11 Aralık 2010 Cumartesi

ERKEK GENİTAL SİSTEM ANATOMİSİ- 3

TESTİS
Boyutlari ortalama 4x3x2.5 cm olan testis üç kilifla sarilidir; dista tunika
vaginalisin visseral yapragi, ortada tunika albuginea ve içte tunika vasküloza. Tunika vaginalis testisi ön ve yan taraflarindan sarar ve bu seröz visseral yaprak skrotal duvardan testise dogru uzanan parietal yaprakla devam eder.Tunika albugineada kollajen doku arasinda çok sayda düz kas hücreleri de bulunur.Bu düz kas hücreleri kapsüle kaslabilme yetenegini verir.Tunika albuginea, testisin mediastinumundan içeri septalar göndererek testisi ortalama 250 lobüle ayirir ve her lobülde en az iki seminifer tübül bulunur. Testisin üst kutbunda siklikla sapli veya sapsiz kistik bir çikinti biçiminde appandiks testis bulunur. Testis arka ve yan taraftan epididimise yapisiktir.
Seminifer tübüller, lobül içinde genellikle her iki ucu rete testisde sonlanan uzun V seklinde bulunur.Bir testisde bulunan 600-1200 seminifer tübülün toplam uzunlugu 250 m kadardir. Seminifer tübüller mediastinum testiste birlestikten sonra meydana gelen eferent duktuslar vasitasiyla epididime drene olurlar.
Testisin hiç somatik innervasyonu yoktur fakat buna karsin intermezenterik sinirler ve renal pleksusdan gelen sinirlerle sempatik -adrenerjik innervasyonu vardir.
Testisin beslenmesi üç arterle olur; 1-internal spermatik arter, böbrekle müsterek embriyolojik orijinden dolayi renal arterin hemen altinda aortadan çikar. 2- deferensiyal arter,Inferior vezikal arterin bir dali olup vaz deferense yakin temasta seyreder ve 3- eksternal spermatik (kremasterik) arter, Inferior epigastrik arterin bir dali olup inguinal kanal içinden geçerek tunika vaginalisin pariyetal yapragi arasindan testis ve epididimisin kapiller ag yapisina katilir.Bu kaynaklardan gelen arter dallari tunika vaskulozayi olusturur. Tunika vaskulozadan çikan arterial dallar testis içerisinde interlobüler arteriol ve kapillere ayrilarlarak interstisyel doku sütunlari içerisinde bulunurlar. Testisin venöz direnaji dogrudan pampiniform pleksusa veya kremasterik vene açilir. Vena kremasterika kismen pampiniform pleksusla baglantiliysada çogunlukla eksternal iliak, femoral ve internal pudental venlere birçok yan dallarla baglanir. Pleksus pampiniformisden çikan vena spermatika interna, solda vena renalise sagda vena kava inferiora dökülür.
Testiküler vaskularizasyonun özellikleri sunlardir.
--Testisin arterleri parankim içine girmeden önce testisin yüzeyi üzerinde bir seyir takip ederek tunika vaskulozayi olusturur.
--Venöz pleksus içerisinde seyreden ince kivrimli arteriyel düzenlenmesi vardir.
--Testikular arterlerin terminal dallari tunika vaskulazadan testis içine dogru esit dagilim gösterir.
testiküler vaskularizasyonun bu özellikleri,hem testis iç isisini 32-34oC de tutmak için testiküler arter ve ven arasinda isinin karsilikli degisimiyle arterial kanin sogutulmasina, hem de tüm testis dokusuna kanin esit sekilde dagilmasina uygundur.testiküler vaskularizasyonun bu sekilde düzenlenmesi ayrica venlerden arterlere küçük moleküllerin degisimine imkan verir.Örnegin testosteron pasif difüzyon denilen bir konsantrasyon limiti yoluyla venden arter içine tasinir.
Spermatik kord içerisinde yogun lenfatik kanallar bulunmaktadir. Bu kanallari olusturan lenf kapillerleri intertübüler mesafeden baslar ve seminifer tübüllerle iliskisi yoktur, zira lenfatik kanallarin obsturuksiyonu halinde interstisyumdaki lenf kapilerleri dilate olurken seminifer tübüller dilate olmaz.
Sertoli ve germ hücrelerinin içinde bulundugu ekstraselluler sivi, rete testis sivisini olusturmak üzere seminifer tübüllerden gelir ve kaput epididiymis içerisine geçer. Hem seminifer tübülulerden hem de rete testis içerisindeki kanal hücrelerinden sekrete oldugu düsünülen bu sivi spermatozoa için uygun ortam saglar.Iki sertoli hücre membranin dar kavsaginda kan - testis bariyeri mevcuttur. Bu bariyerdan dolayi intravenöz verilen bir çok maddenin testiküler lenf sivisi içerisine geçerken rete testis sivisina geçememektedir.Böylece bu bariyer genetik yapiyi her türlü zararli etkilerden korur.
Testiküler volumün takriben %34 ünü teskil eden interstisyumda, kan ve lenf damarlari,fibroblastik destek hücreleri, makrofajlar,mast hücreleri ve leydig hücreleri bulunur.Leydig hücrelerinden üretilen baslica steroid testosteron olup kollesterolden mitokondri içinde yapilir.Testosteron üretiminde LH'nin düzenli etkisi sözkonusudur.
Erkeklerin periferal kanindaki testosteron konsantrasyonu hayat süresince degisiklik gösterir. Intrauterin hayatin 12 ve 18 inci haftalari arasinda testosteron en yüksek (ortalam 275 ng/ dl.) seviyededir , doguma kadar azalir (ortalama 25 ng / dl) ve dogumdan sonra ikinci aya kadar tekrar en yüksek (ortalama 275 ng / dl) seviyeye ulasir. Prepubertal dönemde oldukça düsük seviyede bulunurken pubertel dönemde(12-17 yas) yükselerek en yüksek seviyelere ulasir ve adult dönemde (30-40 yas) bu seviyelerde devam eder .Ihtiyarlik döneminde (50 yastan sonrasi) biraz azalarak düz bir plato gösterir (ortalama 350 ng/dl).
Ilave olarak periferal kandaki testosteron konsantrasyonlari yillik(kisin yüksek,yazin düsük) ve günlük (sabahin erken saatlerinde en yüksek) ritimlerle degisen düzensiz inis ve çikislar gösterir. Hayat süresince testosteron üretimindeki artis gösteren periyodlar su dört gelismenin olusumuyla yakindan ilgilidir; birincisi -fötal reproduktif traktin belirginlesmesi ve gelismesi, ikincisi -puberte ve adult hayatta uygun cevap verebilecek androjene bagimli hedef dokularin belirlenmesi ve gelismesi , üçüncüsü-pubertede erkek maskulinizasyon ve dördüncüsü- eriskin yasta androjene bagimli dokularin fonksiyonlarinin idamesi. Testosteron üretimindeki bu geçici degisiklikler kismen hipofiz glandi ve testis arasindaki kompleks iliskiyi yansitir.
Seminifer tübüller germinal elementleri ve destek hücreleri ihtiva eder.Destek elementleri , basal membran ve sertoli hücrelerinden ibarettir. Sertoli hücresi, seminifer tübülün bazal membranina oturur ve sitoplazmik çikintilarini tübül lümeninine dogru uzatir. Germinal hücreler bu sitoplazmik uzantilar arasinda bulunur. Diferensiye olmayan spermatogoniumlar seminifer tübüllerin bazal membranina yakin, daha geliskin olan spermatositler ve spermatidler ise lümene daha yakin seviyelerde bulunurlar.Sertoli hücresi rete testis sivisinin büyük çogunlugunun kaynagidir.Sertoli hücresi sekretuvar ürünleri inhibin ve androjen bagliyan proteinlerdir (ABP). Bu protein androjenin tasiyicisi olarak görev yapar.Testosteron ve FSH, ABP üretiminin regulasyonunda önemli rol oynar. Seminifer tübülinin germinal epitelyumu insanda bir günde ortalma 123 milyon spermatozoa üretir. Spermatogenezis denilen spermatozoa üretim islemi genel olarak üç fazdan ibarettir. Sayica yerine koymak (temel hücresini yenilemek) için ve spermatosit olacak genç hücreleri olusturmak için spermatogonianin ikiye bölnmesine proliferatif faz , spermatositlerin haploid spermatidleri meydana getiren mayotik bölünmesine mayotik faz ve matür spermatozoa olusturmak için spermatidlerin biçim ve büyüklük bakimindan metamorfoza ugramasina spermiogenetik faz denilmektedir. Bir tek spermatogoniumun spermatozoona farklilasmasi için gerekli olan ortalama 64 gün içinde spermatogenezisin proliferatif fazi 4 defa baslar , yani seminifer epitelyumun bir siklusu 16 günde bir yeniden tekrarlanir.Bu sebeble spermatogenezisin herhangi bir safhasindaki bir hücre bu 64 günlük süre içerisinde 4 defa görülür.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder