13 Aralık 2010 Pazartesi

biyoloji > virüsler,bakteriyofajlar,bakteriler,bağışıklık

VIRÜSLER
Canlilarla cansizlar arasinda geçit teskil ederler. Hücresel özellikleri olmadigindan siniflandirmada herhangi bir basamaga konulmazlar. Sitoplazma ve enzim sistemleri olmadigindan zorunlu parazittirler. Üremeleri için konak hücreye ihtiyaçlari vardir. Ribozomlari yoktur, protein sentezleyemezler. Kalitim molekülleri ya DNA ya RNA dir, ikisini birlikte bulunduramazlar. Canli disinda kristallesirler.


Yönetici molekülleri zarla çevrili degildir.Yani Virüslerin yönetici molekülleri sitoplazmaya daginik halde bulunmaktadir.

Ayrica mitokondri, kloroplast, endoplazmik retikulum gibi zarla çevrili organelleri de yoktur. Protein kilif içerisinde bulunduklarindan antibiyotik türü ilaçlardan etkilenmezler.

Virüs kelime anlami olarak zehir demektir. Virüsler ilk defa tütün yapraklarinda olusan mozaik hastaligi ile kesfedilmislerdir. Hasta olan bir tütün bitkisi ezilerek porselen filtreden geçirilmis ve böylece bakteriler ayristirilmistir.. Filtreden süzülen bu sivi saglikli yapraklara sürüldügünde bu yapraklarin da hastalandiklari görülmüstür. Bu da bakterilerden daha küçük ve daha basit yapili bazi maddelerin hastalik etkeni oldugunu ortaya koymustur.

Amerikali bilim adami Mendel STANLEY ilk defa mozaik virüsünü yasadigi bitkiden ayirmayi basarmistir.

* Genom: Yönetici molekül DNA veya RNA olabilir. Çogalmayi kontrol eder.
* Protein kilif: Genetik materyali korur.
* Hücre zan, organeller, sitoplazma ve çekirdek gibi yapilari yoktur.
* Enzimleri yoktur. Bu yüzden mecburi hücre içi parazitlerdir.
* Hücre içinde canli, hücre disinda ise cansizdirlar. Virüsler kalitim maddesi tasidiklari ve konak hücrede çogalabildikleri için canlilik özelligi gösterirler. Fakat hücre disinda cansizlarin özelligi olan kristallenmeyi gerçeklestirdikleri ve uzun yillar cansiz gibi davrana-bildikleri için cansizlik özelligi gösterirler.
* Virüsler antibiyotiklerden etkilenmezler. Öldürülmeleri ancak radyasyon, yüksek sicaklik, kurutma gibi fiziksel ve kimyasal yollarla olur

Çok küçük mikroorganizmalardir. Uzun süre bilim adamlarinin dikkatini çekmemistir. Meydana getirdigi hastaliklar hep bakterilerden bilinmistir. Elektron mikroskobunun bulunmasiyla ancak virüslerin farkina varilmistir.

Ilk olarak tütün bitkisinin yapraklarinda hastalik meydana getiren virüs bulunmustur. Daha önce tütünlerde bu hastaligin bakteriler tarafindan meydana getirildigi saniliyordu, fakat incelemelerin hiç birisinde bakteriye rastlanmiyordu. Hasta tütün yapraklarindan elde edilen özü tün elektron mikroskobuyla incelenmesinden sonra hastaligin bakteri disinda yeni bir mikroorganizma tarafindan meydana getirildigi görüldü. Bu mikroorganizmalarda daha önce hiç rastlanilmayan ve bilinmeyen bir yapi ortaya çikti. Normal hücre yapisina benzemeyen virüslerde sadece dis tarafinda bir protein kilif ve içerisinde nükleik asit vardi. Bunlarin disinda sitoplazma, organel gibi yapilar bulunmuyordu. Bu yapida onlarin zorunlu parazit yasamalarini gerektiriyordu.

Evet, bir virüsün yapisi sadece dista bir protein kilif ve içerisinde nükleik asitten meydana gelir. Herhangi bir organeli ve enzimleri olmadigi için normal bir hücre gibi yasamlarini sürdürebilmeleri olanaksizdir. Yasamsal faaliyet (üreme gibi) gösterebilmek için mutlaka canli bir hücreye girmeleri gerekir. Hücre disinda ise kristal halde bulunurlar. Bu yüzden bilim adamlari tarafindan cansizlik ile canlilik arasinda geçis formu olarak kabul edilirler.

Virüsler küre, çubuk ve elips seklinde olabilirler. Bulundurduklari nükleik asit tek çesittir. Yani ya sadece DNA yada sadece RNA bulundururlar. Ayni zamanda çok ta spesifiktirler. Sadece belirli hücrelere girerler. Bir kuduz virüsü sadece beyin hücrelerine, uçuk virüsü sadece agiz civarindaki epitel doku hücrelerine bir bakteriyofaj sadece belirli bakteri türlerine, AIDS virüsü sadece kandaki akyuvar hücrelerine gibi.

Virüs hücreye tutundugunda ilk önce hücrenin zarini eritir. Daha sonra bu delikten içeriye kendi nükleik asidini akitir. Hücreye giren virüs nükleik asiti derhal yönetimi ele geçirerek hücreyi kendi hesabina çalistirmaya baslar. Ilk önce kendi nükleik asitlerinin kopyalarini arkasindan da protein kiliflarini sentezlettirir. Daha sonra bunlari birlestirerek yüzlerce virüs olusmasini saglar. Hücre içerisindeki virüsler hücreyi patlatarak disari çikar ve yeni hücrelere saldirirlar. Yapilarindan dolayi ve hücre içerisinde bulunduklarindan antibiyotik türü ilaçlardan etkilenmezler.

Bakteriyofaj: Bakteri yiyen virüslere denir. En dista kapsid denen protein kiliflari ve kuyruklari bulunur. Kalitim maddesi DNA dir.
Interferon: Hücrelerin virüslere karsi olusturduklari savunma maddesidir.
1-Bakteriyofaj ve bakteri
2-Bakteriyofajlar bakteri hücresine saldirir
3-Bakteriyofaj DNA sini bakteriye aktarir
4-Bakterinin metabolizmasi bakteriyofaj tarafindan kulanilir ve olusan yeni virüsler bakteriyi parçalayarak disari çikar 

BAKTERILER
Prokaryot canlilardir. Mitokondrileri olmamasina ragmen MEZOZOM larinda ve sitoplazmada bulunan E.T.S. enzimleri yardimiyla O2 li solunum yapabilirler. Ribozomlari vardir. Ototrof(fotoototrof-kemoototrof) ve heteretrof(saprofit-parazit) beslenenleri vardir.
·Saprofit bakteriler organik bilesikleri inorganik bilesiklere çevirerek azot ve karbon devrine yardimci olurlar. Sindirim enzimleri iyi gelismistir, hücre disi sindirim yaparlar.
·Hastalik yapan bakterilere PATOJEN BAKTERILER denir.
·Parazit bakterilerin sindirim enzimleri yoktur.
·Bazilari O2 li(aerob) bazilari O2 siz(anaerob) solunum yaparlar.
·Çubuk(bacillus), küre(coccus), spiral(spirillium) ve virgül(vibrio) seklinde olabilirler.
·Gram boyasi ile boyananlar Gram(+), boyanmayanlar Gram(-) adini alir.
·Üremeleri eseyli veya eseysiz olabilir.
Konjugasyon:Iki bakterinin yan yana gelerek sitoplazma köprüsü ile gen aktarimi yapmasidir.
Endospor:Bakterilern kötü ortm sartlarindan korunmasini saglayan canli kismin dayanikli bir çeper ile kaplanmasi sonucu olusur. Bacillus ve Clostridium larda görülür.
Spor Olusturmus Bir Bakteri E.coli Bakterileri

KOLONILER
Koloniler bir hücrelilerle çok hücreliler arasinda geçit teskil ederler
Pandorina(16 hücre)
Eudorina(32 hücre)
Volvoks(8000-40000 hücre) Volvoks un hücreleri özellesmis olup aralarinda is bölümü vardir.
BAGISIKLIK
Hastalik yapan bazi mikroorganizmalara karsi vücudun sagladigi dirençli olma durumudur. Ikiye ayrilir:
1.Dogal Bagisiklik
2.Sonradan Kazanilan Bagisiklik
a)Aktif Bagisiklik:Asi veya o hastaligi geçirmekle olur.
b)Pasif Bagisiklik:Serumla veya vücudun direncini arttirmakla olur.
·Vücuda disaridan giren her türlü yabanci maddeye ANTIJEN, akyuvar tarafindan antijene karsi üretilen savunma maddesine ise ANTIKOR denir.
·Mikroplarin vücuda biraktiklari zehire karsi üretilen panzehire ANTITOKSIN adi verilir.
·Asi zayiflatilmis antijen veya toksin tasir, saglikli insana uygulanir ve koruyucudur.
·Serum antikor veya antitoksin tasir, hastaya uygulanir ve tedavi edicidir
·Vücudumuzun bagisiklik sistemini kirmizi kemik iligi, lenf dügümleri, dalak, timus bezi gibi organlar olusturur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder