28 Mayıs 2012 Pazartesi

ABD Ekonomisindeki son gelişmeler 2012



I. ABD EKONOMİSİ
Konjonktürel Gelişmeler 
ABD Merkez Bankası FED, Amerikan ekonomisindeki son gelişmeleri göz önünde
bulundurarak, bu yıla ait ekonomik büyüme ve enflasyon tahminlerini yükseltmiştir. Ekonominin bu

yıl yüzde 2,4-2,9 arasında büyüyeceğini öngörürken, bu rakamlar Ocak ayındaki yüzde 2,2-2,7
tahminlerinden yüzde 0,2 oranında bir artışa işaret etmektedir. FED, şu anda yüzde 8,2 ile son üç
yılın en düşük seviyesinde seyreden işsizlik  oranlarının ise yıl sonu itibarıyla yüzde 7,8-8'e
gerilemesini beklemektedir. Ocak ayında bu rakam yüzde 8,5 olarak belirlenmiştir. FED aynı
zamanda enflasyon tahminlerinde de yukarı yönlü değişikliğe gitmiş ve tahmin aralığını yüzde 1,4-
1,8 aralığından yüzde 1,9-2'e çıkarmıştır. Enflasyon tahmininde artışa gidilmekle birlikte, yeni
tahminler FED’in yüzde 2'lik  enflasyon hedefiyle paralellik göstermektedir.  2013 ve 2014  yılları
için ise büyümede aşağı yönde revizyonlara gitmiştir. Bu revizyona sebep olarak,  Bush vergi
indirimlerinin yılsonunda bitecek olması ve otomatik bütçe kesintilerinin 2013 yılında devreye
girecek olmasıyla büyümenin bir miktar yavaşlayacağı gösterilmiştir.
FED politika yapıcıları, istihdam piyasası koşulları iyileşirken, işsizlik oranının yüksek
seviyelerde kalmaya devam ettiğini vurgulamış ve bu nedenle  borçlanma maliyetlerinin 2014 yılı
sonuna kadar oldukça düşük seviyede tutulması kararını yinelemişlerdir.
ABD konut piyasasında Şubat ve Mart aylarında bir miktar iyileşme sağlanmakla birlikte,
piyasanın istikrarsız yapısı halen devam etmektedir.  Birinci el konut satışları, Mart ayında
beklenenden daha az düşmüştür.  Daha ucuz borçlanma maliyetlerinin gayrimenkul piyasasının
istikrar kazanmasına yardımcı olduğu söylenebilir.  İkinci el konut satışları ise, Mart ayında
beklenmedik bir şekilde düşmüş ve böylelikle son dört ayda üç kez düşüş göstermiştir. Hem birinci
el hem de ikinci el konut satışları birlikte değerlendirildiğinde,  ABD'de konut piyasasındaki
toparlanmanın düzensiz olduğu söylenebilir. Ancak, 20 kentteki konut fiyatları değişimini gösteren
S&P/Case-Shiller endeksi, Şubat ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,5 düşmüş ve son  bir
yılın en yavaş düşüşünü göstermiştir. Konut fiyatlarının çok fazla düşmemesi, piyasadaki zayıflığın
bir miktar giderilmesi yönünde önemli bir gelişme olarak görülebilir.
Diğer yandan olumsuz bir gelişme olarak, yeni konut başlangıçları Mart ayında beklenenden
daha düşük çıkmıştır. Bu durum, konut sektöründe devam eden toparlanmanın zaman alacağına ve
konut inşaatlarının 2012 yılında ekonomik toparlanmaya destek sağlayamayabileceğine işaret
etmektedir.
İstihdamdaki artışlar, rekor düşük seviyelerde seyreden mortgage faizleri ve  gittikçe
ucuzlayan emlak fiyatları, ekonominin zayıf noktası olan konut sektörüne destek sağlamaktadır.
Ancak aynı zamanda, haciz nedeniyle sorunlu konutlar, daha sıkılaşan banka kredi koşulları ve
hacizlerin daha da artacağı endişeleri, konut sektöründeki iyileşmeyi sınırlamaktadır.
1. BÜYÜME
ABD ekonomisinde  2012 yılı ilk çeyreğine ilişkin yıllıklandırılmış olarak yüzde 2,2
seviyesinde tahmin edilen büyüme verileri yüzde 2,5 olan beklentilerin altında kalmıştır. Bu tahmin,
ABD ekonomisinde büyümenin yavaş ve zayıf bir hızda sürdüğüne işaret etmektedir. Yüzde 2,2
olan büyümenin 12,7 milyon kişinin işsiz olduğu bir ekonomi için yeterli olmadığı düşünülmektedir. 6
Birinci çeyrek büyüme tahmininin kaynaklarını ağırlıklı olarak özel tüketim ve ihracattaki
artışlar belirlemektedir. Özel tüketimin yüzde 2,9 ve ihracatın yüzde 6 oranında artış gösterdiği
tahmin edilmiştir. Büyümenin önemli bir kaynağı olarak görülen tüketimde artış yaşanırken diğer
yandan dördüncü çeyrekte yüzde 22,1 oranında artış kaydeden yatırımların 2012 yılı ilk çeyreğinde
yüzde 6’ya düşmesi, ekonominin genelinde büyüme üzerinde yavaşlatıcı bir etki yaratmıştır.
Dördüncü çeyrekte yüzde 3,7 olan ithalat artışı ise 2012 yılının ilk çeyreğinde yüzde 4,3
olarak tahmin edilmiştir. Kamu tüketiminin yüzde 3 artış kaydedeceği tahmin edilmiştir.
Şekil 1: Harcamalar Yoluyla GSYH Artışı (Bir Önceki Döneme Göre Yıllık, Yüzde Değişim)
Kaynak: Bureau of Economic Analysis
Tüketim
2011 yılının ilk yarısında yüzde 1,5, ikinci yarısında yüzde 2 olan tüketim harcamalarının
2012 yılının ilk çeyreğinde yüzde 2,9’a yükselmesi, büyümenin itici güçlerinden olan tüketim
harcamalarının artmakta olduğunu ve ekonomik  toparlanmaya katkı vermeye devam ettiğini
göstermektedir.  Ancak, harcama kesintileri ve otomatik vergi artışlarının 2013 yılında ABD
ekonomisini mali uçurumun (fiscal cliff) eşiğine getirerek, büyümeyi ciddi oranda zayıflatacağı
tahmin edilmektedir. 
Tüketimdeki artış paralelinde tasarruflarda düşüş gözlenmiştir. Dördüncü çeyrekte yüzde 4,5
olan tasarruf oranı, 2012 yılı ilk çeyreğinde yüzde 3,9 oranına gerilemiştir. Bu oran 2007 yılının
dördüncü çeyreğinden bu yana görülen en düşük tasarruf oranıdır.
ABD'de perakende satışlar Mart ayında beklenenden daha fazla bir artış göstermiştir.
Tüketici talebinin görece daha iyi olması, büyümede önemli bir faktör olan tüketimin toparlanmayı
destekleyeceği ihtimalini teyit etmektedir.
Mortgage ve tüketici borçlarının toplamından oluşan hane halkı borçları, düşme eğilimini
sürdürmektedir. Bunun nedeni,  tüketici kredilerindeki ılımlı büyüme nedeniyle mortgage
borçlarındaki azalmadır.
Özel Tüketim Kamu Tüketimi Toplam Yatırım İhracat İthalat GSYH Artışı (sağ eksen)7
Şekil-2 Hanehalkı Borç Servis Oranı (Borç/Harcanabilir Gelir)
Şekil-3’de harcama bileşenlerinin GSYH’ya katkıları yer almaktadır. Tüketim
harcamalarının büyümeye katkısı  2012 yılı ilk çeyrekte önemli oranda artmıştır. Harcama
bileşenlerinin büyümeye katkılarının özel tüketim için 1,69 puan, özel yatırımlar için 0,13 puan ve
ihracat için 0,32 puan olacağı beklenmektedir. Son olarak ithalat ve kamu tüketimi kalemlerinin
sırasıyla 1,28 puan ve 0,66 puan değerinde negatif katkıları olduğu tahmin edilmiştir.
Şekil 3: Harcama Bileşenlerinin GSYH’ya Katkıları (Yüzde)
Kaynak: Bureau of Economic Analysis
Üretim
Sanayi üretim endeksi ve kapasite kullanım oranı değerleri aşağıdaki grafikte yer almaktadır.
ABD'de Mart ayında sanayi üretim endeksi değişmemiş ve iki aydır yüzde 96,6 olan seviyesini
korumuştur. İmalat  sanayi  üretimi Mart ayında yüzde 0,2 düşmüştür. Madencilik ve enerji
alanlarında ise bir önceki aya göre sırasıyla yüzde 0,2 ve yüzde 1,5 oranında artış kaydedilmiştir.
Çeyreklik veriler, ekonomideki toparlanmayı daha net bir biçimde ortaya koymaktadır.
İmalat sektöründe 2012 yılının ilk çeyreğinde yüzde 10,4 oranında artış yaşanmış ve 2010 yılı ikinci
çeyreğinden bu yana en büyük artış gerçekleşmiştir. 
Özel Tüketim Kamu Tüketimi Toplam Yatırım İhracat İthalat GSYH Artışı (sağ eksen)8
Kapasite kullanımı,  Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 0,1 oranında düşüş göstererek
yüzde 78,6 seviyesinde gerçekleşmiştir. Yıllık bazda ele alındığında, geçen yılın aynı ayına göre
kapasite kullanımında yüzde 1,6’lık artış yaşanması, toparlanmayı desteklemektedir.
Şekil 4: Sanayi Üretim Endeksi (2007=100, Mevsimsel Olarak Düzeltilmiş) ve Kapasite
Kullanım Oranı (Yüzde)
Kaynak: http://www.federalreserve.gov, The Conference Board
Mart ayında 53,4 seviyesinde olan ISM (Institute for Supply Management) tarafından
açıklanan Satın Alma Yöneticileri Endeksi (Purchasing Manager Index-PMI),  Nisan ayında  1,4
puanlık artışla 54,8 seviyesine yükselmiştir. Ankete katılan 18 imalat sektörünün 16’sı Nisan ayında
büyüme olduğunu ifade etmiştir. Endeks değerindeki bu yükselme, imalat sektöründeki ekonomik
aktivitelerde artış olduğunu ve ekonominin toparlanma sürecini devam ettirdiğini göstermektedir.
Üreticilerin büyük bir kısmı talebin güçlü olduğunu dile getirirken, iş koşullarının iyileşmekte
olduğunu belirtmişlerdir. Ayrıca, Nisan ayında yeni siparişler, üretim ve istihdam endekslerinde de
bir artış kaydedilmiştir. Stoklara ilişkin endekste ise düşüş yaşanmıştır. 
12 aylık PMI endeks ortalaması 53,2 olarak kaydedilmiş ve bu durum ekonominin genelinde
ılımlı toparlanmanın devam ettiği görüşlerini desteklemiştir.  Ekonomide tesis edilen  kısmi  güven
neticesinde artan talep ve harcamaların,  önümüzdeki dönemde  imalat sektöründeki büyümeyi
destekleyeceği tahmin edilmektedir.
Tüketici Güven Endeksi, Nisan ayında Mart ayına göre 0,3 puan düşerek 69,2 değerine
ulaşmıştır. Nisan ayında yaşanan düşüş, tüketicilerin ekonominin geneli üzerinde daha iyimser
olmalarına rağmen temkinli davrandıklarını göstermektedir.
Kriz döneminde tüketici kredileri oldukça düşmesine karşın, krizden sonraki dönemde
yükselme eğilimini sürdürmüştür. Ekonomide güven ortamının tesisiyle tüketim harcamalarında
artış sağlanması ve hane halkı borçlarının azalması, tüketici kredilerindeki artışı desteklemektedir.
Şekil 6: Toplam Tüketici Kredilerindeki Değişim (Yüzde, Yıllık, Mevsimsel Düzeltilmiş)
Kaynak: http://www.federalreserve.gov
OECD Bileşik Öncü Göstergeleri  Mart ayında bir önceki aya göre 0,2 puanlık bir artışla
101,1’den 101,3 seviyesine yükselmiştir.  Bu durum,  ABD  ekonomisinin  bir miktar daha
güçlendiğine ve ekonomik aktivitelerin hız kazandığına işaret etmektedir.
2. İSTİHDAM
ABD'de işverenler Nisan ayında beklenenin oldukça altında kişiyi işe almış ve işsizlik oranı,
insanların iş gücünden çıkmalarının etkisiyle, beklenmedik bir düşüş kaydetmiştir. Nisan ayında 115
bin kişilik tarım dışı istihdam yaratılmış ve işsizlik oranı yüzde 0,1 gerileyerek yüzde 8,1
seviyesinde gerçekleşmiştir.  Ancak bu iyileşme işgücüne katılım oranındaki azalmadan
kaynaklanmıştır. Bu durum, ekonominin hız kaybediyor olabileceğine yönelik endişeleri artırmıştır.
Buna ilaveten, istihdamın geçen ay son beş ayın en yavaş artışını gerçekleştirmesi,  büyümenin
işsizliği düşürmeye yeterli olmayabileceği endişelerini artırmıştır. Bu veri ayrıca, hane halkının
otomobil, konut ve tatil planlarını daralttığını ve ekonominin yüzde 70'ini oluşturan tüketim
harcamalarının artması için daha fazla istihdam artışının gerektiğini göstermektedir.
Serbest meslek hizmetleri, perakende ticaret ve sağlık hizmetlerinde istihdam artmıştır. Fakat
taşımacılık ve ardiyecilikte azalmıştır. Uzun dönem işsizlik (27 hafta ve üzeri işsiz olanlar) Nisan
ayında çok az değişiklik göstermiş ve 5,1 milyon seviyesinde seyretmiştir. Toplamda 12,7 milyon
kişinin işsiz olduğu göz önüne alındığında uzun dönem işsizlerin oranının yüzde 41,3 ile oldukça
yüksek düzeyde olduğu söylenebilir.
ABD’de istihdamın büyük bir kısmını oluşturan yarı zamanlı istihdam Nisan ayında 7,9
milyon kişi olarak gerçekleşmiştir. Yarı zamanlı çalışanların birçoğu tam zamanlı iş bulamadıkları
için zorunlu olarak yarı zamanlı çalışmaktadır.
Özel sektörde 130 bin kişi için yeni istihdam yaratılırken, kamu sektöründe 15 bin istihdam
kaybı yaşanmıştır. Özel sektörde yaratılan 130 bin yeni istihdamın 14 bini sanayi sektöründe,
İşsizlik sigortası için başvuranların sayısı, 14 Nisan ile biten haftanın sonunda 370 bin kişi
olmuştur. İstihdamda yaşanan artışa bağlı olarak işsizlik sigortası için başvuranların sayısının
giderek azalması beklenmektedir. 
Şekil 9: Haftalık İşsizlik Sigortası Başvuruları (bin kişi)
Kaynak: US Department of Labor
Tarım dışı birim emek maliyeti endeksinde 2010 yılı son çeyreğinden bu yana genel bir artış
görülmekte iken, verimlilik göstergesi söz konusu dönemde hemen hemen aynı seyirde kalmıştır.
3. DIŞ TİCARET
Mart ayında bir önceki aya göre mal ve hizmet ihracatında 5,3 milyar dolar artış yaşanmış ve
toplam ihracat 186,8 milyar dolara yükselmiştir. Mal ve hizmet ithalatı ise 12,3 milyar dolarlık
artışla 238,6 milyar dolara yükselmiştir. Dolayısıyla Mart ayında cari açıkta 6,4 milyar dolarlık bir
artış yaşanmış ve cari açık  51,8 milyar dolara ulaşmıştır.  Avrupa ve Çin'deki yavaşlama, ABD
ihracatını olumsuz etkilemektedir.
seviyesinde gerçekleşmiştir. Enerji ve gıda fiyatlarından arındırılmış çekirdek enflasyon ise bir
önceki aya göre 0,1 puan artmış ve yüzde 2,3 seviyesine yükselmiştir. Gıda fiyat endeksi Mart
ayında yüzde 0,2 artmış ve yüzde 3,3 seviyesine yükselmiştir. Enerji fiyat endeksi ise bir önceki aya
göre yüzde 0,9 artmış ve yüzde 4,6 değerine yükselmiştir.
FED, artan petrol ve benzin fiyatlarının, enflasyonda geçici bir artışa neden olacağını ifade
etmiştir.  
Şekil 12: Enflasyon Oranı (Bir Önceki Yılın Aynı Ayına Göre, Yüzde) 
Kaynak: Bureau of Labour Statistics
FED’in 2014 yılına dek faiz oranlarını düşük tutacağı yönündeki eğilime paralel olarak,
Aralık ayında yüzde 0,49 seviyesine ulaşan kısa dönem faiz oranı, düşme eğilimini sürdürmekte ve
yüzde 0,25 seviyesinde sabit tutulmaya devam edilen politika faiz oranına yaklaşmaktadır. Kısa
dönem faiz oranı, Mart ayında yüzde 0,29 seviyelerine gerilemiştir.
Kısa Dönem Faiz Oranı (3 Aylık) Politika Faiz Oranı14
Ekonomik görünümdeki kısmi iyileşmeye bağlı olarak tesis edilen güven ortamı,
yatırımcılardaki risk algısını azaltmaya devam etmektedir. Dolayısıyla 10 yıllık devlet tahvilinin
getirisi, ekonomik toparlanmaya bağlı olarak azalma eğilimini sürdürmektedir.
Şekil 14: 10 Yıllık Devlet Tahvillerinin Getirisi (Yüzde)
Kaynak: Datastream
5. KAMU MALİYESİ
ABD’nin 2013 yılında oldukça ağır bir mali  konsolidasyonla karşı karşıya kalması
beklenmektedir.  2013 yılında bütçe açığının GSYH’ye oranının yüzde 6,3 olacağı tahmin
edilmektedir.  Orta gelirli vatandaşlara ekonomik kolaylık sağlanması için uygulanan Bush vergi
indirimlerinin 2013 yılında süresinin dolması ve yönetimin bu süreyi uzatıp uzatmayacağı
yönündeki tartışmalar mali alanda öne çıkan gelişmelerdir. Eğer söz konusu vergi kesintilerinin
süresi uzatılmazsa, ekonomiye 166 milyar dolarlık bir gelir kaynağı yaratılacaktır. Bu durum,
GSYH’ya oranı olarak 2011 yılında yüzde 9,6 bütçe açığı veren ve Nisan ayında IMF tarafından
yayınlanan Mali Görünüm (Fiscal Monitor) Raporuna göre 2012 yılında da bu oranın yüzde 8,1
olacağı tahmin edilen ABD ekonomisinde bir miktar rahatlama sağlayacaktır.
Ekonomik koşullar göz önüne alındığında, ekonomik toparlanmayı olumsuz etkileyebileceği
için mali sıkılaşmanın aşamalı olarak uygulanması gerekmektedir. Kredibilitesi yüksek bir  mali
konsolidasyon eksikliği, ekonomide belirsizlik ortamı yaratmakta ve risk primini yükseltmektedir.
Bu nedenle, vatandaşların ve yatırımcıların gelecekte ne kadar vergi ödeyeceklerini bilmesi yatırım
ve harcama kararları açısından önem arz etmektedir.
Orta vadeli bir mali plan üzerinde anlaşmaya varılması ve vergi kesintileri gibi alınacak mali
tedbirlere yönelik tartışmaların netlik kazanması, ekonomideki güven ortamını  destekleyecektir.
Ancak ABD’de Kasım ayında yapılacak seçimler nedeniyle güçlü mali tedbirlerin bu yıl alınması
zor görünmektedir.
http://www.kalkinma.gov.tr sitesinden alıntıdir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder