26 Mayıs 2012 Cumartesi

Borsa'da nasıl kazanılır, kaybedilir, öneriler


Borsada yatırım yapmayı planlarken hesaplarınız nedir? Paranızı 2’ ye , 3’ e katlamak ya da daha fazlası mı? İnsanın kalbinden geçen budur elbette; ama siz asıl ne kadar kaybetmeye hazırsınız onu bir düşünün.

Borsa da yatırım yapmaya yeni başlayan bir kişi olabilirsiniz ya da geçmişi çok eskiye dayanan bir yatırımcı,
belki de bu işin aslı nedir diye düşünüp araştırma sürecinde de olabilirsiniz. Borsa da geçmişiniz ne olursa olsun muhtemel bir öykünüz vardır. İş yerindeki bir arkadaş, komşunuz ya da kurstan tanıdığınız herhangi biri sizi bu büyülü dünyanın içine itmiştir. Yatırım konusunda tecrübeli kişilere bir diyeceğim yok; ancak yolun daha başındaysanız yazının devamı sizler için.

Borsa da Yatırıma Psikolojik Hazırlık

Başlangıçta da belirttiğim gibi atacağınız ilk adım kendinizi borsada kazanmaya hazırladığınız gibi kaybetmeye de hazırlamaktır. Kazanmak güzeldir; insanı mutlu eder ancak kayıp anlarında da kontrolü elde tutup sağlıklı düşünebilmek ve en doğru kararı alabiliyor olmak gerekir.

Bir arkadaşım hisse senetlerine yatırım yapmaya karar vermiş ve beni aradı. 50.000 TL ‘ sinin olduğunu ve hisse senetlerine yatırım yaparsa sermayesini kaç liraya çıkarabileceğini öğrenmek istiyordu. Son günlerde borsa da ki çıkış haberlerini görmüş ve fırsatı kaçırmak istemiyor diye düşündüm. Sorusuna karşılık verdiğim cevap : Ne kadar kaybetmeye hazırsın? Sessizlik oldu; umduğu cevabı almamıştı, almadığı gibi birde beklemediği bir soru ile karşılaşmıştı. Üsteleyince verdiği cevap “ hiç” oldu ürkek bir sesle. Sizin de cevabınız bu ise buradaki heyecan size oldukça fazla gelebilir. Size tavsiyem riski olmayan yatırım araçlarını tercih edip gece uykunuzdan olmamanızdır.

Diğer taraftan yaptığınız işlemlerden hatırı sayılır kazançlar da elde edebilirsiniz. Bu durum da yeni yatırımcılar için tehlikelidir. Aşırı güven duygusu verebilir ve her yaptığınız işlemin aynı şekilde sonuçlanacağı hissine kapılabilirsiniz; özellikle “Boğa Piyasası” diye tabir edilen çıkış trendlerinde ya da “ralli” olarak adlandırılan borsanın rekor tazelediği dönemlerde görülür. Gözünüzü kapatıp bir hisse senedi seçersiniz ve ertesi gün kardasınızdır. Hiçbir bilgiye ihtiyaç yoktur; ne teknik analizden anlamaya ne de bilançolara bakmaya gerek duyulmaz. Siz suya atlayın yeter. Ama rüzgarın yönü değişip işler tersine döndüğünde, yatırım kararı almak artık eskisi kadar kolay değildir. Uzun süren çıkış trendi yerini kısa süreli, değişen trendlere bırakmıştır.

İnsanoğlu doğası gereği bir karar almadan önce başkalarının ne yaptığına bakma eğilimindedir. Başka bir deyişle maymun görür, maymun yapar. Şık bir mekana gidersiniz garson ne arzu ettiğinizi sorar, mönüye bakarsınız onca seçenek içerisinden seçiminizi bir türlü yapamazsınız ve yan masada oturan hiç tanımadığınız birinin tercihini tercihiniz yapabilirsiniz. Trafikte de benzer örnekler olabilir. Sürücüler sol şeridin daha akıcı olduğunu düşünüp şerit değiştirirler; bir “ sürü” hareketi başlar bir süre sonra sol şerit tıkanmış, sağ şerit çok daha hızlı akmaktadır. Bir dönem herkesin “oduncu gömleği” diye bilinen gömlekleri giydiği gibi hayatın her alanından örnekler artırılabilir. Size de tanıdık geliyor mu bu sahneler? Piyasalarda da çok sık görülür bu durum. İşte “sürü hareketi” başladığında da olan bundan farksızdır. Trend yönünün değişmeyeceği fikrinde olan kitleler “sürü hareketini” başlatır. Sonunda olan bellidir. Sürüden çıkmayı başaranlar, kar da yapmayı başarırlar; diğerleri, diğerleri uzun süreler taşımak zorunda oldukları yüksek maliyetli hisse senetlerine bakarak keşkeler serisini başlatırlar.

Borsada uzman yatırımcılar hiç mi kaybetmez diye düşünebilirsiniz. Elbette… Borsada kaybetmek, zarar yazmak olağandır. Profesyonel yatırımcılar bu duruma hazırlıklıdırlar. Psikolojik hazırlıkları, bilgi düzeyleri ve deneyimleri ile en doğru kararı alma becerisine ve cesaretine sahiptirler.

Bu anlattıklarım hevesinizi kırmasın. Bütün bu olan bitene rağmen borsamızın gelişmesi için yatırıma ve daha çok yatırımcıya ihtiyaç var. Bireylerin birikimini menkul kıymetlere yönlendirmesi , istenen ve olması gereken, kuruluşlarımızın yeni projelere cesaretle girebilmesi, kalkınmanın önünün açılması ve istihdamın artmasının sağlanması için teşvik edilmelidir. Bunun için menkul kıymetler borsasının işleyişinin, burada yatırım yapmanın bazı risklerinin olduğunun ve ancak bu risklerin doğru yönetilerek para kazanılabileceğinin yatırımcılar tarafından da bilinmesi gereklidir.

Bir milyonu aşan yatırımcı sayısı ile İMKB her çaptan yatırımcı tarafından ilgi görmekte ve takip edilmektedir. Umuyoruz ki bu sayı çok daha yüksek rakamlara ulaşır, bireylerin tasarruf değerleri artar.

http://www.ekonomitrend.com  sitesinden alıntıdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder