüde kısıtlamaktadır.
6- TSE tarafından hazırlanan ve zorunlu standart yapılması isteği ile Sağlık
Bakanlığına gönderilen standartlar etkin bir denetim organı olmadığı için uygulamaya
sokulamamakta, bu da yine piyasada bir denetim boşluğu yaratmaktadır.
7- Ülkemizde üretilen ürünlerin belgelendirilmesi ile ithal edilen ürünlerin denetimi
etkin bir organizasyonun varlığı ile mümkündür. Mevcut denetim boşluğu hem ülkemiz
insanının sağlığını tehdit etmekte hem de kıt ülke kaynaklarının israfına ve büyük döviz
kaybına neden olmaktadır.
8- Ticarette teknik engellerin kaldırılmasına yönelik olarak ülkemiz ile Avrupa
Topluluğu mevzuatının uyum çalışmaları halen devam etmekte olup bununla ilgili Türk
"Akreditasyon Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun" yayımlanarak yürürlüğe
girmiş olup, hukuki altyapıyı tamamlayacak olan "Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın
Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun" taslağı ile uygulamaya yönelik yönetmelikler
sonuçlandırılmalıdır.
9- Söz konusu yasalar ve bu yasalardan dayanak alarak Sağlık Bakanlığınca hazırlanan
yönetmelik taslakları (Tıbbi Cihazlar Yönetmelik Taslağı, Vücuda Yerleştirilebilir Aktif
Tıbbi Cihazlar Yönetmelik Taslağı, İnvitro Tanı Kitleri Yönetmelik Taslağı, Oyuncaklar
Yönetmelik Taslağı vb.) tıbbi ürünlerin üretimi, satışı ve kullanımı ile ilgili olarak Bakanlığa
birçok görevler yüklemektedir. Bu görevlerin ifası ancak, konu ile ilgili teknik ve bilgi
donanımına sahip birimlerin varlığı ile mümkündür. Bu çerçevede Bakanlık da konuyla ilgili
milli mevzuatı ve sektörel denetim mekanizmalarını oluşturmak zorundadır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://89 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
10-Bütün bu nedenlerle tıbbi cihazların ülkemizde üretimi, ithalatı, satışı ile piyasa
denetimlerini yapmak, üretici, ithalatçı, satıcılar ile ürünlere ait sicil bilgilerini tutmak,
bununla ilgili gerekli yasal mevzuatı hazırlamak ve uygulamak üzere teknik ve bilgi
donanımına sahip bir birimin Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulması büyük önem arz
etmektedir.
7. AMBULANS SİSTEMLERİ
7.1. GİRİŞ
Aniden hastalanma veya kaza söz konusu olduğunda hemen müdahale edilebilmesi
için olay yerine ambulans gelmelidir. Bunun içinde iyi bir ambulans sisteminin kurulmuş
olması gerekir. Ambulans sistemi, tedavi edici hizmetin hastane öncesi aşamasını
oluşturmaktadır. Gelişmiş ambulans sistemlerine sahip olan ülkelerde bu sisteme "Acil Tıp
Hizmetleri ( ATH)" denilmektedir. Acil tıp hizmetlerini oluşturan birimler aşağıda
sıralanmıştır:
• Hastalanan ya da kazaya uğrayan kişi için ambulans çağırabilmek için bir telefon
numarası ve ambulansı olay yerine yönlendirecek, gerektiğinde telefondaki kişiye
bilgi verecek, ambulans gidene kadar yapılabilecekler konusunda kişileri
yönlendirecek bir haberleşme merkezi,
• Haberleşme merkezinde iletişimi sağlama becerisine sahip eğitilmiş eleman veya
doktor,
• Bulunulan bölgenin gereksinimlerine ve kapasitesine (nüfus yoğunluğu, sağlık
kuruluşlarına uzaklığı, trafik yoğunluğu-ulaşım olanakları) uygun ambulans
istasyonları,
• Ambulanslarda acil bakım hizmeti verebilecek ambulans ve acil bakım teknikerlerinin
görevlendirilmesi,
• Acil hastalara acil bakım verecek yeterli donanıma ve yatak kapasitesine sahip acil
servisler ile acil bakım konusunda eğitim almış acil servis doktor ve hemşiresi,
• Ambulans hizmetlerinin aksamaması için bakım ve yakıt giderinin karşılanacağı
düzenli gelir kaynağı,
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://90 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
• Ambulansta kullanılan araç – gerecin bakımı, onarımı, kullanılan sarf malzemelerinin
yerine konabilmesi için bakım onarım merkezi, sarf malzeme deposu, kumaş cinsi
malzemelerin temizlenebileceği çamaşırhane ve tek kullanımlık olmayan malzemeler
için sterilizasyon olanakları,
• Sistemin işlerliğini ve sürekliliğini denetleme sistemi ,
• Afetlerde (fazla sayıda yaralı olan çok büyük olaylarda) hizmet verebilecek kapasitede
hazırlıklı olmak.
7.2. MEVCUT DURUM-SORUNLAR
İnsan sağlığına önem veren ülkelerde, acil tıp hizmetleri çok uzun yıllardır oldukça
gelişmiş ve çok iyi hizmet vermektedir. Ülkemizde çok ihmal edilen bu konuya son yıllarda
önem verilmeye başlanmıştır. ATH nin önemli bir halkası olan telefon numarası yurt çapında
112 olarak belirlenmiş ancak, sadece belirli merkezlerde etkin hizmet vermektedir. Zamanla
tüm il ve ilçelerde hizmet vermesi hedeflenmektedir. "112 Acil Yardım Sistemi Tarafından
Verilecek Acil Sağlık Hizmetleri Genelgesi"nin yayınlanması bu hedefe ulaşmak için
adımların atıldığının göstergesidir. Sadece sistem yeterli değildir:
• Sistemdeki insanların da amaca uygun elemanlardan oluşması gerekir. ATH
personelinin görev tanımları yapılmadığından, sayıları ve aldıkları eğitim (ambulans
ve acil bakım teknikerlerinin) yeterli olmadığından ambulanslarda görevlendirilmeleri
olanaksızdır.
• 112 deki Ambulanslar tam donanımlı olmalarına rağmen eksilen malzemenin yerine
konması halen önemli sorundur. Bozulan malzemelerin tamiri yurtdışı kaynaklı
olduklarından çoğunlukla yapılamamakta, yakıt gideri ise başlı başına sorun
olmaktadır.
• Acil servisler halen istenen düzeyde hizmet verememektedir. Acil servislerde
genellikle yeni mezun pratisyen veya saatlik –günlük uzmanlık alanı asistanları ile
yine acil birikimi olmayan hemşireler günlük-aylık görevlendirilmektedir. Bu
uygulama sonucu hastalar gerekli hizmeti alamamaktadırlar. Ambulans sistemi iyi olsa
bile iyi olmayan bir acil servis acil bakımı olumsuz etkilemektedir. Acil servislerde
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://91 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
acil tıp uzmanlarının çalışması halinde verilecek bakımın kalitesi artacaktır.
Hemşirelerin de acil bakım eğitimi almış olması bakımın kalitesi açısından önemlidir.
• Ambulans sistemleri ve acil servis sistemlerinin tek başına çalışmaları ya da birbirleri
ile entegrasyonu için gerekli (yasal) düzenlemeler eksik veya yoktur. Görev ve
sorumluluklar tanımlanmamıştır.
• Ülkemizde halen ambulansların trafikte seyri sorunludur. Trafikte ambulansa yol
verilmemekte veya sıkışık trafikte ambulans yol alamamaktadır.
7.3. ÖNERİLER
1-Trafik denetimlerinde yol vermeyen araçların uyarılmaları ve bazı ülkelerde olduğu
gibi ambulans, itfaiye gibi araçların gidebileceği güvenlik şeritleri sistemi oluşturulmalı ve
denetimi iyi yapılmalıdır. Sistemin oluşturulabilmesi için Karayolları Genel Müdürlüğü,
İçişleri Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ortak bir çalışma içine girmelidir.
2- Acil yardım sistemlerini kurmuş olan ülkelerdeki sistemler incelenerek Türkiye
koşullarına uygun olan sistem kurulmalıdır. Bunun için yasal ve kurumsal düzenlemeler
yapılmalı, izlenecek politikalar ve bu politikaların uygulama takvimleri 8.BYKP’ de yer
almalıdır.
3- Kuzey Amerika’daki 911 (Tiered Response-polis, itfaiye, ambulans için tek bir
numara ve en yakın hangi grupsa olay yerine onun öncelikle ulaşması ve acil bakımın temel
yaşam desteği düzeyinde başlatılması) benzeri bir sitem olanağı Türkiye için araştırılmalıdır.
4- Hava-kara-deniz bağlantılı acil kurtarma merkezleri kurulmalıdır. (Özellikle trafik
kazalarının yoğun olduğu noktalarda ve kırsal kesimlerin ulaşım sorunları olan bölgelerde).
Yine ulaşım sorunu olan Doğu Anadolu, Karadeniz ve diğer bölgelerimizde bölgenin yapısına
uygun acil tıp hizmetleri planlanmalıdır. Örneğin; karın yoğun olduğu bölgelerde motorlu
kızak tipi, dar caddeli kalabalık bölgelerde golf arabası benzeri ambulanslar geliştirilmesi
yönünde çalışmalar yapılabilir (Kanada, Metro Toronto Ambulance Teşkilatında değişik
örnekler mevcuttur).
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://92 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
8. REFİK SAYDAM HIFZISSIHHA MERKEZİ BAŞKANLIĞI
8.1. MEVCUT DURUM - SORUNLAR
Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı (RSHM) , Sağlık Bakanlığına bağlı bir
kurum olup; Merkez Başkanlığı ve 15 bölge müdürlüğü ile temel işlev olarak koruyucu sağlık
hizmetlerine yönelik analizleme, rapor etme ve değerlendirme gibi faaliyet alanlarında
çalışmaktadır.
Bazı eksiklerine karşın " Ulusal Referans Laboratuarı" olmaya yönelik her türlü cihaz
ve alet donanımına sahiptir. Konusunda uzmanlaşmış ve yetişmiş yeterli personel mevcuttur.
8.2. ÖNERİLER
VII. BYKP programında yer alan RSHM’nin referans verebilecek bir ulusal
laboratuar haline getirilmesi ile ilgili hazırlanan yasa taslağının yasalaşması halinde
verimliliği ve etkinliği daha da artacak, aynı zamanda bu konuda ulusal boyutta önemli bir
altyapı eksikliğinin giderilmesi de sağlanacaktır.
9. SAĞLIK HİZMETLERİNDE AFET YÖNETİMİ
9.1. GİRİŞ
Afet sırasında yaşanan organizasyon problemleri nedeniyle can ve mal kaybı
artmaktadır.
Aynı türden iki afet arasındaki döneme “ Sessiz Dönem “ denir. Bu dönemin süresi
afet türü ve bölgeye göre değişir. Bu dönem geçmişteki afetlerin değerlendirilerek gelecekteki
afetlerin planlaması ve organizasyonunun yapılabilmesi yönünden önemlidir. Bu plan pek çok
sektörün işbirliği ile hazırlanmalıdır.
9.2. ÖNERİLER
1- Sağlık hizmetleri açısından;
a- Her yerleşim birimi için tek tek plan yapılmalıdır.( İl - İlçe - Köy ),
b- Bu planların birleştirilmesi ile ulusal plan oluşturulabilir,
c- Her yıl planlar gözden geçirilerek yenilik ve ilaveler yapılmalıdır,
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://93 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
d- Afet haritaları ve etkilenecek bölgelerdeki yapı durumu belirlenmelidir,
e- Risk altındaki nüfus belirlenmeli ,olası yıkım ve afetzede sayısı belirlenmelidir.
2- Sağlık hizmetleri ulusal plan içerisinde yer almalıdır.
a- Sağlık sektörünün esas görevi, afette yaralıların ve sağlık birimlerine
ulaştırılabilenlerin tedavisi ve ölümlerin önlenmesidir. Bu amaçla iyi bir
organizasyona gereksinim vardır. Yerleşik sağlık birimlerinin yeterli olduğu
durumlarda ayrı bir organizasyona gereksinim daha azdır. Yerleşik birimlerin
yetersiz kaldığı ya da yıkıma uğradığı durumlarda afete özel bir organizasyona
gidilmelidir. Yerleşik birimlerdeki personel görev yerini terk etmemelidir. Kendi ya
da yakınlarının yardımı ile kurtulan afetzedelerin ilk gelecekleri yer eskiden beri
bildikleri sağlık birimi olacaktır. Bu nedenle bu birimlerde ya da yakınında hizmet
verebilecek şekilde organizasyon planlanmalıdır.
Yörede mevcut birinci, ikinci ve üçüncü basamak tedavi kurumlarının depreme
dayanıklılıkları ve hizmet kapasiteleri belirlenmelidir. Yıkıma uğramaları olasılığı
göz önünde bulundurularak civar kurumlar alternatif olarak planda yer almalıdır.
b- İlk kabul yerlerinde kazazedeleri, ölmüş, ümitsiz, acil yardım gereksinimi bulunan
izlenmesi gerekli ve yardımsız iyileşebilir ayırımının yapılabileceği olanaklar ve
eğitimi planda yer almalıdır. Bu sayede personel zaman ve malzemenin
kurtarılamayacak ya da yardıma gerek olmadan iyileşecek yaralılara harcanması
önlenir.
c- Seyyar hastane ve acil yardım hizmetleri planda yer almalıdır.
d- Afetten sonra alınacak önlemler ve uygulanacak koruyucu sağlık hizmetleri son
derece önemlidir. Tahmin edilen afetzede sayısına göre yeterli miktarda temiz su,
besin, geçici barınma olanakları, ulusal planda yer almalıdır. Bu amaçla yerleşik
sağlık birimlerindeki personele eğitim verilmelidir.
e- Afetlerden hemen sonra Ankara’ da toplanan pek çok bakanlık , Kızılay Genel
Müdürlüğü ve Genel Kurmay Başkanlığından katılan üyelerce oluşturulan “ Afetler
Merkez Koordinasyon Kurulu” ile, il ve ilçelerde oluşturulan “İl - İlçe Kurtarma ve
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://94 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Yardım Komiteleri” mevcut hasar ve önceden hazırlanan ulusal plan doğrultusunda
daha etkin görev yapabilirler .
3- Afet komisyonları sürekli hale getirilmeli, koordinasyonlar ve çözüm önerileri oradaki
uzman kişiler tarafından dile getirilmelidir.
Bu komisyonda mutlaka özel kurtarma gönüllüleri ile Türkiye Kömür İşletmeleri
kurtarma ekiplerinden kişilerde olmalıdır ki onların deneyimlerinden daha objektif çözümlere
ulaşılabilsin.
10. ÜRETİMDEN TÜKETİME İLAÇ
10.1. BİTKİSEL İLAÇ HAMMADDELERİ
10.1.1. Giriş
Bitkisel ilaç ham maddeleri ( fitofarmaka – herbal medicinal ürünler ) tüm dünyada ve
son zamanlarda batılı ülkelerde toplumun ilgisini yoğun bir şekilde çeken maddelerdir. Yan
etkilerinin çok az olması nedeni ile bunların hafif ve kronik hastalıklarda birinci basamak
tedavisi olarak öncelikle kullanılması öngörülmektedir.
10.1.2. Öneriler
1- Ülkemizin doğal zenginliklerinden olan tıbbi bitkiler yeterince
değerlendirilememektedir. Bu bitkiler ülkemizden çoğu zaman ham ilaç (drug) olarak ihraç
edilmektedir. Bu bitkilerin uluslararası standartlara uygun mamul ürün şekline dönüştürülerek
ihraç edilmesi ülkemize büyük katkılar sağlayacaktır.
2- Genelde bünyesinde aktif ve inaktif çok sayıda komponent taşıyan bu bitkileri
içeriklerinin standardize edilmesi ve gerektiğinde izole edilebilmesi ancak bunlarla ilgili ileri
araştırmalar yapılması sonrası olasıdır.
3- Ülkemizde Tarım Bakanlığı denetiminde olan bu maddelerin üretim ve satışının
Sağlık Bakanlığı denetimine geçmesi bu araştırmaları hızlandıracak ve kolaylaştıracaktır.
4- Bu hammaddelerin üretimi ile ilgilenen sanayi kuruluşları ile üniversitelerin
işbirliği bu araştırmalara büyük ivme kazandıracaktır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://95 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
5- Bu hammaddelerin kalite kontrollerinin ve/ veya bunlardan elde edilmiş ürünlerin
standardizasyon kontrollerinin Sağlık Bakanlığı onayı ile varolan bölgesel araştırma –
uygulama merkezlerinde yapılabilmesi sanayi ile üniversitelerin işbirliğini kolaylaştıracaktır.
6- Böylece hem üniversitelerimize yeni araştırma alanları açılacak, hem de ülkemize
ek araştırma alanları açılacak, ülkemiz doğal zenginlikleri değerlendirilmiş olacaktır.
10.2. ÜRETİMDEN TÜKETİME İLAÇ
10.2.1. Giriş
Dünyada sağlık hizmetleri için ayrılan pay değişik nedenlere ( yaşlı nüfusun artışı,
hızlı nüfus artışı, yeni teknolojiler vb…gibi ) bağlı olarak giderek artmaktadır.
Sağlık hizmetlerinde verilen hizmetin ve uygulanan tedavinin sonuçlarının ve
maliyetinin değerlendirilmesi olarak tanımlanan “ Sağlık Ekonomisi ” nin amacı sağlık için
yapılan harcamaların en yüksek düzeyde karşılığının alınmasıdır. Değişik analiz yöntemleri
uygulanarak bunların belirlenebilmesi olasıdır.
10.2.2. Öneriler
1- Sağlık ekonomisi içinde ilaç giderleri büyük bir oran tutmaktadır. Bunun takibi için
ilacın üretiminden tüketimine kadar geçen her aşamada, bu maliyetlerin teker teker
değerlendirilmesi ve bunun için de bazı standartların oluşturulması gerekmektedir.
2- Temel kavram olarak "akılcı ilaç kullanımı” adı altında oluşturulacak standartlar
ve bunların takip yöntemleri ülkemizde artmış ilaç giderleri ve bunların sonuçlarının objektif
ölçüler içinde değerlendirilmesine imkan verecektir.
3- Bu alanda ilacın yararının, risklerinin ve ilaçla tedavinin topluma ve hastalık
seyrine olan etkilerinin değerlendirilmesi, ilacın kullanımındaki yanlışların objektif ölçüler
içinde ortaya konmasını sağlayacaktır.
4- Hastanelerde standartların oluşturulması ve takibinde çok yarar sağlayacak bir
kurum olan “ klinik eczacılık ” kavramının biran evvel gündeme getirilmesi uygun olacaktır.
Bu sayede gün geçtikçe piyasaya sürülen ve kullanılan ilaçların sayılarının artması ile birlikte
yoğunlaşan sorunları öngörmek, saptamak ve gelecekte oluşacak zararları en aza indirmek
mümkün olacaktır. Bu sayede genel bütçeden sağlığa ayrılan payın büyük bir kısmını
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://96 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
kapsayan tedavi hizmetlerinin maliyetinin azaltılması sağlanacak ve böylelikle zaten kısıtlı
olan kaynakların daha akılcı biçimde kullanılması mümkün olacaktır.
5- Gerek ilaç izlemi, gerek ilaçların kalite kontrollerinin yaygınlaştırılması, bu hizmetlerin
Sağlık Bakanlığı denetiminde desantralize edilerek bölgesel merkezlere de kaydırılması ilacın
üretiminden tüketimine kadar her kademede kontrolünü sağlamada yardımcı olacaktır.
11. TÜRKİYE’NİN GENEL KAN POLİTİKASI ve ORGAN NAKİLLERİ
11.1. GİRİŞ
Ülkemizde kanın toplanması, işlenmesi, dağıtılması ve kullanıcıya uygun şartlarda
ulaştırılabilmesi uzun yıllardır aksaklıklarla ve yetersiz olarak yürütülmektedir. Son on yıldan
bu yana kemik iliği transplantasyonu gibi gelişmiş tedavi seçeneklerini hastalarımıza
sunulabilen ülkemizde, trafik kazası gibi acil kan transfüzyonu yapılması gereken durumlarda
gerekli kan ürünlerinin bulunamaması bu konudaki çarpıklığı gözler önüne sermektedir.
11.2. MEVCUT DURUM-SORUNLAR
• Yeterli sayıda kan uygun şartlarda toplanamamaktadır.
• Kan vericileri sağlıklı olarak takip edilememektedirler. Bazı durumlarda gönüllü kan
verme yerini maddi çıkarlara bırakmaktadır. Çoğu zaman ise kan takas sistemi ile
sağlanabilmektedir (kan alabilmek için yerine kan vermek).
• Toplanan kanlarda ülke genelinde standardizasyon yoktur.
• Bu kanların sağlıklı olduğunun gösterilmesi amacıyla yapılan testlerde standardizasyon
yoktur.
• Toplanan bu kanların uygun şekilde işlenmemesi nedeniyle içlerinde bulunan plazma
ve trombosit gibi son derece pahalı kan ürünleri israf edilmektedir. Bu nedenle bu
ürünler çok büyük meblağlar karşılığında ithal edilmektedir.
• Kanın hastaya ulaştırılmasından sonra oluşabilen yan etkiler takip edilememektedir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://97 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
11.3. ÖNERİLER
1- Kanı insanlardan alacak, işleyecek ve dağıtacak büyük çaplı bölgesel kan merkezleri,
işlevini özel sektöre bırakmalıdır. Kar amacı gütmeyecek olan bu türlü organizasyonlara
yasalarca izin verilmesi kan toplama işini kolaylaştıracağı gibi maliyetleri de belirgin ölçüde
düşürecektir.
2- Sağlık Bakanlığına bu konuda düşen görev, yapacağı denetimleri özellikle bu
merkezler üzerinde yoğunlaştırmaktır.
3- Bu tür büyük çaplı merkezlerin kurulma, yönetilme ve çalışma kuralları önceden
Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenmeli ve yürürlüğe konulmalıdır. ( Amerika Birleşik
Devletleri, New York eyaletinde olduğu gibi tüm ülke genelinde de bu problemlerini yukarıda
belirtildiği şekilde 50 yıl önce çözüme ulaştırmıştır).
11.4. BÖLGESEL KAN MERKEZLERİNİN SAĞLAYACAĞI YARARLAR
• Donör toplanması ve kan komponentlerinin elde edilmesi çok daha profesyonel bir
ekip tarafından yapılabilecektir.
• Kan toplama işi tek elden sağlanmış olacak ve bu şekilde her türlü ürünün
standardizasyonu sağlanabilecektir.
• Donörleri tek bir kuruma yönlendirmek çok daha kolay olacaktır.
• Donörler tek bir kurum tarafından muayeneden geçirilecek, bu şekilde bazı
hastanelerimizde yapılmayan ve infeksiyoz testlerden çok daha önemli olan donör
muayenesi yapılmış olacaktır.
• Toplanacak bu kanlarda yapılacak olan her türlü testler tek bir kurum tarafından
yapılmış olacak ve her hastanenin bu testleri yapması için gerekli olan donanım için
harcama yapması gerekmeyecektir.
• Hastane kan merkezleri bölgesel merkezlerden kan temin etmeleri onların donör temin
etme konusundaki yüklerini büyük ölçüde hafifletmiş olacak ve bu sayede kan
bankacılığının diğer temel konuları ile ilgilenme fırsatı temin etmiş olacaklardır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://98 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
• Tek elden yapılacak olan bu testler fazla sayılarda yapılacağından birim test ücretinde
önemli ölçüde tasarruf sağlanmış olacaktır.
• Daha ucuza elde edilmiş kan ürünleri sağlanmış olacak ve kan komponenti fiyatlarında
çok büyük ölçüde ucuzlama gözlenecektir.
• Çok sayıda laboratuvar teknisyeni ve hemşireye iş olanağı temin edilmiş olacaktır.
• Elde edilecek kan komponentleri tek merkez tarafından toplanacağı için, bu ürünlerin
toplu olarak değerlendirilmeleri mümkün olabilecektir (örneğin, taze donmuş
plazmanın plazma fraksinasyon ünitelerinde değerlendirilmesi kolaylaşacaktır).
• Sağlık Bakanlığının bu konuda denetleyeceği merkez sayısı azalmış olacaktır.
Yukarda belirtilen çözüm önerileri özetlenecek olursa;
1. Kan Bankacılığı ve Transfüzyon Tıbbı ihtisas dalı haline getirilmeli ve ülkemiz için bu
alanda faydalı olacak insangücü arttırılmalıdır.
2. Bölgesel kan merkezleri kurulmalıdır ve kan toplama ve işleme işi Kızılay’ın tekelinden
çıkarılmalıdır.
3. Gerekli kanun değişikliği sağlanarak (2857 sayılı Kan ve Kan Ürünleri Kanunu) kan
toplama ve işleme işi belirli kurallar ve hacimler doğrultusunda kar amacı gütmeyecek özel
kuruluşlara bırakılmalıdır.
11.5. KAN VE KEMİK İLİĞİ TRANSPLANTASYONU
11.5.1. Giriş
Kemik iliği transplantasyonu (KİT) bu asrın ortalarında ortaya atılan ve son 30 yılda
uygulanması hızla artan önemli bir tedavi yaklaşımıdır. KİT ile nakledilmesi hedeflenen
unsurların yani hematopoietik hücrelerin başka kaynaklarının da (periferik kan, kordon kanı
gibi) keşfedilmesi ile “hematopoietik kök hücre transplantasyonu (HKHT)” isimlendirilmesi
ön plana geçmiştir. HKHT; kemik iliğinin hastalıklı olup değişmesi gereken durumlarda,
kemik iliği yetmezliği hastalıklarında, kemik iliği toksisitesi sebebi ile yeterince yüksek dozda
antikanser tedavinin verilemediği kanserlerde, kemik iliğinde yapılan ve sonra tüm organlarda
yer alan hücrelerin varlığından istifade ederek metabolik hastalıklara sebep olan hücresel
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://99 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
bozuklukların giderilmesi durumlarında, içerdiği immün sistem elemanlarından faydalanılarak
kanser ve kanser dışı hastalıkların baskılanması ve yok edilmesi amacıyla ve gen tedavisi
işleminde kullanılmaktadır.
11.5.2. Mevcut Durum - Sorunlar
Ülkemizde 17 merkezde uygulanan HKHT’nun toplam sayısı Mayıs 1999 itibariyle
1155’tir. Avrupa Kemik İliği Transplantasyon Birliği’nin (EBMT) kayıtlarına göre Avrupa’da
1998 yılı itibariyle total kan kemik iliği transplantasyonu sayısı 18105’dir. Bu sayının yüzde
33’ünü lösemili hastalar, yüzde 40’ını lenfomalı hastalar, yüzde 22’sini solid tümörlü hastalar
yüzde 5’ini ise malign olmayan hastalar oluşturmaktadır. Hastalık oranları benzer olmak üzere
aynı yıla ait Türkiye sayısı bunun yüzde biridir. Uygulamaların ve sonuçlarının dünya
standardında olması ve bunların büyük gayretlere rağmen çok kısıtlı altyapı ve imkanlarla
gerçekleştirilmiş olması sevindirici olsa da bu sayı Avrupa ve dünyadaki uygulamalara göre
çok düşüktür. Hastalıkların nüfusa göre oranı aynı kaldığı ve endikasyonların değişmediği göz
önüne alındığında, nüfusu bizimkinden çok az olan ve transplant uygulamasının rasyonel
olarak yapıldığı bazı Avrupa ülkelerine örnek olarak; 1998’de Belçika’da 26 merkezde 588,
Çek Cumhuriyeti’nde 10 merkezde 388, Fransa’da 80 merkezde 2891, Almanya’da 101
merkezde 3559, İsrail’de 5 merkezde 355, İtalya’da 88 merkezde 2779, İngiltere’de 53
merkezde 2100 kemik iliği nakli yapılmış iken, Türkiye’de EBMT’ye o zaman kayıtlı olan 15
merkezden bildirilen transplant sayısı 253’tür.
Ülkemizde bu konuda gelişmiş ülkelerin standardında bilgi ve görgü birikimi olan
deneyimli ekipler vardır. Kemik iliği nakli, bazı ülkeler için bir döviz kaynağı durumuna
gelmiştir. Gerek o ülkelerin ekonomik özellikleri, gerek arz ve talep kanunlarına göre ticari
anlayışla hareket edilmesi, ülkemizdeki maliyetinin çok üstündeki fiyatları ortaya
çıkarmaktadır. Ülkemizde en son tekniklerle ve çok tecrübeli bir ekibin takibi ile en az
gelişmiş ülkedekilerle aynı kalitede gerçekleştirilebilecek bu hizmet için yurt dışına döviz
çıkmaktadır. Maalesef bu konuda yeterli bilgiye sahip olmayan basınımız da çoğu zaman
yanlış yönlendirmeye alet olmaktadır. Standardize edilmiş bir endikasyonla, konvansiyonel
denilebilecek tarzda yapılan bir HKHT’nun maliyeti ülkemizde 20.000 USD civarında iken,
bu rakam İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) bunun 10 misline ulaşmaktadır.
ABD’de 250 milyon nüfus için 500’ün üzerinde transplant yatağı mevcuttur. Ülkemizde ise
neredeyse tüm bölgelere transplant konusunda hizmet veren ve toplam transplantasyonun
yarısına yakının yapıldığı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı Kan ve
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://100 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
kemik İliği Transplantasyon Ünitesi toplam 6 yatakta yılda 80 civarında transplantasyonu
büyük bir özveri ile çalışan ekibi ile gerçekleştirmektedir.
Organ transplantasyonunun aksine hematopoetik dokuların naklinde alıcı ve verici
arasında doku uyumu çok gereklidir. Son yıllarda dünya ülkeleri arasında gönüllü kemik iliği
vericileri ağı oluşturularak dokuların paylaşımı yoluna gidilmiştir. Kardeşten nakil şansı
olmayan bireylerde bu uluslararası veri kayıt sistemleri aracılığı ile dokuları benzer vericiler
temin edilebilmektedir. Dünyada doku tiplendirmesindeki teknolojik gelişmelere elektronik
iletişimdeki kolaylıklar eklenince daha önce hayal bile edilemeyecek tedavi olanakları
ortaya çıkmıştır. Bu amaçla ülkemizde kemik iliği nakli merkezleri ile doku tiplendirmesi
yapan kuruluşların standardizasyonu ve iletişiminin artırılması desteklenmelidir.
11.5.3. Öneriler
1- Kardeş sayısının azlığı veya kardeş dışındaki doku uyumu olan kişilerin
bulunamaması gibi faktörler nakil şansına sahip birey sayısını azaltmaktadır. Buna karşılık
göbek kordon kanı bu amaç için kemik iliği kadar etkilidir. Yurdumuzda doğurganlık oranı
birçok ülkeden yüksektir ve doğum sırasında göbek kordon kanı atılarak ziyan edilmektedir.
Kordon kanının toplanıp bankada depolanması ve yıllar boyunca saklanması mümkündür.
Ulusal bir zenginliğimiz olan kordon kanının bu amaçla bankada saklanılması ve
transplantasyonda kullanılması kardeşten kemik iliği nakli şansı olmayanlara bir ümit kapısı
aralayacaktır. Bu konuda ülkemizde başlatılan girişimlerin desteklenmesi gereklidir.
2- HKHT en zor organ naklidir. Bu zorluk işlemin bizzat kendisine ait teknik zorluk
ve teknolojinin yakından takibi gerekliliğinin yanı sıra, yerleşik başarının elde edilmesinin ve
komplikasyon riski azalmasının yılları bulduğu işlem sonrası dönemde takibi yapılabilecek;
deneyimli doktorların mevcudiyetinin, sağlam ve komplike bir laboratuar desteğinin, kan ve
kan ürünleri ile aferez ürünlerini elde edip işleyebilecek ve depolayabilecek teknik ve kapasite
yeterliliğinde bir transfüzyon ve aferez ünitesinin, bilgi ve deneyimli bir hemşirelik desteğinin
gerekliliğinin de sonucudur.
3- "British Committee for Standarts in Hematology Task Force" grubu tarafından
hazırlanarak Clin. Lab. Haem. Dergisinin 1995’e 17 numaralı sayısında yayınlanan raporda
tüm kan ve kemik iliği transplantasyonu şekillerinin uygulandığı birimlerde " dördüncü seviye
bakım" yapılması gerektiği belirtilmektedir. Bu seviyedeki gerekli ekipmanın özellikleri
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://101 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
aşağıda özetlenmiştir (rakamlar her dört transplant yatağı için gerekli olan sayıyı
belirtmektedir):
• Odalar: Tek kişilik. Özel mutfaklı serviste. Refakatçi iletişiminin ayrı bölümlerde
yapılabilmesine imkan verir şekilde tasarlanmış. Allojeneik transplantasyondan
sonraki bir yıl içinde yatma durumlarında yeterli gelecek sayıda. Tercihan laminar
hava akımı veya HEPA filtrasyonu içeren. İntravenöz pompa,oksijen, aspiratör,
resüssitasyon gereçleri barındıran.
• Hastane: Hızlı santral venöz girişimin yapılabileceği. Göğüs hastalıkları ve
bronkoskopi, dializ. Yoğun bakım imkanları, nutrisyon ekibi, anestezi, cerrahi,
dermatoloji, farmakoloji, mikrobiyoloji, psikiatri, bilgisayarlı tomografi ve nükleer
manyetik rezonans inceleme imkanları olan.
• Laboratuar: Rutin biyokimya ve mikrobiyolojik incelemelerin yapılabildiği. Kan
siklosporin ve busulfan düzeyleri gibi ilaç ölçümlerinin yapılabildiği. Tam kapasite
hematoloji ve kan transfüzyonu özelliklerine sahip. Sitokimyasal tekniklerin
uygulanabildiği, sitogenetik analizlerin ve immünofenotiplendirmenin yapılabildiği.
Histopatoloji, moleküler biyoloji, viroloji, hücre kültürü, kryobiyoloji, otomatik kan
kültürü sistemi üniteleri barındıran. Kan ve kemik iliğinde hücre düzeyinde aseptik
manipülasyonları yapmak için ekipman barındıran. Donör kök hücrelerinin
klonojenik kapasitelerini, viabilitelerini ve sterilite durumunu değerlendirerek kalite
kontrol ölçümlerinin yapılabildiği. Doku tiplendirilmesi analizlerinin yapılabildiği.
• Radyoterapi Ünitesi: Total vücut ışınlamasının yapılabildiği.
• Tıbbi Ekip: Yirmi dört saatlik bakımı idame ettirecek en azından iki hematoloji
uzmanı ve iki eğitimde veya yetişmiş transplant doktoru. Akraba olmayan vericiden
yapılan transplantları gerçekleştiren merkezlerdeki hematoloji uzmanlarının allojeneik
transplantasyon konusunda en az beş yıl deneyime sahip olmaları gerekmektedir.
Bunun dışında en azından üç adet asistan seviyesinde ve günlük rutin takibi idame
ettirecek eleman.
• Hemşirelik: Allojeneik transplantasyonlar konusunda en az altı aylık deneyime sahip
olmak.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://102 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
• Eczane: Spesifik ünite eczacısı olmalı. Santral sitotoksik ilaç, hematopoietik büyüme
faktörleri, antimikrobiyal ajanlar ve antiemetiklerin idamesi sağlanabilmeli.
• Destek Hizmetleri: Hücre ayrımı yapabilmeli.
• Kan Transfüzyonu: Kan ve kemik iliği ünitesinde görevli hematoloji uzmanlarından
bir tanesi kan transfüzyonu konusunda özel eğitim almış olup, klinik ve laboratuar
transfüzyon hizmetinden sorumlu olmalıdır. Kan ve gerekli kan komponentleri ile
ürünlerinin desteği 24 saat sağlanabilmelidir. CMV seronegatif ve gamma ışınlamalı
kan ürünleri hazırlanabilmelidir. Kök hücrelerinin toplanması, işlenmesi ve
depolanması ile ilgili işlemler yapılabilmelidir.
4- Avrupa Kemik İliği Transplantasyon Birliği’nin (EBMT) şart koştuğu;
mikrobiyolog, diyetisyen, sosyal hizmet uzmanı, fizik tedavi uzmanı, psikoterapi uzmanı, veri
kayıt görevlisi tahsisi gerekmektedir.
Deneyimli doktorların mevcudiyetinin, sağlam ve komplike bir laboratuar desteğinin,
kan ve kan ürünleri ile aferez ürünlerini elde edip işleyebilecek ve depolayabilecek teknik ve
kapasite yeterliliğinde bir transfüzyon ve aferez ünitesinin, bilgi ve deneyimli bir hemşirelik
desteğinin transplantasyon ünitelerinin gerekli altyapı ve tecrübeyi sağlayamadan
oluşturulmasındansa, kökleşmiş ve bu niteliklere sahip kuruluşların desteklenmesi ve
kapasitelerinin artırılması daha rasyonel ve verimli olacaktır. “The American Society of
Hematology (ASH)” ve “The American Society of Clinical Oncology (ASCO)” tarafından
belirlenen kriterlere göre transplantasyon işleminin güvenli ve başarılı bir şekilde
gerçekleştirilmesi için bir transplant ünitesinde yılda en azından; tek tip (otolog veya
allojeneik) transplantasyon yapılıyorsa 10, iki tip yapılıyorsa 20 (her birinden 10’ar tane)
transplant gerçekleştirilmeli, yukarıda özetlenen imkanlar hazır olmalı, transplant eğitimi
almış hekimler çalışmalı, ilgili uzmanlık dallarından geniş bir spektrumdaki uzmanlara
ulaşılabilmeli, transplant eğitimi almış hemşireler, en az iki hastaya bir hemşire düşecek
sayıda mevcut olmalıdır .
5- Çoğu kısa bir süre önce ümitsiz olan ölümcül bir çok hastalığa kesin çare
niteliğinde olan, çok gerekli ve çok özel bu uygulama ile ilgili faaliyet gösteren merkezlerin
desteklenmesi, gerekli altyapılarının sağlanması gerekmektedir. Halkın da bu konuda eğitimi
için aynı merkezlerden yardım alınarak gerekli organizasyonlar yapılmalıdır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://103 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
11.6. KALP, AKCİĞER ve KALP-AKCİĞER NAKİLLERİ
11.6.1. Mevcut Durum-Sorunlar
• Organ nakli ve bağışlar konusunda toplum yeterince bilgilendirilememektedir.
• Hastanelerin acil servislerinde beyin ölümü olasılığı olan hastaların yeterince takip ve
tedavileri yapılamamaktadır.
• Transplantasyon yapılan merkezlerde hastaların ücret sorunları vardır.
• Harvest ekiplerinin donörün bulunduğu hastanelere ulaşımında ve organ taşınmasında
sorunlar (şehirlerarası ulaşımlarda ekiplerin çoğunun tarifeli uçak seferleriyle gidip
gelmesi ve hatta bu durum bazen donör organının ulaşım sorunları nedeniyle
alınamamasına neden olmaktadır) vardır. Transplantasyon olayı ülkemizde her
aşamada özellikle hekimlerin aşırı özverisiyle gerçekleşmektedir. Bir taraftan hekimlik
dışı birçok işle de uğraşmak zorunluluğu diğer taraftan da bir çok olumsuz koşulla
sürekli mücadele etmek , özellikle organ nakillerinin çoğunlukla mesai saatlerinin
dışında yapılması bu konudaki eforların azalmasına neden olmaktadır.
• Devlet kurum ve kuruluşlarında etkili bir organizasyonun yapılmamış olması ve
eforların hala bireysel uğraşılar halinde kalmasına neden olmaktadır.
• Maddi olanaksızlıklar vardır.
11.6.2. Öneriler
1. Toplumu bilinçlendirici ve organ donasyonuna teşvik edici eğitim çalışmaları
yapılmalıdır.
2. Konu medyada sürekli gündemde tutulmalıdır.
3. Acil hastaların ve trafik kazazedelerinin yoğun olarak geldiği hastanelerin acil
servisleri malzeme ve techizat yönünden yeterli hale getirilmeli ve donör yönetimi konusunda
eğitimli ve deneyimli ekipler bu hastanelerde istihdam edilmelidir.
4. Transplantasyon için özellikle büyük illerde 24 saat açık olan bürolar-merkezler
oluşturulmalı ve hastanelerdeki beyin ölümlerinin bu merkezlere rapor edilmesinin zorunlu
hale getirilmelidir. Bu merkezlerde görevli transplantasyon koordinatörü ve sosyal
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://104 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
görevlilerin bildirim aldıkları hastanelere giderek gerekli organizasyonları yapmaları
sağlanmalıdır.
5. Ulaşım sorunları çözülmeli ve harvest ekiplerinin hızlı ve güvenli bir şekilde
ulaşımları gece gündüz sağlanabilmelidir.
6. Alıcıların bütün bilgileri merkezi sistemlerde toplanmalı ve organ dağılım ve
paylaşımları bu merkezi sistem tarafından sağlanmalıdır. Bu konuda hali hazırda bu görevi
ciddiyetle ve özveriyle yürüten Organ Nakli Paylaşım ve Koordinasyon Derneği
desteklenmeli ve yetkilendirilmelidir.
11.7. RENAL TRANSPLANTASYON
11.7.1. Giriş
Böbrek nakli (renal transplantasyon) son dönem böbrek yetmezliğinde (üremi)
uygulanan tedavi yöntemlerinden birisidir. Diyaliz uygulamalarına göre, hastalara daha uzun
ve daha kaliteli bir yaşam sağlamasının yanı sıra, uzun vadede diyaliz tedavilerinden daha
ekonomik bir tedavi yöntemidir. Bu sebeple renal transplantasyon üremik hastalarda seçkin
tedavi biçimidir. Renal transplantasyon ile ilişkili sorunlar tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi
ülkemizde de mevcuttur. Bunlar arasında diğer ülkelerle ortak olanların yanı sıra, ülkemize
özgü sorunlar da bulunmaktadır. Bu sorunların saptanması ve çözümü hem hastalarımıza daha
iyi bir yaşam sağlayacak, hem de ülkemiz ekonomisine çok önemli katkılar sağlayacaktır.
11.7.2. Mevcut Durum-Sorunlar:
Renal transplantasyon, nakledilen böbreğin vericisine (donörüne) göre; canlı akraba,
canlı akraba olmayan, kadavradan (beyin ölümü-tıbben ölmüş bireylerden), ve kalp atımı
olmayan donörlerden olmak üzere dört şekilde yapılmaktadır. Gelişmiş batı ülkelerinde en
çok uygulanan şekli kadavradan renal transplantasyondur. Ancak, bu ülkelerde sağlanabilen
kadavra organlarının hasta sayısına göre yetersiz kalması sebebi ile, son zamanlarda canlı
akraba ve akraba olmayan donörlerden transplantasyon özendirilmekte ve yaygınlaşmaktadır.
Japonya gibi bazı ülkelerde ise, daha çok dini inanışlar sebebi ile, kadavra yerine kalp atımı
olmayan donörler tercih edilmektedir.
Renal transplantasyon, yirminci yüzyılın ikinci yarısında yapılmaya başlanmış ve gün
geçtikçe daha yaygın bir şekilde uygulanmakta olan bir tedavi yöntemi olmakla birlikte, 21.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://105 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
yüzyılın başında, henüz üremik hasta sayısını karşılayabilecek düzeye gelememiştir. Bu
sebeple diyaliz tedavisi gereksinimi olan hastalarda, üreminin sebepleri arasında 3. sırayı, bir
böbrek transplantasyonu yapıldıktan sonra bu böbreğin çeşitli sebeplerle kaybedilmesi
almaktadır.
Ülkemizde, Türk Nefroloji Derneği 1997 verilerine göre; 10.000 hemodiyaliz hastası,
1.893 periton diyalizi hastası ve 2.024 renal transplantasyon hastası mevcuttur. Diğer bir
deyişle, renal transplantasyon bekleyen 11.893 hasta mevcuttur.
Türkiye’de renal transplantasyon 25 yıldır başarı ile yapılan bir tedavi yöntemi olup,
halihazırda 22 merkezde uygulanmaktadır. Transplantasyonların yüzde 85’i canlı, yüzde 15’i
ise kadavra donörlerden yapılmaktadır. Ülkemizde kadavra organ teminindeki sorun, diğer
dünya ülkelerinde olduğundan çok daha ileri boyutlardadır. Renal transplantasyon
gereksinimi olan hastaların ancak 1/6’sına bu tedavi yöntemi uygulanabilmekte ve bu da daha
çok canlı akrabalardan olabilmektedir. Diğer yandan her geçen gün yeni üremik hastalar
ortaya çıkmakta ve transplantasyon gereksinimi olan hasta sayısı giderek artmaktadır.
Kadavra organ teminindeki sıkıntı ve yetersizlik sonucu bir çok hasta yurt dışına gitmek
zorunda kalmaktadır. Bu durum, hem ülkemiz ekonomisine büyük yükler getirmekte; hem de
bir çok hastada daha ileri ve çözümü güç, yeni tıbbi sorunların ortaya çıkmasına yol
açmaktadır.
Son yıllarda, ülkemizdeki bir çok transplantasyon merkezi “Organ Nakli Kuruluşları
Koordinasyon Derneği” çatısı altında toplanmıştır. Bu derneğin çalışmaları sonucunda
kadavradan transplantasyon sayısında anlamlı artışlar olması yanı sıra, merkezler arası organ
paylaşımı sonucunda organların en uygun hastaya nakli ve böylelikle de uzun dönemde,
organların nakledilen hastalarda daha uzun süre fonksiyon görebilmesi ve hastaların daha
sağlıklı bir yaşama kavuşması sağlanabilmiştir. Bununla birlikte, ülkemizde son yıllardaki
sağlanan tüm gelişme ve iyileşmelere karşın, renal transplantasyon, kalite açısından olmasa
bile, sayıca henüz istenilen düzeylerin çok çok altındadır.
Bu konu ile uğraşan sağlık personelinin yeterli bilgi ve beceri birikimi mevcuttur.
Diğer sağlık personeli ve halkımız bu konuda yeterince bilgili ve bilinçli değildir.
Ülkemizdeki kadavra donör potansiyeli yeterlidir. Ancak, ne yazık ki bu potansiyelin
çok az bir kısmı donör olabilmektedir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://106 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
11.7.3. Öneriler
1- Renal transplantasyon uygulamalarının kalitesi iyileştirilmeli ve sayısı
arttırılmalıdır.
2- Renal transplantasyonun daha yaygın bir şekilde uygulanabilmesi için, hem diğer
sağlık personelinin, hem de tüm halkımızın bu konuda yeterince bilinçlendirilmesi ve
eğitilmesi gerekmektedir.
3- Acil servis ünitelerinin iyileştirilmesi, kadavra donörü olabilecek bireylerin uygun
tedavisi ve gerektiğinde transplantasyon merkezlerine kolaylıkla nakledilmesini
sağlayacak önlemlerin alınması, kadavradan transplantasyon sayısının artmasını
sağlayabilecektir.
4- Organ Nakli Kuruluşları Koordinasyon Derneği’nin çalışmalarının desteklenmesi,
ülkemizdeki tüm transplantasyon merkezlerinin tek bir çatı altında toplanarak, organ
paylaşımı, hekimlerin ve halkımızın eğitimi konusunda çalışmalara hız vermeleri
gerekmektedir.
11.8. KARACİĞER TRANSPLANTASYONU
11.8.1. Giriş
Karaciğer nakli, öncelikle Amerika Birleşik Devletlerinde ve bunu takiben tüm
dünyada 1980’lerin başından itibaren deneysel bir ameliyat olmaktan çıkarak değişik
nedenlerle oluşan son dönem karaciğer yetmezliklerinin tedavisinde tek alternatif haline
gelmiştir. Büyük oranda beyin ölümü gerçekleşen kadavra donörlerden alınan organlar
sayesinde gerçekleştirilmektedir. Teknik olarak son derece güç bir ameliyat olmasına karşın
ameliyat sonrasında uzun dönem sağkalım ve yaşam kalitesi mükemmele yakındır.
11.8.2. Mevcut Durum - Sorunlar
Gelişmiş ülkelerde tıp teknolojisinde elde edilen ilerlemelere paralel olarak ameliyatın
başarısı da her yıl değişmektedir. Yeni kullanıma giren bağışıklık baskılayıcı ilaçların yardımı
ile yüzde 90 üzerinde 1 yıllık sağkalım oranları elde edilmektedir. Türkiye’nin sahip olduğu
eğitilmiş tıbbi personel bu konuda dünyaca ünlü merkezlerde eğitim görerek
üniversitelerimize organ nakli programları başlatmışlardır. Öte yandan son yıllarda ülkenin
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://107 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
ekonomik düzeyindeki gelişmelere paralel olarak karaciğer transplantasyonu için gerekli
teknolojik altyapı birçok üniversite, Sağlık Bakanlığı ve SSK hastanelerinde mevcuttur.
Karaciğer transplantasyonu esasen kadavra organ vericilerine bağlı bir tedavi yöntemi
olduğu için Türkiye adına en büyük sıkıntı organ bulunmasında yaşanmaktadır. Dünyada her
1 milyon nüfusa oranlanarak ifade edilen kadavra organ sayısı 30/1000000 gibi bir oranla en
yüksek İspanya’da bulunmaktadır. Türkiye’de 1998 ve 1999 yıllarında toplam 100 civarında
kadavra organ vericisinden organ alınmıştır. Bu rakam İspanya’daki orana bakılacak olursa 60
milyon nüfuslu Türkiye’de olması gerekenin 1/20’sidir. Dolayısıyla mevcut kadavra organ
kapasitesinin 1/20’si kullanılmaktadır. Bu nedenle organ talebinin çok az bir kısmı
karşılanabilmektedir. Bu durum karşısında Türkiye hem kendi vatandaşlarının organ
ihtiyacını karşılayamamakta hem de sahip olduğu insangücünün altında bir bilimsel
performans göstererek rekabet özelliğini kaybetmektedir.
11.8.3. Öneriler
1- Türkiye’nin karaciğer naklinde 2001-2005 döneminde hedefi tamamen kadavra
organ bulunması ile bağlantılıdır. Kadavra organ sayısının artırılması sadece yatırım ve maddi
kaynak aktarımı ile gerçekleşemez. Gerekli yasal düzenlemeler ve eğitim çalışmaları ile
birlikte götürülmelidir.
Kadavra organ vericisi sayısı bu dönem içerisinde 20/1000000 civarına çıkarılmalıdır.
Böylece arz ve talep dengelenebilir. Organ nakli merkezleri, kadavra organların bulunmasına
paralel olarak gerekli teknolojik altyapıyı kendiliğinden geliştireceklerdir.
2- Potansiyel organ vericileri yoğun bakım ünitelerinden çıkmaktadır. Bu nedenle
organ vericisi bulunması tamamen yoğun bakım hizmetlerinin kalitesi ile ilgilidir. Ülke
genelinde acil servislerden başlanarak çağdaş normlara uygun yoğun bakım üniteleri devreye
sokulmalıdır. Organ nakli yapılmayan merkezlerde yoğun bakım ünitelerinde bulunacak olan
kadavra organ vericilerinin beyin ölümü raporlarının düzenlenmesi için 2238 Sayılı Yasada
belirtilen şartların oluşturulması gereklidir. Kadavra organ vericileri ülkenin her yanında eşit
oranlarda oluşacağı için yoğun bakım ünitelerinin tüm ülke sathında yaygınlaşması gerekir.
Halen organ nakli merkezlerinin hiç bir kurum ve kuruluşta maddi kaynakları
bulunmamaktadır. Organ naklinin doğasından ötürü oluşabilecek bazı harcamaların (örneğin
özel uçak ile organ çıkarılmak için başka bir merkeze seyahat) bütçe karşılığı yoktur. Bu
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://108 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
amaçla organ nakli ile uğraşan klinik, ünite, anabilim ve bilim dalı gibi adlandırılan
merkezlerin finansal yapıları güçlendirilmelidir.
3- Yasal düzenlemeler organ bağışını artırabilir. 2238 Sayılı Yasa organ alımını
kadavranın birinci dereceden yakınlarının iznine tabi tutmaktadır. Bu konuda bir yasal
düzenleme ile organ vericilerinin izin koşulu değiştirilebilir. Yakınlarını kaybedenlere
devletin resmi kanallarla yapacağı yardımlar organ bağışını cazip hale getirebilir. Sivil toplum
örgütlerinden organ bulunması ve paylaşılması konusunda profesyonel yardım alınabilir
(örneğin, Organ Nakli Kuruluşları Koordinasyon Derneği).
4- Karaciğer ve organ nakli konusunda beş yıllık dönemde en önemli takip kriteri
yıllık organ bağışı ve organ nakli sayısıdır. Bu beş yıl içerisinde öncelikle bazı pilot bölgeler
oluşturularak bu bölgelerde hedeflere ulaşılmaya çalışılmalı ve daha sonra ülke genelinde
uygulama yaygınlaştırılmalıdır.
12. TOPLU BESLENME HİZMETLERİ
12.1. GİRİŞ
Günümüzde toplu beslenmenin önemi giderek artmaktadır. Bu arada, hizmetten
yararlananların sayısının artmasının yanı sıra, hizmet basamağında herhangi bir noktada
oluşabilecek aksaklığın doğuracağı olumsuz sonuçlar (besin zehirlenmeleri, ölüm, ekonomik
kayıp vb.) etkilidir. Tüketicilerin yeterli ve dengeli beslenmeleri ve halk sağlığı yönünden bu
kadar önemli olan toplu beslenme hizmetlerine ülkemizde yeterince önem verilmemektedir.
12.2. MEVCUT DURUM-SORUNLAR
Konu ile ilgili yasa, tüzük ve yönetmeliklerde de gıda ile toplu beslenme hizmeti
ürünü olan yemek birbirine karıştırılmaktadır. Bu nedenle de Toplu Beslenme Hizmetlerinin
(TBH) yönetim ve denetiminden bu konuda eğitim almış meslek grubunun (diyetisyen)
yetkileri yeterli olmadığı gibi, daha ziyade sadece gıda ile ilgili eğitim almış meslek grupları
daha yetkili görünmektedir. Oysa ki toplu beslenme hizmetleri, hammadde olarak gıdayı
kullanarak gıdanın satın alınmasından başlayan, gıdanın yemek haline gelinceye kadar
depolama, hazırlama, pişirme, dağıtım ve servis, hijyen, mutfak ve yemekhane personelinin
yönetimi, artıkların kaldırılması ve iş güvenliği gibi kapsamlı süreçleri içermektedir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://109 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
12.3. ÖNERİLER
Özellikle gelişmiş ülkelerde, besin zehirlenmeleri üzerinde önemle durulan bir halk
sağlığı sorunudur. Bu ülkelerde, TBH ile ilgili toplam kalite yönetimi anlayışı çerçevesinde
birçok önlemler alınmış ve standartlar geliştirilmiştir. Bunların başında hijyenle ilgili
yaklaşım olan "Kritik Kontrol Noktalarında Tehlike Analizi" yönteminin uygulanması
zorunlu hale getirilmiştir. TBH açısından uluslararası düzenlemelere uyum sağlayabilmek için
konu ile ilgili standartların bir an önce geliştirilerek hayata geçirilmesi ve zorunlu hale
getirilmesi gerekmektedir.
1- 28 Haziran 1995 tarih ve 560 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve buna bağlı
olarak yayınlanan yönetmeliklerde “gıda” ile TBH ürünü olan “yemek” ayrımı
yapılarak, TBH’ nin yönetim ve denetiminden sorumlu yetkili meslek grubu iyi ayırt
edilmelidir.
2- TBH’ nde çalışacak mutfak ve yemekhane personelinin konu ile ilgili bir hizmet içi
eğitim sertifika programında eğitilmiş olması koşulu aranmalıdır.
3- TBH verilen kuruluşlarda servis edilen yemeklerden yöntemine uygun olarak örnekler
alınarak en az 48 saat saklanması zorunlu hale getirilmelidir.
4- Kuruluşlarda herhangi bir besin zehirlenmesi olduğunda vakanın Sağlık Bakanlığına
bildirilmesi sağlanmalı ve konu ile ilgili olarak Sağlık Bakanlığında da
dokümantasyon merkezi oluşturulmalıdır. Zehirlenen kişilerin kan örnekleri
Hıfzıssıhhaya gönderilmelidir.
5- Hizmetin her aşaması ve fiziki koşullar için standartlar geliştirilmeli, bunlar tüm toplu
beslenme hizmeti veren yerler için uygulanması zorunlu hale getirilmelidir.
13. KIRSAL ALANDA SAĞLIK ALTYAPISI
13.1. MEVCUT DURUM-SORUNLAR
BYKP’ nın en önemli hedeflerinden biri sağlık hizmetlerinin yurt çapında hakkaniyet
ölçülerine uygun bireylerin faydalanmalarını sağlayacak bir altyapı oluşturulmasına yönelik
olmalıdır. Son nüfus sayımına göre nüfusumuzun yüzde 35’i köy ve kırsal alanda
yaşamaktadır. Köy ve kırsal alandaki nüfusun devletin sağlık ve sosyal güvenlik
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://110 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
sistemlerinden daha az yararlandığı söylenebilir. Bu durum kişilerin bu imkanlardan ve iş
imkanlarından daha fazla yararlanma amacıyla kentlere göçmesine neden olmaktadır.
13.2. ÖNERİLER
1- Kırsal alanda çevre sağlığı sorunlarının çözümüne ilişkin olarak, içme ve kullanma
suyu temini, konut sağlığı , kişisel hijyen, tuvalet ve sıvı atıkların kontrolü, iş sağlığı ve
güvenliği önlemleri alınmalı ve sosyal gelişme ve yaşam kalitesinin artırılması sağlanmalıdır,
2- Kişinin yaşlandığında hayatını refah içinde sürdürebileceği bir gelir düzeyine sahip
olması ve sağlığı bozulduğunda başvurabileceği yeterli sağlık hizmetine erişmesi
sağlanmalıdır,
3- Okullarda ya da kitle iletişim araçları yoluyla verilen eğitim sağlıklı yaşam tarzını
teşvik edici yönde olmalıdır.
14. SAĞLIKTA KALİTE (ÇAĞDAŞ SAĞLIK HİZMETİ)
14.1. GİRİŞ
Kalite gereksinime uygunluk olarak tanımlanabilir. Sağlık hizmetlerinde kalite,
sunulan hizmetler ile hasta gereksinimleri arasında yüksek düzeyde uyumluluk olarak ifade
edilebilir. Sağlıkta kalite yönetiminin uygulanması finansman, kaliteli hizmet üretimi gibi
düşüncelerin yaygınlaşması yanında sağlık kurumunun tüm organizasyon yapısında da
değişiklikler gerektirecektir. Bu da müşteri (sağlık çalışanları ve hasta) memnuniyetinden elde
edilebilen ilerlemeleri azaltmadan, bakım ve sağaltım maliyetini, hastanede yatma süresini,
hizmetten yararlanmanın niceliği ve niteliğini belirleyecek, etkileyecek daha bir çok etmeni
araştırarak, geliştirme girişimlerinin artırılmasını beraberinde getirecektir.
14.2. ÖNERİLER
1- Etkililik, verimlilik, hasta haklarının gerekleri sağlık hizmetlerinin her kademesinde
ölçülmelidir.
2- Hasta haklarının gerekleri, gereksinime uygun hizmet dağılımı ile hasta-sağlık
çalışanı arasındaki her türlü iletişim etik kurallar çerçevesinde olmalıdır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://111 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
3- Kaynak israfının çözümü ise, durum analizi ile gereksinim duyulacak olmazsa
olmaz malzeme, cihaz ve insangücünün fizibilite çalışmaları yapılması sonrası kaynağın
nereye harcanacağının planlanması ile olasıdır.
4- Sağlık kurumlarının yönetim biçimi yeniden gözden geçirilmelidir. Ülkemizde
sağlık hizmeti veren kuruluşların sayısal değerler yanında, hatta ondan daha fazla kalite
yönetimine önem vermeleri, bu konuda gerekli eğitimleri almaları ve bir an önce hayata
geçirme çabalarına girişmeleri, çağdaş sağlık hizmeti sunmanın vazgeçilmez unsurlarıdır.
5- Her ne kadar ülkemizin toplumsal ve kişisel sağlık sorunlarının büyük bir kısmı
topluma sunulacak koruyucu sağlık hizmetleri ile çözümlenebilecek nitelikte olsa da her
zaman gereksinim duyulan tedavi edici sağlık hizmetlerinin hedefi de halkımıza kaliteli,
erişilebilir, hasta haklarına saygılı ve güler yüzlü hizmet sunmak olmalıdır.
6- Bunun yerine getirilebilmesi için sağlık hizmetlerinin niteliğinin yükseltilmesi ve
etkinleştirilmesi amacı doğrultusunda finansman, yönetim, organizasyon, insangücü, hizmet
arzı ve mevzuatlar yeniden düzenlenerek, tüm vatandaşları kapsayacak tek bir sağlık sigortası
sistemine kavuşturulması, sağlık sisteminin yeniden düzenlenmesi ve temel sağlık
hizmetlerinin güçlendirilerek daha geniş vatandaş kitlesine bedelsiz olarak sunulması gerekir.
7- Sağlık kuruluşlarının reorganizasyonu ile çok başlılıktan arındırılarak sağlıkla ilgili
sorumlu tek kurum Sağlık Bakanlığı olacak şekilde yapılanmaya gidilmelidir.
8- Hastane ve diğer sağlık kuruluşlarının reorganizasyonu ile:
⇒ Konusunda eğitim almış sağlık personelinin görev aldığı geriatri sağlık ve
danışma merkezleri ile evde bakım servisleri oluşturulmalıdır.
⇒ Multidisipliner uzman kadronun yer aldığı merkezler (tanı-tedavirehabilitasyon
amaçlı) oluşturulmalı, düzenli ve kolay randevu alabilme
sistemi geliştirilmelidir.
⇒ Adölesan sağlık merkezleri oluşturulmalı, çalışan çocuk ve sokak
çocuklarının sığınacakları üniteleri kapsamalıdır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://112 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
⇒ Kronik hastalıklar (diabet, hipertansiyon, astım, romatizmal hastalıklar gibi)
için hasta danışma, tanı, izleme, eğitim merkezlerinin en küçük sağlık
kuruluşlarında bile oluşturulmalıdır.
⇒ Özürlü sağlığı ve danışma merkezleri ile özürlülerin yaşamlarını kolaylaştıran
altyapılar oluşturulmalıdır.
⇒ Adli tıp merkezlerinde analiz laboratuarları ve personel konusunda
reorganizasyona gidilmelidir.
9- Zehirlenme ve ilaç danışma hatlarının yaygınlaştırılması ve etkinleştirilmesi
sağlanmalıdır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://113 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
BÖLÜM - V
SAĞLIKTA FİNANSMAN VE MALİYET
ALT KOMİSYONU RAPORU
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://114 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://115 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
1. GİRİŞ
Sağlık sektörü , sağlık elde etmek ve toplumu sağlıklı kılmak amacını gerçekleştirmek
üzere, çok geniş bir alanı kapsayan sağlıkla ilgili mal ve hizmet türündeki her türlü ürünü
üretmek ve tüketmek üzere kurulan sistem ve alt sistemler ve bunların içinde yer alan kişi,
kurum, kuruluş, statü, ürün vb. unsurların tümünü belirtmek için kullanılan genel ve kapsayıcı
bir kavramdır. (A. Erdal Sargutan, Türk Sağlık Sektörünün Yapısı, 1993, s.3)
Sağlık sektörünün başlıca ürünleri ise aşağıdaki gibi sınıflanabilir (A.Erdal Sargutan,
Türk Sağlık Sektörünün Yapısı, 1993, s.7-8) :
• Üst kademe sağlık yönetimi hizmetleri,
• Sağlık insangücü eğitimi hizmetleri,
• Koruyucu sağlık hizmetleri,
• Yataklı tedavi hizmetleri,
• Ayaktan tedavi hizmetleri,
• Poliklinik ve muayenehane hizmetleri,
• Laboratuvar hizmetleri,
• İlaç, aşı, serum vb. üretim ve satış hizmetleri,
• İlaç dağıtım hizmetleri,
• Eczane hizmetleri,
• Tıbbi cihaz ve tıbbi malzeme üretim ve satışı,
• Ortez ve protez üretim ve satışı,
• Ambulans hizmetleri,
• Adli tıp hizmetleri,
• Hudut ve sahiller sağlık hizmetleri,
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://116 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
• Sağlık güvenliği hizmetleri .
Ülkemizde sağlık sektörünün finansal yapısı aşağıdaki ekonomik kavramlar ile kısaca
tanımlanabilir (A. Erdal Sargutan, Türk Sağlık Sektörünün Yapısı, 1993, s. 23-29) :
Sağlık Sektörü Talep Sistemi : Sağlık Sektöründe üretilen mal veya hizmet türündeki
sağlık ürünlerini talep eden ve tüketenlerden oluşur. Talep sistemi içerisinde Sağlık Bakanlığı,
MSB, diğer kamu kuruluşları ve üniversiteler, KİT’ler, yerel yönetimler, Sosyal Hizmet ve
Çocuk Esirgeme Kurumu, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu, Yeşil Kart vb.
kuruluşlar, Emekli Sandığı, SSK ve Bağ-Kur gibi sosyal güvenlik kuruluşları, özel sağlık
sigortaları, dernekler (Kızılay), azınlıklar, cemaatler ve bireysel tüketiciler yer almaktadır.
Sağlık Sektörü Arz Sistemi : Sağlık sektöründe her türlü mal ve hizmet üreten ve
bireysel veya kurumsal tüketicilere arz eden birimlerden oluşur. Kamu finansmanı kaynaklı
olan arz kuruluşlarına; Sağlık Bakanlığı, diğer bakanlık ve kuruluşlar, MSB, üniversite,
KİT’ler, Sosyal Hizmet ve Çocuk Esirgeme Kurumu, il ve ilçe özel idareleri, yerel yönetimler
ve diğer birimlere bağlı sağlık kuruluşları örnek olarak verilebilir. Özel finansman kaynaklı
hizmet arz kuruluşlarına ise; yerli ve yabancı özel teşebbüsler, SSK, yardım ve hayır
kuruluşlarına (Kızılay, çeşitli dernekler, azınlıklar, cemaatlar, ve vakıflara) bağlı sağlık
kuruluşları örnek olarak verilebilir.
Sağlık Sektörünün Finansman Kaynakları : Ülkemizde sağlık sektöründe üretilen
hizmetler için kullanılan finans kaynakları; genel vergiler, özel veya tahsisli vergiler, resim ve
harçlar, fon gelirleri, iç ve dış borçlar ve yardımlar, döner sermaye gelirleri, il ve ilçe özel
idare gelirleri, yerel yönetim gelirleri ve sigorta primleri ve sağlık amacı ile toplanan
yardımlar vb.den oluşmaktadır.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 1998 yılı itibariyle 191 üye ülkesi ve 2 asosiye üyesi
arasında 1998 yılında yaptığı bir değerlendirme ile üye ülkeleri; en azgelişmiş ülkeler (48
ülke), en azgelişmiş ülkeler hariç gelişmekte olan ülkeler (97 Ülke), geçiş dönemindeki
ekonomiler (22 Ülke), gelişmiş piyasa ekonomileri (26 Ülke) olmak üzere 4 gruba ayırmıştır.
Bu sınıflama, kişi başına gayrı safi yurtiçi hasıla, yaşamda takviyeli fiziksel kalite endeksi
(doğumda yaşam beklentisi, beslenme, eğitim göstergeleri vb.) ve ekonomik çeşitlenme
endeksine bağlı olarak yapılmış olup Türkiye’nin bu sınıflamadaki yeri “en az gelişmiş
ülkeler dışındaki gelişmekte olan ülkeler” arasında yer almaktadır. (Dünya Sağlık Raporu
1998, s.246)
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://117 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Bu sınıflamaya esas teşkil eden “yaşamda takviyeli fiziksel kalite endeksi (APQL)”
sağlıkla ilgili kimi göstergeleri de kapsamakta olup, ülkemizin bu sınıflamada en azından
“geçiş dönemindeki ekonomiler” düzeyine gelebilmesi için sağlık ile ilgili göstergelerinde
beklenen iyileştirmeleri sağlayacak yatırımları gerçekleştirmesi gerekmektedir. Bu yatırımlar
ise ancak ilgili sağlık yatırımlarını karşılayacak doğru finansal kaynakların, yeteri düzeyde ve
zamanında sağlanmasına ve etkili biçimde kullanılmasına bağlıdır ki; finansman biliminin
temel amacı da budur.
Sağlık sektörü ile ilgili makro düzeyde finansman, sağlık sektöründe sunulan tüm
sağlık hizmetleri ile ilgili harcamaların hangi kaynaklardan (kamu veya özel) ve nasıl
karşılanacağına ve bu kaynakların ilgili sağlık yatırımlarına yeterli düzeyde, miktarda,
zamanında ve etkili bir biçimde yönlendirilmelerine ilişkin ilke ve esasları içeren bir
kavramdır.
Mikro düzeyde finansman ise, her düzeydeki sağlık işletmelerinde, sağlık
hizmetlerinin üretimi ve pazarlaması için ihtiyaç duyulan fonların sağlanması, bu fonların
yatırımlara yönlendirilmesi ve oluşan gelir veya karların dağıtımı ile ilgili bir dizi karar ve
işlemi içeren bir fonksiyondur.
İster makro, ister mikro düzeyde olsun sağlık sektörünün finansmanı nedeniyle
sağlanan kaynakların, hakkaniyet ölçüleri ile tüm ülke düzeyinde eşit biçimde, etkili, verimli,
ekonomik nitelikte sağlık hizmeti üretecek ve ülkemiz sağlık göstergelerini çağdaş ülkeler
düzeyine yükseltecek bir biçimde kullanılması da sağlık sektörü finansmanının temel amacı
olması gerekir.
Sağlık hizmetlerinin finansmanı konusunda temel hedef ise 21. yüzyıl için belirlenen
“üye ülkelerin eşit, ulaşılabilir, maliyet-etkili, dayanışma ve optimum kalite ilkelerini temel
alan sağlık hizmetleri için sürdürülebilir finansman ve kaynak tahsisi mekanizmalarına sahip
olması” olarak ele alınmalıdır. Özellikle, sağlık hizmetleri ile ilgili harcamaların nüfusun
ihtiyaçlarına uygun olarak yapılması, kaynakların sağlık üzerine etkisi, maliyet-etkililik ve
mevcut bilimsel kanıtlar dikkate alınarak sağlığın geliştirilmesi ve korunması, tedavi ve
bakım arasında tahsis edilmesi, sağlık hizmetleri için finansman sistemlerinin genel
kapsayıcılığı, dayanışmayı ve sürdürülebilirliği garanti etmeyi ilke edinmesi gereklidir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://118 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
2. MEVCUT DURUM VE SORUNLAR
2.1. MEVCUT DURUM
2.1.1. Dünyadaki Durum
Ülkeler sağlık sistemlerini finanse ediş açısından yaygın olarak başvurulan yöntemlere
göre üç gruba ayrılabilirler.
1. Temel olarak vergilemeye dayanan ülkeler,
2. Sosyal güvenceye dayanan ülkeler,
3. Devlete ait bütçe fonlarının merkezi planlama esasına göre normatif biçimde
dağıtıldığı ülkeler. (Dünya Sağlık Raporu 1998, s.168)
Sağlık hizmetlerinin finansman biçiminde siyasal tercihler ve sosyal hedefler rol
oynarlar. Kimi ülkelerde sağlık harcamalarının büyük bir bölümü doğrudan devlet
bütçesinden karşılanırken (İngiltere ve Bağımsız Devletler Topluluğu gibi), kimi ülkelerde
genel bütçe imkanları yanında katma bütçe ve mahalli idareler kaynaklarından yararlanılır
(İsveç gibi). Bazı ülkelerde ise sağlık hizmetleri dolaylı katkılar dışında genel bütçe ile
ilgilendirilmeyip kişinin sağlığını koruma ve geliştirmede sorumluluk taşıması gereğinden
hareket edilerek çalışan ve çalıştıranın katkıları ile finansmanı yolu seçilmiştir (Batı Avrupa
ülkeleri gibi).
Sağlık hizmetleri finansman sistemleri benzer bir biçimde Kamu Yardımı Sistemi,
Sağlık Sigortası Sistemi ve Sosyalleştirme sistemi olarak da bir sınıflamaya tabi tutulabilir.
Kamu yardımı sisteminde yeterli mali gücü olmayanlar için sağlık hizmetlerinden
yararlanma karşılığında ücret alınmaz. Belirli bir mali gücü olanlar ise sigortalanırlar. Vergi
ve sigorta yoluyla finansmanın birleştirilmiş biçimi olarak görülür.
Sağlık sigortası sistemi genellikle sanayileşmiş batı ülkelerinin tercih ettiği bir
finansman biçimi olup, pek çok ülkede de kısmen uygulanan bir finansman biçimidir.
Sistemin esası riskin sigortalılar tarafından paylaşılmasına dayanır. Kişiler ödeme güçlerine
göre sisteme prim ödeyerek katkıda bulunurlar ancak sağlık hizmetlerinden ödenen prime
bakılmaksızın ücretsiz veya kısmen ücretli olarak yararlanırlar.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://119 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Sosyalleştirme sistemi, ulusal sağlık sistemi veya Beveridge modeli olarak da anılır.
Koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmetlerinin tamamı devlet tarafından vergilerle finanse
edilir. İngiltere ve eski doğu bloğu ülkelerinin tercih ettiği bir finansman biçimidir. (Savaş
Yıldırım, Sağlık Hizmetlerinde Harcama ve Maliyet Analizi 1994, s.15-16)
Sağlık hizmetlerinin sigorta primleri ile finanse edilmesi usulü Bismark modeli olarak
anılır ve uygulamanın en başarılı örneği olarak Almanya gösterilir.
Almanya’da kamu sağlığı sigortası, geliri belirli bir düzeyin altında olanlar ve tarımda
kendi adına çalışanlar için zorunludur. Serbest çalışanlar ile geliri belirli bir düzeyin üstünde
olanlar için sağlık sigortası isteğe bağlıdır. Almanya’da 2000 civarında sağlık kuruluşu
bulunmaktadır.
Fransa’da ise Ulusal Sağlık Sigortası Nüfusun yaklaşık olarak yüzde 99’unu
kapsamaktadır. Hasta hekimini kendisi seçer. Sigorta sistemi, hastalar tarafından hekime
direkt ödeme ve sağlık sigortası tarafından masrafın belli bir kısmının iade edilmesi temeline
dayanmaktadır. Finansman, çalışanın ve işverenin primleri ile sağlanır ve açıklar devlet
tarafından karşılanır.
Dünya ülkelerinden zengin olan yüzde 18’inin sigorta yoluyla sağlık hizmeti sağladığı,
yaklaşık yüzde 32’sinin bütçe kaynaklı milli sağlık hizmeti sisteminden yararlandığı, geri
kalan yüzde 50’sinin ise sosyal yardımlar biçiminde sağlık hizmetinden yararlandığı
bildirilmektedir. (Prof. Dr. R. Dirican, VII. BYKP Sağlık Özel İhtisas Komisyonu Raporu,
1993, s. 54)
Dünya ülkelerinin ekonomik yapıları sağlık sistemlerinin finansman biçimlerini
belirlemekte etkili olmaktadır. Bu nedenle aşağıda değişik ülkelerin temel ekonomik
göstergeleri tablolar halinde verilmiştir. Tablolar ülkemizin ekonomik göstergelerinin
bulunduğu düzeyi gösterme ve ekonomi bilimi içinden doğan finansman disiplinine ilişkin
kavramların algılanması açısından önem arz etmektedir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://120 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Tablo 1 : Kişi Başına Gayrı Safi Yurtiçi Hasıla (SGP $)
1996 1997
Dünya Ortalaması 5.966 6.123
Gelişmiş Piyasa Ekonomileri 21.995 22.497
Geçiş Dönemindeki Ekonomiler 4.012 4.062
Gelişmekte Olan Ülkeler 3.147 3.282
En Az Gelişmiş Ülkeler 1.132 1.159
Türkiye 6.070 6.712
Kaynak : Dünya Sağlık Raporu 1998, s.131
Yataklı Tedavi Kurumları İstatistik Yıllığı 1998, s.134.
Ülkemiz gelişmekte olan ülkeler arasında yer almasına rağmen, GSYİH açısından bu
grubun iki kat üzerinde bir değere ulaşmıştır. Ancak, GSYİH endeksindeki bu durum, diğer
göstergeler olan yaşamda takviyeli fiziksel kalite endeksi (doğumda yaşam beklentisi,
beslenme, eğitim göstergeleri vb.) ve ekonomik çeşitlenme endeksine yansımadığı için
ülkemiz gelişmekte olan ülkeler arasında yer almaktadır.
Sağlık sektörünün finansal yapısını gösteren üç temel gösterge bulunmaktadır. Bunlar
ülkelerin toplam sağlık harcamaları, toplam sağlık harcamalarının gayri safi yurtiçi hasılaya
oranı ve kişi başına düşen sağlık harcamalarıdır. Aşağıda bu üç temel verinin 1997 yılına ait
değerleri (parasal olanları ABD Doları cinsinden olmak üzere) birleşik bir tablo halinde
verilmiştir :
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://121 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Tablo 2 : OECD Ülkeleri 1997 Yılı Sağlık Harcamalarına İlişkin Temel Göstergeler
Toplam Toplam Sağlık Kişi Başına
Sağlık Harcamalarının Sağlık
Harcamaları GSYH’ya Oranı Harcaması
Ülkeler (Milyon $) (yüzde) (ABD $)
Avustralya 33.609 8,3 1.818
Avusturya 16.256 7,9 2.003
Belçika 18.493 7,6 1.816
Kanada 55.533 9,3 1.837
Çek Cumhuriyeti 3.724 7,0 361
Danimarka 12.610 7,7 2.391
Finlandiya 8.571 7,3 1.668
Fransa 137.564 9,9 2.348
Almanya 219.942 10,4 2.677
Yunanistan 8.422 7,1 803
Macaristan 2.966 6,5 291
İzlanda 599 8,0 2.217
İrlanda 4.848 7,0 1.324
İtalya 87.084 7,6 1.515
Japonya 309.407 7,3 2.453
Kore 18.448 4,0 410
Lüksemburg 1.098 7,1 2.609
Meksika 18.987 4,7 193
Hollanda 30.821 8,5 1.975
Yeni Zelanda 4.973 7,6 1.352
Norveç 11.544 7,4 2.472
Polonya 7.165 5,3 185
Portekiz 8.020 8,2 807
İspanya 39.450 7,4 994
İsveç 19.685 8,6 2.225
İsviçre 25.655 10,2 3.584
İngiltere 85.738 6,7 1.457
A.B.D. 1.095.100 14,0 4.090
Ortalama 81.654 7,8 1.709
Türkiye 6.878 (96) 3,8 (96) 110 (96)
Kaynak :OECD Health Data ‘ 98 (E.Üresin)
Mehmet Tokat, Türkiye Sağlık Harcamaları ve Finansmanı 1992-1996 (Türkiye’ye ait 96 Yılı
Değerleri,) ,s.68-70.
Toplam sağlık harcamaları açısından ele alındığında ABD’nin, Türkiye’nin GSYH’nın
yaklaşık 7 katı, Fransa’nın ise ülkemiz GSYH’na eşit tutarda bir sağlık harcaması yaptığı
görülmektedir.
Ülkemiz toplam sağlık harcamalarının GSYH’ya oranı açısından da gelişmiş ülkeler
ortalamasının yaklaşık yarısı düzeyinde olduğu, ABD’nin ise ¼ ü oranında bir paya sahip
olduğu anlaşılmaktadır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://122 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Kişi başına düşen sağlık harcamaları göstergesi açısından ise gelişmiş ülkeler arasında
mukayese kabul etmeyecek düzeyde, yaklaşık 17 kat düzeyde bir farklılık izlenmektedir ki bu
fark belki de sağlık hizmetlerine ayrılan payın ülkeler arası mukayesesinde en çarpıcı
göstergedir.
2. Türkiye’nin Bu Alandaki Yeri ve Mevcut Durumun VII. BYKP Hedefleri ile
Karşılaştırılması
Ülkemizde planlı kalkınma dönemine geçildikten sonra hazırlanan planlarda sağlık
sektörünün finansmanı ile ilgili olarak getirilen ilkeler ve öncelikler aşağıda tablolar halinde
verilmiştir.
Tablo 3 : Planlı Kalkınma Dönemlerinde Sağlık Sektörünün Finansmanı ile İlgili İlkeler
ve Öncelikler
BEŞ YILLIK KALKINMA PLANLARI
İLKELER I II III IV V VI VII
Özel sektörün hastane kurmasının teşvik
edilmesi................................................ + + + +
Özel kesimin sağlık sektöründeki faaliyetlerinin
özendirilmesi............................ +
Hastanelerin döner sermayeli kuruluş haline
getirilmesinin .araştırılması.................. +
Yerli İlaç Sanayiinin Teşviki ......................... + +
Sağlık sigortası kurma çalışmalarına öncelik
verilmesi.............................................. +
Maliyetleri rasyonelleştirmek üzere hastane
hizmet arzında standart tespiti............ +
Genel Sağlık Sigortasına kademeli olarak
geçilmesi............................................ + + +
Mevcut sağlık sigortasının yaygınlaştırılması + + +
İlaç sanayiinin kamunun denetiminde olması
ve hammadde ür. yurt içinde olması... +
Sağlık sisteminin finansman boyutunun
yeniden yapılandırılması..................... +
Hizmet sunumu ve finansmanın birbirinden
ayrılması.............................................. +
Kamu kaynaklarının maliyet etkili koruyucu
sağlık hizmetlerine yönlendirilmesi..... +
Hastanelerin idari ve mali özerkliğe
kavuşturulması..................................... +
Hastanelerin maliyet tabanlı fiyatlamaya
gitmesi ve devlet sübvansiyonlarının
kademeli olarak kaldırılması................ +
ÖNCELİKLER
Sağlık finansman kurumu yasasının çıkarılması +
İlaçların kalite, miktar ve fiyat denetimlerinde
devletin sorumlu olması................. +
Kaynak : VII BYKP Sağlık Özel İhtisas Komisyonu Raporu 1993, s. 29-30.
VII BYKP 1995, s.45-48
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://123 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Yukarıda tüm plan dönemlerini içerecek şekilde verilen ilkeler VII. BYKP açısından
ele alındığındaki aşağıdaki görünüm ile karşılaşılmaktadır :
Mevcut sağlık sigortasının yaygınlaştırılması konusunda, sağlık hizmetleri açısından
sigorta kapsamındaki nüfusun oranı 1998 yılı sonu itibariyle yüzde 78,6 olmuştur (VII. BYKP
2000 Yılı Programı, s.41). VII. BYKP dönemi başında yüzde 60 civarında olan bu orandaki
gelişmeler özellikle yeşil kart uygulamasının bütün eleştirilere rağmen sağladığı katkılarla
birlikte yüzde 85’lere ulaşmıştır.
Sağlık sistemi finansman boyutunun yeniden yapılandırılması ile ilgili olarak değişik
isimler altında yasa taslakları hazırlanmış, ancak VII. BYKP döneminde hazırlanan tasarıların
yasalaşması sağlanamamıştır.
Hizmet sunumu ve finansmanının birbirinden ayrılması ilkesi bir takım yasal
düzenlemeleri içerdiğinden, bu alanda yasa tasarısı taslağı hazırlandığı halde VII. BYKP
döneminde konu ile ilgili somut bir gelişme bugüne dek gerçekleşmemiştir.
Özel kesimin sağlık sektöründeki faaliyetlerinin özendirilmesi ile ilgili teşviklere VII.
BYKP döneminde de devam edilmiş, toplam hasta yatağı kapasitesi içindeki özel sektörün
payı yüzde 6.6 ya ulaşmıştır. Özel sektörünü daha çok poliklinik, laboratuvar ve teşhis
merkezi ağırlıklı hizmet vermekte olduğu görülmektedir. (VII. BYKP 2000 Yılı Programı,
s.41).
Ülkemizdeki sağlık harcamalarına yönelik olarak Sağlık Bakanlığı tarafından
yayınlanan Türkiye Sağlık Harcamaları ve Finansmanı isimli kaynağa göre sağlık
harcamalarının çeşitli açılardan görünümü aşağıda cari yıl TL ve ABD $ cinsinden tablolar
halinde verilmiştir :
Tablo 4 : Toplam Sağlık Harcamaları ve Dağılımı (Milyar TL)
Harcamalar 1992 1993 1994 1995 1996
Kamu Sek. Sağ. Harcamaları 27.830 49.053 96.726 184.669 400.496
Özel Sektör Sağlık Harcamaları 13.662 27.714 43.496 75.882 161.348
Toplam Sağlık Harcamaları 41.492 73.767 140.222 260.551 561.844
Kaynak : Mehmet Tokat, Türkiye Sağlık Harcamaları ve Finansmanı 1992-1996, s.59.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://124 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Tablo 5 : Toplam Sağlık Harcamaları ve Dağılımı (Milyon ABD $)
Harcamalar 1992 1993 1994 1995 1996
Kamu Sek. Sağ. Harca. 4.041 4.465 3.256 4.043 4.827
Özel Sektör Sağlık Harca. 1.984 2.250 1.464 1.661 1.945
Toplam Sağlık Harcamaları 6.024 6.715 4.721 5.704 6.772
Kaynak : Mehmet Tokat,Türkiye Sağlık Harcamaları ve Finansmanı 1992-1996, s.60
Toplam sağlık harcamalarının yaklaşık yüzde 70’i kamu sektörü, yüzde 30’u ise özel
sektör tarafından gerçekleştirilmektedir.
Belirtilen sağlık harcamalarının sağlık hizmetlerine göre sınıflandırılmış tutarları ise
aşağıda cari yıl TL tutarları ve ABD $ tutarları ile birlikte aşağıda verilmiştir:
Tablo 6 : Toplam Sağlık Harcamalarının Sınıflandırılması (Milyar TL)
Hizmetler 1992 1993 1994 1995 1996
Koruyucu Sağlık Hiz. 896 1.190 1.557 2.461 4.926
Ayaktan Tedavi Hizmetleri 26.218 48.075 91.929 163.906 359.918
Yatarak Tedavi Hizmetleri 10.460 19.055 37.648 75.044 162.264
Diğer (Eğt./Med.Sos.) Harc. 3.917 5.445 9.087 19.139 34.734
Toplam Sağlık Harcamaları 41.492 73.767 140.222 260.551 561.844
Kaynak : Mehmet Tokat, Türkiye Sağlık Harcamaları ve Finansmanı 1992-1996, s.61.
Tablo 7 : Toplam Sağlık Harcamalarının Sınıflandırılması (Milyon ABD $)
Hizmetler 1992 1993 1994 1995 1996
Koruyucu Sağlık Hizmetl. 130 108 52 54 59
Ayaktan Tedavi Hizmetleri 3.807 4.377 3.095 3.588 4.338
Yatarak Tedavi Hizmetleri 1.519 1.735 1.267 1.643 1.956
Diğer (Eğt./Med.Sos.) Harc. 569 496 306 419 419
Toplam Sağlık Harcamaları .024 6.715 4.721 5.704 6.772
Kaynak : Mehmet Tokat, Türkiye Sağlık Harcamaları ve Finansmanı 1992-1996, s.61.
Tablolar incelendiğinde toplam sağlık harcamalarının yaklaşık yüzde 64’ünün ayaktan
tedavi hizmetlerinde, yüzde 29’unun yatarak tedavi hizmetlerinde, yüzde 6’sının eğitim ve
mediko sosyal hizmet benzeri diğer sağlık hizmetlerinde, yüzde 1’inin ise koruyucu sağlık
hizmetlerinde tüketildiği görülmektedir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://125 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Yukarıda belirtilen sağlık harcamalarının finansman kaynakları ise yine cari yıl TL ve
ABD $ tutarları ile aşağıda verilmiştir.
Tablo 8 : Toplam Sağlık Harcamalarının Finansman Kaynakları (Milyar TL)
Finansman Kaynağı 1992 1993 1994 1995 1996
Vergiler 19.119 34.436 64.460 12.249 242.371
Sigorta Primleri (ES dahil) 9.376 16.168 33.738 70.657 141.704
Cepten Ödemeler 12.996 23.163 42.024 77.644 177.768
Toplam Finans.Kay. 41.492 73.767 140.222 260.551 561.844
Kaynak : Mehmet Tokat, Türkiye Sağlık Harcamaları ve Finansmanı 1992-1996, s.63
Tablo 9 : Toplam Sağlık Harcamalarının Finansman Kaynakları (Milyon ABD $)
Hizmetler 1992 1993 1994 1995 1996
Vergiler 2.776 3.135 2.170 2.457 2.921
Sigorta Primleri (ES dahil) 1.361 1.472 1.136 1.547 1.708
Cepten Ödemeler 1.887 2.109 1.415 1.700 2.143
Toplam Finansman Kay. 6.024 6.715 4.721 5.704 6.772
Kaynak : Mehmet Tokat, Türkiye Sağlık Harcamaları ve Finansmanı 1992-1996, s.64
Finansman kaynakları açısından ele alındığında, sağlık hizmetlerinin yaklaşık yüzde
43’ünün vergilerden, yüzde 25’inin sigorta primlerinden ve yüzde 32’sinin ise cepten yapılan
ödemelerden karşılandığı görülmektedir.
1998 Yılı itibariyle 63.921.000 olan ülke nüfusumuzun yüzde 12,8’i (8.208.000 kişi)
Emekli Sandığı, yüzde 54.4’ü (34.831.000 kişi) Sosyal Sigortalar Kurumu, yüzde 20,5’i
(13.112.000 kişi) Bağ-Kur, yüzde 0,5’i (318.000 kişi) Özel Sandıklara bağlı olarak sosyal
sigorta kapsamında bulunmaktadır. Toplam Sosyal sigorta kapsamındaki nüfus 56.419.000
olup, genel nüfusa oranı yüzde 88,3 ‘tür. Sosyal Sigorta kapsamındaki nüfusun sağlık
sigortası hizmetinden yararlanan kısmının sayısı ise 50.221.000 olup, bunun genel nüfusa
oranı ise yüzde 78,6’dır. (VII. BYKP, 2000 Yılı Programı, 1999, s.116)
Nüfusun yüzde 78’inin sosyal güvence kapsamında bulunmasına rağmen, kişisel
olarak cepten yapılan harcamaların yüzde 32 gibi büyük bir miktara yükselmesi dikkat
çekicidir. Sosyal güvenlik kapsamındaki kişiler bile bazı sağlık harcamalarını cepten finanse
etmektedirler.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://126 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Sağlık sektörünün temel faaliyetlerinden birisi olan ilaç endüstrisine ilişkin harcamalar
da yukarıdaki tablolarda olduğu gibi cari yıl TL ve ABD $ tutarları ile aşağıdaki tablolarda
gösterilmiştir :
Tablo 10 : Toplam İlaç Harcamaları (Milyar TL)
Harcama Kaynakları 1992 1993 1994 1995 1996
Kamu 5.521 10.546 27.217 55.627 129.620
Özel 6.528 10.865 16.975 22.921 18.100
Toplam İlaç Harcamaları 11.780 24.411 44.193 78.548 147.721
Kaynak : Mehmet Tokat, Türkiye Sağlık Harcamaları ve Finansmanı 1992-1996, s.65
Tablo 11 : Toplam İlaç Harcamaları (Milyon ABD $)
Harcama Kaynakları 1992 1993 1994 1995 1996
Kamu 802 960 916 1.218 1.562
Özel 909 989 571 502 218
Toplam İlaç Harcamaları 1.710 1.949 1.488 1.720 1.780
Kaynak : Mehmet Tokat, Türkiye Sağlık Harcamaları ve Finansmanı 1992-1996, s.65
Tablolar ilaç harcamalarında kamunun ağırlığının hızlı ve sürekli bir biçimde arttığını
göstermektedir. Bu oran kamu harcamaları lehine 1992 Yılında yüzde 47, 1993 yılında yüzde
49, 1994 yılında yüzde 62, 1995 yılında yüzde 71 olmuş ve 1996 yılında da yüzde 88’e
yükselmiştir. Özel harcamaların ise dönem başında yüzde 53 olan oranı, 1996 yılında yüzde
12’ye düşmüştür.
2.2. SORUNLAR
VII. BYKP uygulaması sonucunda yukarıda genel hatları ile çizilen tabloya göre karşı
karşıya olduğumuz sağlık sektöründe finansman sorunları aşağıda belirtilmiştir :
• Dünya ölçeği ile karşılaştırdığımızda ülkemizde sağlık hizmetleri için GSYH bazında
ayrılan tutar yetersizdir. Gelişmiş ülkelerde ortalama 1828 $ olan tutar ülkemizde 110
$ civarındadır. Bu tutar ile gelişmiş ülkeler düzeyinde bir sağlık hizmeti üretimi
mümkün değildir.
• Genel bütçe ölçeği ile kamu tarafından sunulan hizmetler için bütçeden ayrılan pay
(1989-1998 arası ortalama yüzde 3.6) yetersizdir. Batı Avrupa ülkelerinde yüzde 10
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://127 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
civarında olan oran göz önüne alındığında bu durum makro ekonomik verimsizlik
olarak nitelendirilebilir.
• Bütçenin kıt kaynaklarından sağlık hizmetlerine ayrılan pay verimsiz olarak
kullanılmaktadır.
• Kamu sağlık kaynaklarının yönetimi bozuktur. Kaynakların yönetimi ile ilgili kararlar
ülke gerçeklerine göre değil siyasi tercihler doğrultusunda alınmaktadır.
• Kamu kuruluşlarına bütçeden sağlık hizmeti için ayrılan payların büyük bölümü,
insangücü açısından arz ve talep düzensizliği nedeniyle (l998 Yılı fiyatlarıyla yüzde
88’i) personel giderlerine harcanmakta, ancak bu giderlerin verimli olarak kullanılıp
kullanılmadığına dair hiçbir performans göstergesi bulunmamaktadır.
• Sağlık hizmetlerinin finansmanı konusunda bilgi eksikliği ve eldeki bilgilerde
dublikasyonlar mevcuttur. Bu nedenle sağlık sektöründeki finansman sorununun
büyüklüğü ve gerçek durumu tam olarak saptanamamaktadır.
• Toplam sağlık harcamalarından hizmetlere ayrılan paylar incelendiğinde maliyet
etkililiği en yüksek hizmet olan, yani en az yatırımla en etkili çıktı sağlanabilecek olan
koruyucu sağlık hizmetlerine ayrılan pay olağanüstü düşük ve yüzde 1 oranında
gerçekleşmektedir. Bu oranın düşüklüğü nedeniyle ayaktan ve yatarak verilen sağlık
hizmetlerine yapılan harcama tutarları olağanüstü düzeyde artmaktadır .
• Ayaktan teşhis ve tedavi hizmetinin verileceği birinci basamak sağlık hizmetlerine
yönelik planlama ve hizmet sunumunun yetersizliği nedeniyle bu kuruluşlar verimli
çalıştırılamamaktadır. Bu durum da yataklı tedavi hizmetlerinin maliyetlerini olumsuz
yönde etkilemektedir.
• İlaç harcamalarında kamu sektörünün finansman payı olağanüstü düzeyde yükselmiş
olup (1998 de yüzde 88) bu oran son 5 yılda giderek de artış eğilimi içerisine girmiştir.
Gelişmiş ülkelerde tüm sağlık hizmetleri için harcanan paranın yüzde 15’i ilaç
tüketimini oluştururken ülkemizde bu pay sosyal güvenlik kuruluşu harcamaları içinde
yüzde 50’yi aşmış durumdadır. Örneğin Bağ-Kur’da bu oran 1998 yılı harcamaları
itibariyle yüzde 64, Emekli sandığında 1999 yılı harcamaları itibariyle yüzde 55’e
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://128 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
ulaşmış durumdadır. Her üç reçetenin birinde antibiyotikler yer almakta, reçete başına
ortalama 3.5 kalem ilaç yazılmaktadır.
• Sağlık hizmetlerinin sunumu ve finansmanı (Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Sigortalar
Kurumu başta olmak üzere) kamu sağlık kurumlarında bir arada yürütülmekte ve bu
durum ilgili kuruluşların yönetim fonksiyonlarını (planlama, örgütleme, yürütme ve
denetim) faaliyetlerini verimsiz olarak yürütmelerine neden olmaktadır.
• Ülkemizde sağlık harcamaları; Genel Bütçe, Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar
Kurumu, Bağ-Kur ve Özel Sigorta ve Sağlık Sandıkları tarafından karşılanmaktadır.
Bu kuruluşların 1998 yıl sonu itibariyle sağlık sigortası kapsamına aldığı
nüfusumuzun genel nüfusa oranı yüzde 78,6 dır. Halen nüfusumuzun yüzde 21,4’ü
sağlık sigortası kapsamında değildir.
• Emekli Sandığı, diğer sosyal güvenlik kuruluşlarından farklı olarak 5434 sayılı
Kanunun 139. Maddesi gereğince genel sağlık sigortası uygulamasına geçilinceye
kadar; emekli, malûl, dul ve yetimler ile emekli ve malûllerin bakmakla yükümlü
oldukları aile bireylerinden hiçbir pirim almadan sağlık hizmeti vermektedir. Bu tür
ödemelerin tutarı hemen her yıl yüzde 100 oranında artış göstermekte olup, 1999 yılı
cari fiyatlarıyla Emekli Sandığı’ndan ödenen sağlık yardımları tutarı 360 trilyon TL.na
ulaşmıştır.
Ülkemizde bugün için sosyal sağlık güvencesi konusunda sağlanan yardımlar
yönünden eşit ve rasyonel bir sistemden söz etmek mümkün değildir. Çeşitli kanallarla
kişilere sağlanan yardımlar arasında norm birliği bulunmamakta ve farklı uygulamalar
yapılmaktadır.
• Genel Sağlık Sigortası kuruluşu ile ilgili çalışmalar, asli görevi sigortacılık olmayan
Sağlık Bakanlığı tarafından üstlenilmiş ve mevzuat taslakları Sağlık Bakanlığı
tarafından hazırlanmaktadır.
• Genel sağlık Sigortasına geçilememesinin yarattığı en önemli sorunlardan birisi de
hemen tüm vatandaşların şikayet ettiği hekim ve hasta arasındaki para ilişkisinin
yarattığı sorunlardır. Hekim ve hasta arasında cereyan eden ve çoğunlukla da kayıt dışı
ekonomi içerisinde kalan bu ilişki hem ülkenin sağlıkla ilgili finansal göstergelerini
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://129 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
bozmakta, hem de bu ilişki yüzünden sağlık imkanlarının adaletsiz kullanımına yol
açmaktadır.
• Sağlık sektöründe kamuya ait olan kaynaklar ve işgücü, kişilerin özel kazançları için
kullanılmaktadır. Kamuya ait hastane yatakları kişisel kazanç sağlamak amacıyla özel
olarak kullanılmaktadır. Ayrıca kamuda çalışan nitelikli personel gücü (hekimhemşire-
teknisyen vb.) part-time veya mesai dışı çalışma biçiminde özel sektör
tarafından, kayıt dışı ekonomi içerisinde ucuz işgücü olarak kullanılmaktadır.
• Yataklı tedavi hizmeti sunan hastaneler sağlık hizmetleri finansal kaynaklarından en
büyük payı almalarına rağmen, hasta memnuniyeti açısından sundukları hizmetler her
zaman ileri derecede eleştirilen kurumlar durumundadırlar. Hizmet sunumundaki
verimsizlik, zorluklar ve kalite ile ilgili sorunlar nedeniyle yeterli hasta tatmini
sağlanamamaktadır.
• Günümüzde sağlık hizmetlerinin sunumu ile ilgili olarak Sağlık Bakanlığı merkez ve
taşra teşkilatının yaptığı ve genellikle de şekil şartlarına uyuma dayalı olarak yapılan
bir denetim sistemi bulunmaktadır. Ancak, bu denetim yeterli olmamakta, her
kademede sağlık hizmetleri sunan kuruluşların hizmet sunuş biçimleri, sağlık
kuruluşlarının fiziksel imkanları ve çıktılarını genel kabul görmüş standartlara göre
sürekli ve etkili bir biçimde denetleyerek kuruluşları akredite edecek bir müessese
bulunmamaktadır.
• Sağlık sektörü için tıbbi cihaz araç gereç ve malzeme üreten veya ithal eden firma
sayısı hızla artmakta, artışa paralel olarak sağlık sektöründe çok değişik kalite,
standart ve fiyatla satışa sunulan malzeme kullanımı ile karşı karşıya kalınmaktadır.
Malzeme kullanımı konusunda kişisel tercihler, tıbbi standartların bulunmaması gibi
nedenlerle kaynakların ekonomik olmayan biçimde kullanımı ile karşı karşıya
kalınmaktadır.
• İlaç, tıbbi malzeme ve cihaz gibi sağlık girdilerinin üretimlerinin yapıldığı işletmelerin
sermaye yapısı yeterli olmayıp, sektör yeterince teşvik görmemektedir. Devlet,
üniversite ve sağlık endüstrisi içinde yer alan işletmeler arasında iş ve hedef birliği
bulunmamaktadır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://130 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
• Giderek artan ortalama yaşam, yaşlanan nüfus, doğuştan sakatlıklar, özürlüler, postoperatif
bakım gibi nedenlerle rehabilitasyon hizmetlerinin önemi giderek artmaktadır.
Uzun süreli ve yüksek maliyetli bir hizmet olan rehabilitasyon hizmetlerine yeterince
önem verilmemektedir. Rehabilitasyon hizmet maliyetleri ve protez/ortez
malzemelerinin ödenmesi açısından kuruluşlar arasında farklı ödeme biçimleri
bulunmaktadır. Sağlık sigortalarının uzun süreli rehabilitasyon hizmeti maliyetlerini
karşılamaları çok zor görülmektedir.
• Sağlık hizmetleri yönetiminde yer alan üst düzey yöneticiler; genel yönetim, sağlık
yönetimi, finansal yönetim, işletmecilik, hukuk vb. türde eğitim almadan sektörde
yönetim fonksiyonlarını yürütmektedirler. Sağlık sektöründe çoğunlukla hekim
nosyonlu yöneticiler üst düzey yönetimde yer almakta, sağlık yönetimi konusundaki
bilgilerini uzun yıllar çalıştıktan sonra tecrübe yoluyla kazanmakta ve yönetim
fonksiyonlarını işletme ve yönetim bilimindeki bilimsel gelişmeleri yeterince takip
edemeden icra etmektedirler. Bu durum zaten kıt olan finansal kaynakların, verimsiz
biçimde tüketilmesine neden olmaktadır.
• Sağlık sektörü ile ilgili yatırımların planlanması aşamasında fizibilite etütlerine
yeterince önem verilmemektedir. Bu da yatırım araçlarının, ve sağlık kuruluşlarının
ülke çapında dengesiz dağılımına ve zamanında tamamlanamamasına neden
olmaktadır. Sağlık yapılarına yönelik özgün bir mimari tarzın gelişmemiş olması
işletmecilik açısından kullanım ve finansal kayıplara yol açmaktadır.
• Kamu hastane kuruluşlarının yönetsel ve finansal açıdan özerkliği bulunmamakta, bu
durumda hazırlanan bütçeler verilecek hizmetleri sınırlayıcı olmakta, bu nedenle genel
mali sistem içinde verdikleri hizmetler verimsiz olarak yürütülmekte ve hemen her
plan döneminde yönetimlerinin profesyonelleştirilmesi genel ilke olarak kabul edilmiş
olmasına rağmen, hem genel yönetim sistemlerinde hem de finansal yönetim
sistemlerinde bir profesyonelleşme sağlanamamıştır.
• Kamu hastane kuruluşlarının finansal yöneticilerinin nitelikleri genel mali yasalarla
(1050 Sayılı Yasa vb.) belirlendiği için, ita amiri, tahakkuk memuru ve saymanlar gibi
finansal yöneticilerin bilimsel yeterlilik, tecrübe ve kişisel yeterlilik gibi genel
kriterleri, hastane işletmelerinde finansal hizmet yürütümüne yetmeyecek kadar düşük
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://131 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
düzeyde bulunmaktadır. Bu durum da finansal hizmetlerin yürütümünde verimsizlik
ve aksaklıklara yol açmaktadır.
• Kamu sağlık hizmetlerinin sunumunu ilgilendiren mali mevzuat (Muhasebe-i
Umumiye Kanunu, Devlet ihale Kanunu, Döner Sermaye Kanunları, Ayniyat
Talimatnamesi vb. mevzuat) günün şartlarına uymamakta, finansal yönetimin yürütme
fonksiyonunu aksak olarak gerçekleştirmesine neden olmaktadır. Diğer sağlık
kuruluşlarını ilgilendiren mali mevzuatlarda da benzer sorunlar bulunmaktadır.
• Ülkemizin hastaneler de dahil, sağlık hizmeti verilen kuruluşlarının çoğunda verilen
hizmetlerin maliyet boyutu göz önüne alınmamaktadır. Maliyet çalışmaları için gerekli
olan yeterli, güvenilir ve karşılaştırılabilir bilgiler sağlayan enformasyon sistemleri ya
yoktur veya son derece yetersizdir. Çoğu sağlık kuruluşumuzda Yönetim Muhasebesi,
Maliyet Muhasebesi, Maliyet Analizi vb. iç denetim birimleri bulunmamaktadır.
• Sağlık kuruluşlarında verilen sağlık hizmetlerinin maliyetlerinin bilinmemesi
nedeniyle fiyatlama işlemleri, bilimsel olmayan kriterlere göre yapılmaktadır.
Genelde sadece ilk madde ve malzeme fiyatları maliyetlere girdi olarak katılmakta,
memur/işçi ücretleri ile genel üretim giderlerinin maliyetlere etkisi hiç göz önüne
alınmadan fiyatlama yapılmaktadır. Bu durum hastane gelirlerini olumsuz olarak
etkilemekte, gerçek maliyetin yaklaşık yüzde 70-80 altında bir fiyatla hastaneler
çalışmaya sevk edilmekte ve aradaki fark büyük ölçüde devlet tarafından genel bütçe
kanalı ile sübvanse edilmek zorunda kalınmaktadır.
• Stoklara ilişkin enflasyon muhasebesi tekniklerinin uygulanamaması maliyetleri ve
dolayısıyla fiyatlamayı olumsuz etkilemektedir.
• Hastane işletmelerini yaklaşık yüzde 60 kapasite ile çalışmaktadır. Bu durum
maliyetlerde istenmeyen artışlara yol açmaktadır. Talebi yüksek olan hastanelerde tek
vardiya ile hizmet sunulması kapasitenin düşmesi yanında, tetkik ve tedavi sürelerini
uzatarak hastane maliyetlerini artırmakta ve negatif sinerjik-etki ile ekonomiyi
olumsuz etkilemektedir.
• Hekimlerin subjektif tutum ve davranışlarından kaynaklanan hasta sevk alışkanlıkları
da hastane maliyetlerini olumsuz yönde etkilemektedir. Sevklere dayalı olarak gelişen
işgücü kaybı, ekonomik kayıplar vb. sosyal maliyetlerin boyutu da yüksektir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://132 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
• Halkın sağlıkla ilgili eğitim düzeyinin düşüklüğü, alışkanlıkları, davranışları ve
pratikleri de maliyetleri olumsuz olarak etkilemektedir. Örneğin periyodik kontrol
yaptırmama, hekime hasta olur olmaz başvurma, ilkel tıbbi uygulamalara yönelme gibi
faktörler sunulan sağlık hizmeti maliyetlerini artırıcı rol oynamaktadır.
• Sağlık kuruluşları tarafından sunulan sağlık hizmetlerinin bedellerinin tahsil
edilmesinde sorunlar yaşanmaktadır. Özellikle kamu kurum ve kuruluşları birbirlerine
olan bu tür borçlarını ödememe veya mümkün olduğunca geciktirme eğilimi içerisine
girmektedirler. Bu durum sağlık kuruluşlarında nakit planlaması faaliyetlerini
aksatmaktadır.
• Sağlık sektöründe yürütülen hizmetlerin tamamını kapsayacak bir yönetim bilgi
sistemi kurulamamış olup, sektörün finansal faaliyetlerine ilişkin bilgilere ulaşmak
uzun zaman alıcı çalışmaları gerektirmekte ve ulaşılan bilgiler çoğunlukla da sektörün
bütününü yansıtmamakta, edinilen bilgiler ise yeterli ve güvenilir olmamaktadır.
Sistemden elde edilen bilgiler faaliyetlerin ölçülmesine imkan vermemekte ve bu
ölçüme ilişkin standartlar da bulunmamaktadır.
3. ULAŞILMAK İSTENEN AMAÇLAR
3.1. VIII. BEŞ YILLIK KALKINMA DÖNEMİNDE (2001-2005)
Sağlık Sektörünün finansmanı ile ilgili olarak VIII. BYKP içerisinde ulaşılmak istenen
amaçlar ve bu amaçlara yönelik stratejiler aşağıda belirtilmiştir :
AMAÇ 1 : SAĞLIK SEKTÖRÜ FİNANSAL YAPILANMASI HAKKANİYET EŞİTLİK
VE ADALET İLKELERİNE BAĞLI OLARAK GERÇEKLEŞTİRİLMELİDİR.
• Sağlık doğuştan kazanılan bir haktır ve sağlık hizmetinin herkese eşit olarak
ulaştırılacak biçimde örgütlenmesi zorunludur
• Sosyal güvenlik, adalet ve eşitlik ilkelerine uygun olarak herkese sosyal sağlık
güvencesi sağlanmalı, herkes kolay erişilebilir şartlarla sağlık hizmetlerinden
yararlanmalı, herkese farklı değil, benzer ve eşit yardımlar temin edilmeli ve kişilere
verilen sağlık hizmetleri çağdaş düzeyde ve etkili olmalıdır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://133 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
AMAÇ 2 : SAĞLIK SEKTÖRÜNE İLİŞKİN FİNANSAL GÖSTERGELER GELİŞMİŞ
ÜLKELER DÜZEYİNE YÜKSELTİLMELİDİR.
• GSYH’dan sağlık sektörüne ayrılan payın kademeli olarak artırılmasına ve plan
dönemi sonunda hiç olmazsa 500 $ / kişi bazına gelmesine çalışılmalıdır. Bu amaçla
kamu gelirlerinden ayrılan sağlık hizmeti finansmanı oranları artırılmalı ve özel
sektörün sağlık hizmeti üretimi teşvik edilmelidir.
• Kamu harcamalarında yeni plan döneminde meydana gelmesi umulan azalmalara
paralel olarak artacağı düşünülen Genel Bütçe gelirlerinden sağlık sektörü finansmanı
için ayrılan payın artırılması sağlanmalıdır. Bu oranın yeni plan dönemi içerisinde
kademeli olarak yüzde 10’a kadar yükseltilmesine çalışılmalıdır.
• Sağlık sektörü finansmanından çevreye, kişiye ve topluma yönelik koruyucu sağlık
hizmetlerine ayrılan pay süratle artırılmalıdır. Tedavi edici sağlık hizmetlerine ayrılan
payı düşürmenin en önemli yolu koruyucu sağlık hizmetlerine ayrılan payın
artırılmasıdır. Yeni plan dönemi sonu için oranın yüzde 1’den yüzde 5’e çıkarılması
hedeflenmelidir.
AMAÇ 3 : SAĞLIK HİZMETLERİNİN FİNANSMANI VE SUNUMU AYRI
KURULUŞLAR TARAFINDAN GERÇEKLEŞTİRİLMELİDİR.
• Sağlık hizmetlerinin sunumu ve finansmanı birbirinden ayrılmalı ve bu faaliyetler
birbirinden bağımsız olarak yönetilmelidir.
AMAÇ 4 : SAĞLIK SİSTEMİNİN FİNANSMANINDA SOSYAL SİGORTACILIK
TEMELİNE DAYALI GENEL SAĞLIK SİGORTASI UYGULAMASINA
GEÇİLMELİDİR.
• Sağlık sisteminin yapılanmasında devlet ve özel sektör arasındaki görev paylaşımı
rasyonalize edilmelidir. Devlet sosyal görevi olan sosyal sigortacılığa devam etmeli
ancak bunu aktüeryal denge içinde yürütmelidir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://134 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
• Sağlık ve emeklilik sigorta sistemleri birbirinden ayrılmalıdır.
• Sağlık sigortası veren tüm kuruluşlar (Emekli Sandığı, SSK, Bağ-Kur, Özel Sağlık
Sigortaları vb.) sağlık sigortası teminatları açısından bu amaçla kurulacak olan özerk
tek bir kuruluşa bağlanmalıdır.
• Ancak Kamunun sağlık sektörünün finansmanı içindeki payının büyüklüğü göz önüne
alındığında kurulacak finansman kuruluşunun (Genel Sağlık Sigortası / Sağlık
Sandığı) yönetiminde kamu kuruluşlarının yönetsel etkililiğinin olmasına dikkat
edilmelidir.
• Getirilecek modelde sosyal sigortacılık ilkesi esas alınmalı, sosyal sağlık güvencesi
olmayan vatandaşlar da dahil tüm vatandaşların sisteme katılımı zorunlu tutulmalıdır.
Sigortalılar esas olarak prim ödemekle yükümlü olmalıdırlar. Ödenecek prim
miktarları, kişilere yapılacak sağlık yardımlarının ortalama kullanım düzeyindeki
gerçek maliyetlerini karşılayacak “aktüeryal prim” kadar olmalıdır.
• Sağlık hizmetlerinin finansmanında sigorta primleri ve genel bütçe kaynakları dışında,
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu gelirlerinden ayrılan paylardan,
Katma Değer Vergisi’nden ayrılacak paylardan, trafik kazaları nedeniyle yapılan
sağlık giderleri dikkate alınarak yapılan sağlık giderlerine katkı sağlaması amacıyla;
otoyol ve köprü geçişlerinden alınacak paylardan, şehirlerarası kara-deniz –hava
ulaşım araç biletlerinden alınacak paylardan, trafik cezalarından alınacak paylardan ve
gayri sıhhi müesseselerden alınacak yıllık özel çevre vergilerinden ek finansal
kaynaklar olarak yararlanılmalıdır.
• Sosyal güvenlik kapsamı içerisinde olmayan nüfusun tamamının Genel Sağlık
Sigortası kapsamına alınması sağlanmalı ve bu kişilerden prim ödeyemeyecek
durumda olanların primleri Devlet tarafından genel bütçe kaynaklarından sübvanse
edilmelidir.
• Bağ-Kur mensuplarının primlerini yatırmalarında aksamaları önlemek üzere vergi
beyannameleri tahsil aracı olarak kullanılmalıdır. Sağlık sigortası primlerinin
aksatılmadan toplanabilmesi için yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://135 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
• Diğer kuruluş uygulamaları ile eşitlik sağlanması ve sosyal sigortacılık mantığına
uygun düşmesi amacıyla, memurlardan genel ilkeler uyarınca sağlık primi alınmalıdır.
• Kurulacak Genel Sağlık Sigortası sistemi içerisinde halen mevcut olan uygulama
farklılıkları giderilmeli, kişilerin gelir düzeyleri ile orantılı prim oranları belirlenmeli,
primlerin toplanması, sigorta içindeki hizmet kapsamı ve hizmetten yararlanma
koşulları standart hale dönüştürülmeli, sosyal sağlık güvenlik modelleriyle benzerlik
sağlayacak biçimde hakkaniyet, verimlilik ve etkililik prensipleri dikkate alınarak
herkese eşit bir teminat paketi sunulmalıdır.
• Genel Sağlık Sigortası Kuruluşu’na ödenecek olan kamu ve özel sektör prim
ödemeleri düzenli hale getirilmeli, ödenmeyen primlerin tahsilatının hızlandırılması
için yasal düzenlemeler yapılmalı ve Genel Sağlık Sigortasının hizmet satın aldığı
kuruluşlara yaptığı ödemelere de sistematik bir disiplin getirilmelidir.
AMAÇ 5 : SAĞLIK SEKTÖRÜNDE KAMU KAYNAK TAHSİSİNDE OBJEKTİF
OLUNMALIDIR
• Kamuya ait sağlık kaynaklarının tahsisinde ekonomik değerleme yöntemleri temel
alınmalıdır. Kaynak tahsisinde ülke gerçeklerine uygun, ekonomik, maliyet etkili bir
dağıtım yöntemi benimsenmelidir.
AMAÇ 6 : SAĞLIK HİZMETLERİNİN SUNUMUNDA DESANTRALİZASYONA
GEÇİLMELİDİR.
• Sağlık hizmetlerinin organizasyonu, finansmanı ve yönetiminde yerel bazlı planlama,
uygulama ve denetim mekanizmaları kullanılmalıdır.
AMAÇ 7 : SAĞLIK SEKTÖRÜ POLİTİKALARI KATILIMCI METOT İLE
ÜRETİLMELİDİR.
• Sağlık politikalarının ülkenin tüm kesimlerini ilgilendiren sonuçlar doğurduğu göz önüne
alınarak akademik, bürokratik ve politik katılım yanında sivil toplum örgütleri, hasta
dernekleri ve özel sektör temsilcileri ve sigorta kuruluşlarının da katılımıyla hazırlanması
sağlanmalıdır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://136 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
AMAÇ 8 : SAĞLIK BAKANLIĞININ SAĞLIK SEKTÖRÜ İÇİNDEKİ ROLÜ YENİDEN
BELİRLENMELİDİR.
• Sağlık Bakanlığı asli olarak ülke çapındaki sağlık politikalarının belirlenmesi, koruyucu
sağlık hizmetlerinin en verimli şekilde uygulanması, 1. kademe sağlık hizmetleri veya aile
hekimliği uygulamalarının yürütülmesi, yataklı tedavi hizmetlerinin koordinasyonu,
izlenmesi ve denetimi faaliyetlerini yürütmelidir.
AMAÇ 9 : SAĞLIK HİZMETLERİNİN SUNUMU VE FİNANSMANINDA SEKTÖR
İÇİNDEKİ ENDÜSTRİLERİN ÖZELLİKLERİNE DİKKAT EDİLMELİDİR.
• İlaç harcamaları nedeniyle oluşan maliyetlerin azaltılabilmesi için yerli ilaç sektörü
teşvik edilmeli ve ilaç kullanımı ile ilgili maliyetlerin rasyonalize edilebilmesi için
aynı içerikteki ilaçlardan maliyeti düşük olanın reçetelenmesi ve kullanımı için ilgili
kuruluşlar arasında işbirliğine gidilmelidir. Ayrıca Genel Sağlık Sigortası uygulaması
ile ilgili mevzuat düzenlemeleri içinde hizmet paketleri içerisine bu tür hükümlerin
konulması sağlanmalıdır. İlaç tüketimlerinin rasyonalize edilebilmesi için gereksiz
ilaç yazımı ve tüketimi engellenmelidir. Yataklı tedavi hizmeti verilen hastanelerde bu
amaçla “İlaç ve Eczane Komiteleri” oluşturularak ilaç yazımı ve kullanımı denetim
altına alınmalıdır.
• Rehabilitasyon gibi kar amacı gütmeyen, zahmetli, uzun süreli ve yüksek maliyetli
hizmet sunan işletmeler teşvik edilmeli, kamu sahipliliğindekiler ise desteklenmelidir.
Rehabilitasyon hizmetlerine ilişkin ödemelerdeki kurumsal farklılıklar ortadan
kaldırılmalıdır. Rehabilitasyon harcamalarının finansmanında etkililiği sağlayabilmek
için sosyal sigorta kuruluşlarının “case manager” sisteminden yararlanmaları
sağlanmalıdır. TSE tarafından rehabilitasyon hizmetlerinde kullanılan ortez ve
protezlere ilişkin Türk Standartları geliştirilmelidir. Ortez ve protez kapsamına
girmeyen günlük yaşam aktivitelerine yönelik malzemelerin teminine yönelik
ödemeler bir sisteme bağlanmalıdır. Rehabilitasyon maliyetlerinin düşürülebilmesi
için evde bakım sistemi geliştirilmeli ve bu yöntemi seçen ailelere vergi ve diğer mali
destekler sağlanmalıdır.
• Tıbbi teşhis ve tedavide kullanılan her nevi cihaz, araç gereç ve malzemelere ilişkin
ülke şartlarına uygun standartlar geliştirilmeli, bu tür malzemelerin yurt içinde üretimi
teşvik edilmeli, bu tür girdilerin sağlık hizmeti maliyetleri üzerindeki etkilerinin
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://137 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
azaltılabilmesi kullanımlarına ilişkin standartlar geliştirilmeli ve kullanımları sağlık
sigortası teminat paketleri ile denetim altına alınmalıdır.
AMAÇ 10. ÖZEL SEKTÖR TEŞVİK EDİLMELİDİR.
• Devlet özel sektörün sağlık yatırımlarını teşvik etmelidir.
• Devlet özel sektördeki sağlık sigortacılığı uygulamalarını teşvik etmelidir.
AMAÇ 11 : SAĞLIK HİZMETİ SUNAN KURULUŞLAR FİNANSAL FAALİYETLERİ
AÇISINDAN DENETLENMELİ VE AKREDİTE EDİLMELİDİR.
• Bütçe kaynaklarından sağlık hizmetleri için ayrılan payın verimli kullanılıp
kullanılmadığının kamu kanalı tarafından etkili bir biçimde denetimi sağlanmalıdır.
Bu açıdan Sayıştay teşkilatında ve mevzuatında gerekli değişiklikler yapılarak kamu
denetiminin işlem ve mevzuata uygunluk açısından performans ve verimlilik
denetimine kaydırılması sağlanmalıdır.
• Ülkemizde her kademe sağlık hizmeti sunan kamu sektörü, özel sektör veya özerk
sağlık işletmelerinin tamamını, kapasiteleri, hizmet sunuş biçimleri, çıktıları, hizmet
kalitesi personel nitelikleri, teknolojileri ile denetleyecek ve akredite edecek bir özerk
kuruluş kurulmalı ve Başbakanlığa bağlı olarak çalışmalıdır. Akredite edilmeyen
sağlık kuruluşlarından Genel Sağlık Sigortası kuruluşunun hizmet almaması yasal
olarak düzenlenmelidir.
• Sağlık Akreditasyon Kuruluşu tıbbi hizmetlere ilişkin standartları tespit edip bu
standartların ülke düzeyinde yaygınlaştırılmasına öncülük etmelidir.
AMAÇ 12 : SAĞLIK SEKTÖRÜ ÜST KADEME YÖNETİMLERİ VE FİNANSAL
YÖNETİCİLERİ PROFESYONELLEŞMELİ VE GELİŞTİRİLMELERİ
SAĞLANMALIDIR.
• Hastanelerde sunulan sağlık hizmetlerinin kalitesinin artırılması, hastanelerde
yönetimin profesyonelleştirilmesi, bilgi ve teknolojinin yenilenmesi, finansal
yatırımların hasta memnuniyetini artıracak biçimde optimize edilmesi için gerekli
çalışmalar yapılmalıdır.
• Üst kademe sağlık yönetimlerinin profesyonelleştirilmesi ve yönetsel kapasitelerinin
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://138 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
geliştirilmesi için, bu kademelerde çalıştırılacak kişilere ilişkin eğitim, mesleki
deneyim ve yükselme sınavı gibi şartlar getirilmelidir. Bu kademelerde görev yapacak
kişilerin atanmalarında Sağlık İdaresi, Sağlık İşletmeciliği veya Sağlık Yönetimi
alanlarında lisans veya yüksek lisans eğitimi almış olma tercih nedeni olmalıdır.
AMAÇ 13 : SAĞLIK YATIRIMLARI PROJE VE FİZİBİLİTE ETÜTLERİNE DAYALI
OLARAK GERÇEKLEŞTİRİLMELİDİR.
• Sağlık yatırımlarından istenen verimliliğin sağlanabilmesi için özel sektör de dahil tüm
sağlık yatırımları için proje ve fizibilite etütlerinin yapılmasına özen gösterilmeli ve sağlık
yatırımlarının ülke düzeyinde dengeli dağılımı sağlanmalıdır.
AMAÇ 14 : KAMUYA AİT İKİNCİ VE ÜÇÜNCÜ BASAMAK SAĞLIK KURULUŞLARI
ÖZERKLEŞTİRİLMELİDİR.
• SSK ve diğer Kamu kuruluşlarına bağlı hastaneler (MSB’na bağlı olanlar hariç) yönetsel
ve finansal açıdan özerk ve rekabete dayalı hizmet sunan bir statüye kavuşturulmalı, ancak
yönetimlerinde koordinasyon sağlanabilmesi için, bu tür sağlık işletmelerinde Devleti
temsil, koordinasyon ve denetim yetkisi Sağlık Bakanlığı’na bırakılmalıdır. Yeni plan
dönemi içerisinde SSK’ya ait hastaneler de dahil kamuya ait tüm hastanelerin belirtilen
statüye dönüştürülmesi sağlanmalıdır.
AMAÇ 15 : SAĞLIK İŞGÜCÜNÜN MALİYETLERİNİN OPTİMİZE EDİLEBİLMESİ
İÇİN, BİLİMSEL METOTLARA UYGUN VE YERİNDE ÇALIŞMALARI
SAĞLANMALIDIR.
• Sağlık sektöründe kamu finans kaynaklarının en büyük kısmını tüketen sağlık
personelinin verimli çalıştırılabilmesi için her kademedeki sağlık personeli pozisyonları
için iş analizleri yapılarak, iş tanımları, iş gerekleri ve adil bir ücret sistemi ortaya
konulmalı ve sağlık kuruluşlarında işe göre eleman alımına özen gösterilmelidir. İşgücü
verimliliğini artırabilmek için eğitim programları modernize edilmeli, temel eğitim
yanında hizmet içi eğitim ve sürekli eğitime de önem verilmelidir. Personel sayısı ile ilgili
uluslararası standartlara dikkat edilerek personel istihdamına gidilmelidir.
• Genel Sağlık Sigortasına geçilmesini takiben, mesleki etik açısından büyük bir sorun
olarak görülen hekim ve hasta arasındaki parasal ilişki tüm kademelerde verilen sağlık
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://139 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
hizmetleri açısından kesilmeli, hasta ve hekim para için hiçbir zaman karşı karşıya
getirilmemelidir. Sistem özel sağlık hizmetlerinin sunumunda da kısmi olarak
uygulanarak örneğin özel sağlık hizmetinin belirli bir oranının cepten bir kısmının da
Sağlık Sigortasından alınması sağlanarak bu konudaki kayıt dışı finansmanın kayıt içine
alınması ve vergi kayıplarının önüne geçilmesi sağlanmalıdır. Bu amaçla tek vatandaşlık
numarası veya sosyal güvenlik numarası verilerek sağlık hizmetlerinin alınmasında kartlı
elektronik ortamlardan yararlanma yükümlülüğü getirilmelidir.
• Sağlık personelinin ya kamu hizmetinde ya da özel sektörde çalışması sağlanmalıdır. Tam
zamanlı kamu işini tercih eden sağlık personelinin ücretlerinde gerekli iyileştirmeler
sağlanarak kamuda çalışma da özel sektörde çalışma kadar cazip hale getirilmelidir. Özel
sektör kuruluşlarının kamu personelini mesai dışı ve kayıt dışı ekonomi içinde kullanımı
önlenmelidir.
AMAÇ 16 : SAĞLIK HİZMETLERİ MALİYETLERİNİN DENETİM ALTINA
ALINABİLMESİ İÇİN BİLİMSEL METOTLARA DAYALI OLARAK MALİYET
SİSTEMLERİ OLUŞTURULMALIDIR.
• Artan ve yaşlanan nüfus, karmaşıklaşan sağlık hizmeti ihtiyaçları ve gelişen teknolojinin
maliyetler üzerindeki etkisi, hizmette kalite beklentisinin artması ve fiyatlar üzerinde bir
denetim mekanizmasının bulunmamasının sağlık sektörü finansmanı üzerindeki olumsuz
etkilerini giderebilmek amacıyla maliyetleri kontrol altında tutacak mekanizmaların
harekete geçirilmesi gereklidir. Bu mekanizmalar; sosyal sigorta teminatlarının
kapsamının daraltılması ve lüks sayılabilecek teminatların özel sigorta pazarından
sağlanması, koruyucu hekimliği ön plana çıkararak sigortacılık ve hizmet sunum
anlayışının oluşturulması, ölçek ekonomisinde (düşük birim maliyette) kaliteli hizmet
üretip sunacak hizmet sunum modellerine yönelinmesi, alınan hizmetlerin kalem kalem
faturalandırılması yerine DRG (teşhis grubuna dayalı) ve kişi başına ödeme (per capita)
vb. gibi alternatif ödeme yöntemlerinin teşvik edilmesi olarak önerilebilir.
• Sağlık hizmetlerindeki harcamalarda maliyet denetimi sağlayabilmek için hizmet
sunumunda sevk zincirinin oluşturulmasına ve tüm basamaklarda bu zincire uygun olarak
hizmet verilmesi uygulamasına önem verilmelidir. Sağlık sigortası sevk zinciri içinde
hizmet alımını finanse etmeli, sevk zinciri dışındaki hizmet alımları Sağlık Sigortası
teminatları dışında bırakılmalıdır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://140 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
• Her kademede yürütülen sağlık hizmetlerinin maliyetlerinin belirlenebilmesi için mutlaka
tüm sağlık teşkilatlarında bilimsel anlamda yürütülebilecek maliyet muhasebesi birimleri
kurulmalı ve üretilen maliyet bilgileri karşılaştırma amacıyla Sağlık Bakanlığı veya Sağlık
Akreditasyon Kuruluşu’na periyodik olarak raporlanmalıdır.
• Hastanelerde maliyet muhasebesi uygulamalarının standart hale getirilebilmesi için
Tekdüzen Muhasebe sistemi uygulamasına mutlaka geçilmelidir.
AMAÇ 17 : SAĞLIK HİZMETLERİNİN FİYATLANDIRILMASI MALİYET TEMELLİ
OLARAK YAPILMALIDIR.
• Sağlık kuruluşlarında üretilen hizmetlerin fiyatlandırması maliyet temelli olarak
yapılmalıdır. Maliyetlerin hesaplanmasında uluslararası standartlara ve bilimsel uygulama
metotlarına önem verilmelidir. Sağlık hizmetlerinin maliyet ve fiyatlandırılması
konusunda gelişmiş ülkelerde bulunanlara benzer bağımsız bir kuruluş oluşturulmalı ve
bağımsız olarak çalışması sağlanmalıdır.
AMAÇ 18 : SAĞLIK İŞLETME VE KURULUŞLARINDA İŞLETME BÜTÇESİ
SİSTEMİNE GEÇİLMELİDİR.
• Hastanelerde yürütülen tüm faaliyetlerden istenen verimliliğin sağlanabilmesi için işletme
bütçesi uygulamasına geçilmesi, ödenek tahsislerinin ve harcama denetimlerinin işletme
bütçelerine dayalı olarak yapılması sağlanmalıdır.
• Hastanelerde maliyetlerin azaltılabilmesi için nakitlerin, alacakların, stokların, duran
varlıkların, yabancı ve öz kaynakların finansal yönetimine ilişkin bilimsel metotların
kullanılmasına önem verilmelidir.
AMAÇ 19 : SAĞLIK SEKTÖRÜNDE FİNANSAL PLANLAMA, ORGANİZASYON,
YÜRÜTME VE DENETİM FAALİYETLERİNİ İLGİLENDİREN MEVZUAT GÜNÜN
KOŞULLARINA UYGUN HALE GETİRİLMELİDİR.
• Genel mali mevzuat çağdaş uygulamalara el vermeyecek düzeyde yetersiz kalmaktadır.
İlgili bakanlıklar tarafından yapılacak çalışmalarla, bir kısmı 1930’lu yıllardan kalma
temel finansal yasaların günün şartlarına, sağlık kuruluşlarının genel yönetimlerinin ve
finansal yönetimlerinin profesyonelleştirilmesine imkan vermesi sağlanmalıdır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://141 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Çıkarılacak yeni finansal yasalarda sağlık kuruluşlarına leasing, factoring gibi çağdaş
finansal teknikleri uygulayabilme imkanları tanınmalıdır.
• Kamu sağlık kuruluşlarının özerkleştirilmesi esnasında çok başlı finansal sistem
(Genel/Katma Bütçe, Döner Sermaye vb. gibi.) uygulamasına son verilip işletme
finansmanı sistemine geçilmeli ve tüm finansal sistemin tek elden ve sağlık kuruluşları
finansal yönetimi konusunda eğitilmiş kişilerce yürütülmesi sağlayacak mevzuat
düzenlemeleri yapılmalıdır.
AMAÇ 20 : SAĞLIK İŞLETMELERİNİN KAPASİTELERİNDEN AZAMİ DERECEDE
YARARLANILMALIDIR.
• Sağlık işletmelerinde vardiyalı çalışma sistemine geçilmesi ve yaygınlaştırılması ve bu
şekilde süratle mevcut kapasitelerin en üst düzeyde kullanımı sağlanmalıdır. Özellikle
yatak kapasite kullanım oranında büyük düşüklük olan hastanelerin hizmetleri yeniden
düzenlenerek atıl kapasiteleri ortadan kaldırılmalıdır.
AMAÇ 21 : SAĞLIK SEKTÖRÜNÜN TAMAMINI İÇEREN BİR YÖNETİM BİLGİ
SİSTEMİ KURULMALI VE FİNANSAL BİLGİLER DE BU SİSTEM İÇERİSİNDE
İLGİLENEN HERKESE SUNULMALIDIR.
Sağlık Bakanlığı nezdinde tüm sağlık sektöründe yürütülen hizmetleri kapsayacak bir
Yönetim Bilgi Sistemi kurulmalıdır. Kurulacak yönetim bilgi sistemi sağlık hizmetlerinin
üretimi yanında sağlık insangücü, sağlık hizmeti finansmanı, sağlık yatırımları konusunda da
güncel bilgilere istenildiği anda ulaşabilme imkanı vermeli, karşılaştırmalı maliyet bilgilerini
elektronik ortamda tüm kullanıcılara aktarmalı ve ihale ve satınalma sistemleri, satıcı
katalogları, uluslararası finansal işlemler, piyasalar ve satıcılar konusunda da bilgiler ihtiva
etmelidir.
3.2. UZUN DÖNEMDE (2001-2023)
Ülkemizin tüm sağlık göstergeleri ve sağlıkla ilgili finansal göstergeleri üye olmayı
arzuladığımız Avrupa Birliği’nin normlarına ulaştırılmalıdır.
• Uzun dönemde ortalama yaşam süresinin uzamasına bağlı olarak karşımıza çıkacak
rehabilitasyon ve yaşlı bakımı hizmetlerinin yaratacağı ek finansman ihtiyacını
karşılayacak kaynaklar yaratılmalıdır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://142 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
• VIII. BYKP döneminde öngörülen hedeflerden gerçekleştirilemeyen hususlar uzun
dönemde gerçekleştirilmelidir.
4. ÖNGÖRÜLEN AMAÇLARA ULAŞILABİLMESİ İÇİN YAPILMASI
GEREKLİ YASAL VE KURUMSAL DÜZENLEMELER VE
UYGULANACAK POLİTİKALAR
• Genel Sağlık Sigortası Yasasının çıkartılarak tüm ülke nüfusunun sağlık sigortası
kapsamına alınması gereklidir. Yasal düzenleme ile sağlık sigortacılığında norm
birliği sağlanmalıdır.
• Sağlık Bakanlığı görev teşkilatları ile ilgili yeni bir yasa çıkartılarak Sağlık
Bakanlığı’nın üst düzey sağlık politikaları düzenleme, sağlık hizmetlerinin
planlanması, çevre ve halk sağlığı hizmetleri ile birinci basamak sağlık hizmetleri
sunumu, tüm sağlık hizmetleri sunumunun denetimi ile görevli kılınması
sağlanmalıdır.
• Sağlık Bakanlığı, SSK ve diğer kamu kuruluşlarına bağlı yataklı kurumları (MSB
kurumları hariç) idari ve mali açıdan özerk hale getirecek yasal düzenlemeler
yapılmalıdır. Teşkilat yasalarında özerk sağlık işletmelerinin özel sektör sağlık
işletmeleri ile rekabet edebileceği bir yönetim tarzı geliştirilmelidir. Bu tür işletmeler
akademik eğitim almış profesyonel sağlık yöneticileri tarafından yönetilerek özel
sektörle rekabet edebilecek düzeye getirilmelidir.
• Kent tipi birinci basamak sağlık hizmeti sunum modeli geliştirilerek, yapılanma bir
yasal düzenlemeye bağlanmalıdır.
• Sağlık hizmetinin talebinde sigorta sistemi içerisinde getirilecek bir sevk zinciri
kurulmasına ve sigorta sisteminden yararlanmanın temel koşulu olarak sevk zincirine
uymanın sağlanması ile ilgili yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
• Ülkemizdeki tüm sağlık kurum ve kuruluşlarını içerisine alacak bir finansal bilgi
ağının oluşmasını ve bilgi akışının sürekliliğini sağlayacak bir yasal düzenleme
yapılmalıdır.
• Sağlık sektöründeki hizmet alımlarına, hizmet paketlerinin kapsamlarının
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://143 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
düzenlenmesine imkan verecek, hizmet maliyetlerinin belirlenmesi ve bu hizmetler ile
ilgili denetimlere referans olacak bir özerk kuruluşun kurulması için yasal
düzenlemeler yapılmalıdır.
• Ulusal sağlık bilgi sistemi ağı kurulmalı ve sektör içindeki bütün birimlerin sağlık
bilgi sistemine maliyet ve finansal bilgilerini de sunmasını sağlayacak yasal
düzenlemeler yapılmalıdır. Kurulacak sistem, kısa ve uzun dönemde sunulacak
hizmetlerde toplam kalite yönetimi ile ilgili 21.Yüzyıl hedefine uygun biçimde dizayn
dilmelidir.
• Sağlık yatırımları ile ilgili olarak yabancı sermayeyi teşvik edecek yasal düzenlemeler
yapılmalıdır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://144 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://145 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
BÖLÜM - VI
SAĞLIK İNSANGÜCÜ (SAİG)
ALT KOMİSYONU RAPORU
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://146 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://147 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
1. GİRİŞ
DPT’ nın VIII BYKP çalışmaları için oluşturduğu Özel İhtisas Komisyonundan 22 si
ile doğrudan veya dolaylı olarak ilgili bulunan SAİG, sağlık hizmetleri sunumundaki en
önemli kaynaklardan biridir. 2000 yılında "Herkes İçin Sağlık" hedeflerine ulaşılabilmesi
geniş kapsamlı, sürekli, dinamik bir insangücü programı ile mümkündür.
Genel olarak, sağlık hizmetleri maliyetinin yüzde 60’ından fazlasını insangücü
maliyeti oluşturmaktadır. Türkiye’de ise Sağlık Bakanlığı’nda bu oran yüzde 80 civarındadır.
Sağlık hizmetleri çok özel teknik bilgi ve becerilerle donatılmış, bu bilgi ve becerisini "ekip
anlayışı" ile bütünleştirip uygulamaya dönüştüren bir insangücü gerektirmektedir.
Sağlık hakkı anayasal bir haktır. Sağlık hizmetlerinin herkese, her yere, eşit adil,
etkili, kaliteli, ekonomik ve ulaşılabilir nitelikte sunulması temel ilke olmalıdır.
Sağlık hizmetlerinin boyutu, sektörler arası ve disiplinlerarası iş ve güç birliği ile toplum
katılımı gerektirir. Bireye sunulacak sağlık hizmeti, geliştirici, koruyucu ve iyileştirici
biçimde bir bütün olarak ele alınmalıdır. Bu hizmet değişik alanlarda eğitim görmüş gerekli
bilgi ve becerileri olan kişilerden oluşan bir ekip tarafından verilmelidir.
Bunun için de;
• Doğru örgütlenmeli (yaygın,yeterli,etkili),
• Nitelik ve nicelik yönünden yeterli sayıda sağlık insangücüne sahip olunmalı,
• En son teknolojiden yararlanılmalı,
• Toplumun ve SAİG’nün sürekli eğitimi yapılmalı,
• Finansman kaynakları yeterli olmalıdır.
SAİG’in nicelik, nitelik, teknoloji ve finansman bakımından değerlendirilerek;
ülkemizin sosyal, ekonomik, siyasal politikalarına bağlı olarak oluşturulan SAİG politikası
geliştirilmelidir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://148 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
SAİG geliştirme kavramı, insangücünün nitelik ve niceliğine yönelik olarak; planlama,
eğitim ve istihdam başlıkları altındaki çalışmaları içermektedir.
Bu bağlamda planlama , eğitim, istihdam politikalarında koordinasyon sağlanmalıdır.
1987 yılı DSÖ Avrupa Bölgesi Toplantısında alınan kararda üye ülkelerdeki sağlık
personelinin niteliğinin, toplumun sağlık ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kaldığına dikkat
çekilmiştir ve sağlık personeli eğitiminin, gelişen sağlık hizmeti kavramına ve politikasına
uygun olması istenmiştir. Nitelikli sağlık personeli hizmet sunucu, karar verici, iletişimci,
toplum lideri ve yönetici olma vasıflarını taşımalıdır.
1988 yılında "Edinburg Bildirgesi"nde reform yapılması önerilen ana konular arasında
uygun eğitim ortamının sağlanması, ulusal sağlık ihtiyaçlarına uygun eğitim programı
hazırlanması, hastalıkları önleyici ve sağlığı geliştirmeye yönelik çalışmaların vurgulanması,
sağlık personeli eğitimi ile sağlık hizmetleri arasında eşgüdüm sağlanması konuları üzerinde
durulmuştur.
Ancak, ülkemizde planlama, eğitim ve istihdam politikaları konusunda yeterli
koordinasyon sağlanamamıştır.
Sağlık hizmetlerinin ertelenemez ve ikame edilemez olması nedeniyle, modern sağlık
anlayışı gereklerine uygun bir sağlık altyapısının gerekliliği yanında sağlık hizmetlerinin
sunulmasında temel unsur olan yeterli sayı ve nitelikte insangücünün sağlanması da büyük
önem taşımaktadır.
2. MEVCUT DURUM VE SORUNLAR
Yataklı tedavi kurumlarının İstanbul, Ankara, İzmir’de yoğunlaşması SAİG’in de
buralarda toplanmasına ve nicelik olarak yurt düzeyinde dengesiz dağılımında en önemli
etken olmuş ve hatta hekim yoğunlaşmasının oranı, sağlık tesislerinden daha fazla olmuştur.
Sağlık personelinin yurt sathında ve kır-kent bazındaki dağılımları da dengesizdir.
Halen hekimlerin yüzde 48.5’i üç büyük ilde bulunmaktadır. Üç büyük ildeki nüfus/hekim
oranı 539 kişi iken diğer illerde 1.657’dir. Uzman dağılımı daha da dengesiz olup, üç büyük
ilde toplam uzman hekimlerin yüzde 56.1’i bulunmaktadır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://149 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Hekimlerin üç büyük ilde yoğunlaşması bir ölçüde hizmetlerin buralarda
yoğunlaşmasıyla da ilgili bulunmakla birlikte, sağlık tesislerinin bu illerdeki yoğunlaşması
hekim yoğunlaşmasının ulaştığı boyutta değildir.
Hekimlerin yüzde 82’si, uzman hekimlerin yüzde 67’si, diş hekimlerinin yüzde 29’u,
eczacıların yüzde 15’i, sağlık memuru ve teknisyenlerinin yüzde 96’sı, hemşire ve ebelerin
yüzde 97’si kamu kesiminde istihdam edilmektedir.
Tablo 1. Türkiye’ de Sağlık Personeli
Sağlık Personeli 1999 VII. Plan Hedefi
Hekim Sayısı 77.969 93.500
Bir Hekime Düşen Nüfus 825 806
Diş Hekimi Sayısı 13.757 16.800
Bir Diş Hekimine Düşen Nüfus 4.677 4.008
Eczacı Sayısı 20.105 21.000
Bir Eczacıya Düşen Nüfus 3.202 3.206
Hemşire Sayısı 70.287 104.000
Bir Hemşireye Düşen Nüfus 915 647
Ebe Sayısı 52.800 -
Bir Ebeye Düşen Nüfus 1.219 -
Sağlık Memuru ve Teknisyen Sayısı 47.155 -
Bir Sağl.Mem. ve Tek. Düşen Nüfus 1.366 -
Kaynak : Gazi Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu.
Tablo 2. Bazı AB Üyesi Ülkelerde Doktor ve Sağlık Personeline Düşen Kişi Sayısı
Ülkeler
Belçika
Danimarka
F. Almanya
Fransa
İtalya
İrlanda
Hollanda
İngiltere
Yunanistan
İspanya
Bir Doktora Düşen
Kişi Sayısı (1997)
263
357
294
270
588
476
400
666
256
244
Hekim Dışı Sağlık Person.
Düşen Kişi Sayısı (1994)
-
-
-
-
-
160
300
240
990
-
Kaynak: World Development Report 1998. SB Yataklı Tedavi Kurumları İstatistik Yıllığı, 1998.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://150 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Üç büyük kentin yanı sıra zamanla metropol niteliği kazanan diğer bazı büyük
illerimizde özellikle tedavi ve rehabilitasyona yönelik olarak açılan sağlık kurumları da
bölgeler ve iller arasındaki SAİG dağılımındaki dengesizliği artırmıştır.
SAİG dağılımındaki dengesizlik kurumlar arasında da kendini göstermiştir. Bu
dengesizlikte; sosyal, kültürel, coğrafi koşulların daha iyisini tercih etmenin yanında
ekonomik olanakların çekiciliği de rol oynamıştır. " Eşit işe eşit ücret " ilkesine aykırı hareket
edilmesi, sağlık personeli dağılımının tek elden yönlendirilmemesi, kurumlar arası uzman ve
pratisyen hekimlerin istihdamındaki dengesizlikleri de arttırmıştır.
Tablo 3. Zorunlu Hizmet Yasası Kalkmadan Önce Türkiye’de Sağlık Personelinin
Kurumlara Dağılımı, 1996
Personelin Sağlık Bakanlığı Diğer
Ünvanı
Toplam Personel
Başına
Düşen
Nüfus
Sayı %
SSK
Üniversite
Kamu Özel
Hekim 70.947 884 35.881 51 7.359 12.304 4.835 10.568
Uzman 31.126 2.015 10.518 34 4.356 6.083 2.102 8.067
Pratisyen 39.821 1.574 25.363 64 3.003 6.221 2.733 2.501
Diş Hekimi 12.406 5.054 2.171 17 452 809 810 8.164
Eczacı 19.681 3.186 1.055 5 806 638 557 16.625
Sağ.Mem. 39.075 1.605 29.852 76 2.207 2.510 2.357 2.149
Hemşire 64.526 972 38.954 60 7.347 9.762 5.313 3.150
Ebe 38.945 1.610 36.152 93 1.418 102 140 1.133
Not : 1996 Yıl Ortası Nüfusu: 62.697.001
25.08.1981 de yürürlüğe giren "Bazı Sağlık Personeline Devlet Hizmeti Yükümlülüğü
Kanunu" bölgeler, iller ve kurumlar arasındaki nicelik farklılıklarını, büyük oranda ortadan
kaldırmıştı. Ancak, SAİG niceliğinde öncelikle ve sadece nüfusu kriter almak ve bunu
gelişmiş ülkelerdeki sayı ile karşılaştırmak ciddi bir hata olmuştur.
Ülkemizdeki verileri diğer ülkelerle karşılaştırırken özellikle gelişmiş ülkelerin sosyal,
ekonomik, kültürel ve siyasal yapılarını, genel ve yerel yönetim koşullarını dikkate almalıyız.
Karşılaştırmalar bir bütünlük içinde değerlendirilirse daha doğru sonuca ulaşılır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://151 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Tablo 4. Sağlık Göstergeleri
Türkiye (1999) Gelişmiş Ülkeler
Hekim Başına Düşen Nüfus 825 300-500
Diş Hekimi Başına Düşen Nüfus 4.677 1500-2000
Eczacı Başına Düşen Nüfus 3.139 1000-3000
Hemşire Başına Düşen Nüfus 915 100-250
Hasta Yatağı Başına Düşen Nüfus 380 100-200
Hemşire/Hekim Oranı 0,9 2-3
Yatak İşgal Oranı(Yüzde) 59 80
Bebek Ölüm Hızı(Binde) 36,8 6
Doğuşta Hayat Umudu (Yıl) 68,9 78
Sağlık Harcamasının GSMH’ya Oranı (Yüzde) 4,3 7-10
Kişi Başına Sağlık Harcaması (ABD Doları) 154,4 2000+
Kaynak : DPT, Sağlık Bakanlığı, WHO.
Çünkü; toplumların nüfusu, sosyo-ekonomik ve kültürel yapısı, cins ve yaş durumları,
hastalık türleri, sağlık hizmetlerini kullanma alışkanlığı sağlık hizmetlerine talebi ve dolayısı
ile hizmet veren SAİG sayısını etkilemektedir. Bundan dolayı, Dünya Sağlık Örgütünün
(WHO) SAİG planlaması yaklaşımında yalnız "nüfus" değil, bunun yanı sıra "iitiyaç-talep ve
hedef" gibi dörtlü bir metod göz önüne alınmaktadır. Ülkemizdeki koşulları dikkate alarak "iş
yüküne dayalı metodu" da ekleyebiliriz.
Mevcut yasaların öngördüğü koşullar ve sağlık hizmetleri ile ilgili genel, yerel sosyoekonomik
altyapılar hazırlanmadan SAİG’nün sadece niceliğini ön plana alarak eğitim
kurumları açmak, öğrenci kontenjanlarını arttırmak yoluna gidilmiştir. Nitekim 1990 yılında
yüksek öğrenimde okullaşma oranı yüzde 14.5 iken 1995 de yüzde 26.7 ye çıkmıştır. (Kaynak
VII. BYKP sayfa 24). Bu da yeni sorunlar yaratmıştır.
Bu sorunlar : NİTELİK-İSTİHDAM-ETİK’ tir
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://152 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
NİTELİK
SAİG’nün niteliği, sağlık hizmetlerinin yeterli, etkili, verimli sunulmasında,
teknolojinin doğru kullanımında, kısaca hizmetten yararlananların yani toplum, aile ve
bireylerin çok yönlü güvence ve memnuniyetinde başlıca etkenlerdendir.
SAİG niteliğindeki öncelikli etmen ise eğitimdir. Çünkü; eğitimin niteliği SAİG’in
niteliğinde, SAİG’in niteliği de sağlık hizmetlerinin niteliğinde başlıca rol oynayan
etkenlerdendir.
Eğitimin aşağıda yer alan aşamalarda değerlendirilmesi, başarı oranının yükselmesine
neden olacaktır:
Meslek eğitimi öncesi : "okul öncesi eğitim" + "sekiz yıllık temel eğitim" + "orta
öğretim" ve "genel liseler"de verilen eğitimin kalitesi SAİG’in kalitesini etkilemektedir.
Bu öğretim kurumlarında öğrenci sayısı ve okullaşma oranı hızla artmaktadır. Ancak
gerek fiziki yapılarda, gerek öğretmen kadrolarında ve gerekse öğretim programlarında arzu
edilen kalitenin sağlandığı söylenemez.
Bu nedenle, çocuklarını özel okullara ve özel dersanelere göndermek zorunda kalan
ailelerin bütçesine binen bu ciddi yük, öğrenciler ve ailelerinde sosyo-ekonomik sorunların
yanı sıra sağlık sorunlarına da yol açmaktadır.
Fakülte ve yüksekokullarda ise, sadece; fiziki yapı ve öğretim üyesi eksikliğinden
veya kontenjan fazlalığından değil, etkili eğitim planlaması yapılmamasından ve kaynakların
verimli kullanılmamasından doğan sorunlar vardır. Bunlar; SAİG’in düşük nitelikli eğitimine
neden olmaktadır.
SAİG’in niteliğinin düşmesinde etkili olan mezuniyet öncesi ve mezuniyet sonrası
başlıca nedenleri şöyle özetleyebiliriz: Ülkemizin koşullarına ve olanaklarına uygun olarak,
başta hekimler olmak üzere, ihtiyaç duyulan SAİG’in görev alanları, görev tanımları ve
standardizasyonu yapılmamıştır. Bu görevlere uygun eğitim programlarının düzenlenmemesi,
eğitim uygulama alanlarının ve mevcut teknoloji dizaynının yetersiz kalması, ekip içindeki
görevlilerin ( hekim, diş hekimi, eczacı, hemşire, ebe vb.) birbirlerinin görev, yetki ve
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://153 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
sorumlulukları hakkında bilgi sahibi olmamaları, hizmeti her kademe yönlendirecek ve
denetleyecek "sağlık yöneticileri" yetiştirilmemesi, SAİG’in sağlıkla ilgili mevzuat ve
politikalar hakkında eğitilmemeleri, hizmetiçi eğitimde süreklilik ve diğer sektörlerle
işbirliğinin olmaması SAİG’in niteliğini olumsuz etkilemekte, bu ise sağlık hizmetleri
kalitesini azaltmaktadır.
Komisyonumuzdaki üyelerimizin meslek grupları adına verdikleri raporlardaki ortak
kanı da bu şekildedir. Esasen, SAİG’nün nicelik ve niteliğinin yeterli olduğu, yüksek öğrenim
olanaklarının kısıtlanması gibi bir düşüncenin de toplum tarafından benimsenmeyeceği
açıktır.
Tablo 5. Sağlık İnsangücü Yetiştiren Okullardan Mezun Olan Öğrenci Sayısı
PROGRAMIN ADI 1980 1985 1990 1995/ T
1980-95 Artış
Oranı (Yüzde)
Hekim (Tıp Fakültesi) 1.544 2.374 4.573 3.531 128,7
Diş Hekimi (Diş Hek. Fak.) 485 485 708 773 59,4
Eczacı (Ecz. Fak.) 700 700 743 740 5,7
Hemşire (Toplam) 2.633 1.727 2.496 8.700 230,4
HYO - 144 400 540 -
SHMYO - - 274 1.260 -
SML 2.633 1.583 1.822 6.900 -
Ebe (Toplam) 385 2.330 2.883 3.325 763,6
SHMYO - - - 225 -
SML 385 2.330 2.883 3.100 -
Sağlık Memuru (Toplam) 370 309 1.195 6.170 1567,6
SHMYO - - 519 1.530 -
SML 370 309 672 4.640 -
KAYNAK: Sağlık Bakanlığı, DPT,YÖK.
T : Tahmini
HYO : Hemşirelik Yüksek Okulu
SHMYO : Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu
SML : Sağlık Meslek Lisesi
Kamu dışındaki SAİG’nün hizmetiçi eğitimi, meslek örgütleri tarafından yapılmaya
çalışılmaktadır. Ancak; meslek sorunlarının saptanmasında, eğitim programlarının bunlara
göre planlanmasında ve meslekler arası ortak düzenlemelerde ciddi bir organizasyon olduğu
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://154 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
söylenemez. Ayrıca, serbest çalışanların hizmetiçi eğitime katılma mecburiyeti yoktur ve
programlara katılım yüzdesi ve yararlanma oranı genellikle düşüktür.
Bunlara ek olarak kamu görevlerine atama ve nakillerde nitelik dışı değerlendirmelerin
ön plana çıkması, eğitimi ile ilgili olmayan yerlerde çalıştırılması, tayinlerde taraflı
davranılması, yurt düzeyinde idari, coğrafi, mesleki dağılımdaki adaletsizliğin yarattığı
dengesizlik, hizmet içi eğitimlerin sürekli ve belli bir amaca yönelik planlanmaması, eğitim
araç ve gereçlerinin yetersizliği, hizmetin niteliği için gerekli acil tıp uzmanlarından, sosyal
hizmet uzmanlarından, fizyoterapistlerden, tıbbi fizikçilerden, biyologlardan, tıbbi
teknikerlerden yeterince yararlanılmaması ve bunlarla ilgili eğitim programları ve görev
alanları yasalarının hazırlanmaması, uzmanlığın belli kriterlere dayanmaksızın yapılması, bazı
mesleklerde uzmanlaşmanın (diş hekimliğinde 2 dalda uzmanlaşabilme gibi) sınırlandırılması,
suçluların takipsiz veya cezalarının etkisiz olmasına karşılık üstün hizmet çalışma ve
başarıların yeterince ödüllendirilmemesi; hizmet öncesi eğitimin standartlığını, ülke için
gerekli SAİG yetiştirilip yetiştirilmediğini denetleyecek, gelişmiş bazı ülkelerde olduğu gibi
bir kurumun olmayışı, SAİG’de sorumluluk, risk taşıyanların özlük haklarının
değerlendirilmesindeki yetersizlikler ve onların haklarını koruyacak örgütlenmenin
yetersizliği SAİG niteliğini ve onların verdiği sağlık hizmetlerinin niteliğini olumsuz
etkilemektedir.
Mezuniyet öncesi eğitimdeki nitelik düşüklüğünün diğer bir kanıtı da, mesleklerini
serbest uygulayanlarda görülen adli ve mesleki disiplin olaylarının artmasıdır. Kamu
kurumları dışında, özel hastane, poliklinik, tıbbi merkezler ve muayenehane gibi yerlerde
sağlık hizmeti üreten SAİG’in yaptığı tıbbi hatalara ilişkin şikayetler artmaktadır. Öncelikle
düşük nitelikten ve ekonomik yetersizlikten kaynaklanan ve mesleğe olan güven ve saygıyı
azaltan bu sorun da giderek büyümektedir.
SAİG’in niteliğini olumsuz etkileyen etkenlerin ortadan kaldırılıp, AB üyesi ülkeler
düzeyine getirilmesi büyük önem taşımaktadır.
İSTİHDAM (Kullanım Alanları)
Sağlık alanında mesleki öğrenim görenlerin büyük çoğunluğu, Osmanlı İmparatorluğu
döneminde olduğu gibi Cumhuriyet döneminde de devlet hizmetinde çalışmayı tercih
etmişlerdir. Yalnız sanatkarlarda değil, zanaatkarlarda da bu yönelişi görmekteyiz. Bu nedenle
istihdam deyince öncelikle kamudaki görev alanları akla gelmiştir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://155 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Sağlık hizmetlerinin görev ve sorumluluğunu Anayasa ve kanunlarla merkezi ve yerel
yönetimlerin üstlenmiş olması bu istihdamın kamuda yoğunlaşmasının bir başka nedenidir.
Hatta, kamu kuruluşlarında istihdamı sağlamak için, zaman zaman -1923 ve 1981 yıllarında
olduğu gibi- hekimler için "Zorunlu Hizmet" kanunları çıkarılmıştır. Devlet, diş hekimleri ve
eczacıların burslu olanları dışında, mesleki öğretimini üstlendikleri (hemşire, ebe, sağlık
memuru vb.) bir kısım SAİG’i de borçlandırarak fiilen zorunlu hizmet kapsamı içine almıştır.
Kamu kesimi dışındaki çalışma alanları çok kısıtlı olan hekim dışı sağlık personelinin
kamu kurumlarında istihdamı, ekonomik olanakları tartışılsa da, işsizlikten kurtuluş aracı
olmuştur.
Ancak, SAİG yetiştiren meslek liseleri, yüksek okullar ve fakülteler, kamudaki
istihdam olanaklarının üstünde ve niteliği düşük mezunlar verince istihdamdaki veya mesleği
uygulamaktaki sorunlar çok yönlü büyümüştür.
Kısacası, devletin kalkınma ve iş alanları açma hızı, nüfus artışının ve meslek sahibi
olma hızının gerisinde kalmıştır. Yaşanılan ekonomik krizler, genelde olduğu gibi, SAİG’nün
mevcut kullanım alanlarında istihdam edilme sorununu ortaya çıkarmıştır. Zorunlu hizmetin
kaldırılması da bu sorunu büyütmüştür.
Hizmet sunum ölçüsüne göre SAİG’i maaşlı ve sözleşmeli istihdam eden kuruluşlar;
Sağlık Bakanlığı, SSK, MSB, üniversiteler ile diğer bakanlıklar, KİT’ler, belediyeler, vakıf ve
dernekler, yabancılar, azınlıklar ve sayıları artmaya başlayan özel hastanelerdir.
Bunların büyük çoğunluğu yataklı tedavi hizmeti verdiklerinden, koruyucu hizmet
alanındaki kadroları ya hiç yoktur (SSK) veya çok azdır (MEB). Oysa, mevcut bazı
yasalarımıza göre (örneğin, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 163, 164, 169, 179,
181 ve 281. maddeleri; 222 Sayılı İlk Öğretim Temel Kanunun 25. maddesi gibi) SAİG
istihdam edilmesi gereken alanlarda SAİG istihdam edilmemektedir. Keza turistik
işletmelerde doktor ve hemşire bulundurması gerçekleşmemiştir.
SSK gibi, nüfusumuzun 32 milyonunun sağlığını üstlenen ve bunun için ciddi bir
"sağlık birimi"ne sahip olan kuruluşun "koruyucu sağlık hizmeti" birim ve kadrolarının
olmaması büyük eksikliktir.
Sağlık hizmetlerinde özellikle tedavi edici olanlarda çok yönlülük ciddi kaynak
israfına neden olduğundan, sağlık hizmetlerinin arzu edilen ölçüde yaygın, sürekli ve etkili
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://156 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
olmasını engellemekte, dolayısı ile SAİG’in istihdam edileceği kadro olanaklarını da
daraltmaktadır.
Mevcut bazı kanunların etkili olarak uygulanmamasının yanı sıra kamuda tam-gün
çalışmanın kaldırılması, serbest çalışma yerlerinin standartlığı ile nüfusa göre açılmasını
kısıtlayan kanunların olmaması SAİG dağılımındaki dengesizliğin ve istihdam güçlüğünün
artış nedenlerindendir.
Kamudaki istihdam kısıtına karşın, serbest çalışmak isteyenlere gereken olanakların
sağlanmaması SAİG’ deki işsizlik sorununu büyütmektedir. Eczacılar dışında diğer sağlık
mensuplarının ya yeterli kredi bulma olanağı yoktur (diş hekimleri gibi) veya mesleklerini
icra için gerekli yasal imkandan mahrumdurlar (fizyoterapistler gibi).
Doktor ve diş hekimlerinin 2/3’ nün muayenehaneleri vardır. İstihdamdaki sorunu ve
devletin sağlık alanında yatırım sıkıntısını azaltacak bir uygulamanın hala gerçekleşmemesi,
sağlık hizmetinde muayenehanelerden yararlanılmaması yani muayenehanelerin en küçük
sağlık birimi olarak kullanılmaması istihdam sorununun artmasına neden olmaktadır.
İstihdam denilince sadece kamu sektörünün düşünülmesi, özel sektörün ve bu sektörde
çalışanların veya çalışmak isteyenlere olanaklar yaratılmasının düşünülmemesi ciddi bir
hatadır. Türk Eczacıları Birliğinin bu konudaki başarılı çalışmalarını örnek alırsak, sorunun
çözümlenmesindeki sorumluluk, devletle beraber meslek örgütlerinin ve ilgili diğer
kuruluşlarındır.
ETİK VE DEONTOLOJİ
Nicelik ve nitelikteki sorunların doğal sonucu olarak meslek ahlakıyla ilgili sorunlarda
büyümektedir. 1960 yılında çıkarılan Deontoloji Tüzüğü, günümüzde önemini yitirmiş,
yaptırım maddeleri etkisini kaybetmiştir.
Meslek ahlakına, etik kurallara, deontolojiye aykırı davrananların takibi, tesbiti
zorlaşmıştır. Gerek meslek kuruluşları gerek kamu kurumları, artan olaylar nedeniyle, yeteri
kadar hızlı ve etkili davranamamaktadırlar.
Meslek örgütlerince saptanıp, 181 sayılı KHK’ nın 9/h maddesine göre, Sağlık
Bakanlığınca onaylanan "Asgari Ücret" tarifeleri tartışılır ve çoğunlukla uygulanmaz hale
gelmiştir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://157 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Hastalık riski yüksek ve sosyal güvencesi olmayan bir kesimin ödeme gücünü aşan bu
tarifeler çoğunlukla uygulanamaz hale gelmiştir. Hasta-hekim ilişkilerinde problemler,
muayenehanelerle özel poliklinikler arasında da deontolojik sorunlarla disiplin ve adli olaylar
çoğalmaya başlamıştır.
Ayrıca, 3065 Sayılı Kanunun 27. madesinin 5. fıkrasında: "Serbest meslek faaliyetleri
için ilgili meslek teşekküllerince tesbit edilmiş bir tarife varsa hizmetin bedeli, bu tarifede
gösterilen ücretlerden düşük olamaz" hükmü bulunmaktadır.
Buna karşın hekim ve diş hekimlerini bu tarifenin altında sözleşmeler yapmaya
zorlayan kuruluşlar arasında kamuya ait olanlar bile vardır.
3. ÖNERİLER
• Sağlık hizmetlerinin niteliğini yükseltecek, istihdam olanaklarını genişletecek, SAİG
nün özlük haklarını çağın gerektirdiği düzeye getirecek, hizmetin maliyetini düşürecek
yeni yapılanma gereklidir,
• Günümüzde de geçerliliğini koruyan kanunlarımızın maddeleri eksiksiz uygulanmalı,
güncelliğini kaybedenlerin (1219, 6023, 3224, 6283, 6197, 3153 gibi) ya
değiştirilmesi veya yenilerinin çıkarılması, meslek yasası olmayan mesleklerin
yasalarının çıkarılması gereklidir,
• Bilindiği üzere sağlık personeli 9 saatlik bir mesaiye bağlı olmaksızın gerektiğinde 24
saat süre ile ve büyük bir özveri ile hizmet sunmaktadır. Ancak uzun süreli, yorucu ve
riskli hizmet yapan sağlık personeli günümüzde bu hizmetlerinin karşılığı olan ücreti
alamamaktadır. Ayrıca yan ödemeler ve diğer ödemeler, meslek sorumlulukları ve
sosyal durumları ile uygun olmayacak kadar azdır,
• Sağlık insangücünün özlük ve mali haklarının iyileştirilmesi yönünde kalıcı bir çözüm
getirilmesi amacı ile hazırlanan “Sağlık Personel Kanun Tasarısı Taslağı” biran önce
TBMM’ne sevk edilmelidir.
• Sağlık insangücünün istihdamında esas alınan mevzuatın yeterli ve dengeli istihdamı
kolaylaştıracak ve teşvik edecek şekilde olması gerekmektedir,
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://158 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Kanun tasarıları hakkında sadece resmi kurumlarla meslek örgütlerinin değil,
hizmetten yararlanacak sivil toplum (tüketici) örgütlerinin de görüşleri alınmalıdır,
• Kamudaki SAİG’in maaşları, yan ödemeleri ve diğer ödemeleri meslek sorumlulukları
ve sosyal durumları ile uygun olmayacak kadar azdır. Sağlık Personel Yasası bir an
önce çıkarılmalıdır,
• Sağlıkta :
1. Kaynakların etkili kullanımı,
2. Hizmette yaygınlık,
3. Hizmette kalite sağlanması amacıyla sistemin: mevzuat, SAİG, finansman,
istihdam, enformasyon, organizasyon ve hizmet sunumu boyutları itibarıyla
yeniden yapılandırılması hızla gerçekleştirilmelidir.
• Sağlık hizmetlerindeki başarılarını, kullandıkları teknolojiyi örnek aldığımız gelişmiş
ülkelerdeki istihdam alanlarının örnek alınarak çağın gerektirdiği yeni istihdam
alanlarının yaratılması önem taşımaktadır,
• 21. yüzyılın sağlık anlayışı ve hedeflerine uygun şekilde sağlık tesislerinin örgütlenme
ve yönetimi, aile hekimliği, okul sağlığı sağlık dersi öğretmenliği, evde bakım
hizmetleri, beslenme hizmetleri, tıbbi teknolog hizmetleri, araştırma ve geliştirme
hizmetleri, biyomedikal hizmetler, çevre, genetik ve geriatrik hizmet alanları, halk
sağlığı hizmetleri; doğal afetler, trafik-ev ve iş kazaları, iş sağlığı ve iş güvenliği,
turizm gibi yeni hizmet alanlarında SAİG’ deki tüm personelden yararlanılması ve
gerektiğinde vardiyalı çalıştırılması,
• Kamu ve özelde SAİG’e sendikalaşma hakkı verilmesi,
• Yatırım giderlerinin fazlalığı ve istihdam darlığı nedeniyle serbest çalışan
muayenehane, hekim ve diş hekimlerinden yararlanılacak bir sistem uygulanmalıdır,
• Hizmette, eşit işe eşit ücret ilkesine aykırılıklardan başka, sosyal güvenlik
kurumlarının farklı normlarda hizmet vermesi sorunu da çözümlenmelidir. Örneğin,
Bağ-Kur mensubu bir diş hekiminin emekli aylığı, yanında çalışan sosyal sigortalı
teknisyenin yarısı kadardır,
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://159 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
• SAİG’in çağımıza uygun görev tanımları yapılarak yetki ve sorumlulukları açıkça
belirlenmeli, 1219 Sayılı Kanunda yer almayanlar ilave edilmeli veya "Sağlık
Meslekleri ve Uygulamaları Kanunu" adıyla kapsamlı yeni bir kanun çıkarılmalıdır,
• Sağlık hizmetleri meslek yüksek okulları, hemşirelik yüksek okulları ve sağlık yüksek
okullarından mezun olanların kazandıkları unvanlara uygun kadrolar kamu
kurumlarında da ihdas edilmelidir (sağlık teknikerleri, ebe, hemşire, sağlık memurları
gibi),
• Sağlık Bakanlığı bünyesinde “rehabilitasyon bilimsel danışma kurulu” kurulmalıdır.
Bu kurul DPT, Özürlüler İdaresi Başkanlığı, YÖK ve TTB ile işbirliği yaparak ülkenin
rehabilitasyon politikalarının oluşturulması, uygulanması, geliştirilmesi, izlenmesi ve
denetlenmesinden sorumlu ve yetkili olmalıdır,
• Rehabilitasyon hizmetleri sunumunda eksikliği tamamlayan elemanlar
yetiştirilmelidir. İstihdam için gerekli mevzuat hazırlanmalıdır. Rehabilitasyon hizmeti
veren insangücü kaynaklarını yetiştiren eğitim kurumlarında standardizasyon
sağlanmalıdır,
• Kamu kurumlarında tatmin edici bir ücret ve özel olanaklar sağlanarak tam-gün
çalışmaya dönülmesi, muayenehane açma ruhsatı verilirken nüfusa göre dağılımın göz
önünde bulundurulması ve yüksek öğretim üyelerine kesinlikle tam-gün çalışma
esasının uygulanması gereklidir,
• VIII. BYKP (2001-2005) uygulama dönemi deprem zararlarının giderilmesi ve iç borç
ile faizlerin ödemelerinin yoğunlaştığı bir zamana rastlamaktadır. Bu da VIII. BYKP’
de kamu ve özel sermaye yatırımlarının ve istihdam alanlarının azalmasına sebep
olabilir. Bundan dolayı, sağlık hizmetlerinde maliyet yükseltecek davranışlardan
kaçınılmalı, kaynakların israf edilmesini önleyecek tedbirler bu dönemde ve öncelikle
ele alınmalıdır,
• SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı primleri tek elde toplanmalıdır,
• Prim toplayan ve hizmet üreten kurumlar ayrılmalıdır,
• Sağlık birimlerinde nitelikli yöneticiler atanmalı, hizmette asgari standart sağlanmalı,
dublikasyonlar ve rantabl olmayan teknoloji alımından vazgeçilmelidir,
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://160 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
• Tüm kamu sağlık kurumlarında araç-gereç envanteri yapılmalı, kullanılacak
teknolojinin modeli, amortisman süresi, çalışma verimi, kullanımındaki gereklilik
ölçümleri yapılıp sürekli denetlenmelidir,
• Kamuda görevli olmamak ve hekimlerce tanı konulup sevk edilmek koşulu ile
fizyoterapistlere, uzman psikologlara, hemşirelere, ebelere, sağlık memurlarına ve
diyetisyenlere bakım ve tedavi planlaması merkezi açmak yetkisi verilmelidir. Doğal
afetler, trafik-iş-ev kazaları, özürlülerin artan sayısı ve toplumun sağlıklı yaşam
konusunda bilinçlenmesi gibi nedenler, bu meslek mensuplarına özel klinik açma
hakkı verilmesinin önemini artırmaktadır,
• Hizmette yüksek verim, sürekli denetim esas alınmalı, ceza ve ödüllendirme birlikte
düşünülmelidir,
• Anayasa’ da öngörülen Genel Sağlık Sigortası sistemi ve 224 Sayılı Kanun başta
olmak üzere yürürlükteki kanunlar uygulanmalıdır,
• Uygulanması gereken kanun maddeleri ve meslek örgüt yasaları için sürekli çalışacak
bir komisyon kurulmalıdır,
• SAİG istihdam eden özel sektöre sağlanan kredi, teşvik vb. olanakların çok iyi
denetlenip, suiistimale imkan verilmemelidir,
• SAİG hizmetlerinde önemli yeri olan tıbbi sanayi, ülke ihtiyaçları ve teknolojik
gelişmeler dikkate alınarak teşvik edilmelidir,
• Meslek tanımları olmayanların (örneğin; SHMY Okulu ve mezunları gibi) veya
meslek tanımları, günümüzdeki görevlerinin gerisinde kalanların (hemen hemen tüm
SAİG mesleklerinde) meslek tanımları yeniden yapılmalıdır,
• Ambulans ve acil bakım ünitelerinde; özel eğitimi olmayan SAİG’ in hizmet riskini
azaltmak ve hizmetin niteliğini artırmak için sürekli eğitimin yapılması, kamu ve
özelde bu hizmetin verildiği alanlarda "ambulans ve acil bakım teknikerlerinin"
görevlendirilmesi sağlanmalıdır,
• Acil sağlık hizmetlerindeki sorunların çözülmesi için; acil tıp uzmanlığının geliştirilip
yaygınlaştırılması, verilen acil sağlık hizmetlerinin başarısını yükseltmek için de
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://161 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
eğitim, personel, bütçe ve sosyal imkanların desteklenmesi, toplumun ve ilgili diğer
sektörlerin sürekli eğitimlerinin yapılması gerekmektedir,
• Günümüzde, tıbbi tanı ve tedavi amaçlı iyonlaştırıcı radyasyon uygulamaları artmıştır.
İnsanlara yönelik riski azaltmak, hizmetin maliyetini azaltmak için; tıbbi fizik
uzmanlarının nicelik ve niteliği arttırılmalı, cihaz ve insangücü standartları
belirlenmeli, kalite güvence ve kalite kontrol sistemleri kurulup, etkin bir yönetim ve
denetim sistemi sağlanmalıdır,
• Anayasamızın 56. maddesinde: "Herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşamak
hakkı, çevre sağlığını korumak ve kirlenmesini önlemek" ödevlerini Devlet ile
vatandaşlara da vermiştir. Ancak; 224 sayılı yasada da (madde : 22 ve 23.) olmasına
rağmen halkın katılım ve katkıları yetersizdir. Bu konuda da, ilgili sektörler ve sivil
toplum örgütleri ile işbirliği yapılmalıdır,
• SAİG niceliği mevcut düzen, kamu kadrolarına ve nüfusa göre değil DSÖ’nün (istek +
ihtiyaç + nüfus + hedef) ve iş yükü metodlarına göre planlanmalıdır,
• Dış ülkelerin sayısal durumlarını değerlendirirken, bu duruma gelmelerinde
uyguladıkları sosyo-ekonomik, kültürel, siyasal ve sağlık politikaları da
düşünülmelidir,
• Özel sektör yatırımları denince, sadece, yataklı tedavi hizmetleri düşünülmemelidir.
Belli yerlerde açmak koşulu ile muayenehaneler, özel poliklinikler kapsama
alınmalıdır. Hizmet tesislerinin ve SAİG’in yoğun olduğu yerlerde kamu kesiminde
atamalar, özelde de çalışma izni, belli hedeflere ulaşıncaya dek dondurulmalıdır. Bu
gibi yerlerde ki SAİG’ in verimini arttıracak önlemler alınmalıdır,
• SAİG’deki bazı mesleklerde sayısal sınırlamaya gidilmeli, bazılarında da sayılar
artırılmalıdır (radyoloji ve laboratuvar teknisyenliği, tıbbi fizik uzmanlığı gibi),
• Sağlık kurumlarında kurum ev idaresi ( hausekeeping) alanında 4 yıllık lisans eğitimi
görmüş, bu alanda en az bir dönem staj yapmış ev ekonomistleri istihdam
edilmelidir,Kalkınmada öncelikli yörelerde muayenehane, eczane açmak isteyenlere
teşvik edici krediler, vergi indirimleri, lojman kirası gibi özendirici kolaylıklar
sağlanmalıdır,
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://162 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
• SAİG dağılımının dengeli olmasını sağlamak için iş yeri açma ruhsatı bakanlık ve
meslek odalarınca verilmelidir,
• Mevcut fakülte ve yüksek okulların sayıları ve öğrenci kontenjanları saptanırken, 2023
yılına kadar hekim ve diş hekimine başvurudaki muhtemel artışlar dikkate alınmalıdır,
• Eğitim kurumları kapasitesine ilişkin kararların 4-6 yıl gibi uzun sürede sonuç
vereceği, bu nedenle rasyonel olmayan değişikliklerin düzeltilmesi olanaksız sorunlar
yaratacağı da unutulmamalı, SAİG planlamaları geleceğe yönelik yapılmalıdır,
• İnsan gücü planlamasında Sağlık Bakanlığı, Maliye Bakanlığı , YÖK, DPT, SSK,
meslek örgütleri ve ilgili diğer kuruluşlar etkili bir koordinasyon içerisinde
çalışmalıdır,
• SAİG’in tüm elemanları, ara insangücü (sağlık teknikerleri), eğitim programları ve
nicelikleri AB standartlarına göre yeniden düzenlenmeli, ayrıca, programların ve
öğretim elemanlarının niteliği (eğiticilerin eğitimi) öncelikle ele alınmalı, eğitim araç-
gereçlerindeki eksiklikler ve yetersizlikler giderilmelidir,
• Meslek standartlarının belirlenmesi ve tanımının açıklık kazanması, SAİG’i istihdam
edeceklerin ve iş/hizmet vermek isteyen SAİG’in nelerin gerektiğini bilmesi
bakımından önemli olup hizmetin niteliğine büyük oranda etkisi vardır.
• Bu konuda Meslek Standartları Komisyonu (MSK) ve Araştırma ve Teknik Hizmetler
Birimi (ATHB) ile işbirliği yapılması,
• Mesleğe yöneltecek eğitimin ilkokuldan başlayarak, meslek öncesi ve hizmet içi
eğitim planlarının sorunları çözecek nitelikte yenilenmesi,
• Koruyucu sağlık hizmetlerinin temel sağlık hizmetlerine entegrasyonu
hızlandırılmalıdır,
• Sağlıkla ilgili verilerin toplanması yetersizdir. Aynı konuda çok değişik göstergeler
olmamalı, Sağlık Bakanlığı Sağlık Propagandası Tıbbi İstatistik Genel Müdürlüğünün
kaldırılması hatası düzeltilmeli, sağlık demografı yetiştirilmesi sağlanmalıdır,
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://163 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
• Araştırma-geliştirme çalışmaları için yeni uygulama alanları yaratılırken, kamu-özel
sektör işbirliği yapmalı, üniversite hastanelerinin araştırma, eğitim ve referans
konularına ağırlık vermesi sağlanmalıdır,
• Geçmiş BYKP’ lerde tüm fakülte ve yüksekokullarda asgari standartların sağlanması
öngörülmüştü. Uygulanamadı. Sayıların hızla artması çok yönlü sakıncalar yanında
eğitimde nitelik farklılığını da yaratmıştı. Bu nedenle, VIII. BYKP’de standardizasyon
sağlanmalıdır,
• Tababet Uzmanlık Tüzüğü yenilenmelidir. Çağın gerektirdiği bazı dallar uzmanlık
kapsamına alınmalı, uzmanlık sınavları merkezi sistemle yapılarak uzmanlıkta
standartlık sağlanmalıdır.
• Ağız diş sağlığı hizmetlerinin birinci basamaktan başlatılması, sağlık ocaklarında diş
hekimi kadrosu konmalıdır,
• Askerlikte birinci yoklamalarda, ağız-diş sağlığı kontrolü zorunlu olmalı, 2.
yoklamaya kadar gerekli ağız-diş bakımını yaptırma mecburiyeti konmalıdır.
Koruyucu sağlık hizmetlerine yönelten ve tedavi giderlerini azaltıcı önlemler
alınmalıdır.
• Eczacılardan tıbbi danışman olarak yararlanma, biyokimya gibi laboratuvar dallarında
uzmanlaşma olanakları sağlanmalıdır,
• Sağlık meslek eğitimi veren kuruluşların ve yönetim kadrolarında meslekten olanlara
öncelik verilmeli, bazı kurumlarda ihtiyaç fazlası istihdam edilen sağlık hizmetleri
meslek yüksek okulları ve hemşirelik yüksek okulları ve sağlık yüksek okulları, sağlık
meslek lisesi öğretmenleri de görevlendirilmelidir,
• Sağlıkla ilgili yüksek öğretimde koruyucu sağlık hizmetleri nosyonu verilmemekte ve
mezunlardan da bu nedenle yarar sağlanamamaktadır. Maliyet-yarar ilkesi dikkate
alınarak sağlıkta yüksek öğretim programı yeniden düzenlenmelidir,
• Her kademede iyi sağlık yöneticisi yetiştirilmesi amacıyla, ekibin sorumlusu olan
hekimler, diğer sağlık personelinin görev, yetki ve sorumlulukları ile kademesini
ilgilendiren Sağlık Mevzuatı hakkında bilgi sahibi olmalıdır,
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://164 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
• Mezuniyet sonrası eğitim programları, kamu ve serbest çalışanlar için, bir merkezden
ve çalışacağı alanlarla o alanlardaki sorunlar dikkate alınarak hazırlanmalıdır,
• Hizmetin verim ve niteliği konusunda uzmanlaşma kadrolarının kısıtlı oluşu dikkate
alınmalı, sağlık personelinin statü kaybını önleyecek hizmetiçi eğitimler ve özlük
haklarında düzenlemeler yapılmalıdır,
• Kaynak israfı denildiğinde, genel olarak, bütçe ile ilgili parasal olanaklar akla
gelmektedir. Oysa, parasal olanakların israfı kadar SAİG’in yerinde kullanılmaması,
gerekli atama ve çalışma kadro olanaklarının verilmemesi nedeniyle meydana gelen
SAİG kaynağındaki israf daha önemlidir. 21. yüzyıl anlayışı ile buna son verecek
önlemler alınmalıdır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://165 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
ÖNERİLER
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://166 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://167 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
GİRİŞ
Sağlık hizmetlerinde; bu hizmetlerin yaygın, yeterli, sürekli, nitelikli ve etkili olmasını
sağlayacak “doğru örgütlenme”, maliyet-yarar değerlendirmesi yapılmış eksiksiz ve çağdaş
"teknoloji", nicelik ve nitelik yönünden yeterli “SAİG”, bu hizmetlerden yararlanan
“toplumun eğitilmesi” yoluyla katkı ve katılımının sağlanması, “finans kaynağı”nın yeterli
düzeyde ve doğru ve denetimli kullanımı sağlık hizmetlerinin başarılı ve yüksek düzeyli
olmasının temel ilkeleridir.
Bu ilkeler doğrultusunda; geçmiş BYKP’lerin hedefleri ile gelişmiş ülkelerin normları
ve bunları etkileyen sosyal, ekonomik, kültürel, yasal ve siyasal politikalar değerlendirilerek
çalışan alt komisyonların ortak önerileri aşağıda yer almaktadır :
ACİL TIP VE AMBULANS HİZMETLERİ
1. Acil tıp hizmetleri planlanmalıdır.
2. Ambulans ve acil bakım teknikerliği programları; malzeme, kaynak ve konusuna hakim
öğretim elemanlarınca desteklenmeli, mesleki tanımları yapılarak, yetki ve sorumlulukları
belirlenmeli, hastane öncesi acil bakım sistemi güçlendirilmelidir.
3. Kaliteli bir ambulans sistemi, kaliteli ve ekonomik acil bakım ve hasta memnuniyetine
ilişkin yasal ve kurumsal düzenlemeler yapılmalı, ayrıca, ön lisans mezunu meslek
grupları 8. BYKP’de mutlaka yer almalıdır.
4. Acil tıp uzmanlığı, Türkiye’de oldukça yeni ve oldukça gereksinim duyulan hekimlikteki
bir uzmanlık alanıdır. Acil servislerde görev alması beklenen, acil servislerde yaşanan
olumsuzlukların giderilmesine katkıda bulunabilecek acil tıp uzmanlarına ilişkin yasal
düzenlemeler yapılmalı ve acil servislerde kadroları olmalıdır.
5. Tıp fakültesi bitirildikten sonra, birinci basamak bağımsız hekimlik uygulaması
yeterliliğine ulaşmak için en az bir yıl süreyle gözetimli klinik uygulama olmalıdır. Bu
konudaki bilim dallarının kadro sorunlarına çözüm bulunmalı, tüm fakültelerde
kurulmaları ve ülke çapında organize olmaları sağlanmalıdır.
6. Trafik denetimlerinde ambulanslara yol vermeyen araçlar uyarılmalı ve bazı ülkelerde
ambulans, itfaiye gibi araçların gidebileceği güvenlik şeritleri sistemi oluşturulmalı ve
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://168 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
denetimi iyi yapılmalıdır. Sistemin oluşturulabilmesi için Karayolları Genel Müdürlüğü,
İçişleri Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ortak bir çalışma içine girmelidir.
7. Acil yardım sistemlerini kurmuş olan ülkelerdeki sistemler incelenerek, Türkiye
koşullarına uygun olan sistem kurulmalıdır. Bunun için yasal ve kurumsal düzenlemeler
yapılmalı, izlenecek politikalar ve bu politikaların uygulama takvimleri 8. BYKP’de yer
almalıdır.
8. Kuzey Amerika’daki 911 (Tiered Response-polis, itfaiye, ambulans için tek bir numara
ve en yakın hangi grupsa olay yerine onun öncelikle ulaşması ve acil bakımın temel
yaşam desteği düzeyinde başlatılması) benzeri bir sitem olanağı Türkiye için
araştırılmalıdır.
9. Ülkemizde beş yıldan beri verilen mezunlara rağmen Sağlık Bakanlığının 112
ambulanslarında özel eğitimi olmayan doktor, hemşire ve sağlık memuru çalışmaktadır.
Buna son verilmelidir.
10. Kazalar nedeniyle meydana gelen özürlülüğün önlenmesi için sürücülere psikoteknik
değerlendirme zorunluluğu getirilmelidir.
11. Ambulansların donanım standartları yasal olarak belirlenmeli ve kadroları verilmelidir.
12. 112 numaralı telefon, ülke çapında acil sağlık hizmetlerinin ortak numarası olacak şekilde
yasal olarak belirlenmelidir.
13. Ambulans ve acil bakım ünitelerinde, özel eğitimi olmayan SAİG’in hizmet riskini
azaltmak ve hizmetin niteliğini artırmak için sürekli eğitim yapılmalı, kamu ve özelde bu
hizmetin verildiği alanlarda “ambulans ve acil bakım teknikerlerinin” görevlendirilmesi
zorunluluğu yasalaştırılmalı, kadroları olmayanlara kadro verilmelidir.
ANA-ÇOCUK SAĞLIĞI VE AİLE PLANLAMASI (AÇSAP)
1. Türkiye’nin önemli sorunlarından biri hızlı nüfus artışıdır. Son yıllarda bu konuda bazı
iyileşmeler sağlansa da özellikle bölgeler ve gruplar arası farklılıklar göz önüne
alındığında bu alanda temel sorunların bulunduğu görülmektedir. Ekonomik göstergelerin
topluma yansıması açısından da nüfus artış hızının düşürülmesi önemli bir önceliktir.
2. Beş yaş altı ölüm hızı binde 20’ye düşürülmelidir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://169 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
3. Bebek ölüm hızı binde 15’e düşürülmelidir.
4. Altı yaş sınırındaki çocukların yüzde 80’inde diş çürüğü bulunmamalıdır.
AMAÇ VE İLKELER
1. Her bireyin olanaklı en yüksek standartlardaki sağlık hizmetine ulaşabilmesi, temel insan
haklarından biridir. Bu nedenle, sunulacak hizmetler, her bireyin insan olma onur ve
değerine uygun ve sağlık hakkının hayata geçirilişinde eşit haklar, eşit ödevler ve
paylaşılmış sorumluluklar esasına göre düzenlenmelidir.
2. Toplumsal ve ekonomik kalkınmanın esas amacı insan sağlığı ve iyilik halinin
geliştirilmesidir. Stratejilerin oluşturulmasında eşitlik, dayanışma ve toplumsal adalet ile
ilgili etik kavram ve yaklaşımlara bağlı kalınmalıdır.
3. Stratejilerin ayrıntılandırılmasında cinsiyet perspektifi dikkate alınmalıdır.
4. Sağlık kalkınmasında, toplumsal ve ekonomik eşitsizliklerin azaltılmasının önemi göz ardı
edilmemelidir.
5. Sağlık hizmetlerinin planlanmasında ve uygulanmasında en çok ihtiyaç duyanlara,
sağlıklarının kötü olması nedeniyle ağır yükler altında kalanlara, yetersiz sağlık hizmeti
alanlara ve yoksulluktan etkilenenlere birinci öncelik verilmelidir.
6. Sağlığın geliştirilmesi, sağlıklı tutum ve davranışların desteklenebilmesi için, yalnızca
hastalıklar üzerinde değil, sağlığın temel belirleyicileri ve öncülleri konularında da
çalışılmalıdır.
7. Sağlık alanında yaşanan hızlı gelişmeler, ülkemiz coğrafyasının genişliği ve bölgesel
koşulların farklılıkları, 21. yüzyıl sağlık politikalarının, yerel düzeylerde de planlanmasını
ve uygulamaların ayrıntılandırılmasını gerekli kılmaktadır.
8. Sağlık hizmeti sunum sistemimiz aşağıdaki ilkeler doğrultusunda, geliştirilmelidir:
• Sağlık hizmetlerinin evrensel nitelikte ulaşılabilirlik sağlayan, aile ve toplum
yönelimli, altyapı, personel ve hizmet sunum standartları bakımından güçlendirilmiş
birinci basamak sağlık hizmetlerinin sistemde öncelikli bir yere sahip olması,
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://170 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
• Birinci basamak hizmetlerin, esnek, ihtiyaçlara yanıt veren ikinci basamak hizmetlerle
desteklenmesi,
• Hizmet sunum basamakları arasında entegrasyonun sağlanması,
• Çağdaş koşullara uygun ve basamaklar arası geri bildirim sistemi içeren sevk
zincirinin hayata geçirilmesi,
• Sağlık hizmetlerinin her aşamada bilimsel kanıtlara dayalı olarak yürütülmesi,
• İyi kalitede ve maddi olarak karşılanabilir bir biçimde sunulması,
• Uygun bir teknoloji ve enformasyon sistemine sahip olması,
• Sağlık hizmetlerinin sürdürülebilir nitelikte finansmana sahip olması,
• Hazırlanacak yeni politikalar içinde Alma Ata Deklarasyonunda tanımlanan temel
sağlık hizmetlerinin sağlanması ve geliştirilmesi gereklidir.
9. Var olan ve öngörülen sağlık koşullarını, sosyo-ekonomik durumlara, insanların ve
toplumların ihtiyaçlarına uygun biçimde yöneltilen kamu ve özel yatırımlar yoluyla daha
iyi yanıt verecek bir çerçevede sağlık hizmet sunumu sistemlerinin geliştirilmesi
yönündeki çalışmalar sürdürülmelidir.
10. Sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi, iyileştirilmesi tek yönlü bir çalışma değildir: sağlık
alanındaki tüm kurum ve kuruluşlar, toplumlar, aileler ve bireyler birbirine bağlıdır.
Ulusal ve uluslararası olarak, sağlığa yönelik tehditlere karşı birlikte davranılmalı ve
evrensel iyilik halinin geliştirilmesine katkıda bulunulmalıdır.
11. Tüm kamu sağlık kurumlarında araç-gereç envanteri yapılmalı, kullanılacak teknolojinin
modeli, amortisman süresi, çalışma verimi, kullanımındaki gereklilik ölçümleri yapılıp
sürekli denetlenmelidir.
ARAŞTIRMA - GELİŞTİRME (AR-GE)
1. AR-GE hizmetlerine yönelik çalışmalar desteklenmeli ve geliştirilmelidir.
2. İlaç AR-GE ve üretim çalışmalarına hız kazandırılmalıdır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://171 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
3. AR-GE faaliyetlerinde bulunan kamu kurum ve kuruluşları ile üniversitelerimizin bilim ve
teknoloji altyapıları ileri teknolojilerle modernize edilmelidir.
4. Kamu araştırma kurumlarının ve bakanlıklara bağlı araştırma birimlerinin amaçları
doğrultusunda çalışmaları için yasal düzenlemelere gidilmelidir.
5. Araştırma-geliştirme çalışmaları için yeni uygulama alanları yaratılırken, kamu-özel
sektör işbirliği yapılmalı, üniversite hastanelerinin araştırma, eğitimle referans konularına
ağırlık vermesi sağlanmalıdır.
6. Devlet, sağlık sisteminin denetimine, araştırma geliştirme faaliyetlerine ve eğitime ağırlık
vermelidir.
ARAÇ – GEREÇ
1. Ülkemiz insanının kaliteli sağlık hizmeti alabilmesi, sağlığının korunması ve özellikle
kullanılan cihaz veya tıbbi üründen zarar görmemesi için bu ürünlerin ülkemize girişi ile
ülkemiz içinde üretilmesinin ciddi bir şekilde denetlenmesi büyük önem taşımaktadır.
Tıbbi cihazlar ile diğer tıbbi ürünlerin üretiminde, günümüzde çok olumlu gelişmeler
yaşanmakla birlikte, bu alandaki denetimsizlik kötü sonuçlar da doğurabilmektedir.
2. Ülkemizin tıbbi cihaz ve ürünler konusundaki zayıflığı hem çok büyük bir sağlık riski
oluşturmakta hem de denetimsizlik nedeniyle giren kalitesiz ve sertifikasız cihazlar büyük
bir döviz kaybına neden olmaktadır. Aynı zamanda ülkemizde üretilenlerin ihracat
imkanlarını da büyük ölçüde kısıtlamaktadır.
3. TSE tarafından hazırlanan ve zorunlu standart yapılması isteği ile Sağlık Bakanlığına
gönderilen standartlar etkin bir denetim organı olmadığı için uygulamaya sokulamamakta,
bu da yine piyasada bir denetim boşluğu yaratmaktadır.
4. Ülkemizde üretilen ürünlerin belgelendirilmesi ile ithal edilen ürünlerin denetimi etkin bir
organizasyonun varlığı ile mümkündür. Mevcut denetim boşluğu hem ülkemiz insanının
sağlığını tehdit etmekte hem de kıt ülke kaynaklarının israfına ve büyük döviz kaybına
neden olmaktadır.
5. Ülke çapında örgütlenecek SES teşkilatı, özellikle üst yönetimler düzeyinde uzun vadeli
öngörüye sahip teknolojilerle (donanım, yazılım) donatılmalıdır. Teknoloji alımında
ulusal ve uluslararası yeterlik kriterlerine bağlı kalınmalıdır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://172 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
6. SES kademeli olarak faaliyete geçirilmeli, prototipler geliştirilmeli ve kullanıma
geçmeden önce pilot bölgelerde test edilmelidir. Her kademede, faaliyet geçmeden önce o
kademe ile ilgili personel ataması eğitimi yapılmalı ve gerekli malzeme, araç – gereç vb.
sağlanmalıdır. Enformasyon sistemlerinin kurulması uzun vadeli bir iştir. Enformasyon
sistemi yalnız donanım alımı olarak görülmemeli, sabırsızlıkla sistemlerin bir an önce
kurulmasını bekleyen üst düzey yöneticilere bu tür çalışmaların uzun zaman alacağı, sabır
ve özenle devam ettirilebildiği ölçüde başarıya ulaşılabileceği anlatılmalıdır.
7. Tüm kamu sağlık kurumlarında araç-gereç envanteri yapılmalı, kullanılacak teknolojinin
modeli, amortisman süresi, çalışma verimi, kullanımındaki gereklilik ölçümleri yapılıp
sürekli denetlenmelidir.
AVRUPA BİRLİĞİ
1. AB’ye girişimizi ve gümrük birliği işleyişini etkileyecek mevzuatın 31.12.2000 tarihine
dek çıkarılması gerekmektedir. Bundan dolayı, sağlık sektöründe de AB’ye uyum
çalışmaları başlatılmalıdır.
2. Sağlık sektörünün finansal yapılanması, hakkaniyet, eşitlik ve adalet ilkelerine bağlı
olarak gerçekleştirilmelidir.
3. Tıp eğitiminin temel amacı “toplumun gereksinimleri dikkate alınarak uluslararası
nitelikte hekim yetiştirmek” olduğuna göre, gerek mezuniyet öncesi gerekse sürekli tıp
eğitiminde olduğu gibi, mezuniyet sonrası tıp eğitiminde de üstün niteliğin
sağlanabilmesi, ancak bu eğitimin her kademisinin uluslararası normlarda
standardizasyonu ile olasıdır.
4. Ticarette teknik engellerin kaldırılmasına yönelik olarak Avrupa Topluluğu mevzuatına
uyum çalışmaları halen devam etmekte olup, bununla ilgili Türk Akreditasyon Kurumu
Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Hukuki
altyapıyı tamamlayacak olan Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve
Uygulanmasına Dair Kanun taslağı ile uygulamaya yönelik yönetmeliklerin bir an önce
sonuçlandırılması gerekmektedir.
5. Söz konusu yasalar ve bu yasalara dayanarak Sağlık Bakanlığınca hazırlanan yönetmelik
taslakları (Tıbbi Cihazlar Yönetmelik Taslağı, Vücuda Yerleştirilebilir Aktif Tıbbi
Cihazlar Yönetmelik Taslağı, İnvitro Tanı Kitleri Yönetmelik Taslağı vb.) tıbbi ürünlerin
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://173 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
üretimi, satışı ve kullanımı ile ilgili olarak Bakanlığa birçok görevler yüklemektedir. Bu
görevlerin ifası, ancak konu ile ilgili teknik ve bilgi donanımına sahip birimlerin varlığı ile
mümkündür. Bu çerçevede Bakanlık da konuyla ilgili ulusal mevzuatı ve sektörel denetim
mekanizmalarını oluşturmak zorundadır.
6. Hava-kara-deniz bağlantılı acil kurtarma merkezleri kurulmalıdır (özellikle trafik
kazalarının yoğun olduğu noktalarda ve kırsal kesimlerin ulaşım sorunları olan
bölgelerinde). Yine ulaşım sorunu olan Doğu, Karadeniz ve diğer bölgelerimizde bölgenin
yapısına uygun acil tıp hizmetleri planlanmalıdır. Örneğin karın yoğun olduğu bölgelerde
motorlu kızak tipi, dar caddeli kalabalık bölgelerde golf arabası benzeri ambulanslar
geliştirilmesi yönünde çalışmalar yapılabilir (Kanada, Metro Toronto Ambulance
Organization’da değişik örnekler mevcuttur).
7. Avrupa Kemik İliği Transplantasyon Birliği’nin (EBMT) şart koştuğu; mikrobiyolog,
diyetisyen, sosyal hizmet uzmanı, fizik tedavi uzmanı, psikoterapi uzmanı, veri kayıt
görevlisi kadrolarının tahsisi gerekmektedir.
8. Ülkemizdeki insanların layık oldukları ilaç ve eczacılık hizmeti sunabilme yolundaki
çabalar, Avrupa Birliğiyle bütünleşme süreciyle birlikte ivme kazanmış bulunmaktadır.
Artık, yalnızca ilaç üretimi ve sunumuyla sınırlandırılamayan eczacılık, ilaç bilgisi ve
danışmanlık hizmeti de vermelidir.
9. Türkiye’nin AB ile olan ilişkileri çerçevesinde yükümlülükleri ve imkanları konusunda
sağlık sektörünü oluşturan tarafların etkin bir biçimde bilgilendirilmesi ve
bilinçlendirilmesi sağlanmalıdır. Sağlık güvence sisteminde yeterli esneklik, verimlilik ve
şeffaflık sağlanmalıdır.
10. Birlik’le Türkiye arasında sağlık alanında hizmetlerin serbest dolaşımını temin etmek
amacıyla sağlık eğitimi veren kuruluşlarda eğitim programları standardize edilmelidir.
Serbest dolaşım için mevzuatta gerekli değişiklikler yapılmalıdır.
11. Sağlık hizmetlerindeki başarılarını, kullandıkları teknolojiyi örnek aldığımız gelişmiş
ülkelerdeki istihdam alanları örnek alınmalı veya çağın gerektirdiği yeni istihdam alanları
yaratılmalıdır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://174 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
BESLENME
1. Toplu beslenme hizmetleri iyileştirilmeli ve yaygınlaştırılmalıdır.
2. Toplum beslenmesinin iyileştirilmesine yönelik çalışmalar yapılmalıdır.
3. 28 Haziran 1995 tarihli Kanun Hükmünde Kararname ve buna bağlı olarak yayınlanan
yönetmeliklerde “gıda” ile toplu beslenme hizmetleri ürünü olan “yemek” ayrımı
yapılarak, toplu beslenme hizmetlerinin yönetim ve denetiminden sorumlu ve yetkili
meslek grubu iyi ayırt edilmelidir.
4. Toplu beslenme hizmetlerinde çalışacak mutfak ve yemekhane personelinin konu ile ilgili
bir hizmet içi eğitim sertifika programında eğitilmiş olması koşulu aranmalıdır.
5. Toplu beslenme hizmetleri verilen kuruluşlarda servis edilen yemeklerden, yöntemine
uygun olarak örnek (numune) alınarak en az 48 saat saklanması zorunlu hale
getirilmelidir.
6. Kuruluşlarda herhangi bir besin zehirlenmesi olduğunda vakanın Sağlık Bakanlığına
bildirilmesi sağlanmalı ve konu ile ilgili olarak Sağlık Bakanlığında da dokümantasyon
merkezi oluşturulmalıdır. Zehirlenen kişilerin kan örnekleri Hıfzıssıhhaya gönderilmelidir.
7. Hizmetin her aşaması ve fiziki koşullar için standartlar geliştirilmeli, bunlar tüm toplu
beslenme hizmeti veren yerler için uygulanması zorunlu hale getirilmelidir.
8. Planlama, koordinasyon, uygulama, denetleme ve izleme işlevlerini yerine getirecek
“Ulusal Besin ve Beslenme Örgütü” kurulmalıdır.
9. Besin zenginleştirmeye yönelik yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
10. 9 Temmuz 1998 tarih ve 23397 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Türk Gıda Kodeksi
Yemeklik Tuz Tebliğinde (98/11) belirtilen “Tüm Yemeklik Tuzların İyotla
Zenginleştirilmesi” Tebliğinin uygulanmasına işlerlik kazandırılmalı, denetim ve
kontroller yapılmalıdır.
11. İthal edilen canlı hayvan, et ve et ürünleri ile ilgili yasalar günün şartlarına göre
düzenlenmeli ve zoonoz hastalıkların bulaşmasına engel olunması için gerekli önlemler
alınmalıdır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://175 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
12. Çeşitli bakanlık, kurum ve kuruluşlara dağılması sebebiyle sistemsiz ve etkin olmayan
Çevre Sağlığı ve Gıda Güvenliği’ne yönelik izleme ve denetim hizmetlerinin, hizmet
sunumda kaliteyi sağlayacak şekilde tek elde birleştirilmesi amacıyla Başbakanlığa bağlı
Çevre Sağlığı ve Gıda Güvenliği Başkanlığı kurulmalıdır.
DENETİM
1. Sağlık hizmeti sunan kuruluşlar finansal faaliyetleri açısından denetlenmeli ve akredite
edilmelidir.
2. Sağlık hizmetlerinin tüm kademelerinde SAİG’in nicelik, nitelik, eğitim, kullandıkları
teknoloji, verim, uyguladıkları mevzuat, hizmetlerin sorunları ve çözümleri yönünden,
çağa ve insanlarımıza yakışan bir düzeye ulaşılması için denetimin sürekli olması
zorunludur.
3. Denetim, teftiş gibi unsurlar cezalandırmak için değil, eğitim amaçlı olmalıdır. Sistemin
işlerlik ve sürekliliği denetlenmelidir. Denetimin, konusu ile ilgili eğitim görmüş
elemanlar tarafından yapılması, sağlık hizmetlerinin nicelik ve niteliği kadar maliyetini
etkileyeceğinden kaynak israfının önleneceği de unutulmamalıdır.
4. Bu konuda yetişmiş insangücünün etkin bir şekilde değerlendirilmesi ve bu alanda eğitim
almak isteyen insanlarımızın cesaretlendirilmesi için kamunun ihtiyacı olan kadroların
tespit edilerek en kısa sürede kadro imkanlarının yaratılması ile daha etkin bir biçimde
kullanılması ve sağlık hizmetlerinin kalitesine önemli ölçüde tesir eden tıbbi cihazların
kontrolü konusunda bir otorite olması gereken Sağlık Bakanlığı, bu alanda süregelen
zafiyetini gidermiş olacaktır. Bu konuda halen çalışmaları devam eden Tıbbi Cihaz
Yönetmeliğinin yürürlüğe girmesiyle oluşturulacak denetim mekanizmasının etkinliği de
Biyomedikal Mühendislik konusunda yeterli bilgi birikimine sahip personelin varlığı ile
mümkün olabilecektir.
5. Sağlık hizmetleri için SAİG istihdam eden özel sektöre sağlanan kredi vb. olanakların çok
iyi denetlenip, suiistimaline imkan verilmemelidir.
DOĞAL AFETLER, İŞ VE EV KAZALARI
1. Sağlık hizmetlerinde afet yönetimi ve eğitimi başlatılmalıdır.
2. Sağlık hizmetleri açısından;
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://176 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
• Her yerleşim birimi için tek tek plan yapılmalıdır. (İl – İlçe – Köy)
• Bu planların birleştirilmesi ile ulusal plan oluşturulabilir.
• Her yıl planlar gözden geçirilerek yenilik ve ilaveler yapılmalıdır.
• Afet haritaları ve etkilenecek bölgelerdeki yapı durumu belirlenmelidir.
• Risk altındaki nüfus belirlenmeli, olası yıkım ve afetzede sayısı belirlenmelidir.
3. Sağlık hizmetleri ulusal plan içerisinde yer almalıdır.
• Sağlık sektörünün esas görevi afette yaralıların ve sağlık birimlerine
ulaştırılabilenlerin tedavisi ve ölümlerin önlenmesidir. Bu amaçla iyi bir
organizasyona gereksinim vardır. Yerleşik sağlık birimlerinin yeterli olduğu
durumlarda ayrı bir organizasyona gereksinim daha azdır. Yerleşik birimlerin yetersiz
kaldığı ya da yıkıma uğradığı durumlarda afete özel bir organizasyona gidilmelidir.
Yerleşik birimlerdeki personel görev yerini terk etmemelidir. Kendi ya da yakınlarının
yardımı ile kurtulan afetzedelerin ilk gelecekleri yer eskiden beri bildikleri sağlık
birimi olacaktır. Bu nedenle bu birimlerde ya da yakınında hizmet verebilecek şekilde
organizasyon planlanmalıdır. Yörede mevcut birinci, ikinci ve üçüncü basamak tedavi
kurumlarının depreme dayanıklılıkları ve hizmet kapasiteleri belirlenmelidir. Yıkıma
uğramaları olasılığı göz önünde bulundurularak civar kurumlar alternatif olarak planda
yer almalıdır.
• İlk kabul yerlerini, kazazedeleri; ölmüş, ümitsiz, acil yardım gereksinimi bulunan,
izlenmesi gerekli ya/ya da iyileşebilir ayırımının yapılabileceği olanaklar ile donatmalı
ve kendilerine yardım edebilecek durumda olanlara basit ve anlaşılır eğitim
verilmelidir. Bu sayede personel, zaman ve malzemenin kurtarılamayacak ya da
yardıma gerek olmadan iyileşecek yaralılara harcanması önlenir.
• Seyyar hastane ve acil yardım hizmetleri planda yer almalıdır.
• Afetten sonra alınacak önlemler ve uygulanacak koruyucu sağlık hizmetleri son derece
önemlidir. Tahmin edilen afetzede sayısına göre yetecek temiz su, besin, geçici
barınma olanakları, ulusal planda yer almalıdır. Bu amaçla yerleşik sağlık
birimlerindeki personele eğitim verilmelidir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://177 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
• Afetlerden hemen sonra Ankara da toplanan pek çok bakanlık Kızılay Genel
Müdürlüğü ve Genel Kurmay Başkanlığından katılan üyelerce oluşturulan “Afetler
Merkez Koordinasyon Kurulu” ile, il ve ilçelerde oluşturulan “İl – İlçe Kurtarma ve
Yardım Komiteleri” mevcut hasar ve önceden hazırlanan ulusal plan doğrultusunda
daha etkin görev yapabilirler.
• Afet Komisyonları sürekli hale getirilmeli, koordinasyonlar ve çözüm önerileri
oradaki uzman kişiler tarafından dile getirilmelidir. Bu komisyonda mutlaka özel
kurtarma gönülleri ile Türkiye Kömür İşletmeleri kurtarma ekiplerinden kişilerde
olmalıdır ki onların deneyimlerinden daha objektif çözümlere ulaşılabilinir.
4. Kriz dönemlerinde hızlı ve etkili müdahale için önlemler alınmalıdır. Tabii afetlerde hızla
mobilize olabilecek teknik alt yapıya sahip ekipler oluşturulmalıdır. Kriz sağlık
ekiplerinin oluşturulmasında farklı sektörler ve disiplinlerin koordinasyonu esas
alınmalıdır.
EĞİTİM
1. İlmi Koordinasyon ve Standardizasyon Kurulu kurulmalı ve işlerlik kazandırılmalıdır.
Mesleki Eğitim Öncesi :
2. Mesleklerin hiçbiri eğitimlerini yeterli görmemektedir. Mesleğe yöneltecek eğitimin ilk
okuldan başlayarak, meslek öncesi ve hizmet içi eğitim planları sorunları çözecek şekilde
yenilenmelidir.
3. Çağın ve ülkemizin gereklerine uygun yeterli sayı ve kalitede sağlık insangücünün
yetiştirilmesi, mevcut insangücünün verimini arttırmaya yönelik eğitim sistemi
geliştirilmelidir.
4. Üniversitelerimizin modern çağın teknolojik gelişmeleri ışığında eğitim ve öğretim
faaliyetlerinde bulunmalarının yanı sıra, insan hak ve özgürlüklerinin geliştirilmesi
konusunda da öncülük etmeleri sağlanmalıdır.
5. Üniversitelerimiz mali, idari ve bilimsel yönden özerk hale getirilmelidir.
6. Sağlık kurumlarının yönetim biçimi yeniden gözden geçirilmelidir. Ülkemizde sağlık
hizmeti veren kuruluşların sayısal değerler yanında hatta ondan daha fazla kalite
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://178 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
yönetimine önem vermeleri, bu konuda gerekli eğitimleri almaları ve bir an önce hayata
geçirme çabalarına girişmeleri, çağdaş sağlık hizmeti sunmanın vazgeçilmez unsurlarıdır.
7. SES yaşama geçirilmeden önce tüm personel böyle bir sisteme güçlü ve inançlı olarak
hazırlanmalıdır. Aksi takdirde, personelin dirençle karşı koyması sistemin kurulmasını,
işleyişini ve etkinliğini kötü yönde etkileyebilir. SES ne kadar iyi tasarlanırsa tasarlansın,
eğer personel; SES’in işlemesinde kendisinin ne denli önemli olduğunu, ne gibi görevleri
olduğunu ve SES’in günlük çalışmalarında kendisine ne tür yararlar sağladığını bilmemesi
durumunda SES’in başarılı olamayacağı kuşkusuzdur.
8. SES’in fonksiyonel biçimde çalışmasında en önemli unsur personeldir. Her düzeydeki
personelin eğitimi SES’in istenen düzeyde işlemesi için hayati öneme sahiptir. Bu nedenle
her personel görevi ve pozisyonu da dikkate alınarak etkin biçimde eğitilmelidir. Eğitim
etkinlikleri hem okulda, hem görev başında sürekli olarak yapılmalıdır.
9. Başta tıp fakülteleri olmak üzere sağlık meslek liseleri ile sağlık personeli yetiştiren ön
lisans ve lisans düzeyinde eğitim veren fakülte ve yüksekokulların müfredat
programlarına SES eğitimi eklenmelidir. Ayrıca, SES konusunda lisans ve lisans üstü
eğitim verilmelidir.
10. Sağlık sektöründe bilgisayar okur – yazarlığının yaygınlaştırılması SES için de önemli bir
faktördür. Bu personel maddi olarak destelenmeli ve bilgisayar eğitim düzeylerini
yükseltici önlemler alınmalıdır.
11. Sağlık hizmetlerinin sunumunda olduğu gibi SES’in etkin olarak işlemisinde de kilit
personel hekimlerdir. Hekimlerin SES eğitimine önemli derecede ağırlık verilmelidir. Bu
nedenle tıp fakültelerine bu konuda önemli görevler düşmektedir. Tüm tıp fakültelerinde
Biyoistatistik anabilim dalları kurulmalı ve bu anabilim dalına bağlı SES Bilim Dalı
oluşturulmalıdır. Bu bilim dalları SES konusunda ders verecek elemanları yetiştirme, SES
ile ilgili bilimsel araştırmalar yapma, SES’e uzman eleman yetiştirme ve eğitim
programları geliştirme ve her düzeyde eğitim görevleri üstlenmelidir.
12. Ülkemizde insanların layık oldukları ilaç ve eczacılık hizmeti alabilmesi yolundaki
çabalar, Avrupa Birliğiyle bütünleşme süreciyle birlikte ivme kazanmış bulunmaktadır.
Artık, yalnızca ilaç üretimi ve sunumuyla sınırlandırılamayan eczacılık, ilaç bilgisi ve
danışmanlık hizmeti de verilmelidir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://179 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
• Eczacılık mesleğinin, 21. yüzyıldaki çehresine yönelik eğitim modelleri her kademede
oluşturulmalı ve geliştirilmelidir.
• Eczacılık eğitimi kalitesinin sürekli iyileştirilmesine ilişkin araçlar biçimlendirmelidir.
• Bu hedeflere dönük altyapı unsurlarını uygulamaya aktarmak gibi hedefler üzerine
yoğunlaşılmalıdır.
14. Teknolojiden azami ölçüde faydalanılması ve yaşam boyu bilgi artırımı öğretilmelidir.
Buna, tıp literatürünü takip edebilmeyi sağlayacak yabancı bir dilin öğretimine destek de
dahildir.
15. Temel bilimler ve klinik bilimler entegre bir programla sunulmalıdır.
16. İnsan vücudu ile ilgili bilgilerin verilmeye başladığı andan itibaren hasta başı eğitim için
zaman ayrılmalıdır. Öğrenci, eğitimi içerisinde mümkün olduğunca erken bir zamanda
hasta ile karşılaşmalıdır.
17. Özellikle pratik eğitimlerde belli bir süre için, fakülte dışı akademisyen olmayan
hekimlerden faydalanılması organize edilmelidir. Bu durum, öğrencinin toplumla ve
yardımcı sağlık personeli ile karşılaşmasını sağlamanın ötesinde, söz konusu hekimlerin
de mezuniyet sonrası eğitimine katkıda bulunup, hizmetin kalitesini yükseltebilecektir.
18. Teorik ağırlıklı dersler temel ve klinik bilim dallarının organizasyonu ile sadeleştirilmeli
ve entegre edilmelidir. Teorik dersler, bilginin dikte ettirildiği değil, bilgiye ulaşma
yollarının ve tecrübenin aktarıldığı nitelikte olmalıdır. Spesifik tıbbi sorunların,
multidisipliner planlama ile belirlenip çözümlenmesi teknikleri öğretilmelidir.
19. Ulaşma yolları öğretilen ve rehberlik edilen teorik bilginin bazal düzeyi, bilimsel
tekniklerle hazırlanmış soru bankasından faydalanılan yazılı sınavlarla objektif bir şekilde
ölçülmelidir. Bu sınavların ulusal bazlı olması yararlı olacaktır.
20. Teorik bilginin hemen hastaya uygulanması ve sentez yeteneğinin geliştirilmesi için
küçük gruplar halinde pratik eğitim verilmelidir.
21. Bu dersin eğitim saatleri standardize edilmeli, amaçları ayrıntılı olarak belirlenmeli ve bir
müfredata dayandırılmalıdır. Vaka örneği üzerinde sentez esasına dayanan bu tarz
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://180 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
eğitimde öğrenci ve öğretmen için her ders saatine yönelik ayrıntılı kılavuzlar
hazırlanmalıdır.
22. Her eğitim birimi için esansiyel pratik beceri konuları tespit edilmeli ve sorumlu öğretim
üyesinin, gözetimdeki öğrenciler için dolduracağı ve yeterlilik tayini özelliği taşıyan
formlar düzenlenmelidir. Beceri laboratuarları bu sisteme eklenebilir.
23. Öğretim elemanlarının öğretme teknikleri ile ilgili eğitimi sağlanmalıdır.
24. Çocuk sağlığı ve hastalıkları, dahiliye, cerrahi ve kadın-doğum gibi ana branşlarla ilgili
çekirdek müfredat, yukarıdaki ilkeler doğrultusunda hazırlanmalıdır.
25. Çekirdek müfredat dışında, ilgi alanlarına göre bilgi genişletilmesi ve araştırma
yöntemlerine yönelik eğitimin verilmesini sağlayan “seçmeli” ders imkanları
sağlanmalıdır.
26. İleri sınıflardaki öğrencilerin ilk sınıflardaki öğrencilerin pratik eğitim derslerinde rol
alabilmelerini sağlayacak organizasyonlar yapılarak, “öğretirken öğrenme” eğitimine
imkan verilmelidir.
27. Özellikle ileri sınıflarda artan bir biçimde, hastane içindeki ve dışındaki stajlarda ekip
çalışmasına öğrenciler entegre edilmelidirler. Böylece sağlık örgütlenmesindeki hekimlik
rolü ve sağlık yönetimi eğitimi de sağlanacaktır.
28. İnsan vücudunun yapısını ve hasta bakımını multidisipliner entegrasyon ve hasta ile
karşılaşarak öğretmenin yanı sıra insan sağlığının korunması ve hastalıkların önlenmesi ile
ilgili eğitim de dengeli bir şekilde ve toplumun sağlık gereksinimleri göz önünde tutularak
verilmelidir.
29. Davranış bilimleri ve deontolojiye tüm tıp eğitimi boyunca yer verilmelidir. Mesleki
tutum ve etik kavramının tıbbın her aşamasında yerleşmesi sağlanmalıdır. Evrensel hasta
ve hekim hakları ile ülkemizde ve Avrupa topluluğunda hekimleri ilgilendiren hukuk
kuralları öğretilmelidir.
30. Maliyet-yarar ilişkisi ve sağlık ekonomisi, eğitimin içinde önemli bir kavram olarak
verilmelidir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://181 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
31. Fakülte kütüphaneleri konvansiyonel depo hizmeti dışında, teknolojinin, bilgiye ulaşımı
sağlayacak tüm unsurlarını yeterli ölçüde içermeli ve 24 saat hizmet vermelidir.
32. Eğitimin her aşaması, eğitimin bilimlerindeki gelişmeleri aktaracak, gerekli
modifikasyonları veya rasyonel değişiklikleri yaptırabilecek biçimde tıp eğitimi ana bilim
dallarının gözetim ve kontrolünde olmalıdır.
33. Tıp eğitimi veren kişilerin bağımsızlığı sağlanmalı; teorik sınav, pratik takip ve senteze
yönelik tıp nosyonunu değerlendiren pratik sınavlar sonucu yeterli görülmeyen
öğrencilerin eliminasyonuna imkan verilmelidir.
34. Rehber öğretim üyeliği müessesesinin etkinliği arttırılmalıdır.
35. Kısa da olsa, karşılıklı eğitim programları organizasyonları vasıtasıyla yabancı tıp
fakülteleri ziyaret edilmelidir.
36. Mezuniyet sonrası eğitim ile burada tespit edilen ilkelerin yaşam boyu sürekliliği
sağlanmalıdır.
37. Öğretim üyelerinin bu standart ve kalitedeki eğitim verip, eğitim hastanelerinin hizmet ve
işletme çarkını da üst düzeyde tutabilmelerini sağlamak için özlük hakları
iyileştirilmelidir. Döner sermaye uygulamaları hizmet, eğitim ve araştırmayı özendirici
şekilde yapılmalıdır.
38. Sağlık kuruluşlarında yönetim pozisyonlarında görev alacaklarda sağlık yönetimi, işletme,
kamu yönetimi vb. alanlarda yüksek lisans yapmış olma şartı aranmalıdır.
39. Sağlık hizmetlerinde asgari standartlık sağlanmalı, dublikasyonlar ve rantabl olmayan
teknoloji alımından vazgeçilmelidir.
40. Meslek standartlarının belirlenmesi ve tanımının açıklık kazanması, SAİG’i istihdam
edeceklerin ve iş, hizmet vermek isteyen SAİG’in nelerin gerektiğini bilmesi bakımından
önemli olup hizmetin niteliğine büyük oranda etkisi vardır. Bu konuda Meslek
Standartları Komisyonu (MSK) ve Araştırma ve Teknik Hizmetler Birimi (ATHB) ile
işbirliği yapılabilir.
41. Tıp fakülteleri ile birlikte sağlık personeli yetiştiren tüm eğitim birimleri müfredatlarını
gözden geçirmeli ve çağdaş eğitim teknikleri kullanılmalıdır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://182 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
42. Avrupa Birliğine tam üyelik perspektifi göz önünde bulundurularak, Türk mevzuatına
aktarılacak ve yeni bir takım sistemler getirecek olan AB mevzuatı çerçevesinde,
Bakanlığın sorumluluğuna giren alanlarda, yapılanmaları farklı olan, örneğin Tıbbi Cihaz
Ajansı, İlaç Ajansı gibi yeni kurumların oluşturulmasına imkan tanınmalı ve burada görev
alacak personel için gerekli eğitim sağlanmalıdır.
43. Sağlık Bakanlığı ve diğer kuruluşlarca toplanan veriler SES Genel Müdürlüğü’nde bir
havuzda biriktirilmeli ve buradan ilgililere dağıtılmalıdır. Veriler alt kademelere mutlaka
bilgi olarak geri gönderilerek, her düzeyde hizmet değerlendirilmesi ve planlama
yapılması sağlanmalıdır. Bu işlem ayrıca alt kademedeki personele gönderdikleri verilerin
bir şeye yaradığını görmeleri yönünden de yararlıdır.
44. SES yaşama geçirilmeden önce tüm personel böyle bir sisteme güçlü ve inançlı olarak
hazırlanmalıdır. Aksi takdirde, personelin dirençle karşı koyması sistemin kurulmasını,
işleyişini ve etkinliğini kötü yönde etkileyebilir. SES ne kadar iyi tasarlanırsa tasarlansın,
eğer personel; SES’in işlemesinde kendisinin ne denli önemli olduğunu, ne gibi görevleri
olduğunu ve SES’in günlük çalışmalarında kendisine ne tür yararlar sağladığını bilmemesi
durumunda SES’in başarılı olamayacağı kuşkusuzdur.
45. SES’in fonksiyonel biçimde çalışmasında en önemli unsur personeldir. Her düzeydeki
personelin eğitimi SES’in istenen düzeyde işlemesi için hayati öneme sahiptir. Bu nedenle
her personel görevi ve pozisyonu da dikkate alınarak etkin biçimde eğitilmelidir. Eğitim
etkinlikleri hem okulda, hem görev başında sürekli olarak yapılmalıdır.
46. Başta tıp fakülteleri olmak üzere sağlık meslek liseleri ile sağlık personeli yetiştiren ön
lisans ve lisans düzeyinde eğitim veren fakülte ve yüksekokulların müfredat
programlarına SES eğitimi eklenmelidir. Ayrıca, SES konusunda lisans ve lisans üstü
eğitim verilmelidir.
47. Sağlık hizmetlerinin sunumunda olduğu gibi SES’in etkin olarak işlemesinde de kilit
personel hekimlerdir. Hekimlerin SES eğitimine önemli derecede ağırlık verilmelidir. Bu
nedenle tıp fakültelerine bu konuda önemli görevler düşmektedir. Tüm tıp fakültelerinde
Biyoistatistik anabilim dalları kurulmalı ve bu anabilim dalına bağlı SES Bilim Dalları
oluşturulmalıdır. Bu bilim dalları SES konusunda ders verecek elemanları yetiştirme, SES
ile ilgili bilimsel araştırmalar yapma, SES’e uzman eleman yetiştirme ve eğitim
programları geliştirme ve her düzeyde eğitim görevlerini üstlenmelidir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://183 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
ENFORMASYON VE DOKÜMANTASYON
1. Günümüzde kullanılan tıbbi cihaz ve ürünlerin çeşitliliği göz önüne alındığında halen
ithalatta denetlenebilen ürünlerin tıbbi cihazları hiç kapsamadığı, ilaç ve kozmetikler
dışında diğer ürünlerin ise çok küçük bir kısmını kapsadığı görülmektedir.
2. Sağlık sektörünün tamamını içeren bir yönetim bilgi sistemi kurulmalı ve finansal bilgiler
de bu sistem içerisinde ilgilenen herkese sunulmalıdır.
3. Sağlık enformasyon sistemleri (SES) işlemleri çok kapsamlı bir sistematiği, otomasyonu
ve bürokratik işlemleri gerektirmektedir. Bu işlerin ülke çapında organizasyonunda Sağlık
Bakanlığı baş sorumlu olmalı, diğer kamu ve özel kuruluş ve kişiler Bakanlığa yardımcı
olmalıdır. Bu konuda gerekli yasal düzenleme ile bürokratik işlemleri hızlandırıcı yasal
düzenlemeler süratle gerçekleştirilmelidir.
4. Sağlık Bakanlığı bünyesinde SES Genel Müdürlüğü süratle kurulmalıdır. Bu Genel
Müdürlük bünyesinde birisi Bakanlık içi, diğeri ülke çapında kurumlar arası enformasyon
ilişkilerini düzenlemek için iki kurul oluşturulmalıdır. Bu ikinci kurul; DİE, DPT, SSK,
üniversiteler ve ilgili bakanlık temsilcileri ve diğer ilgililerden oluşmalıdır. Bu kurullar;
SES ile ilgili planlama, organizasyon, denetleme, yeniden düzenleme görevlerini
üstlenmelidir. SES Genel Müdürlüğü gereken miktarda ve nitelikte eleman, malzeme ve
diğer olanaklarla donatılmalıdır. İl, ilçe ve hastane bazında SES ile koordineyi sağlayacak
hastane enformasyon sistemleri (HES) üst-kurullarının da oluşturulması gerekmektedir.
5. Sağlık Bakanlığı ve Türk Standartları Enstitüsü birlikte çalışarak ülke çapında uluslararası
normlara uygun ve her basamak sağlık örgütü için gerekli standartları geliştirmeli ve ülke
genelinde kullanılmasını sağlamalıdır. Bu amaca yönelik olarak Türk Standartları
Enstitüsünde “Sağlık Standartları Uzmanlık Komisyonu” oluşturulmalıdır.
6. Sağlık düzeyi ve sağlık hizmetlerinin sunumu ile ilgili veriler yanında sağlık hizmetlerini
kullanım, finansman, ulaşılabilirlik, demografik özellikler, sağlık ekonomisi, insangücü,
hizmet maliyeti gibi konularda da veri toplanmalıdır.
7. SES’e atanacak her türlü personelin seçiminde titiz davranılmalı ve objektik kriterler
konulmalıdır. Politik baskı ve tercihlerden etkilenmeksizin, liyakat ve başarı ön planda
tutulmalıdır. SES’e başarılı hizmeti veren personel ödüllendirilmeli, başarısızlara mutlaka
yaptırım uygulanmalıdır. Merkezdeki ve periferdeki personelin sık sık yer değiştirmesi
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://184 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
engellenmeli, hizmette sürekliliği sağlayabilmek için yerine başka bir görevli gelmeden
kimse görevi terk etmemelidir.
8. Hastanelerimizin teşkilat yapıları tıbbi arşivlerin tam kapasiteli hizmet sunumları için
yeterli olamamakdır. Tıbbi arşivler büyüyen bir yapıya sahiptir, sürekli olarak raf, oda,
salon, bina ve arazi istemektedir. Değil küçük çaplı hastaneler maksimum kapasite ile
çalışan üniversite hastaneleri bile bu ilerleyişe cevap verebilecek kapasitede değildir.
Profesyonel arşiv politikaları ile çalışan, işlevi yalnızca bu olan hastanelerde üretilen tıbbi
dokümanların bir uzmanlık disiplini içerisinde arşivlenmesini sağlayacak il sağlık
müdürlüklerinde taşra arşivi, Başbakanlık veya sağlık Bakanlığı bünyesinde merkezi bir
Milli Tıp Arşivi’nin kurulmasına ihtiyaç vardır.
9. Kişilere verilecek il kodu, posta kodu, nüfus kütük numarası ve ailedeki kaçıncı birey
olduğunu gösteren bir sayı grubundan oluşan numara bloğu o kişinin kayıt numarası
olarak Türkiye’nin her yerinde kullanılabilmelidir. Bu numara sağlık için de geçerli
olmalıdır.
10. Acil hastaların ve trafik kazazedelerinin yoğun olarak geldiği hastanelerin acil servisleri
malzeme ve teçhizat yönünden yeterli hale getirilmeli ve donör yönetimi konusunda
eğitimli ve deneyimli ekipler bu hastanelerde istihdam edilmelidir.
11. Transplantasyon için özellikle büyük illerde 24 saat açık olan bürolar – merkezler
oluşturulmalı ve hastanelerdeki beyin ölümlerinin bu merkezlere rapor edilmesi zorunlu
hale getirilmelidir. Bu merkezlerde görevli transplantasyon koordinatörü ve sosyal
görevlilerin bildirim aldıkları hastanelere giderek gerekli organizasyonları yapmaları
sağlanmalıdır.
12. Ulaşım sorunları çözülmeli ve harvest ekiplerinin hızlı ve güvenli bir şekilde ulaşımları
gece gündüz sağlanabilmelidir.
13. Alıcıların bütün bilgileri merkezi sistemlerde toplanmalı ve organ dağılım ve paylaşımları
bu merkezi sistem tarafından sağlanmalıdır. Bu konuda hali hazırda bu görevi ciddiyetle
ve özveriyle yürüten Organ Nakli Paylaşım ve Koordinasyon Derneği desteklenmeli ve
yetkilendirilmelidir.
14. Tüm sağlık hizmetlerinin etkin bir biçimde sağlanıp yürütülebilmesi için bilgisayar ve
enformasyon ağının kurulması gereklidir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://185 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
ETİK-DEONTOLOJİ
1. SES’in hiyerarşisi içerisinde bilgi akışında etik kurallara ve gizlilik ilkesine uyulmalıdır.
FİNANSMAN – MALİYET
1. Sağlık sektörü finansal yapılanması hakkaniyet eşitlik ve adalet ilkelerine bağlı olarak
gerçekleştirilmelidir.
2. Sağlık hizmetlerinin fiyatlandırılması maliyet temelli olarak yapılmalıdır.
3. Sağlık işletme ve kuruluşlarında işletme bütçesi sistemine geçilmelidir.
4. Sağlık hizmetleri maliyetlerinin denetim altına alınabilmesi için bilimsel metotlara dayalı
olarak maliyet sistemleri oluşturulmalıdır.
5. Sağlık işgücünün maliyetlerinin optimize edilebilmesi için bilimsel metotlara uygun ve
yerinde çalışmaları sağlanmalıdır.
6. Sağlık hizmetlerinin finansmanı ve sunumu ayrı kuruluşlar tarafından
gerçekleştirilmelidir.
7. Sağlık sektöründe kamu kaynak tahsisinde objektif olunmalıdır.
8. Sağlık tesislerinin etüt- proje hizmetleri için yeterli kaynak ayrılarak, arazinin topografik
coğrafik ve zemin etütlerine dayalı her proje için ayrı mühendislik ve mimarlık hizmeti
yaptırılmalıdır. Ayrıca ülkemizin deprem gerçeği göz önüne alınarak her yatırım için
zemin etüt ödeneği tahsis edilmelidir.
9. Bina yatırımları rasyonel kriterler çerçevesinde belirlenmeli, uzun yıllara sari (10-15 yıl)
planlamadan kaçınılarak daha makul sürelerde tamamlanmasına yönelik çalışmalar
yapılmalıdır.
10. Kalkınma planında bina hedefleri yalnızca sayısal gerçekleşme oranlarına
dayandırılmamalı, nitelikli ve hizmete uygunluk anlamında değerlendirilmeler de
yapılmalıdır.
11. Mevcut sağlık tesislerinin iyi yönetimi sağlanarak yatak kullanım kapasitesinin artırılması,
düşük kapasiteli veya işletilemeyen tesislerin gözden geçirilerek kaynak israfına son
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://186 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
verilmesi sağlanmalıdır. Bu şekilde yapılacak reorganizasyon ile çalışan ve işletilen
hastanelere kaynak aktarılabilecektir.
12. İmar planında sağlık tesisleri için ayrılan alanların günübirlik değil ileriye dönük
ihtiyaçlar dikkate alınarak hazırlanmasına çalışılmalı, mevcut planlarda bu imkan
bulunmuyorsa arsa seçimi ile ilgili genel kuralların ve fizibilite etüdlerinin hazırlanmasına
çalışılmalıdır. Mevcut planlarda bu imkan bulunmuyorsa arsa seçimi ile ilgili genel
kuralların ve fizibilite etüdlerinin hazırlanmasına imkan sağlanmalıdır.
13. Sağlık mimarisi ve uygulamasında çalışan teknik grubun nitelik ve nicelik yönünden
güçlendirilmesi; özellikle sağlık mimarisi konusunda lisansüstü eğitime geçilmesi
sağlanmalıdır.
14. Ambulans hizmetlerinin aksamaması için bakım ve yakıt giderinin karşılanacağı düzenli
gelir kaynağı olmalıdır.
15. Ülkemizin doğal zenginliklerinden olan tıbbi bitkiler yeterince değerlendirilememektedir.
Bu bitkiler ülkemizden çoğu zaman ham ilaç olarak ihraç edilmektedir. Bu bitkilerin
uluslararası standartlara uygun mamul ürün şekline dönüştürülerek ihraç edilmesi
ülkemize büyük katkılar sağlayacaktır.
16. Genelde bünyesinde aktif ve inaktif çok sayıda komponent taşıyan bu bitkilerin
içeriklerinin standardize edilmesi ve gerektiğinde izole edilebilmesi ancak bunlarla ilgili
ileri araştırmalar yapılması sonrası olasıdır.
17. Sağlık ekonomisi içinde ilaç giderleri büyük bir oran tutmaktadır. Bunun takibi için ilacın
üretiminden tüketimine kadar geçen her aşamada bu maliyetlerin teker teker
değerlendirilmesi ve buna ilişkin bazı standartların oluşturulması gerekmektedir.
18. Temel kavram olarak akılcı ilaç kullanımı adı altında oluşturulacak standartlar ve bunların
takip yöntemleri ülkemizde artmış ilaç giderleri ve bunların sonuçlarının objektif ölçüler
içinde değerlendirilmesine imkan verecektir.
19. Hastanelerde standartların oluşturulması ve takibinde çok yarar sağlayacak bir kurum olan
“Klinik Eczacılık” kavramının biran evvel gündeme getirilmesi uygun olacaktır. Bu
sayede gün geçtikçe piyasaya sürülen ve kullanılan ilaçların sayılarının artması ile birlikte
yoğunlaşan sorunları ön görmek, saptamak ve gelecekte oluşacak zararları en aza
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://187 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
indirmek mümkün olacaktır. Bu sayede genel bütçeden sağlığa ayrılan payın büyük bir
kısmını kapsayan tedavi hizmetlerinin maliyetinin azaltılması sağlanacak ve böylelikle
zaten kısıtlı olan kaynakların daha akılcı biçimde kullanılması mümkün olacaktır.
20. Gerek ilaç izlemi, gerek ilaçların kalite kontrollerinin yaygınlaştırılması, bu hizmetlerin
Sağlık Bakanlığı denetiminde desantralize edilerek bölgesel merkezlere de kaydırılması
ilacın üretiminden tüketimine kadar her kademede kontrolünü sağlamada yardımcı
olacaktır.
21. Yatırım giderlerinin fazlalığı, istihdam darlığı nedeniyle serbest çalışan muayenehane
hekim ve diş hekimlerinden yararlanılacak sistem uygulanmalıdır.
22. Sağlık hizmetlerinin sunum şekli yeniden, bütüncül bir bakış açısıyla örgütlenmelidir. Bu
çalışmalar çerçevesinde hizmetin sunum ile finansmanının birbirinden ayrılması,
merkezden taşraya yetki ve sorumluluk devri ilkeleri benimsenmelidir.
23. Çalışmalarına 1990 yılında başlanan ancak politik tercihler nedeniyle halen uygulamaya
konmayan reformların yeniden gözden geçirilerek gündeme getirilmesi gerekmektedir.
Sunum ve finansman birlikte analiz edilmelidir.
24. Proje karşılığı sağlanan mali imkanlardan araştırma kurumlarının, vakıfların,
üniversitelerin, sanayinin, sivil örgütlerin ve diğer ilgili kurum ve kuruluşların
faydalanmasına olanak sağlanmalı, sağlıkta devlet-sanayi ve üniversite işbirliği
desteklenmelidir.
25. Ülke çapında örgütlenecek SES teşkilatı, özellikle üst yönetimler düzeyinde uzun vadeli
bir öngörüye sahip teknolojilerle (donanım, yazılım) donatılmalıdır. Teknoloji alımında
ulusal ve uluslararası yeterlik kriterlerine bağlı kalınmalıdır.
26. Sağlık düzeyi ve sağlık hizmetlerinin sunumu ile ilgili veriler yanında sağlık hizmetlerinin
kullanımı, finansmanı, ulaşılabilirlik, demografik özellikler, sağlık ekonomisi, insangücü,
hizmet maliyeti gibi konularda da veri toplanmalıdır.
FİZİK YAPILAR
1. Sağlık yatırımları proje ve fizibilite etüdlerine dayalı olarak gerçekleştirilmelidir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://188 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
2. Ulusal Sağlık Politikasına göre, hizmet biriminin gerektiği binaların inşası, mevcutların
iyileştirilmesi sağlanmalıdır.
3. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı birim fiyatları ile yapılan ihale yönteminin sağlık
mimarisine olumsuzluğu dikkate alınarak yataklı tedavi kurumuna ait proje
karakteristiğinin, etüd proje + inşaat + tıbbi donanım + donatım şeklinde belirlenerek,
anahtar teslimi ihale usulüne geçilmesi sağlanmalıdır.
GERİATRİ
1. Sayıları gittikçe artan sakat ve özürlü hastalar kanser hastaları, kronik böbrek hastalarının
tedavileri için gerekli merkezlerin artırılarak yurt geneline yaygınlaştırılmasına çalışılmalı,
yaşlı ve bakıma muhtaç kimselerin bakım ve tedavilerinin yapılacağı geriatri hastaneleri
açılmalıdır.
2. Aşıyla önlenebilir hastalıklar Türkiye’nin öncelikleri arasında olmasına karşın yaşlanan
nüfus ve yaşam tarzındaki bozukluklar nedeniyle kronik hastalıklar da önemli sorunlar
arasındadır. Kanser, kas ve iskelet sistemi hastalıkları, kardiyovasküler sistem
hastalıklarına bağlı mortalite ve işgücü kayıplarının boyutlarının belirlenmesi ve bunlara
yönelik önlemlerin alınması gerekmektedir. Türkiye’nin yaşlanan nüfus yapısı dikkate
alınarak yaşlı sağlığına yönelik politikalar geliştirilmelidir.
ÜREME SAĞLIĞI
1. Kadın sağlığı-aile planlaması stratejileri ve eylem planı güncelleştirilerek uygulanmalı ve
uygulamalar kurumsallaştırılmalıdır.
2. Bölgesel ve yerleşim yerlerine göre üreme sağlığı temel göstergelerindeki (doğum öncesi
bakım alma, sağlıklı doğum, yenidoğan ölüm hızı, vb.) farklılıklar yüzde 50 azaltılmalıdır.
3. Doğumla ilgili hizmetler güvenli annelik yaklaşımı ile verilmelidir.
4. Yenidoğan bakım üniteleri, doğum yapılan hastanelerde yaygınlaştırılmalıdır.
5. Sağlık personeli yardımı almayan doğum oranı ülke düzeyinde en az yüzde 50
azaltılmalıdır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://189 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
6. Tüm üreme sağlığı hizmetleri (aile planlaması dahil) gereksinimi olan tüm yaş gruplarına
ve her iki cinsiyetin ulaşabileceği “danışmanlık” hizmetleri temel sağlık hizmetleri
birimlerinde yaygın olarak verilmelidir.
7. Adolesan gebelik sıklığı azaltılmalıdır.
8. Doğum ve düşük sonrası aile planlaması danışmanlığı ve kontraseptif yöntemler
konusunda klinik hizmet sunumu yaygınlaştırılmalıdır.
9. Herhangi bir yöntem kullanan çiftlerin oranı yüzde 70’e çıkarılmalı; yöntem kullananlar
arasında modern yöntem kullanma payı da yüzde 70’e olmalı,
10. Birinci basamak sağlık birimlerinin yüzde 80’inde en az üç tür geri dönüşümlü
kontraseptif yöntem uygulanabilmesi için gerekli donanım sağlanmalıdır.
11. Üreme sağlığı hizmetlerinin uygulanmasının olumlu ve olumsuz sonuçlarının izlenip
değerlendirildiği bir ulusal mekanizma kurumsallaştırılmalıdır.
12. Üreme sağlığı hizmetlerinin izlenmesi, değerlendirilmesi ve yönlendirilmesi için kayıt ve
bildirim sistemi fonksiyonel hale getirilmeli, gerekli hallerde ihtiyaç duyulan bilgiler ülke
genelinde uygulanacak bilimsel araştırmalar ile sağlanmalıdır.
BULAŞICI OLMAYAN HASTALIKLAR
1. Bulaşıcı olmayan hastalıkların önlenmesi ve erken tanınması yönünden toplum sağlık
eğitim etkinlikleri yoğunlaştırılmalıdır.
2. Her yaş grubu için bulaşıcı olmayan hastalıkların risk faktörlerinin belirlenerek, bunlara
dayalı erken tanı programları yürütülmelidir.
3. 65 yaş altında kalp damar hastalıklarına bağlı ölümlerde azalma sağlanmalıdır.
4. 65 yaş altında kansere, özellikle akciğer kanserine bağlı ölümlerde azalma sağlanmalıdır.
5. Çocuk ve erişkin diyabet hastalarının insülin gereksinimleri tam olarak karşılanmalıdır.
6. Diyabete bağlı ağır komplikasyon insidansında düşüş sağlanmalıdır.
7. Diş çürükleri ve periodontal hastalıklar azaltılmalı ve 12 yaş çocuklarda çürük, kayıp veya
dolgu diş sayısı 2’yi geçmemelidir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://190 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
8. Birinci basamak sağlık hizmetlerinde koruyucu ağız ve diş sağlığı hizmetleri
yaygınlaştırılmalıdır.
RUH SAĞLIĞI
1. Birinci basamakta çocuk ve gençlere yönelik ruh sağlığı hizmetlerinin geliştirilebilmesi
için pilot çalışmalar yapılmalıdır.
2. Ruhsal bozuklukların sağaltımı ve uyumlandırılması için birinci basamak sağlık
kuruluşlarına yönelik hizmet içi eğitim ve entegrasyon sağlanmalıdır.
ÖZÜRLÜLÜK, KAZALAR VE REHABİLİTASYON
1. Doğum öncesi veya doğum sırasında meydana gelen özürlülüğün önlenmesi amacıyla
toplumun bilinçlendirilmesi ve duyarlılığın artırılması için gerekli faaliyetler
gerçekleştirilmelidir.
2. Yaşlı, düşkün ve özürlüye yönelik toplum katılımlı rehabilitasyon hizmetleri geliştirilmeli
ve yaygınlaştırılmalı, bakım merkezleri planlanmalıdır.
3. Ev kazaları, meslek hastalıkları, iş kazaları ve diğer tüm kazalar sonucunda meydana
gelen özürlülükler önlenmelidir.
4. Birinci basamakta 65 yaş üzeri nüfusa ebe/hemşireler tarafından ev ziyaretleriyle izlem
yapılmalıdır.
5. Sağlık Bakanlığı bünyesinde, DPT, Özürlüler İdaresi Başkanlığı, YÖK ve TTB ile
işbirliği yaparak ülkenin rehabilitasyon politikalarının planlanması, organizasyonu,
uygulanması, geliştirilmesi, izlenmesi ve denetlenmesinde sorumlu ve yetkili olmak üzere
“Rehabilitasyon Bilimsel Danışma Kurulu” kurulmalıdır.
6. Özel sektörce işletilen rehabilitasyon ve eğitim merkezlerinin açılış ve işleyiş süreçleri
için bilimsel standardizasyon ve tıbbi denetim sağlanmalıdır.
SAĞLIK EĞITİMİ, SAĞLIĞIN GELİŞTİRİLMESİ VE SAĞLIKLI YAŞAM BİÇİMLERİ
1. Eğitim sağlık ocakları yaygınlaştırılmalı ve uygun donanıma kavuşturulmalıdır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://191 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
2. Birinci basamak sağlık kuruluşlarında sağlık eğitimi konusunda eğitim nitelikleri
geliştirilmiş personel görevlendirilmelidir.
3. Sigara, alkol kullanımı, madde bağılılığı azaltılmalıdır.
4. Sağlıklı yaşam için herkese spor ve boş zamanların etkin değerlendirilmesi anlayışı
toplumun tüm düzeylerinde yaygınlaştırılmalıdır.
5. Sağlıklı cinsel yaşam konusunda toplumsal düzeyde bilgi, eğitim ve iletişim çalışmaları
yapılmalıdır.
ÇEVRE SAĞLIĞI
1. Ulusal ve yerel düzeyde çevre sağlığı göstergeleri belirlenmeli ve çevre sağlığı
istatistikleri oluşturulmalı, çevre sağlığı araştırmaları desteklenmelidir.
2. İnsan ve çevre sağlığı açısından önem taşıyan kirlilik boyutlarını belirlemek amacıyla
kirlilik parametreleri izlenmeli ve sonuçları değerlendirilmelidir.
3. İzleme sonuçlarının doğru, kesin ve tekrarlanabilir olmasını temin etmek üzere, kalite
kontrol ve kalite güvenilirliği sistemi kurulmalıdır.
4. Dış ortam ve kapalı ortama ait hava kalitesi, gürültü seviyesi, sağlıklı su temini, katı ve
sıvı atıklar, insan ve hayvan atıkları, toksik ve tehlikeli maddeler, radyasyon gibi çevre
sağlığını etkileyebilecek faktörler sürekli izlenmelidir.
5. Dünya Sağlık Teşkilatı’nın Sağlıklı Şehirler Projesi verilerinden yararlanılarak, “Ulusal
Çevre Sağlığı Eylem Planı” oluşturulmalıdır.
6. Ulusal hava kalite standartları, Dünya Sağlık Teşkilatı’nın rehber değerleri ve AB sınır
değerleri düzeyine getirilmesi amacıyla yeniden düzenlenmelidir.
7. Toksik hava kirleticileri gibi insan sağlığına zararlı olan bazı kirletici emisyonlara ait özel
sınır değerler getirilmelidir.
8. Hava kirliliğinin sebepleri, etkileri, kapsamı, korunması ve kontroluna yönelik programlar
oluşturulmalıdır.
9. Kirleticilerin, insan sağlığına kısa ve uzun dönem etkileri araştırılmalıdır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://192 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
10. Stratosferdeki değişimlerin, özellikle ozon tabakasındaki tahribatın, halk sağlığına
doğrudan veya dolaylı olabilecek etkileri araştırılmalıdır.
11. Hava kirleticilerinin insan sağlığı üzerinde davranışla ilgili, psikolojik, toksikolojik ve
biyokimyasal yönden olumsuz etkilerine yönelik bilgiler artırılmalıdır.
12. AB direktifleri doğrultusunda yüzey sularının ve su kaynaklarının korunması amacıyla;
özellikle kanalizasyon ve atık su arıtımına yönelik yatırımlar; evsel, endüstriyel ve
tarımsal atık suların yönetimi ile ilgili politikalar oluşturulmalıdır.
13. Kentsel ve kırsal alanlarda, çöplerden kaynaklanan çevre kirliliğinin önüne geçmek üzere;
yakma, kompostlama veya geri dönüşümle, atıkların en az seviyeye indirilmesi için
teknolojiler geliştirilmeli ve Umumi Hıfzıssıha Kanunu’nun (UHK) 248. maddesi günün
gereklerine göre değiştirilmelidir.
AKILCI İLAÇ KULLANIMI
1. İlaç savurganlığının önüne geçilmeli, akılcı ilaç kullanımı programı başlatılmalı ve
yaygınlaştırılmalıdır.
2. VII. BYKP programında yer alan Refik Saydam Hıfzısıhha Merkezi’nin (RSHM),
referans verebilecek bir ulusal laboratuar haline getirilmesi ile ilgili hazırlanan yasa
taslağının yasalaşması halinde verimliliği ve etkinliği daha da artacak, aynı zamanda bu
konuda ulusal boyutta önemli bir alt yapı eksikliğinin giderilmesi de sağlanacaktır.
3. Sağlık statüsü açısından önemli önceliklerden birisi de yaşam tarzına yönelik
politikalardır. Bunlar arasında Türkiye açısından en önemli konulardan biri tütün
kullanımıdır. Özellikle çocukların ve gençlerin tütün kullanma alışkanlığına henüz
başlamadan korunmaları için gerekli önlemler alınmalıdır. Yaşam tarzına yönelik olarak
ayrıca alkol, uyuşturucu kullanımı ve cinsel yolla buluşan hastalıklarla HIV-AIDS
konusunda da politikalar geliştirilmelidir.
KANITA DAYALI TIP VE TEDAVİ PROTOKOLLERİ
1. Bilimsel kanıtlara dayalı ulusal nitelikte hazırlanan erken tanı izlem protokollerinin,
birinci basamak sağlık kuruluşlarında, her yaş grubu için ve risk değerlendirilmesi esasına
göre yaygın olarak yapılabilmesi sağlanmalıdır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://193 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
HİZMET SUNUM SİSTEMİ
1. Sağlık hizmetleri bilimsel ve profesyonel bir yönetime kavuşturulmalı, çok başlılıktan
kurtarılmalı, sağlık hizmetlerinde çalışma tam gün esasına göre yeniden düzenlenmelidir.
2. Sağlık hizmetleri için izleme-değerlendirme ve denetim mekanizmaları, bilimsel ve
gerçekçi ölçütlere dayandırılarak kurulmalı, personel ve alt yapı olanaklarına, kullanılan
sarf malzemelerine denetim ve standardizasyon getirilmelidir.
3. İkinci ve üçüncü basamak tedavi hizmetlerinde başlatılmak üzere, sağlık hizmet
sunumunda randevu uygulamasına geçilmelidir.
4. Sağlık hizmetlerinde hasta sevk zinciri kurulmalı ve basamaklar arasında bilgi dönüşümü
sağlanmalıdır.
5. Sağlık hizmetlerinde yer alan farklı disiplin ve mesleklerden gelen sağlık personeli için
görev tanımınları yapılmalı, yetki ve sorumluklar saptanmalıdır.
6. Kendi kendine bakım ve evde bakım gibi kavramlar topluma ve sağlık meslek gruplarına
tanıtılmalıdır.
7. Aile hekimlerinin sağlık ocakları başta olmak üzere birinci basamak sağlık kuruluşlarında
görevlendirilebilmeleri için, standart kadro ile ilgili yasal düzenlemelerde gerekli
değişiklikler yapılmalı; sağlık çalışanlarının yeterliliklerin değerlendirilmesinde nesnel
ölçütlerin kullanılacağı bir sistem uygulamaya sokulmalı; iş yükü analizleri yapılarak
standart kadrolar güncelleştirilmelidir.
8. Sağlık hizmetlerinden yararlananların memnuniyetlerinin ve hasta haklarının sağlık
hizmetlerinin sunumunda merkezi bir role sahip olması sağlanmalıdır.
9. Doğuşta beklenen yaşam süresi her iki cins için de 75 yıla çıkmalıdır.
10. Tüberküloz, sıtma, kızamık, kuduz, tetanos, difteri elimine, polio eradike edilmelidir.
11. Hepatit B taşıyıcı insidansı yüzde 80 azaltılmalıdır.
12. Hemofilu influenza tip b insidansı yüz binde 1’in, konjenital sifiliz binde 0.01’in,
konjenital rubella binde 0.01’in altına indirilmelidir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://194 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
13. Yaşam tarzı ile ilgili olarak, 65 yaş altında kardiyovasküler hastalıklar yüzde 40, kanserler
yüzde 15, akciğer kanseri yüzde 25 azaltılmalıdır.
İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ
1. 1593 sayılı UHK’nın 180. maddesinin uygulanmasına hassasiyet gösterilmesi yanında,
günümüzün koşulları dikkate alınarak 50’den az işçi çalıştıran işyerlerinde sağlık birimi
kurma veya bir ortak işyeri sağlık birimine katılma zorunlu hale getirilmelidir.
2. İSGÜM’ün insangücü artırılmalı, binaları uygun hale getirilmeli, cihaz ve malzeme
donanımı güçlendirilmelidir.
KAN, DOKU VE ORGAN NAKLİ
1. Kan, doku ve organ nakilleri ile ilgili bölgesel merkezler yaygınlaştırılmalıdır.
2. Kardeş sayısının azlığı veya kardeş dışındaki doku uyumu olan kişilerin bulunamaması
gibi faktörler nakil şansına sahip birey sayısını azaltmaktadır. Buna karşılık göbek kordon
kanı bu amaç için kemik iliği kadar etkilidir. Yurdumuzda doğurganlık oranı birçok
ülkeden yüksektir ve doğum sırasında göbek kordon kanı atılarak ziyan edilmektedir.
Kordon kanının toplanıp bankada depolanması ve yıllar boyunca saklanması mümkündür.
Ulusal bir zenginliğimiz olan kordon kanının bu amaçla bankada saklanılması ve
transplantasyonda kullanılması kardeşten kemik iliği nakli şansı olmayanlara bir ümit
kapısı aralayacaktır. Bu konuda ülkemizde başlatılan girişimlerin desteklenmesi
gerekmektedir.
3. “British Committee for Standarts in Hematology Task Force” grubu tarafından
hazırlanarak Clin. Lab. Haem. Dergisinin 1995’e 17 numaralı sayısında yayınlanan
raporda tüm kan ve kemik iliği transplantasyonu şekillerinin uygulandığı birimlerde
"dördüncü seviye bakım" yapılması gerektiği belirtilmektedir. Bu seviye için gerekli
ekipman özelliklerine uyulmalıdır.
4. Renal transplantasyon uygulamalarının kalitesi iyileştirilmeli ve sayısı artırılmalıdır.
5. Renal transplantasyonun daha yaygın bir şekilde uygulanabilmesi için, hem diğer sağlık
personelinin, hem de tüm halkımızın bu konuda yeterince bilinçlendirilmesi ve eğitilmesi
gerekmektedir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://195 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
6. Acil servis ünitelerinin iyileştirilmesi, kadavra donörü olabilecek bireylerin uygun tedavisi
ve gerektiğinde transplantasyon merkezlerine kolaylıkla nakledilmesini sağlayacak
önlemlerin alınması kadavradan transplantasyon sayısının artmasını sağlayabilecektir.
7. Organ nakli Kuruluşları Koordinasyon Derneği’nin çalışmalarını desteklenmesi,
ülkemizdeki tüm transplantasyon merkezlerinin tek bir çatı altında toplanarak, organ
paylaşımı, hekimlerin ve halkımızın eğitim konusunda çalışmalara hız vermeleri
gerekmektedir.
8. Türkiye’nin karaciğer naklinde 2001-2005 döneminde hedefi tamamen kadavra organ
bulunması ile bağlantılıdır. Kadavra organ sayısının artırılması sadece yatırım ve maddi
kaynaklar aktarımı ile gerçekleşemez. Gerekli yasal düzenlemeler ve eğitim çalışmaları ile
birlikte görülmektedir. Kadavra organ vericisi sayısı, bu dönem içerisinde 20/1000000
civarına çıkarılmalıdır. Böylece arz ve talep dengelenebilir. Organ nakli merkezleri
kadavra organların bulunmasına paralel olarak gerekli teknolojik alt yapıyı kendiliğinden
geliştireceklerdir.
9. Potansiyel organ vericileri yoğun bakım ünitelerinden çıkmaktadır. Bu nedenle organ
vericisi bulunması tamamen yoğun bakım hizmetlerinin kalitesi ile ilgilidir. Ülke
genelinde acil servislerden başlanarak çağdaş normlara uygun yoğun bakım üniteleri
devreye sokulmalıdır. Organ nakli yapılmayan merkezlerde yoğun bakım ünitelerinde
bulunacak olan kadavra organ vericilerinin beyin ölümü raporlarının düzenlenmesi için
2238 sayılı yasada belirtilen şartların oluşturulması gereklidir. Kadavra organ vericileri
ülkenin her yanında eşit oranlarda oluşacağı için yoğun bakım ünitelerinin tüm ülke
sathında yaygınlaşması gerekir. Halen organ nakli merkezlerinin hiç bir kurum ve
kuruluşta maddi kaynakları bulunmamaktadır. Organ naklinin doğasından ötür
oluşabilecek bazı harcamaların (örneğin özel uçak ile organ çıkarılmak için başka bir
merkeze seyahat) bütçe karşılığı yoktur. Bu amaçla organ nakli ile uğraşan klinik, ünite,
anabilim ve bilim dalı gibi adlandırılan merkezlerin finansal yapıları güçlendirilmelidir.
10. Yasal düzenlemeler organ bağışını artırabilir. 2238 sayılı yasa organ alımını kadavranın
birinci dereceden yakınlarının iznine tabi tutmaktadır. Bu konuda bir yasal düzenleme ile
organ vericilerini izin koşulu değiştirilebilir. Yakınlarını kaybedenlere devletin resmi
kanallarla yapacağı yardımlar organ bağışını cazip hale getirebilir. Sivil toplum
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://196 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
örgütlerinden organ bulunması ve paylaşılması konusunda profesyonel yardım alınabilir
(örneğin Organ Nakli Kuruluşları Koordinasyon Derneği).
KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ
1. Doğumdan itibaren sağlık ocağı tarafından gerekli hizmetler sunulmakta gereksinim
halinde üst hizmetlere sevk edilmektedirler. Dönüşte tekrar gerekli bakımları verilerek en
kısa zamanda sağlıklarının kazandırılması sağlanabilmelidir.
2. I. basamakta hizmet sunacak sağlık ekibinin iyi yetişmiş, konusunda eğitilmiş olması,
fiziksel ortamın ve araç-gerecin ihtiyaca göre tamamlanmış olması hizmetin etkinliği
yönünden son derece önemlidir.
3. Koruyucu Sağlık Hizmetlerinin, temel sağlık hizmetlerine entegrasyonu hızlandırılmalıdır.
4. Ağız diş sağlığı hizmetlerinin birinci basamaktan başlatılması, sağlık ocaklarında diş
hekimi kadrosu sağlanmalıdır.
5. Askerlikte birinci yoklamalarda, ağız-diş sağlığı kontrolü zorunlu olmalı, 2. yoklamaya
kadar gerekli ağız-diş bakımını yaptırma mecburiyeti konmalıdır. Koruyucu sağlık
hizmetlerine yönelten ve tedavi giderlerini azaltıcı bir önlem alınmalıdır.
6. Her kademede iyi sağlık yöneticisi yetiştirilmesi yönünde, ekibin sorumlusu hekimlerin
de; diğer sağlık personelinin görev, yetki ve sorumlulukları ile kademesini ilgilendiren
sağlık mevzuatı hakkında bilgi sahibi olmalıdır.
7. Aşıyla önlenebilir hastalıklar halen Türkiye’de önemli sorunlar olmaya devam etmektedir.
Çocuk felci, kızamık, difteri, tetanos gibi hastalıkların önlenmesi, bu hastalıklardan
ölümlerin azaltılmasına dolayısıyla da bebek ölüm hızının düşürülmesine katkıda
bulunacaktır. Ancak Türkiye’nin bağışıklama politikalarının tümüyle gözden geçirilmesi,
dikey örgütler ve kampanyalar yerine bağışıklamanın birinci basamağa entegre edildiği ve
sektörler arası işbirliği çerçevesinde geliştirildiği bir mekanizmanın geliştirilmesi
gerekmektedir. Ulusal aşı programına güncelik kazandırılmalı, bu bağlamda aşı soğuk
zinciri de alınmalıdır.
8. Bebek ölüm hızı binde 15’e çekilmeli, bölgesel farklılıklar azaltılmalıdır. Binde 52.1 olan
beş yaş altı ölüm oranı ise yüzde 50 azaltılmalıdır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://197 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
9. Sağlık statüsü açısından Türkiye’nin ele alması gereken önemli hastalıkları arasında sıtma,
tüberküloz ve hepatit vardır. Bu üç hastalığa ilişkin devlet politikaları geliştirilmelidir.
10. Devlet İstatistik Enstitüsü’nün verilerine göre, Türkiye’de yaklaşık 7.5 milyon kişinin
özürlü olduğu tahmin edilmekte bu da nüfusun yüzde 11.7’sini oluşturmaktadır. Bu
aşamada ele alınması gereken politikalar öncelikle özürlü nüfusun artmaması için alınacak
önlemler ve özürlülerin rehabilitasyonuna yönelik önlemler olmalıdır. Birinci düzeydeki
politikalar, gebe ve loğusaların izlenmesini, doğumların sağlıklı ortamlarda yaptırılmasını,
bebek ve çocukların düzenli kontrollerle sağlık denetimlerinin ve aşılarının izlenmesini
gerektirmektedir. Toplumumuz açısından önemli konulardan birisi uygun olmayan
gebeliklerin önlenmesi, özellikle akraba evliliklerinin sakıncalarının topluma
aktarılmasıdır. İkinci düzeyde ise yaşayan özürlünün bağımsız ve verimli olabilmesi için
çağdaş hizmet verecek şekilde örgütlenmiş rehabilitasyon merkezlerine ihtiyaç vardır.
Rehabilitasyon hizmetlerinin, gereksinimi olan kişilere verilebilmesi için gerekli ön
çalışmaların yapılması ve istatistiki verilerin toplanması, toplumumuzda engelli bireylerin
bağımsız ve üretken olabilmeleri açısından kaçınılmaz öncelikler arasında yer almalıdır.
Rehabilitasyon merkezleri ve hastanelere ulaşılabilirlik sorunun çözümlenebilmesi için
mimari engellerin ortadan kaldırılması diğer bir önceliktir.
11. Adölesan gebeliklerin önlenmesi (15-19 yaş arasındaki genç kızların yüzde 50’ye yakını
çocuk sahibi ve/veya hamiledir) sağlanmalıdır.
ÖRGÜTLER
Mesleki Örgütler
1. Uzmanlık eğitiminin tüm kademelerinde eğitim standartlarının mesleksel düzeyde, siyasi
müdahalelerden etkilenmeyen özerk ve ulusal bir kurum tarafından belirlenmesi uygun
olacaktır. Tıpta Uzmanlık Eğitiminin standardizasyonunda, eğitim görenlerin
değerlendirilmesi ve yeterliliklerinin ölçülmesi kadar, eğiticilerin yeterliliklerinin ve
bireysel performanslarının da uygun yöntem ve ölçütler çerçevesinde değerlendirilmesi
için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. Bu açıdan “Tababet Uzmanlık Tüzüğü Tasarısı”
bir an evvel Sağlık Bakanlığı tarafından güncelleştirilerek yasalaştırılmalı ve Avrupa
örneğinde olduğu gibi “Türk Tabipleri Birliği” özerk ve sivil toplum örgütü olarak bu
konuda yasa ile yetkilendirilmelidir. Böylelikle bu standardizasyondan sorumlu “Avrupa
Tıp Uzmanları Birliği (UEMS)” ile ülkemizdeki uzmanlık eğitiminin harmonizasyonu
sağlanabilecektir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://198 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
2. Günümüz tıbbı sürekli değişim ve gelişim içinde olduğundan, gerek pratisyen gerek
uzman hekimlerin mezuniyetten sonra bu değişim ve gelişimlerden uzak kalmadan
mesleklerini icra edebilmeleri gerekmektedir. Bunu için dünyada genellikle uygulanan
“Kredilendirme Sistemi” uygun bir yol olarak görülmektedir. Aynı düşünce içinde
“Avrupa Tıp Uzmanları Derneği (UEMS)”de bu tür kredilendirmeyi kabul etmiştir. Böyle
bir kredilendirme sisteminin bağımsız ve ulusal bir kuruluş olarak Türk Tabipler Birliği
tarafından gerçekleştirilmesi her yıl için hekimlik lisansının yenilenmesini olası kılacaktır.
Bu kredilendirmenin, eğitim etkinliklerine katılımı özendirmek ve kalite denetimini
sağlamak gibi yararları da olacaktır. Bu birlik ile bağların güçlendirilip yaygınlaştırılması
Avrupa Birliğine uyum çerçevesinde ortak bir kredi sistemine girmemizi de
kolaylaştıracaktır.
3. Bugün için bazı sağlık kuruluşlarınca gönüllülük temelinde yürütülen bu girişime Türk
Tabipler Birliği, Ankara Eczacı Odası katılımı ile ATONET adı altında, Sürekli Tıp
Eğitimi mesleki eğitim ve mesleki danışmanlık hizmeti vererek destek olmakla birlikte
bunun yasal zorunluluk çerçevesinde oturtulması uygun olacaktır.
4. Sağlık politikası düzeyinde öncelikle ele alınması gereken önemli konulardan biri, Sağlık
Bakanlığı ve ilgili kuruluşların temsil edildiği özerk bir “Sağlık Üst Kurulu”nun
oluşturulmasıdır. Yüksek Sağlık Şurası’nın görev, yetki ve sorumlulukları bu çerçevede
yeniden gözden geçirilmelidir.
Tüketici Örgütleri
1. Kanun tasarıları hakkında sadece resmi kurumlarla meslek örgütlerinin değil, hizmetten
yararlanacak sivil toplum (tüketici) örgütlerinin de görüşleri alınmalıdır.
ÖZELLEŞTİRME-ÖZERKLEŞME
1. Kamuya ait ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşları özerkleştirilmelidir.
2. Daha pahalı bir yatırım gerektiren hastanecilik işletmeciliğini özel sektör ve vakıflar
üstlenmelidir.
3. Reformlar çerçevesinde hastanelerin özerkleşmesi konusu ele alınmalıdır.
4. Sağlık alanında sivil örgütler ve vakıflara destek verilmelidir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://199 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
ÖZLÜK HAKLARI
1. Sağlık sektöründeki her düzeydeki personelin SES ile ilgili görev, yetki ve sorumlulukları
tanımlanarak yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
2. Kamu ve özelde SAİG’e sendikalaşma hakkı verilmeli, ücretleri iyileştirilmelidir.
3. Hizmetin verim ve niteliği için uzmanlaşma kadrolarının kısıtlı oluşu dikkate alınarak,
sağlık personelinin statü kaybını önleyecek hizmet içi eğitimler ve özlük haklarında
düzenlemeler yapılmalıdır.
4. Kaynak israfı denilince, genel olarak, bütçe ile ilgili parasal olanaklar akla gelmektedir.
Oysa parasal olanakların israfı kadar SAİG nün yerinde kullanılması, gerekli atama ve
çalışma kadro olanakları verilmemesi nedeniyle olan SAİG kaynağında ki israf daha
önemlidir. 21. yüzyıl anlayışı ile buna son verecek önlemler alınmalıdır.
5. Sağlık sektöründe bilgisayar okur – yazarlığının yaygınlaştırılması SES için de önemli bir
faktördür. Bu personel maddi olarak desteklenmeli ve bilgisayar eğitim düzeylerini
yükseltici önlemler alınmalıdır.
REHABİLİTASYON
1. Rehabilitasyon hizmetleri sunumunda eksikliği tamamlayan elamanlar yetiştirilmelidir.
İstihdam için gerekli mevzuat hazırlanmalıdır. Rehabilitasyon hizmeti veren insangücü
kaynaklarını yetiştiren eğitim kurumlarında standardizasyon eksikliği giderilmelidir.
2. Sağlık Bakanlığı bünyesinde “Rehabilitasyon Bilimsel Danışma Kurulu” kurulmalıdır. Bu
kurul DPT, Özürlüler İdaresi Başkanlığı, YÖK ve TTB ile işbirliği yaparak ülkenin
rehabilitasyon politikalarının planlanması, organizasyonu, uygulanması, geliştirilmesi,
izlenmesi ve denetlenmesinde sorumlu ve yetkili olmalıdır.
SAĞLIK İNSANGÜCÜ (SAİG)
1. SAİG’in, 21. yüz yıl anlayışıyla, nicelik ve nitelik bakımından yeniden değerlendirilmesi
gerekmektedir.
2. SAİG’in niceliği, mevcut düzen, kamu kadrolarına ve nüfusa göre değil WHO’nun (istek +
ihtiyaç + nüfus + hedef) ve iş yükü yöntemlerine göre planlanmalıdır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://200 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
3. Dış ülkelerin sayısal durumlarını değerlendirirken, bu duruma gelmelerinde uyguladıkları
sosyo-ekonomik, kültürel siyasal ve sağlık politikaları da dikkate alınmalıdır.
4. Bazı mesleklerde sayısal sınırlamaya gidilirken, günümüzdeki sağlık sorunları,
teknolojideki gelişmeler dikkate alınmalı, bazılarında da sayılar artırılmalıdır. (radyoloji
ve laboratuar teknisyenleri, tıbbi fizik, nükleer korunma uzmanlığı gibi).
5. Eğitim kurumları kapasitesine ilişkin kararların 4-6 yıl gibi uzun sürede sonuç vereceği,
bu nedenle rasyonel olmayan değişikliklerin düzeltilmesinin olanaksız sorunlar yaratacağı
unutulmamalı, SAİG planlamaları geleceğe yönelik yapılmalıdır.
6. İnsan gücü planlanmasında, Sağlık Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, YÖK, DPT, SSK, meslek
örgütleri ve ilgili diğer kuruluşlar etkili bir koordinasyon içinde çalışmalıdır.
Hekim
1. Basamaklara ayrılmış biçimde sunulan sağlık hizmeti iyi organize edilerek “tıp
doktorluğu” özendirilmeli, uzmanlaşma mecburiyeti ortadan kaldırılmalı, ihtiyaca göre
uzman yetiştirilmelidir.
2. Basamaklara ayrılmış hizmetin esas olduğu toplumsal sağlık örgütlenmeye uygun olarak
hekim ihtiyacı gerçekçi bir şekilde tespit edilmeli, tıp fakültelerinin yeterliliklerine göre
öğrenci sayıları ve dağılımı belirlenmelidir.
3. Mezuniyet öncesi tıp eğitiminin, ülke çapında bu eğitimi veren kuruluşların ülkemiz
gerçeklerini dikkate almış bir standardizasyonunun bulunmaması, mezun olan hekimlerin
genel pratisyenlik uzmanlığına doğru yönelişine neden olmakta, hatta bunu teşvik
etmektedir. Bu standardizasyonun sağlanamaması ve “sağlıkta insangücü” planlamasının
yapılmamış olması, en azından belli alanlarda ülke gereksiniminden fazla sayıda uzman
hekim yetiştirilmesine neden olmakta ve bu da ciddi istihdam sorunlarını gündeme
getirmektedir.
Dişhekimi
1. Yatırım giderlerinin fazlalığı, istihdam darlığı nedeniyle serbest çalışan muayenehane
hekim ve dişhekimlerinden yararlanılacak sistem uygulanmalıdır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://201 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
2. Ağız-diş sağlığı hizmetleri birinci basamaktan başlatılmalı, sağlık ocaklarına diş hekimi
kadrosu konmalıdır.
Eczacı
1. Eczacılardan tıbbi danışman olarak yararlanılabilinmesi, biyokimya gibi laboratuar
dallarında uzmanlaşma olanakları sağlanmalıdır.
Hemşire - Ebe
1. Ebe ve hemşirelerin kamu dışındaki çalışma alanları çok kısıtlı olduğundan kamu
kurumlarının kendilerini istihdamı, ekonomik olanakları tartışılsa da, işsizlikten kurtuluş
nedenleri olmuştur. Yeni istihdam alanları yaratılmalıdır.
2. Sağlık hizmetleri meslek okulları, hemşirelik yüksek okulları ve sağlık yüksek
okullarından mezun olanların kazandıkları unvanlara uygun kadrolar kamu kurumlarında
da konmalıdır (sağlık teknikerleri, ebe, hemşire, sağlık memurları gibi).
Sağlık Teknikerleri
1. Sağlık meslek yüksek okulu mezunlarının meslek tanımları yapılmalıdır.
2. Sağlık meslek yüksek okulu mezunlarının yetki ve sorumlulukları belirlenmelidir.
3. Sağlık meslek yüksek okulu mezunlarına kadro tahsis edilmelidir.
4. Sağlık meslek yüksek okulu mezunlarının eğitim programları yeniden belirlenmelidir.
5. Gelişmiş ülkelerde meslek eğitimi, 18 yaşını doldurduktan sonraki devreye rastlayan
dönemlerde verilecek şekilde, eğitim sistemi düzenlenmiştir. Oysa ülkemizde sağlık
meslek liselerinin kapatılan hemşirelik bölümleri yerine ilkyardım ve acil bakım
teknisyeni bölümleri açılmıştır. Henüz kendi gelişim süreçlerini tamamlamamış olan
adölesan çağındaki gençlere meslek sorumluluğu yüklenilmeye çalışılmaktadır.
Sağlık Yöneticileri Ve Sağlık Eğiticileri
1. Birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurumlarına “sağlık eğitimcisi” ve “sağlık
yöneticisi” kadroları tahsis edilmelidir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://202 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
2. Sağlık eğitimi üniteleri kurulmalı ve buralarda sağlık eğitimcisi kadrosuyla personel
istihdamı yapılmalıdır. Yine bu sağlık kurumlarının yönetimi, profesyonel eğitim almış
sağlık yöneticilerine bırakılmalıdır.
Sağlık Demografı
1. Sağlıkla ilgili verilerin toplanması yetersiz, aynı konuda çok değişik göstergeler olmamalı,
Sağlık Bakanlığı Sağlık Propagandası Tıbbi İstatistik Genel Müdürlüğünün
kaldırılmasının hatası düzeltilmeli, sağlık demografı yetiştirilmesi sağlanmalıdır.
Mikrobiyolog, Diyetisyen, Sosyal Hizmet Uzmanı:
1. Avrupa Kemik İliği Transplantasyon Birliği’nin (EBMT) şart koştuğu; mikrobiyolog,
diyetisyen, sosyal hizmet uzmanı, fizik tedavi uzmanı, psikoterapi uzmanı, veri kayıt
görevlisi kadrosu tahsis edilmelidir.
Tıbbi Fizik Uzmanlığı
1. Günümüzde tıbbi tanı ve tedavi amaçlı, iyonlaştırıcı radyasyon uygulamaları artmıştır.
İnsanlar için riski azaltmak, hizmetin maliyetinden tam yararlanmak için: tıbbi fizik
uzmanlarının nicelik ve niteliği arttırmalı, cihaz ve insangücü standartları belirlenmeli,
kalite güvence ve kalite kontrol sistemleri kurulup, etkin bir yönetim ve denetim sistemi
sağlanmalıdır.
Ev Ekonomistleri
1. Sağlık Kurumlarında kurum ev idaresi (Hausekeeping) alanında 4 yıllık lisans eğitimi
görmüş, bu alanda en az bir sömestre staj yapmış ev ekonomistleri istihdam edilmelidir.
Radyoloji ve Laboratuvar Teknisyenleri, Nükleer Korunma Uzmanlığı
1. Bazı mesleklerde sayısal sınırlamaya gidilirken, günümüzdeki sağlık sorunları,
teknolojideki gelişmeler dikkate alınmalı, bazılarında da sayılar artırılmalıdır (radyoloji ve
laboratuar teknisyenleri, tıbbi fizik, nükleer korunma uzmanlığı gibi).
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://203 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
SANAYİ
1. Üniversitelerimizin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmaları konusunda her türlü önlemler
alınmalı, bölge kalkınmasında ve illerin yatırım ihtiyaçlarının karşılanmasında
üniversitelerimizden yararlanılmalıdır.
2. SAİG hizmetlerinde önemli bir yeri olan tıbbi sanayinin, ülke ihtiyaçları ve teknolojik
gelişmeler dikkate alınmalı, üretim planlamasında maliyet-yarar hesabı yapılarak teşvik
edilmelidir.
3. Sağlık alanına çeşitli konulardaki (ilaç, kozmetik, gıda gibi) ihtiyaca cevap verebilecek
referans laboratuarları ya da yeni sistemlerin getireceği çeşitli kurumlar (akredite edilmiş
kurumlar gibi) kurulmalıdır.
SEKTÖRLER ARASI İŞBİRLİĞİ
1. Sağlık hizmetlerinin sunumu ve finansmanında sektör içindeki endüstrilerin özelliklerine
dikkat edilmelidir.
2. Özel sektör teşvik edilmelidir.
3. Sağlık sektörü politikaları katılımcı metot ile üretilmelidir.
4. “Sağlıklı kamu politikası”nı geliştirecek mekanizmalar kurulmalıdır. Bilindiği üzere,
toplum sağlığı üzerinde etkisi en çok olacak kararlar genellikle sağlık sektörünün dışında
verilmektedir. Geleneksel olarak herhangi bir kamu politikası amaç, içerik ve politikanın
sınırları ile ilgili olmakta ancak bu politikanın sağlık gibi diğer sektörler üzerindeki etkisi
göz ardı edilmektedir. Sağlıklı kamu politikası ise bu geleneksel sınırların dışına çıkmakta
ve herhangi bir politikanın amaç ve içeriğini, politika yapma sürecini ve sağlık üzerine
yaptığı etkiyi ele almaktadır. Diğer bir deyişle, sağlıklı kamu politikası çerçevesinde,
diğer sektörlerde alınan kararların sağlık üzerindeki etkisinin sorgulanması söz konusudur.
Bu türde bir uygulamanın benimsenmesi çağdaş yaklaşımlar içindeki en önemli
unsurlardan biri olan “sektörlerarası işbirliği”ni de gündeme getirecektir.
5. Devlet içinde sağlıkla ilgili birimler özel sektörle koordine edilmelidir.
SENDİKALAŞMA
1. Kamu ve özelde SAİG’e sendikalaşma hakkı verilmelidir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://204 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
SERBEST ÇALIŞMA
1. Kamu da görevli olmamak ve hekimlerce tanı konulup sevk edilmek koşulu ile
fizyoterapistlere, uzman psikologlara, hemşirelere, ebelere, sağlık memurlarına ve
diyetisyenlere bakım ve tedavi planlaması merkezi açmak yetkisi verilmelidir. Doğal
afetler, trafik-iş-ev kazaları, özürlülerin artan sayısı ve toplumun sağlıklı yaşam
konusunda bilinçlenmesi gibi nedenler, bu meslek mensuplarına özel klinik açmak yetkisi
verilmesinin önemini artırmaktadır.
2. Kalkınmada öncelikle yörelerde, muayenehane, eczane açmak isteyenler için teşvik edici
krediler, vergi indirimleri, lojman kirası gibi özendirici önlemler alınmalıdır.
3. SAİG dağılımında denge sağlamak için, iş yeri açma ruhsatı bakanlık ve meslek
odalarınca verilmelidir.
SOSYALİZASYON
1. Anayasa’da öngörülen genel sağlık sigortası sistemi ve 224 Sayılı Kanun başta olmak
üzere yürürlükteki kanunlar uygulanmalıdır.
2. Sağlık hizmetlerinde maliyeti yükseltecek davranışlardan kaçınılmalı, kaynakların israf
edilmesini önleyecek tedbirler öncelikle alınmalıdır.
SOSYAL GÜVENLİK
1. Sağlık sisteminin finansmanında sosyal sigortacılık temeline dayalı genel sağlık sigortası
uygulamasına geçilmelidir.
2. Kişinin sağlığı bozulduğunda başvurabileceği ve yaşlandığında hayatını mutlu bir şekilde
devam ettirebileceği bir gelir düzeyine ulaşmasına yönelik bir sağlık ve sosyal güvenlik
sistemi oluşturulmalıdır.
3. Bunun yerine getirilebilmesi için sağlık hizmetlerinin niteliğinin yükseltilmesi ve
etkinleştirilmesi amacı doğrultusunda finansman, yönetim, organizasyon, insangücü
hizmet arzı ve mevzuatlar yeniden düzenlenerek, tüm vatandaşları kapsayacak tek bir
sağlık sigortası sistemine kavuşturulması, sağlık sisteminin yeniden düzenlenmesi ve
temel sağlık hizmetlerinin güçlendirilerek daha geniş vatandaş kitlesine bedelsiz olarak
sunulması gerekir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://205 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
4. VIII. Plan döneminde tüm toplumun sağlık güvencesine kavuşturulması temel amaç
olmalıdır. Bu gerçekleştirilirken sosyal devlet anlayışına uygun, aktueryal dengeye dayalı,
ödeme gücü olmayanların devlet tarafından desteklendiği, temel ihtiyaçları benimseyen
bir temel teminat paketini içeren düzenlemeler yapılmalıdır. Bu teminat paketi içinde
hangi hastalık ya da grupların öncelik alacağı bilimsel yöntemlerle sistematik olarak
belirlenmelidir.
5. Hizmet finansmanı ulaşılabilirlik ile birlikte düşünülmeli, eksik sigortalılık olgusunun
önlenmesi için hizmetlere ulaşılabilirlik önündeki engeller ortadan kaldırılmalıdır. Bu
kapsamda özel sağlık sigortacılığı teşvik edilerek mükerrer sigorta önlenmelidir.
STANDARDİZASYON
1. Sağlık hizmetleri standardize (alt kalite sınırı olarak) edilmelidir.
TAM SÜRE
1. Kamu kurumlarında, tatmin edici bir ücret ve özel olanaklar sağlanarak tam-gün
çalışmaya dönülmelidir (muayenehane ve eczane açmada nüfusa göre dağılım göz önüne
alınarak ruhsat verilmesi, yüksek öğretim üyelerine kesinlikle tam-gün çalışma esasının
uygulanması).
TEDAVİ HİZMETLERİ
1. Sağlık işletmelerinin kapasitelerinden azami derecede yararlanılmalıdır.
2. Sağlık sektörü üst kademe yönetimleri ve finansal yöneticileri profesyonelleşmeli ve
geliştirilmeleri sağlanmalıdır.
3. Söz konusu yasalar ve bu yasalara dayanarak Sağlık Bakanlığınca hazırlanan yönetmelik
taslakları (Tıbbi Cihazlar Yönetmelik Taslağı, Vücuda Yerleştirilebilir Aktif Tıbbi
Cihazlar Yönetmelik Taslağı İnvitro Tanı Kitleri Yönetmelik Taslağı, Oyuncaklar
Yönetmelik Taslağı vb.) tıbbi ürünlerin üretimi, satışı ve kullanımı ile ilgili olarak
Bakanlığına birçok görevler yüklemektedir. Bu görevlerin ifası ancak konu ile ilgili teknik
ve bilgi donanıma sahip birimlerin varlığı ile mümkündür. Bu çerçevede Bakanlık da
konuyla milli mevzuatı ve sektörel denetim mekanizmalarını oluşturmak zorundadır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://206 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
4. Bütün bu nedenlerle tıbbi cihazların ülkemizde üretimi, ithalatı, satışa ile piyasa
denetimlerini yapmak, üretici, ithalatçı, satıcılar ile ürünlere ait sicil bilgilerini tutmak,
bununla ilgili gerekli yasal mevzuatı hazırlamak ve uygulamak üzere teknik ve bilgi
donanımına sahip bir birimin Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulması büyük bir önem arz
etmektedir.
5. Hastalanan ya da kazaya uğrayan kişi için ambulans çağırabilmek için bir telefon
numarası ve ambulansı olay yerine yönlendirecek, gerektiğinde telefondaki kişiye bilgi
verecek, ambulans gidene kadar yapılabilecekler konusunda kişileri yönlendirecek bir
haberleşme merkezi kurulmalıdır.
6. Haberleşme merkezinde iletişimi sağlama becerisine sahip eğitilmiş eleman veya doktor
bulundurulmalıdır.
7. Bulunulan bölgenin gereksinimlerine ve kapasitesine (nüfus yoğunluğu, sağlık
kuruluşlarına uzaklığı, trafik yoğunluğu-ulaşım olanakları) uygun ambulans istasyonları
kurulmalıdır.
8. Ambulanslarda, acil bakım hizmeti verebilecek ambulans ve acil bakım teknikerleri
görevlendirilmelidir.
9. Acil hastalara acil bakım verecek yeterli donanıma ve yatak kapasitesine sahip acil
servisler ve acil bakım konusunda eğitim almış acil servis doktor ve hemşiresi olmalıdır.
10. Ambulansta kullanılan araç – gerecin bakımı, onarımı, kullanılan sarf malzemelerinin
yerine konabilmesi için bakım onarım merkezi, sarf malzeme deposu, kumaş cinsi
malzemelerin temizlenebileceği çamaşırhane ve tek kullanımlık olmayan malzemeler için
sterilizasyon olanakları olmalıdır.
11. Afetlerde, (fazla yaralı olan) çok büyük olaylarda hizmet verebilecek kapasitede hazırlıklı
olunmalıdır.
12. Her ne kadar ülkemizin toplumsal ve kişisel sağlık sorunlarının büyük bir kısmı topluma
sunulacak koruyucu sağlık hizmetleri ile çözümlenebilecek nitelikte olsa da her zaman
gereksinim duyulan tedavi edici sağlık hizmetlerinin hedefi de halkımıza kaliteli,
erişilebilir, hasta haklarına saygılı ve güler yüzlü hizmet sunmak olmalıdır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://207 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
13. Sağlık kuruluşlarının reorganizasyonu ile çok başlılıktan arındırılarak sağlıkla ilgili
sorumlu tek kurum Sağlık Bakanlığı olacak şekilde yapılanmaya gidilmelidir :
• Konusunda eğitim almış sağlık personelinin görev aldığı geriatri sağlık ve danışma
merkezleri ile evde bakım servisleri oluşturulmalıdır,
• Multidisipliner uzman kadronun yer aldığı merkezler (tanı-tedavi-rehabilitasyon
amaçlı) oluşturulmalı, düzenli ve kolay randevu alabilme sistemi geliştirilmelidir,
• Adölesan sağlık merkezleri oluşturulmalı, bu merkezler çalışan çocuk ve sokak
çocuklarının sığınacakları üniteleri kapsamalıdır,
• Kronik hastalıklar (diabet, hipertansiyon, astım, romatizmal hastalıklar gibi) için
hasta danışma tanı, izleme, eğitim merkezleri en küçük sağlık kuruluşlarında bile
oluşturulmalıdır,
• Özürlü sağlığı ve danışma merkezleri ile özürlülerin yaşamlarını kolaylaştıran alt
yapılar oluşturulmalıdır,
• Adli tıp merkezlerinde analiz laboratuarları ve personel konusunda
reorganizasyona gidilmelidir.
14. Zehirlenme ve ilaç danışma hatlarının yaygınlaştırılması ve etkinleştirilmesi
sağlanmalıdır.
15. Tedavi hizmetlerinde ayaktan tedavi yaklaşımına ağırlık kazandırılmalı, aile hekimliğine
öncelik verilmelidir.
TEK ELDEN YÖNETİM
14. SSK, Bağ-Kur veEmekli Sandığı primleri tek elde toplanmalıdır.
15. Prim toplayan ve hizmet üreten kurumlar ayrılmalıdır.
TOPLUM EĞİTİMİ
1. Sağlık sunumunun bütün kademelerindeki hizmetin her yönden başarılı olması ve
toplumun katkı ve katılımının gerektiği ölçüde sağlanması için “sürekli toplum eğitimi”
yapılmalıdır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://208 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
2. Bu eğitim, sağlık sorunlarının öncelikleri dikkate alınarak, bir merkezden yönetilip
değerlendirilmeli ve denetlenmelidir.
3. Hasta haklarının gerekleri, gereksinime uygun hizmet dağılımı ile hasta-sağlık çalışanı
arasındaki her türlü iletişim etik kurallar çerçevesinde olmalıdır.
4. Anayasamızın 56. maddesi “Herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşamak hakkı, çevre
sağlığını korumak ve kirlenmesini önlemek” ödevlerini devlet ile birlikte vatandaşlara da
vermiştir. Ayrıca, 224 Sayılı Yasada da (22 ve 23. maddeler) bu şekilde yer almasına
rağmen halkın katılım ve katkıları yetersizdir. Bu konuda da, ilgili sektörler ve sivil
toplum örgütleri ile işbirliği yapılmalıdır.
TEKNOLOJİ
1. Tıbbi cihazların ülkemizde üretimi, ithalatı, satışı ile piyasa denetimlerini yapmak, üretici,
ithalatçı, satıcılar ile ürünlere ait sicil bilgilerini tutmak, gerekli mevzuatı hazırlamak ve
uygulamak üzere teknik donanıma ve uzmanlık birikimine sahip bir birim Sağlık
Bakanlığı bünyesinde kurulmalıdır.
ÜCRETLER
1. Hizmette eşit işe eşit ücret ilkesine aykırılıklardan başka, sosyal güvenlik kurumlarının
farklı normlarda hizmet vermesi sorunu da çözümlenmelidir. Örneğin, Bağ-Kur mensubu
bir diş hekiminin emekli aylığı, yanında çalışan sosyal sigortalı teknisyenin yarısı
kadardır.
2. Sağlık insangücünün ücretlendirme politikaları ivedilikle ele alınmalıdır. Bu politikalarda
aile hekimliğini ve öncelikli yöreleri teşvik edici bir bakış açısı benimsenmelidir.
YASAL VE KURUMSAL DÜZENLEMELER
1. Sağlık sektöründe finansal planlama, organizasyon, yürütme ve denetim faaliyetlerini
ilgilendiren mevzuat günün koşullarını uygun hale getirilmelidir.
2. Kent tipi birinci basamak sağlık hizmeti sunum modeli geliştirilerek, yapılanma bir yasal
düzenlemeye bağlanmalıdır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://209 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
3. Sağlık hizmetinin talebinde sigorta sistemi içerisinde getirilecek bir sevk zinciri
kurulmasına ve sigorta sisteminden yararlanmanın temel koşulu olarak sevk zincirine
uymanın sağlanması ile ilgili yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
4. Ülkemizde tüm sağlık kurum ve kuruluşlarını içerisine alacak bir finansal bilgi ağının
oluşmasını ve bilgi akışının sürekliliğini sağlayacak yasal düzenleme yapılmalıdır.
5. Sağlık sektöründeki hizmet alımlarına, hizmet paketlerinin kapsamlarının düzenlenmesine
imkan verecek, hizmet maliyetlerinin belirlenmesi ve bu hizmetler ile ilgili denetimlere
referans olacak bir özerk kuruluşun kurulması için yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
6. Ulusal sağlık bilgi sistemi ağı kurulmalı ve sektör içindeki bütün birimlerin sağlık bilgi
sistemine maliyet ve finansal bilgilerini de sunmasını sağlayacak yasal düzenlemeler
yapılmalıdır. Kurulacak sistem, kısa ve uzun dönemde sunulacak hizmetlerde toplam
kalite yönetimi ile ilgili 21. yüzyıl hedefine uygun biçimde dizayn edilmelidir.
7. Sağlık yatırımları ile ilgili olarak yabancı sermayeyi teşvik edecek yasal düzenlemeler
yapılmalıdır.
8. Sağlık Bakanlığının sağlık sektörü içindeki rolü yeniden belirlenmelidir.
9. "Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu” uygulanabilirliği açısından tekrar değerlendirilmelidir.
10. 1990’lardan beri üzerinde çalışılan “Sağlık Hizmetleri Reformu” ve buna bağlı
oluşturulan yasal düzenlemeler 2000’li yılların çağdaş anlayışı kapsamında çok sektörlü
bir çalışma ile tekrar incelenmeli ve yeniden düzenlenmelidir.
11. UHK’nun günümüz şartlarına göre yeniden düzenlenmesi ve 224 sayılı yasanın gerekli
işlerliği kazanması sağlanmalıdır.
12. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün gençlere yönelik faaliyetlerini düzenleyen yasaların
uygulanır duruma getirilmesi sağlanmalıdır.
13. Adölesan gebeliğin önlenmesi için evlenme yaşının yükseltilmesine ilişkin mevzuat
çıkarılmalıdır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://210 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
14. MEB okul sağlığı ile ilgili yasal düzenlemeler yapmalıdır (okula hekim-hemşire kadrosu
verilmesi, tam gün eğitime geçilmesi, beslenme programlarının ilgili bakanlık tarafından
sağlaması gibi).
15. “Birinci Basamak Sağlık Hizmetleri ve Aile Hekimliği Hakkında Yasa” çıkarılmalıdır.
16. “Birinci Basamakta Klinik Protokoller Bilimsel Danışma Kurulu”, “Ruh Sağlığı Eşgüdüm
Kurulu”, “Rehabilitasyon Bilimsel Danışma Kurulu” ve “İş ve Çevre Sağlığı Enstitüsü”
kurulmalıdır.
17. Birinci basamak ruh sağlığı hizmetlerinin planlanmasını, uygulanmasını ve sürdürülmesini
takip etmek amacıyla il bazında kamu kurumları, yerel yönetim ve üniversitelerin işbirliği
ile yürütülecek, üniversiteler bünyesinde ruh sağlığı merkezleri kurulmalıdır.
18. Özürlülükle ilgili araştırma, eğitim gibi görevleri, yerel yönetimler bünyesinde, ilgili diğer
kurum ve kuruluşlarla işbirliği içinde görev yapmak üzere “Özürlü Danışma Merkezleri”
kurulmalıdır.
19. Genetik hastalıklardan korunmak amacıyla sağlık personeli ve halkın eğitimi için
“Genetik Danışma Merkezleri” kurulmalıdır.
20. Yataklı Tedavi Kurumları Yönetimi Yasa Tasarısı hazırlanarak, dönem içinde
yasalaşmalıdır.
21. Gıda güvenliğinin sağlanmasında etkin bir sistem olan “Tehlikeli Analizleri Kritik
Kontrol Noktaları (HACCP-Hazard Analysis Critical Control Points)" sisteminin
öncelikle hayvansal ürünler (et, süt, balık ve diğer su ürünleri) üreten büyük ölçekli üretim
yerlerinden başlatılarak, yaygınlaştırılmalı, bu amaçla gerekli eğitim, üretim ve denetim
elemanlarınca sağlanmalı (üniversiteler ve meslek kuruluşları ile işbirliği yapılarak
hazırlanacak sertifika programları ile) ve gıda müfettişliği sistemi kurulmalıdır.
22. Ruh sağlığı hizmetlerini temel sağlık hizmetleri çerçevesinde de ele alan bir Ruh Sağlığı
Yasası hazırlanmalıdır.
23. Çocuk ve ergen ruh sağlığı uzman hekimlerinin, devlet hastanelerinde ve ana çocuk
sağlığı merkezlerinde görev alması sağlanmalıdır.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://211 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
24. Kentsel ve kırsal alanlarda, çöplerden kaynaklanan çevre kirliliğinin önüne geçmek üzere,
yakma, kompostlama veya geri dönüşümle, atıkların en az seviyeye indirilmesine ilişkin
teknolojiler geliştirilmeli ve 1593 Sayılı Kanunun 248. madesi günün gereklerine göre
değiştirilmelidir.
25. Sosyal güvencesi ve ekonomik alım gücü olmayanlara kontraseptif hizmetler temel sağlık
hizmetleri birimlerinde ve hastanelerde ücretsiz verilmelidir.
26. Sağlık hizmetlerinin niteliğini yükseltecek, istihdam olanaklarını genişletecek, SAİG’in
özlük haklarını çağın gerektirdiği düzeye getirecek, hizmetin maliyetini düşürecek yeni
yapılanma gereklidir.
27. Günümüzde de geçerliliğini koruyan eski kanunlarımızın maddeleri eksiksiz uygulanmalı,
güncelliğini kaybedenler (1219, 6023, 3224, 6283, 6197, 3153 gibi) ya değiştirilmeli ya da
yenileri çıkarılmalı, meslek yasası olmayan mesleklerin yasaları çıkarılmalıdır.
28. Kanun tasarıları hakkında sadece resmi kurumlarla meslek örgütlerinin değil, hizmetten
yararlanacak sivil toplum (tüketici) örgütlerinin de görüşleri alınmalıdır.
29. SAİG’in çağımıza uygun görevlerinin tanımı (yetki ve sorumlulukları), açıkça
belirlenmeli, 1219 Sayılı Kanunda yer almayanlar ilave edilmeli ya da “Sağlık Meslekleri
ve Uygulamaları” adıyla kapsamlı yeni bir kanun çıkarılmalıdır.
30. Kamu kurumlarında, sağlık hizmetleri meslek yüksek okulları, hemşirelik yüksek okulları
ve sağlık yüksek okullarından mezun olanların kazandıkları unvanlara uygun kadrolar
tahsis edilmelidir (sağlık teknikerleri, ebe, hemşire, sağlık memurları gibi).
31. Uygulaması gereken kanun maddeleri ve meslek örgüt yasaları için sürekli çalışacak bir
komisyon kurulmalıdır.
32. Tababet Uzmanlık Tüzüğü yenilenmeli, çağın gerektirdiği bazı dallar uzmanlık kapsamına
alınmalı, uzmanlık sınavları merkezi sistemle yapılarak uzmanlıkta standartlık
sağlanmalıdır.
33. Sağlık meslek eğitimi veren kuruluşların yönetim kadrolarında meslekten olanlara öncelik
verilmeli, bazı kurumlarda ihtiyaç fazlası istihdam edilen sağlık hizmetleri meslek yüksek
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://212 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
okulları ve hemşirelik yüksek okulları ve sağlık yüksek okulları, sağlık meslek lisesi
öğretmenleri de görevlendirilmelidir.
34. Sağlık politikası düzeyinde en önemli öncelik Sağlık Bakanlığının rol ve
sorumluluklarının yeniden düzenlenmesidir. Sağlık Bakanlığı hizmet üreten bir kuruluş
olmaktan çıkarılıp sağlık politikalarını belirleyen, bunları izleyen ve hizmet kalitesini
denetleyip hizmetlerde standardizasyonu gözeten bir kurum haline dönüştürülmelidir.
35. Sağlık hizmetlerinde çağdaş desantralizasyon ilkeleriyle uyumlu yeni bir yapılanmaya
gidilmelidir.
36. Sağlık politikası düzeyinde öncelik olarak ele alınması gereken önemli konulardan biri,
Sağlık Bakanlığı ve ilgili kuruluşların temsil edildiği özerk bir “Sağlık Üst Kurulu”nun
oluşturulmasıdır.
37. Ulusal Sağlık Politikasının belirlenmesi, sağlık hizmetlerinin çevreden merkeze mi yoksa,
merkezden çevreye doğru mu olacağı kararının verilmesi gerekmektedir.
38. Sağlıkta yeni insangücüne yönelik önerilen meslek gruplarının görev, yetki ve
sorumlulukları yasal düzenlemelerle belirlenmeli, istihdam sorunları çözümlenmelidir.
39. Vericilerden kan toplayacak, işleyecek ve dağıtacak büyük çaplı bölgesel kan merkezleri,
işlevini özel sektöre bırakmalıdır. Kar amacı gütmeyecek olan bu türlü organizasyonlara
yasalarca izin verilmesi, kan toplama işini kolaylaştıracağı gibi maliyetleri de belirgin
ölçüde düşürecektir. Sağlık Bakanlığına bu konuda düşen görev, yapacağı denetimleri
özellikle bu merkezlerde yoğunlaştırmaktır. Bu tür büyük çaplı merkezlerin kurulma,
yönetilme ve çalışma kuralları önceden Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenmeli ve
yürürlüğe konulmalıdır (Amerika Birleşik Devletleri, New York eyaletinde olduğu gibi
tüm ülke genelinde de bu problemlerini yukarıda belirtildiği şekilde 50 yıl önce çözüme
ulaştırmıştır).
40. Kan Bankacılığı ve Transfüzyon Tıbbı ihtisas dalı haline getirilmeli ve ülkemiz için bu
alanda faydalı olacak insangücü arttırılmalıdır.
41. SES işlemleri çok kapsamlı bir sistematiği, otomasyonu ve bürokratik işlemleri
gerektirmektedir. Bu işlerin ülke çapında organizasyonunda Sağlık Bakanlığı baş sorumlu
olmalı, diğer kamu ve özel kuruluş ve kişiler Bakanlığa yardımcı olmalıdır. Bu konuda
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://213 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
gerekli yasal düzenleme ile bürokratik işlemleri hızlandırıcı yasal düzenlemeler süratle
gerçekleştirilmelidir.
42. Sağlık Bakanlığı bünyesinde SES Genel Müdürlüğü süratle kurulmalıdır. Bu Genel
Müdürlük bünyesinde birisi Bakanlık içi, diğeri ülke çapında kurumlar arası enformasyon
ilişkilerini düzenlemek için iki kurul oluşturulmalıdır. Bu ikinci kurul, DİE, DPT, SSK,
üniversiteler ve ilgili bakanlıkların temsilcileri ve diğer ilgililerden oluşmalıdır. Bu
kurullar, SES ile ilgili planlama, organizasyon, denetleme, yeniden düzenleme görevlerini
üstlenmelidir. SES Genel Müdürlüğü gereken miktarda ve nitelikte eleman, malzeme ve
diğer olanaklarla donatılmalıdır. İl, ilçe ve hastane bazında SES ile koordineyi sağlayacak
Hastane Enformasyon Sistemleri (HES) üst-kurullarının da oluşturulması gereklidir.
43. Sağlık Bakanlığı ve Türk Standartları Enstitüsü birlikte çalışarak ülke çapında uluslararası
normlara uygun ve her basamak sağlık örgütü için gerekli standartları geliştirmeli ve ülke
genelinde kullanılması sağlanmalıdır. Bu amaca yönelik olarak Türk Standartları
Enstitüsünde “Sağlık Standartları Uzmanlık Komisyonu” oluşturulmalıdır.
44. Sağlık sektöründeki her düzeydeki personelin SES ile ilgili görev, yetki ve sorumlulukları
tanımlanarak yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
YENİ HİZMET BİRİMLERİ
1. Sağlık hizmetlerinde ki başarılarını, kullandıkları teknolojiyi örnek aldığımız gelişmiş
ülkelerdeki istihdam alanları örnek alınmalı veya çağın gerektiği yeni istihdam alanları
yaratılmalıdır.
2. 21. yüzyılın sağlık anlayışı ve hedeflerine uygun, sağlık tesisleri örgütlenme ve yönetimi,
aile hekimliği, okul sağlığı sağlık dersi öğretmenliği, evde bakım hizmetleri, beslenme
hizmetleri, tıbbi teknolog hizmetleri, araştırma ve geliştirme hizmetleri, biyomedikal
hizmetler, çevre, genetik ve geriatrik hizmet alanları, halk sağlığı hizmetleri, doğal afetler,
trafik-ev ve iş kazaları, iş sağlığı ve iş güvenliği, turizm gibi yeni hizmet alanlarında
SAİG deki tüm elemanlardan yararlanılmalı ve gerektiğinde vardiyalı çalıştırılmalıdır.
3. Toplumun değişen ihtiyaçları doğrultusunda yeni hizmet birimleri (geriatri, adölesan, fizik
tedavi, engelli vb bireylere yönelik merkezlerin) oluşturulmalı ve varolanlar
geliştirilmelidir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu
http://214 ekutup.dpt.gov.tr/saglik/oik577.pdf…
4. Etkililik, verimlilik, hasta haklarının gerekleri sağlık hizmetlerinin her kademesinde
ölçülmelidir.
YEREL YÖNETİM
1. Sağlık Hizmetlerinin sunumunda desantralizasyona geçilmelidir.
2. TBMM ile “Yerel Yönetimler Yasa Tasarısı”nın çağdaş sağlık hizmetleri ve AB normları
dikkate alınarak değerlendirilmelidir.



http://www.kalkinma.gov.tr sitesinden alıntıdir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder