28 Mayıs 2012 Pazartesi

Atatürk'ün yazdığı kitaplar nelerdir ?


Mustafa Kemal Atatürk, yasaminin her döneminde kitapla bütünlesmistir. Bu okuma sevgisinin kendisine sagladigi bilgi birikimini zaman zaman yazmaya dönüstüren Atatürk, yasaminin farkli dönemlerinde farkli konularda kitaplar yazmistir. Yazdiklari gerek güncelligi, gerekse yol göstericiligi açisindan bu gün dahi tartismasiz greçekleri içermektedir. O'nun günümüzde hala
geçerliligini korumasi ileri görüslülügünün ve akilciliginin göstergelerinden biridir. Mustafa Kemal, özellikle II. Mesrutiyet'in (23 Temmuz 1908) ilanindan sonra tüm dikkat ve çalismasini askerlik üzerine yogunlastirilmistir. O,mesleki bilgileri artiracak yayinlarin yapilmasini gerkli görüyordu. Bu amaçla mesleginin ilkn yillarindan itibaren askerlikle ilgili birikimlerini asagida isimleri belirtilen kitaplarda toparlanmistir.
a) Takimin Muharebe Talimi b) Cumali Ordugahi c) Tabiye Tatbikat ve Seyahati d) Bölügün Muharebe Talimi e) Zabit ve Kumandan ile Hasbihal (Subay ve Komutan ile Konusmalar) f) Tabiye Meselesinin Halli ve Emirlerin Sureti Tahririne Dair Nesayih
NUTUK
Yurdumuzun parçalanip, isgal edildigi günlerden baslayarak, Türk tarihinde bir dönüm noktasi olan Istiklal Savasi'ni, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulusunu ve inkilaplarin yapilisini anlatan Nutuk, siyasi ve milli tarihimizin birinci elden, degerli bir kaynak eseridir.
Atatürk'ün kendi kaleminden çikan bu eser, yine Atatürk tarafindan, Cumhuriyet Halk Partisi'nin 15-20 Ekim 1927 tarihleri arasinda Ankara'da toplanan Ikinci Kurultayi'nda 36,5 saat süren ve alti günde okunan tarihi bir hitabeye dayandigi için Nutuk adini almistir.
Nutuk yalniz geçmis devrin bir hikayesi olarak dünümüzü anlatmakla kalmayip, yakin tarihimizden alinan ibret dolu tecrübelerle, milli varligimizin bugününe de yarinina da isik tutabilen bir deger tasimaktadir.
Nutuk, milleti ülkenin gelecegini belirleyecek olan milli birlik ilkesi etrafinda bilinçlendirip, kenetlendirerek, milli irade ve milli hakimiyet kavramlarinin harekete dönüstürülmesi yoluyla, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kurulusundan Cumhuriyetin ilanina kadar uzanan basarili bir tarihi akisin hikayesidir.
Nutuk ilk defa 1927 yilinda, biri asil metin, digeri belgeler olmak üzere Arap harfleriyle iki cilt olarak yayinlanmistir. Ayni yil, tek cilt halinde lüks bir baskisi da yapilmistir. Yazi inkilabindan sonra, bu ilk metnin okunmasi güçlestiginden, 1934 yilinda, Milli Egitim Bakanliginca üç cilt olarak yeniden basilmistir. Nutuk, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Arastirma Merkezince yeniden basilmistir.
BÖLÜGÜN MUHAREBE EGITIMI
"Bölük Muharebe Egitimi" olarak yayinlanan eser, meskun yerlerde muharebe, savunma ve taarruz konularini kapsamaktadir. Meskun yerlerin sinirlayici durumlarinin muharebeye etkisi, savunma mevziinin seçimi, savunma mevziinin hazirlanmasi, ates sahalarinin temizlenmesi, ates taksimi, ates tutmayan ölü bölgelerin kapatilmasi ve mevziin isgali gibi savunmanin esasini olusturan konular islenmistir. Ayrica taarruzda birligin aldigi tertip ve düzen, ilerleme, ates üstünlügü, ihtiyatlarin kullanilmasi gibi taarruz harekatinda her zaman karsilasilacak konular ele alinmistir.
Genç Kurmay Önyüzbasi Mustafa Kemal (Atatürk) tarafindan, Almanca aslindan tercüme edilen ve bagli oldugu ordunun egitimine katkisi olan bu eserden yeni nesillerin de faydalanabilmeleri için bugünkü Türkçe'ye çevrilmistir.
CUMALI ORDUGAHI
Cumali Ordugahi; Makedonya bölgesinde, Köprülü - Istip yolu üzerinde bulunmaktadir. Bu ordugahta, 3. Süvari Tümen Komutani Tuggeneral Suphi Pasa'nin komutasi altinda kurulan bir süvari tugayina egitim ve manevra yaptirilmistir. Bu manevraya katilan Mustafa Kemal, "Cumali Ordugahi" adli eserini yazmis; süvari, bölük, alay, tugay egitim ve manevralarini anlatmistir.
Mustafa Kemal bir kurmay subay olarak teorik bilgilere önem vermekte, ancak askeri tatbikat ve manevralardan sadece katilanlarin yararlanmasini yeterli görmemektedir. Bu yüzden, 10 gün süren bu tatbikat sirasinda tututugu gözlem notlarini, hazirlanan meseleleri ve komutanlarin yaptiklari elestirileri yazmis, bol kroki ile küçük bir brosür haline dönüstürmüstür. 12 Eylül 1909'da tamamladigi bu eseri, Selanik'te 1909 yilinda matbaa harfleriyle basilmistir. Eser; 39 sayfa metin ve 7 adet krokiden olusmaktadir.
TAKIMIN MUHAREBE EGITIMI
Bu kitap; Berlin Askeri Üniversitesi eski müdürlerinden General Litzmann'in "Seferber Mevcudunda Takim, Bölük ve Taburun Muharebe Talimleri" adli eserinin ilk bölümünü olusturmakta olup, Selanik'te 3.Ordu Karargahi'nda görevli, Kurmay Kidemli Yüzbasi Mustafa Kemal tarafindan Almanca'dan Osmanlica diline çevrilmis ve 1908 yilinda Selanik Asir Matbaasinda basilmistir.
Kitabin özü; seferi tam mevcutlu bir takimin, degisik hava sartlari ve çesitli arazide, basit bir mesele içinde muharebe yöntemlerinin uygulamasi, avci hatti teskiliyle bir avci hattinin ates muharebesi üzerinde toplanmaktadir.
Mustafa Kemal Pasa, subaylarin arazide yetistirilmesini amaçlayan tatbikatin, önemini vurgulayan bu eserini, 1911 yilinda 5. Kolordu Harekat Sube Müdürü iken yazmistir. Bu eserde, karsilikli olarak kirmizi ve mavi muharebe birliklerinin Selanik-Kilkis arasinda yaptiklari savunma ve taarruz uygulamalarinin degerlendirilmesi yapilmistir.
TAKTIK VE TATBIKAT GEZISI
Bu eserinde, bir muharebeyi sevk ve idarede belirli kurallarin olamadigini vurgulamasi yaninda, komutan olan kisinin nitelikleri üzerinde de durmustur. Bunlar ise; birligini barista ve savasta egitmek, yönetmek ve gözetmekteki üstün basari, elindeki kuvvetin eksikligini giderecek düsünce gücü ve astlarindan her konuda üstünlügü saglamaktir. Bunun yaninda, kisisel cesaret, baskalarinin hareketini önceden sezis ve harekatini en uygun zamanda yapabilme yetenegi olmalidir. Ortak amacin gerçeklestirilebilmesi için birliklerini basarili bir sekilde yönetmeli, astlari üzerinde etkili olmali ve otoritesini kurabilmelidir.
Bu eserde ayrica bir komutanin basarili olabilmesi için bu kurallari sadece okumus ve ögremis olmanin yeterli olamadigi, bunlarin tatbikatinin da önemi belirtilmistir
GEOMETRI
Atatürk bu kitabi ölümünden birbuçuk yil önce III. Türk Dil Kurultayindan hemen sonra 1936-1937 yili kis aylarinda Dolmabahçe Sarayinda kendi eliyle yazmistir. Atatürk Arapça ve Farsça terimlerle dolu ders kitaplarinin ögrenciler açisindan ögrenimi geciktirecegini düsünmüstü.
SUBAY VE KOMUTAN ILE KONUSMALAR
"Subay ve Komutan ile Konusmalar" Atatürkün askerlige iliskin eserlerinin en önemlilerinden birisidir. Bu eser, Atatürk, 1914 yilinda Kurmay Yarbay rütbesiyle Sofya askeri Atasesi olarak bulundugu sirada, Nuri conker'in "Zabit ve Kumandan (Subay ve Komutan)" adli kitabina karsilik olarak yazilmistir.
Genç subayin, içinde bulundugu ordudaki aksakliklari, hatalari nasil sezdigini; bunlara karsi tepkisiz kalmayarak üst makamlara hatalar ve çözüm yollarini nasil sundugunu; ülkenin içinde bulundugu askeri ve siyasal durumdan duydugu acilari kitabin birinci bölümünde bulmaktayiz.
Atatürk, bir subayin tasimasi gereken özveri, ölümü göze alma, emri altindakileri sevk ve idare edebilme, taarruz ruhu, insiyatif özellikleri hakkinda, Nuri Conker'in görüslerine katilmis ve kendi düsüncelerini de çesitli örneklerle destekleyerek açiklamistir.
Bunlarin yani sira, Türk kadininin, aslinda toplumu yaratmada çok etkili olabilecekken, suskunlugu seçtigini bütün açikligiyla ortaya koymaktan kendini alamamistir. Türk ulusu hakkinda ise "kuskusuz bizim ulusumuzun karakteri de bütün karakterler gibi yükselmeye ve istenen sekle girmeye elverislidir. Fakat kendi kendisine olmak kosuluyla..."dedikten sonra, disardan ulusumuzun karakterine yapilmak istenen etkilerin amacina ulasamayacagini vurgulamistir.
Subaylarda ve erlerdeki inisiyatif özelligine eserinde genis bir bölüm ayiran Atatürk, kendi dönemindeki ile daha önceki dönemlerde Osmanli ordusunu kiyaslamistir. Özellikle Trablusgarp Savasi'nda edindigi deneyimler ile kendiliginden hareket ve is görme özelliginin, olmasi gereken sinirini göstermistir.
Atatürk, eserin son bölümünde, Kuzey Afrika'da birlikte çarpistigi korkusuz ve yigit silah arkadaslarini anmis ve onlari "yüksek askerlik niteliklerine" sahip insanlar olarak tanimlamistir. Bu davranisi O'nun diger bütün üstünlüklerinin yani sira insancil yönünede taniklik eder.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder